Makale

Bir Mümin Vasfı Olarak İstişare

Bir Mümin Vasfı Olarak İstişare

İstişare, aile içi ilişkilerin sağlam bir zemine oturtulmasından toplumsal barışın ve güven ortamının tesisine kadar bütün yaşam pratiklerinin vazgeçilmez unsurudur. Herhangi bir karar almadan ve eyleme geçmeden önce başkalarının düşüncelerine başvurmak, kişiye büyük kolaylık sağlamanın yanında onu olası hatalardan da büyük oranda korur. Zira bir bilene danışmak ve makul öneriler almak insana oldukça güven verir.

İstişare ile ulaşılan ortak kanaat, hem birey hem de toplum açısından büyük bir zenginliktir. Hedef, en doğru kararı verebilmek ve Allah’ın rızasına uygun hareket etmektir. Atalarımız “Bin bilsen de bir bilene danış.” sözüyle istişarenin önemini gelecek kuşaklara aktarmışlardır. Bu bağlamda danışan için istişare bir anlamda bireysel gelişmişliğin, danışılan için ise ona duyulan hürmetin göstergesidir.

Toplumsal bir varlık olduğumuzu göz önünde bulundurursak aldığımız kararların, attığımız adımların sadece bizi ilgilendirdiğini söyleyemeyiz, bu nedenle başta ailelerimiz olmak üzere eylemlerimizden etkilenecek kişileri karar verme sürecine dâhil etmek, onlarla istişarede bulunmak öncelikli sorumluluklarımız arasındadır. Yüce Allah (c.c.) da Kur’an-ı Kerim’de bu hakikate işaret etmiş, müminlerin üstün vasıfları sayılırken onların, işlerini aralarında istişare ederek yürüttüklerinin altı çizilmiştir (Şûrâ, 42/37-38). Diyanet Aile Dergisi olarak Müslüman yaşantısında istişarenin önemine binaen Pencere köşemizde “Ailede İstişare” konusuna değindik. Hilal Koç Hancı, istişarenin Peygamberî bir gelenek olduğunu vurguladığı yazısında ailede istişarenin meyvesi huzurdur, dedi. Dr. Sema Çelem, “Şûrâ Suresinin Işığında İstişarenin Önemi” yazısıyla Bir Ayet Bir Yorum köşemize katkı sundu.

Biz Bize köşemizde Ayşeli Polat, içinde bulunduğumuz kasım ayında idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebi münasebetiyle kaleme aldığı “İyi ki Geldin Efendim” yazısıyla Efendimiz’e olan duygularını satırlara döktü. Zeynep Demir, “Peygamberimize Adanmış Dizeler” yazısında, “Her mümin, gönlü Hz. Muhammed muhabbetiyle dolu bir âşık, Peygamber Efendimiz de hakiki maşuktur. Mümin, kalemini onun mübarek vasıflarını anlatmak için eline alır ve böylelikle ona bağlılığına kalemini de şahit tutar.” dedi.

Bu ayki söyleşimizde Beşir Ayvazoğlu’nu ağırladık. Kendisiyle öğretmenlik mesleği üzerine konuştuk. “Öğretmenlik zor bir meslektir. Böylesi zor bir mesleği icra edecek kişilerin de bu yola baş koymuşçasına fedakâr kimseler olmaları gerekir.”, “Öğrenci, öncelikle öğretmenine saygı duymalı ve ondan ne kadar mümkünse o kadar yararlanmak için gayret göstermelidir.” sözleriyle hem öğretmenlere hem de öğrencilere yönelik tavsiyelerini bizlerle paylaştı.

Kültür Sanat, Bir Nefes Sıhhat, Hayatın İçinden ve diğer köşelerimizle, birbirinden kıymetli yazı ve yazarlarımızla kasım dergimiz yine dopdolu. Sizleri dergimizle baş başa bırakırken bu vesileyle Mevlit Kandili’nizi tebrik ediyor, tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyoruz.