Makale

GESCHICHTE DES QORÂNS (KUR’ÂN TARİHİ)’IN KAYNAKLARI -İSLÂMÎ KAYNAKLAR*

YILDIRIM, M. “Geschichte Des Qorâns (Kur’ân Tarihi)ın Kaynakları-İslami Kaynaklar”
Diyanet İlmî Dergi 55 (2019): 259-311

GESCHICHTE DES QORÂNS (KUR’ÂN TARİHİ)’IN KAYNAKLARI -İSLÂMÎ KAYNAKLAR*
RESOURCES OF GESCHICHTE DES QORÂNS (THE HISTORY OF THE QUR’ÂN)
-ISLAMIC SOURCES-

Geliş Tarihi: 24.12.2018 Kabul Tarihi: 03.05.2019

MÜSLÜM YILDIRIM

ÜMRANİYE VAİZİ

ÖZ

Geschichte des Qorâns (Kur’ân Tarihi), Theodor Nöldeke’nin Kur’ân tarihi hakkında 1860 yılında kaleme aldığı eseridir. Kitap, 1909-1919-1938 yıllarında Friedrich Schwally, Gotthelf Bergsträßer ve Otto Pretzl’in de katkılarıyla üç cilt halinde bazı eklemeler yapılarak yeniden yayınlanmıştır. Yaklaşık bir asra yakın bir zamana yayılan baskı süreci kitaba yeni konu ve kaynakların dâhil edilmesine imkân sağlamıştır. Başta Nöldeke olmak üzere diğer üç yazarın da gerek Doğu’da ve gerekse Batı’da yapılan çalışmaları kaynak göstermeleri kitabı kaynak açısından zengin bir hale getirmiştir. Söz konusu kaynakların sayısı beş yüzü geçmek-tedir. Geschichte des Qorâns’daki kaynakları kategorize etmek gerekirse bunları İslâmî ve Batılı kaynaklar olmak üzere ikiye ayırabiliriz. İslâmî kaynakları da eski yazma mushaflar başta olmak üzere, tefsir, ulûmu’l-Kur’ân, kırâat, resmü’l-mushaf, hadis, siyer, tarih, tabakât, biyografi, coğrafya, bibliyografya, lugat, gramer, edebiyat, sözlük, şairlerin divanları, fıkıh, ahlâk ve reddiye başlıkları altında kategorize etmek mümkündür. Biz bu çalışmamız da Ge-schichte des Qorâns’nın sadece İslâmî kaynaklarına yer verdik. Batılı kaynaklar ise bir başka makalenin konusu olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Geschichte des Qorâns, Nöldeke, Schwally, Bergsträßer, Prtezl, Kur’ân târihi.

ABSTRACT

Geschichte des Qorâns (The History of the Qur’an) is the work of Theodor Nöldeke about the history of the Qur’an which was written in 1860. The book was re-published in three volumes in 1909-1919-1938 with the contributions of Friedrich Schwally, Gotthelf Bergsträßer and Otto Pretzl. The printing process, which has been around for nearly a century, has enabled the inclusion of new topics and resources in the book. The fact that the other three authors, especially Nöldeke, have made reference to the works done both in the East and West have made the book rich in resources. The number of these resources exceeds five hundred. If we need to categorize the sources in Geschichte des Qorâns, we can divide them into two as Islamic and Western sources. Islamic sources, especially the old writing mushafs, commen-tary, ‘ulûm al-Qur’an, qirâ’at, rasm al-mushaf, hadith, al-sirâ, history, tabaqât, biography, geography, bibliography, linguistik, grammar, literature, dictionary, poets’ divans, fiqh, morality and refusal can be mentioned under the headings. In this study we have only included the Islamic sources of the Geschichte des Qorâns. Western sources will be the subject of another article.

Keywords: Geschichte des Qorâns, Nöldeke, Schwally, Bergsträßer, Pretzl, history of the Quran, Parable.

GİRİŞ

Alman şarkiyatçı Theodor Eduard Bernhard Franz Nöldeke’nin (1836-1930) Geschichte des Qorâns (Kur’ân Tarihi) adlı eserinin temelini ilk defa 1856 yılında Latince olarak kaleme alınan De Origine et Compositione Surarum Qoranicarum Ipsiusque Qorani (Kur’ân Sûrelerinin Tertibi ve Kökeni) adlı doktora tezi oluşturmaktadır. Kendi alanında uzman, modern oryantalizmin kurucusu ve Kur’ân araştırmaları kritiğinin önderi kabul edilen Nöldeke, yüz sayfadan oluşan söz konusu tezini genişleterek 1860 yılında üç yüz yetmiş altı sayfa tutacak şekilde Geschichte des Qorâns adıyla yayınlamıştır. Nöldeke, yaklaşık yarım asır sonra kendisine kitabının yeni edisyonu için yayıncıdan gelen teklifi geri çevirmiş ve bu görevi öğrencisi Friedrich Schwally’e (ö. 1919) tevdi etmiştir.[1]

Schwally, Geschichte des Qorâns’ın birinci ve ikinci ciltlerini bazı eklemeler yaparak (1909-1919) hocası da henüz hayatta iken neşretmiştir. Bu arada August Fischer de (ö. 1949) ikinci cilde kısa bir kaç not ekleyerek katkıda bulunmuştur. Schwally’nin birinci ciltteki katkıları fazla bir yer tutmasa da ikinci cildi adeta yeniden yazmıştır. Schwally’nin vefâtı üzerine üçüncü cildi tamamlama görevini Gotthelf Bergsträßer (ö. 1933) üstlenmiştir. Üçüncü cildin bir kısmını yayınlayan (1926-1929) Bergsträßer de üçüncü cildi tamamlamadan vefât edince kitabın kalan kısmını tamamlama görevini Otto Pretzl (ö. 1941) üstlenmiştir. Kitabı tamamlayarak yayına hazırlayan Pretzl’in bu çalışması ile (1938) Geschichte des Qorâns üçüncü cildin bir kısmı hariç yeni baskısı Nöldeke hayatta iken tamamlanmış ve neşredilmiştir.

Her üç yazar bilgi açısından kitaba önemli katkılar sundukları gibi kaynaklar yönünden de kitaba bir zenginlik katmışlardır. Kendi zamanlarına kadar gerek Doğu’da ve gerekse Batı’da yapılan çalışmalardan kitapta ele alınan konularla ilgili alıntılarda bulundukları ve çeşitlilik arzeden bu kaynaklardan faydalandıkları görülmektedir. Geschichte des Qorâns’ın kaynaklarına geçmeden önce kitabın ana konularını kısaca şöyle sıralamak mümkündür. Birinci ciltte “Über den Ursprung des Qorâns” (Kur’ân’ın Ortaya Çıkışı), ikinci ciltte “Die Sammlung des Qorâns” (Kur’ân’ın Cem‘i) ve “Mit Einem Literarhistorischen Anhang über die Muhammedanischen Quellen und die Neuere Christliche Forschung” “İslâmî Kaynaklar ve Yeni Hıristiyan Araştırmaları Hakkında Edebî-Tarihî Bir Ek”, üçüncü ciltte ise “Die Geschichte des Korantext” (Kur’ân Metninin Tarihi) konuları ele alınmaktadır ki bu ana başlıklar altında ayrıca pek çok konuya da alt başlıklarda yer verilmektedir.

Burada şunu da hemen belirtelim ki neredeyse bir asırlık zaman dilimi içerisinde konularında uzman yazarların katkılarıyla ortaya çıkan Geschichte des Qorans’ın yazıldığı süreç Alman oryantalizmi için de kaynaklar açısından verimli bir dönemdir. Kur’ân araştırmaları başta olmak üzere te’lif, tercüme ve neşir olarak İslâm bilimleri üzerine yapılan çalışmalar bü-yük bir kemmiyet oluşturmaktadır. Bu vesile ile Batı’da literal anlamda İslâm hakkında kültür ve devasa bir birikim oluşmuştur. Bu açıdan bakıldığında Geschichte des Qorâns’da bunun yansımalarını görmek mümkündür. Yazarlar, gerek İslâmî kaynakları ve gerekse şarkiyatçıların farklı konulardaki çalışmalarını maksimum düzeyde kullanarak kitabın kaynak açı-sından geniş bir yelpazeye kavuşmasını sağlamışlardır.

Bu özelliğini kazanmasında önemli etkenlerden birisi de hiç şüphesiz kitabın ilk baskısından son baskısına kadar geçen süreç içerisinde yapılan çalışmalara da yer verilmiş olması; ayrıca başta Schwally olmak üzere Bergsträßer ve Pretzl’in birikimlerini Geschichte des Qorâns’a yansıtmalarıdır. Geschichte des Qorâns’ın kaynaklarını öncelikle İslâmî kaynaklar ve Batılı kaynaklar olarak iki kısma ayırmak mümkün olduğu gibi bu iki kısımda yer alan kaynakları da farklı başlıklar altında kategorize etmek mümkündür. Bu bağlamda söz konusu başlıkları başta mushaf yazmaları olmak üzere, tefsir, ulûmu’l-Kur’ân, hadis, siyer, tarih, biyografi vb. farklı başlıklar olarak da sınıflandırabiliriz.

Nöldeke, Geschichte des Qorâns’ın 1860 yılındaki birinci baskısının baş tarafında (s. XIII-XXXII) kendi kaynaklarını “Litterarische Einleitung” (Bibliyografik Mukaddime) başlığı altında zikretmiş, adı geçen kaynaklar hakkında bazı bilgiler vermiştir. Kitabın Schwally tarafından gerçekleştirilen baskısında ise bu konu biraz daha genişletilmiş ve ikinci ciltte Mit einem Literarhistorischen Anhang über/ Die Muhammedanischen Quellen und die Neuere Christliche Forschung über den Ursprung der Offenbarungen und die Entstehung des Qorânbuches” (Vahyin Kökeni ve Kur’ân Kitabının Orataya Çıkışı Hakkında İslâmî Kaynaklar ve Yeni Mesihî Araştırmalar Hakkında Edebî-Tarihî Bir Ek) başlığıyla ele alınmıştır. Schwally, hazırlamış olduğu bu ekte kaynaklar hakkında detaylı bilgiler sunmakta ve bazı değerlendirmelerde bulunmaktadır. Ayrıca kitabın sonuna Anneliese Gottschalk-Baur tarafından hazırlanan bir bibliyografya konulmuştur.

Bu çalışmamızdaki temel kaynağımız Geschichte des Qorâns’ın 1909-1919-1938 yılları arasında gerçekleştirilen ikinci baskısıdır. Ayrıca Geschichte des Qorâns’ın 1860 yılındaki birinci baskısı da göz önünde bulundurulmuştur. Kitabın kaynaklarını verirken müelliflerinin tam adlarıyla birlikte vefât tarihleri de tarafımızdan tespit edilerek verilmiştir. Söz konusu kaynaklardan yazma olanlarının bulundukları kütüphanelere işaret edilmiştir. Ayrıca matbu kaynakların baskı yerleri ve tarihleri de tarafımızdan tespit edilerek verilmiştir. Yazarlarımızın zikretmiş oldukları kaynakların hepsine ulaşılmaya çalışılmış bazı istisnâlar dışında bütün kaynaklara ulaşılarak kitapta verilen alıntılarla karşılaştırılmıştır. Genel olarak iktibasların doğru bir şekilde aktarıldıkları tespit edilmiştir. Kitapta yer verilen kaynaklar dışında Batı dünyasında yapılan ve konumuzla ilgili pek çok yayın da tarafımızdan ayrıca taranmıştır.

1. Mushaflar

Kur’ân tarihi açısından bakıldığında gerek ilk dönem ve gerekse daha sonraki dönemlerde yazılan mushafların önemli bir yere sahip oldukları inkâr edilemez bir gerçektir. Ge-schichte des Qorâns’ın kaynaklarının başında hiç kuşkusuz Kur’ân-ı Kerîm’in kendisi gelmektedir. Her ne kadar bazı matbu mushaf nüshaları kaynak olarak zikredilse de yazma nüshaların da özellikle de resmü’l-mushaf konusunda sıkça kaynak gösterildiklerine şahid olmaktayız. Matbu mushaflardan bir tanesi ön plana çıkmaktadır ki o da kitabın ilk yazılışından itibaren referans gösterilen Gustav Leberecht Flügel’in (ö. 1870) 1834 yılında Leipzig’de neşrini gerçekleştirdiği nüshadır.[2] 1342/1924 yılında Kahire’de neşredilen Kahire Mushaf’ı ise sadece yeni Kur’ân baskıları meselesinde bahis konusu edilmektedir.[3]

Geschichte des Qorâns’da özellikle de mushaf hattı konusunda kaynak gösterilen ve yazma halinde bulunan mushaf nüshalarına gelince başta Berlin Kütüphanesi’ndeki nüshalar[4] olmak üzere ki Gottschalk Baur tarafından kitap için hazırlanan indekse göre otuz sekiz adet yazma nüsha zikredilmektedir,[5] Topkapı Sarayı Müzesi[6] ile Evkaf-ı İslâmiye Müzesi (Türk ve İslâm Eserleri Müzesi),[7] Gotha Kütüphanesi -on dört adet yazma nüsha-,[8] Fas-Kayrevân Kütüphanesi,[9] Merâkeş İbn Yûsuf Medresesi,[10] Paris Bibliotheque Nationale[11] ve Britisch Museum’daki bazı mushafları veya zikretmek mümkündür.[12] Semerkant mushafı da kitapta işaret edilen diğer bir mushaftır.[13]

Geschichte des Qorâns’da Batı’da yapılan bazı paleografik çalışmalara kaynak olarak yer verilmiş ve söz konusu çalışmalarda neşredilen ilk dönemlere ait bazı el yazması Kur’ân sayfalarına da işaret edilmiştir. Bu çerçevede Jacob Georg Christian Adler’in (ö. 1834) Descripto Codicum Quorundam Cuficorum Partes Corani Exhibentium in Bibliotheca Regia Hafniensi (Altonae: Ex Officina Eckhardiana: 1780) adlı eserinde işaret etttiği yazma başta olmak üzere,[14] Johann Heinrich Möller’in (ö. 1885) Paläographische Beiträge aus den Herzoglichen Sammlungen in Gotha (Eisleben: G. Reichardt, 1844),[15] Johann Christian Lind-berg’in (ö. 1857) bazı Kûfî fragmanlara yer verdiği Lettre à M. le Chevalier… (Kopenhag: Schubothe, 1830),[16] Bernhard Moritz’in (ö. 1939) tıpkıbasımlarını gerçekleştirdiği Kur’ân sayfalarına yer verdiği Arabic Paleography (Kahire: 1905)[17] adlı eserini ve diğer bazı çalış-maları saymak mümkündür. Her ne kadar paleografi ile ilgili bir çalışma olmasa da Samuel Margoliouth’un Mohammed and the Rise of Islam (Londra: G. P. Putnam’s Sons, 1905) adlı eseri de “er-Rahmân” الرحمان isminin imlâsı konusunda eski bir mushaf sayfasının zikredildiği bir kaynak olarak yerini kitapta almaktadır.[18]

Geschichte des Qorâns’da matbu mushaflardan Flügel’in gerçekleştirmiş olduğu baskıya sıklıkla müracaat edildiği görülmektedir. Bununla birlikte Flügel’in bu çalışmasından dolayı zaman zaman tenkit edildiğini de ayrıca müşahede etmekteyiz. Geschichte des Qorâns’ın tamamlanmasına katkıda bulunan Pretzl, Flügel’in baskısı hakkında yaptığı değerlendirmede, Batılı okzident bilginlerin bir asırdan fazla bir zamandır yeterli olmayan Flügel baskısı ile yetindiklerini ve bu baskı ile ilgili olarak şu ana kadar kayda değer herhangi bir iyileştirme yapılmadığını söylemektedir.[19] Kitapta, mushaf imlâsı ve kırâatler konularında da referans gösterilen mushaf ve mushaf fragmanları arasında Topkapı Sarayı müzesi ve Evkâf-ı İslâmiyye Müzesi’ndeki nüshalar üzerinde özellikle de eski mushafların hakkı konusunda detaylı bir şekilde Pretzl tarafından durulduğu görülmektedir. Ayrıca Berlin ve Gotha kütüphanelerindeki mushaflar da imlâ açısından karşılaştırmalı olarak ele alınmışlardır. Bu arada kitapta kaynak gösterilen paleografik çalışmalardaki tıpkıbasımları gerçekleştirilen mushaf sayfalarına yer verildiği ve söz konusu fragmanlardaki imlâya dikkat çekildiği görülmektedir.

2. Tefsir Kaynakları

Bilindiği üzere tefsir kaynakları, Kur’ân’ı açıklayan ve yorumlayan kitaplardır. Bu bağlamda tefsirin doğuşundan günümüze kadar pek çok tefsir kitabı kaleme alınmıştır. Bu devasa birikim, Kur’ân tarihi açısından da ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Tefsir kaynakları arasında hadis kitaplarındaki tefsirle ilgili bölümler, siyer ve megâzî kitaplarında yer alan tefsirle alakalı bilgiler de bu çerçevede zikredilebilecek diğer kaynaklardır. Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında tefsir kitapları son derece önemli bir yer tutmaktadır. Buhârî’de (ö. 256/870) tefsir ile ilgili bilgilerin yer aldığına vurgu yapan Nöldeke’nin ayrıca diğer hadis kitaplarındaki tefsir ve kırâatle ilgili bölümlerden de yararlandığı görülmektedir. Buhârî’den önce Muhammed b. İshâk b. Yesâr (ö. 151/768) ve Muhammed b. Ömer el-Vâkıdî de (ö. 207/822) çalışmalarında ilk tefsir örneklerinden bazı öğelere yer vermişlerdir. Her iki kitap da Muhammed b. Sa‘d (ö. 230/845) gibi sadece anlatılan olayla ilgili âyetleri zikretmekle yetinmemiş bazı sûreleri bütünüyle tefsir etmişlerdir.[20] Söz konusu açıklamalar genellikle kısa ve öz ifadelerden oluşmaktadır. Ayrıca zaman zaman garîb kelimelerin bilinen mürâdifleri zikredilmektedir ki böyle bir durum, İbn İshâk’a göre Vâkıdî’de daha çoktur. Dilsel olarak kelimelere sıklıkla anlam veren İbn Hişâm, bu arada şiirleri de şâhid olarak kullanmaktan geri durmamaktadır.[21]

Tefsir kaynakları açısından bakıldığında Buhârî’deki “Fezâilü’l-Kur’ân” ve “Tefsîr” adlı bölümler ile Tirmizî’deki (ö. 279/892) “Tefsirü’l-Kur’ân” bölümü Kur’ân’ın nisbî olarak kapsamlı bir tefsirini[22] sunmaktadır ki bu tefsir tarzı İbn İshâk ve Vâkıdî’nin izlemiş oldukları yöntemden izler taşımaktadır. Dolayısıyla hadis mecmûalarındaki söz konusu bölümler Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında yer aldıkları gibi megâzî ve diğer bölümler de kitabın kaynakları arasında yer almaktadır.[23]

Geschichte des Qorâns’ın tefsir kaynaklarını kronolojik olarak zikretmek gerekirse söz konusu tefsirleri şöyle sıralamak mümkündür. Muhammed b. Sâib el-Kelbî el-Kûfî’nin (ö. 146/763) Berlin Kütüphanesi, 404 numarada kayıtlı olan tefsiri[24] ile Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Ziyâd b. Abdillah el-Absî el-Ferrâ’nın (ö. 207/822) dilsel nitelikli Meâni’l-Kur’ân adlı eseri zikredebileceğimiz ilk kaynaklardır.[25] Yazarın, Süleymaniye Kütüphanesi, Vehbi Efendi, nr. 66 ve Nuruosmaniye Kütüphanesi, nr. 459, nüshalarına işaret edip kaynak gösterdiği Meâni’l-Kur’ân, farklı kütüphanelerdeki nüshalarına dayanılarak üç cilt halinde yayınlanmıştır.[26]

Geschichte des Qorâns’ın birinci baskısı sırasında henüz gün yüzüne çıkmamış olan ve Nöldeke’nin ifadesiyle: “elimizde olsaydı pek çok tefsire ihtiyaç duymazdık” dediği Ebû Ca‘fer Muhammed b. Cerîr b. Yezîd el-Âmûlî et-Taberî el-Bağdâdî’nin (ö. 310/923) Câmiu’l-beyân ‘an te’vîli âyi’l-Kur’ân adlı tefsiri önemli rivâyet tefsirlerinden birisidir. Müellif, söz konusu tefsirin kıymetini göstermesi açısından Süyûtî’nin: “وأعظمها التفاسير أجل” “Tefsirlerin en kıymetlisi ve en büyüğü” dediğini aktarmaktadır. Müellif, daha sonra gelen bilginlerin Taberî’nin tefsirinden önemli yerleri aldıklarını, muhtasarlar oluşturduklarını, isnâdların ise genellikle kısaltılarak verildiğini ifade etmektedir.[27] Câmiu’l-beyân, ilk defa kenarında Nizâ-meddin Hasen b. Muhammed el-Kummî en-Nisâbûrî’nin (ö. 730/1329) Garâibü’l-Kur’ân ve regâibü’l-Furkân adlı tefsiri ile birlikte sonuncu cildi fihrist olmak üzere otuz bir cüz olarak (1321/1904) Kahire’de neşredilmiştir.[28] Dolayısıyla tefsir tarihinde bir dönüm noktası olması yanında rivâyet tefsiri açısından da müstesna bir yere sahip olan Câmiu’l-beyân, Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında yerini almıştır. Kitabın tamamlanmasına katkıda bulunan yazarlar, Câmiu’l-beyân’ı referans olarak göstermişlerdir. Önceki müfessirlerin kavillerini derleyen bu çalışma, sonrakilerin bilgilerini aldıkları tükenmez bir kaynak olmuştur.[29]

Kronolojik olarak Taberî’den sonra zikredebileceğimiz tefsir kaynaklarından birisi de Ebû Bekr Ahmed b. Alî er-Râzî el-Cessâs’ın (ö. 370/981) fıkıh ağırlıklı olan ve kırâatlerle ilgili konularda referans gösterilen Ahkâmü’l-Kur’ân (İstanbul: 1335/1917) adlı tefsiridir.[30]

Schwally, Câmiu’l-beyân gibi muazzam eserlerin bir ihtisâra ve özetlerinin çıkarılmasına gereksinim duyduklarını beyân ettikten sonra Taberî’nin tefsirinin muhtasarları arasında en meşhûr olanın Geschichte des Qorâns’ın da kaynakları arasında yer alan Ebü’l-Leys es-Semerkandî’nin (ö. 373/983) Bahrü’l-ulûm adlı tefsiri olduğunu ifade etmektedir.[31] Gerek Ge-schichte des Qorâns’ın 1860 yılındaki ilk baskısında ve gerekse daha sonraki baskıda Bah-rü’l-ulûm L sembolü ile kaynak gösterilmektedir. Nöldeke, 1-6 arası sûreleri Leiden Kütüphanesi, 417 nr. da kayıtlı yazma nüshadan, Yûnus sûresinden 4-28 arası âyetleri 556 tarihinde özensiz bir şekilde yazılmış olan ve Berlin Kütüphanesi, 407 nr. da kayıtlı nüshadan oku-duğunu (Geschichte des Qorâns, 1. Baskı, XXVII) söylemektedir.[32]

Ebû Muhammed el-Hüseyn b. Mes’ûd el-Ferrâ el-Begavî’nin (ö. 516/1122) Meâli-mü’t-tenzîl adlı rivâyet tefsiri kitabın diğer bir kaynağıdır. Nöldeke, bu tefsirin Leiden Kütüp-hanesi, 394 nr. da kayıtlı olan nüshasını okuduğunu söylerken (Geschichte des Qorâns, 1. Baskı, XXVII), Schwally, kitabın Bombay’da 1269/1853 yılında taş baskısının gerçekleştirildiğini belirtmektedir. O, Meâlimü’t-tenzîl’in Ebû İshâk Ahmed b. Muhammed b. İbrâhîm es-Sa‘lebî en-Nisâbûrî’nin (ö. 427/1035) el-Keşf ve’l-beyân an tefsîri’l-Kur’ân adlı tefsirinin bir muhtasarı olduğunu söylemektedir. Meâlimü’t-tenzîl, Geschichte des Qorâns’ın 1860 yılındaki birinci baskısında kaynak olarak gösterilirken F harfi sembol olarak kullanılırken kitabın ikinci baskısında ise bu sembol Fahreddîn er-Râzî (ö. 606/1210) için kullanılmaktadır.[33]

Geschichte des Qorâns’ın önemli ve başta gelen tefsir kaynaklarından birisi de Ebü’l-Kâsım Mahmûd b. Ömer b. Muhammed el-Hârizmî ez-Zemahşerî (ö. 538/1144) tarafından dirâyet metoduyla kaleme alınan el-Keşşâf an hakâikı ğavâmizi’t-tenzîl ve uyûni’l-ekâvîl fî vücûhi’t-te’vîl adlı tefsirdir. Nöldeke, Müslümanlar arasında son derece meşhur olan Keşşâf’ta Hz. Peygamber’in düşünmediği felsefî ve teolojik düşüncelere rastlamanın mümkün olduğunu, gerçek bir ortodoks (sünnî) olmayan Zemahşerî’nin tefsirinde isnâdlara yer vermediğini belirtmektedir. Nöldeke, Leiden Kütüphanesi’ndeki farklı yazmalar yanında Berlin Kütüphanesi’ndeki yazma nüsha ile ilk defa William Nassau Lees (ö. 1889) tarafından gerçekleştirilen (Kalküta: 1276/1856) matbu nüshayı karşılaştırdığını söylemektedir.[34]

Tefsirinde dil ve belagat konularına yer veren Zemahşerî, ayrıca kırâatlere de genişçe yer vermekte, kelimeleri izah sadedinde şiirle istişhâtta bulunmaktan da geri durmamaktadır. Tefsirinin mukaddimesinde Taberî’de olduğu gibi meselelere girmemekte, yazarımıza göre, tefsir için çok da önemli olmayan teolojik ve felsefi konulara enerjisini harcamaktadır. Schwally’e göre, bu diyalektik metodundan dolayı Keşşâf büyük bir şöhret kazanmış ve diğer tefsirlerden öne geçmiştir. Schwally, 1304/1887 yılında Kahire’de neşredilen ve Ebü’l-Hasen Alî b. Muhammed b. Alî es-Seyyid eş-Şerîf el-Cürcânî el-Hanefî’ye (ö. 816/1413) ait ta‘likaların yer aldığı nüshadan istifade ettiğini de ayrıca belirtmektedir.[35]

Geschichte des Qorâns’da Ebû Muhammed Abdülhak b. Gâlib el-Muhâribî el-Garnâtî el-Endelüsî İbn Atıyye’nin (ö. 546/-1147) el-Câmi‘u’l-muharrerü’s-sahîhu’l-vecîz fî tefsîri’l-Kur’âni’l-azîz adlı rivâyet tefsirinin daha çok mukaddimesi kaynak olarak kullanılmıştır. Bu mukaddime, kitabın yazıldığı dönemde henüz yayınlanmadığından dolayı Berlin Kütüphanesi, 408 nr. da kayıtlı nüsha referans olarak gösterilmektedir.[36]

Geschichte des Qorâns’ın diğer bir tefsir kaynağı da Fahreddîn er-Râzî’nin Mefâtî-hu’l-gayb (Bulak: 1279/1863-1289/1872; Kahire: 1307/1890-1309/1892) adlı tefsiridir.[37] Önemli dirâyet tefsirlerinden birisi olan ve et-Tefsîrü’l-kebîr olarak da bilinen Mefâtihu’l-gayb, bilginlerin ve filozofların görüşlerine fazlasıyla yer veren, ince detaylara inen bir yapıya sahiptir. Yazara göre, bu özelliğinden dolayı okuyucu anlatılanlar ile Kur’ân âyetleri arasında bir bağ kuramamaktadır. Yazarlar, Mefâtihu’l-gayb’ı kaynak gösterirken sembol olarak F. harfini kullanmaktadırlar.[38]

Kitabın kaynakları arasında Ebü’l-Bekâ Muhibbüddîn Abdullâh b. el-Hüseyn b. Abdillâh el-Ukberî’nin de (ö. 616/1219) adı geçmektedir. Sadece ‘Ukberî zu Su-ra 2, 51, şeklinde referans gösterilen kaynak, Ukberî’nin İ‘râbü’l-Kur’ân veya diğer ismiyle İmlâu mâ menne bihi’r-rahmân min vücûhi’l-i‘râb ve’l-kırâât fî cemî’i’l-Kur’ân adlı eseridir.[39]

Geschichte des Qorâns’ın öne çıkan tefsir kaynaklarından birisi de hiç şüphesiz el-Kâdî Nâsırüddîn Ebû Saîd Abdullah b. Ömer b. Muhammed eş-Şîrâzî el-Beyzâvî’nin (ö. 685/-1286) Envârü’t-tenzîl ve esrârü’t-te’vîl adlı tefsiridir.[40] Bir dirâyet tefsiri olan ancak rivâyet yönü de bulunan Envârü’t-tenzîl, ilk olarak Heinrich Leberecht Fleischer (ö. 1888) tarafından iki cilt halinde (Leipzig: Sumptibus Friderici Christiani Guilielmi Vogelii, 1846-1848) neşredilmiştir. Geschichte des Qorâns’da kaynak olarak gösterilen nüsha da budur. Kırâatler ve gramer konularına önemli bir yer ayıran Beyzâvî, ne yazık ki kaynaklarını zikretmemektedir. Beyzâvî’nin tefsiri B sembolü ile kaynak gösterilmektedir.[41]

Fıkıh yönü ağır hacimli tefsirlerden birisi olan Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî’nin (ö. 671/1273) el-Câmi‘ li ahkâmi’l-Kur’ân adlı tefsiri Geschichte des Qorâns’ın bir diğer kaynağıdır. Kitapta kaynak gösterilen tefsirin nüshaları ise Leiden Kütüphanesi, 393 ve Berlin Kütüphanesi, 436 nr. da kayıtlı yazma nüshalarıdır. Kitapta, 1354/1935 yılında Kahire’de neşredilen nüshasına Baur tarafından işaret edilmektedir.[42] Schwally, burada şöyle bir bilgi vermektedir. Tüm zamanların en hacimli tefsiri, çok tanınmayan ve 300, 400 veya 700 cilt olduğu söylenen Ebû Yusûf Abdüsselâm b. Muhammed b. Yusûf b. Bündâr el-Kazvînî’nin (ö. 488/1095) tefsiridir. Schwally, söz konusu tefsirin Ebû Hanife’nin Kahire’deki türbesine ait vakıfta bulunduğunu aktarmaktadır.[43]

Ebü’l-Abbâs Nâsırüddîn Ahmed b. Muhammed b. Mansûr el-Cüzâmî el-Cerevî el-İs-kenderî (ö. 683/1284) İbnü’l-Müneyyir’in Zemahşerî tefsirinin kenarında neşredilen (Kahire: 1307/1890) el-İntisâf fîmâ tedammanehü’l-Keşşâf mine’l-i‘tizâl adlı eseri de diğer tefsirlere oranla az yer verilse de Geschichte des Qorâns’da adı geçen bir diğer kaynak olarak karşı-mıza çıkmaktadır.[44] Vefât tarihi hakkında farklı bilgilerin bulunduğu Nizâmeddin en-Nisâbû-rî’nin (ö. 730/1329) Taberî’nin tefsirinin kenarında neşredilen Garâibü’l-Kur’ân ve regâibü’l-Furkân (Kahire: 1321/1903) adlı tefsiri de kitabın kaynakları arasında yer almaktadır. Bu tefsirin mukaddimesinde özellikle de kırâat konusunda önemli bilgiler yer almaktadır. [45] Begavî’nin Meâlimü’t-tenzîl adlı tefsirini eserinde sıkça kullanan ve onu çokça öven Ebü’l-Hasen Alâüddîn Alî b. Muhammed b. İbrâhîm el-Hâzin el-Bağdâdî’nin (ö. 741/1341) rivâyet ve dirâyet yöntemlerini birleştiren Lübâbü’t-te’vîl fî meâni’t-tenzîl (Kahire: el-Hayriyye, 1309/1892) adlı tefsiri de Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasındadır.[46]

Her ikisi de dirâyet metoduyla kaleme alınmış olan Ebû Hayyân Muhammed b. Yûsuf b. Alî b. Yûsuf b. Hayyân el-Endelüsî’nin (ö. 745/1344) el-Bahrü’l-muhît[47] (Kahire: 1328/1910) ve Ebü’l-Berekât Hâfızüddîn Abdullah b. Ahmed b. Mahmûd en-Nesefî (ö. 710/1310)’nin Medârikü’t-tenzîl ve hakâiku’t-te’vîl adlı tefsirleri de Geschichte des Qorâns’da zaman zaman başvurulan kaynaklardır.[48] Rivâyetle tefsir metodunu yeniden canlandıran Ebü’l-Fazl Celâlüddîn Abdurrahmân b. Ebî Bekr b. Muhammed el-Hudayrî es-Süyûtî’nin (ö. 911/1505) ed-Dürrü’l-mensûr fî’t-tefsîri bi’l-me’sûr adlı eseri ile yine Süyûtî’nin bir kısmını yazmış olduğu ve son derece yaygın bir şekilde okunan Celâleyn (Kahire: 1301/1884) tefsiri de[49] Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında saymak mümkündür.[50]

Nöldeke, Geschichte des Qorâns’ın 1860 yılındaki baskısında kendisinin faydalandığı Şiî bilginlere ait kaynaklardan bahsetmektedir. Schwally de bu bağlamda kitabın ikinci cildinin ek bölümünde “Die Kommentare der Schiiten”[51] (Şiîlerin Tefsirleri) başlığı altında verdiği bilgilerde Şiî bilginlerden kendilerine tefsir kitabı nispet edilenlerin ilki olarak el-Bâkır diye isimlendirilen (ö. 114/733, 117, 118) Ebû Ca‘fer Muhammed b. Alî b. el-Hüseyn b. Alî’nin adını zikretmekte, bu kitabın müstakil bir kitap mı yoksa sadece öğrencisi Ebü’l-Cârûd Ziyâd b. el-Münzir el-Hemedânî’nin (ö. 150/767) nüshasında mı yer aldığının kesin olarak bilinme-diğini ifade etmektedir. Yazar, zaman olarak daha erken Ebû Hamza Sâbît b. Dinâr Ebî Sâfiy-ye ismini zikretmektedir ki Abbâsî halifesi Mansûr zamanında vefât etmiştir. Schwally, adı geçen zevâtın çalışmalarında, aynı şekilde Şiîlikle suçlanan Vâkıdî’nin Megâzî’sindeki Şiîlik ruhundan daha fazla bir şey görülmediğini söylemektedir.[52]

Şiî tefsir kaynakları olarak dördüncü yüzyılda yaşamış olan Alî b. İbrâhîm el-Kummî’nin (ö. 307/919) tefsirini zikredebiliriz. Berlin Kütüphanesi, 406 nr. da kayıtlı tefsirin bir bölümünü okuduğunu söylediği kitap hakkında Nöldeke: “ahmaklık ve yalandan oluşan sefil bir kitaptır” ifadelerini kullanmaktadır. Schwally de Kummî’nin tefsirinden örnekler vererek benzer ifadelerle onu tenkit etmektedir. O, ayrıca adı geçen müfessirin bütün Şiîler gibi sadece ehl-i beytten gelen rivâyetleri açıkladıklarını kaydetmektedir.[53] Muhammed b. Murtezâ el-Kâşî’nin (ö. yaklaşık olarak 911/1506) es-Sâfî fi tefsîri’l-Kur’ân (Berlin Kütüphanesi, nr. 553) adlı eseri de yazarımızın zikrettiği diğer bir kaynak olarak karşımıza çıkmaktadır.[54]

Geschichte des Qorans’ın üçüncü cildinde (s. 240-248) “Korankommentare als Quellen der Lesartenwissenschaft” (Kırâat İlminin Kaynakları Olarak Tefsirler) başlığı altında yukarıda zikretmiş olduğumuz Taberî, Begavî, Zemahşerî, Râzî, Beyzâvî, Nesefî, Ebû Hayyân, Nisâbûrî ve Süyûtî’nin tefsirleri yanında diğer bazı tefsir kitaplarının da adlarına yer verilmektedir. Adı geçen tefsirlerin baskı yerleri ve tarihleri ile ilgili bilgiler yanında kırâat kaynakları olmaları yönünden haklarında kısa bilgiler sunulmaktadır. Söz konusu tefsirler şunlardır. Ebü’l-Fidâ İmâdüddîn İsmâîl b. Şihâbiddîn Ömer b. Kesîr’in (ö. 774/1373) Tefsirü’l-Kur’âni’l-azîm, Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed el-Hatîb eş-Şirbînî’nin (ö. 977/1570) es-Sirâcü’l-münîr fî’l-iâne alâ ma‘rifeti ba‘zı meânî kelâmi rabbine’l-hakîmi’l-habîr, Ebüssuûd Efendi’nin (ö. 982/1574) İrşâdü’l-akli’s-selîm ilâ mezâyâ’l-Kitâbi’l-kerîm, Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed b. Ömer el-Hafâcî’nin (ö. 1069/1659) İnâyetü’l-Kâdî ve kifâyetü’r-Râzî, Ebû Abdillâh Muhammed b. Alî b. Muhammed eş-Şevkânî’nin (ö. 1250/-1834) Fethu’l-kadîr el-câmi‘ beyne fenneyi’r-rivâye ve’d-dirâye min ilmi’t-tefsîr ve Ebü’s-Senâ Şihâbüddîn Mahmûd b. Abdillâh b. Mahmûd el-Âlûsî’nin (ö. 1270/1854 ) Rûhu’l-meânî fî tefsîri’l-Kur’âni’l-azîm ve’s-seb‘i’l-mesânî.[55]

Geschichte des Qorâns’da ayrıca kırâatlerin kaynağı olarak Müberred’in (286/900) meşhur öğrencisi Ebû İshâk İbrâhîm b. es-Serî b. Sehl ez-Zeccâc’ın (ö. 311/923) Kitâb meâni’l-Kur’ân ve i‘râbüh ile Ebû Ca‘fer Ahmed b. Muhammed b. İsmâîl el-Murâdî en-Nehhâs’a (ö. 338/-950) ait Kitâb i’râbü’l-Kur’ân ve tebyîn mâ fîhi mine’n-nahvi ve zikri’l-kırâât adlı eserine de yer verilmektedir. [56] Şiî tefsirlerden ise Ebû Alî Emînüddîn el-Fazl b. el-Hasen b. el-Fazl et-Tabersî’nin (ö. 548/1154) Mecma‘u’l-beyân fî tefsîri’l-Kur’ân adlı eserine yer verilmektedir.[57]

Nöldeke, Geschichte des Qorâns’ın ilk baskısında işârî tefsirlerden herhangi bir kaynak zikretmemekle birlikte Süyûtî’nin بتفسير فليس القرآن في الصوفية كلام أما “Ehl-i tasavvufun Kur’ân hakkında söylediklerine gelince, bunlar tefsir değildir”[58] ifadesine yer vermektedir. Schwally ise el-Kâşî’nin Kur’ân’dan bazı yerleri sûfî-Şiî eğilimine yakın bir tarzda tefsir ettiğini ifade etmektedir. O, en eski tefsirlerden birisinin Ebû Abdirrahman Muhammed b. el-Hüseyn b. Muhammed es-Sülemî’nin (ö. 412/1021) Hakâiku’t-tefsîr adıyla yazmış olduğu tefsir olduğunu, en eski matbu işârî tefsirin ise Muhyiddîn b. Muhammed b. Ali b. el-Arabî et-Tâî el-Hâti-mî’ye (ö. 638/1240) ait olduğunu ifade etmektedir.[59] Burada söz konusu edilen tefsirler, kaynak olarak gösterilmekten çok haklarında bilgi verilmek suretiyle adlarına yer verilmektedir.

Geschichte des Qorâns’da tefsir kaynakları olarak gerek yazma ve gerekse matbu pek çok tefsire müracaat edildiği, kitaba katkıda bulunan yazarlar tarafından da kaynaklar açısından zenginleştirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Tefsir kaynakları kitabın başta gelen kaynakları arasında yer almaktadır. Neredeyse bir asra yaklaşan yazılış süreci ile Geschichte des Qorâns’da önemli tefsirler referans olarak gösterilmişlerdir. Yapmış olduğumuz karşılaştırmalarda yapılan alıntılarda genel olarak bir objektifliğin hâkim olduğunu söyleyebiliriz. Burada şunu da hemen ifade edelim ki tefsir kaynakları sadece tefsir kitaplarından ibaret olmayıp aynı zamanda hadis kitaplarındaki tefsirle ilgili bölümlerden de faydalanılmıştır.

Şiî tefsir kaynaklarına da yer verilen Geschichte des Qorâns’da söz konusu kitaplar hakkında bazı değerlendirme ve analizlerde bulunularak ayrıca bu eserlere tenkitler yöneltilmiştir. Sonuç olarak önemli sayıda tefsire müracaat edildiği ve nakledilen bilgilerin kitapta harmanlarak kullanıldığı görülmektedir. Geschichte des Qorâns’da bazı tefsirler hakkında zaman zaman takdir ifadeleri kullanıldığı gibi bazen de önemli değerlendirmelerde bulunulduğu gözlemlenmektedir. Schwally, kitabın ikinci cildinde “Die Erhaltenen Kommentare” (Günümüze Ulaşan Tefsirler) başlığı altında bazı tefsirler hakkında geniş bilgiler verdiği gibi, “Die Kommentare der Schiiten” (Şiî Tefsirler) başlığı altında da Şiî tefsirler hakkında bazı bilgiler sunmaktadır. Ayrıca kitabın üçüncü cildinde Pretzl, Jeffry’den faydalandığını söylediği kırâat ilmi kaynakları olarak bazı tefsirler hakkında bilgiler vermekte ve söz konusu tefsirlerin kırâat kaynağı olmaları hakkında kısa bazı değerlendirmelerde bulunmaktadır.[60]

3. Tefsir Mukaddimeleri-Ulûmu’l-Kur’ân Kaynakları

Bilindiği üzere bazı tefsir kitaplarında Kur’ân ilimleriyle ilgili temel konular hakkında bazı bilgilerin verildiği mukaddimeler yer almaktadır. Bu çerçevede Ebû İshâk Ahmed b. Muhammed b. İbrâhîm es-Sa‘lebî en-Nisâbûrî (ö. 427/1035) el-Keşf ve’l-beyân an tefsîri’l-Kur’ân adlı tefsirinin başında kendi kaynaklarına yer vermekte, Kur’ân başta olmak üzere Kur’ân’ı tefsir ve onu i’râb etmenin faziletleri, müfessirlerin tabakaları ve yedi harf gibi konulara değinmektedir. Sa‘lebî, tefsirinin mukaddimesinde belirttiği üzere, kendisinden öncekilerden bazılarının sadece rivâyet ve nakle dayandıklarını, tenkide dayanmayan bir yöntem izlediklerini, bazılarının isnâdı kaldırdıklarını, Taberî ve hocası Ebû Muhammed Abdullâh b. Hâmid el-İsfahânî gibi müfessirlerin ise kitaplarını farklı ve pek çok rivâyetle doldurduklarını ve yol arayanların ümidini kestiklerini söylemektedir.[61]

Schwally, burada zikredilen prensiplerden ve aynı zamanda şiirle istişhâttan da geri durmayan makûl hacimli bu tefsirin en çok kullanılan tefsir olması gerektiğini söylemektedir. Ayrıca o, kendi zamanı için bu tefsirin henüz baskısının olmaması karşısında hayretini de gizlememektedir.[62] Sa‘lebî, kaynak olarak sadece Taberî ile yetinmemiş genel olarak yüz kadar kaynaktan faydalanmıştır. Geschichte des Qorâns’ın önemli kaynaklarından birisi olan Lübâ-bü’t-te’vîl fî meâni’t-tenzîl adlı eserinde Hâzin, Sa‘lebî’nin ele aldığı konulara ilâveten Kur’ân’ın cem‘i, yedi kırâat gibi konuları da ele almaktadır.[63]

Kur’ân ilimleriyle ilgili konuları ele alan ve aynı zamanda günümüze ulaşan en eski kaynak ise Taberî’dir. Bunun dışında Nisâbûrî’nin Garâibü’l-Kur’ân ve regâibü’l-Furkân adlı tefsirindeki mukaddimeyi de sayabiliriz ki kırâatler konusuna yer vermesi bakımından önem arzetmektedir.[64] Geschichte des Qorâns’da referans gösterilen tefsir mukaddimelerinden birisi de İbn Atıyye’nin mukaddimesini esas alan kimi zaman da onu harfiyyen takip eden Kurtubî’nin tefsiri için yazmış olduğu mukaddimesidir.

Geschichte des Qorâns’da İbn Atıyye’nin el-Muharrarü’l-vecîz adlı tefsirinin mukaddimesi ile birlikte Arthur Jeffery tarafından neşredilen ve yazarı bilinmeyen Kitâbü’l-mebânî fi nazmi’l-meânî[65] (Berlin Kütüphanesi, nr. 103) adlı tefsir mukaddimesinden büyük bir oran-da istifade edildiği görülmektedir. Mebânî’nin baş tarafında yer alan bilgiye göre kitabın yazımına hicri 425 yılında başlanmıştır.[66] Yazar, Kur’ân ilimleri hakkında müstakil olarak kaleme alınan bazı ansiklopedik çalışmalar olduğunu da ifade etmektedir ki söz konusu ansiklopedik çalışmalardan birisi de Süyûtî’nin el-İtkân fî ulûmi’l-Kur’ân adlı eseridir.[67]

Ulûmu’l-Kur’ân kaynaklarına gelince, Geschichte des Qorâns’ın kayda değer kay-naklarından birisi de hayatı hakkında fazla bir bilgiye ulaşamadığımız fakat hicri beşinci asırda yaşadığı düşünülen Ömer b. Muhammed b. Abdülkâfî’nin Adedü süveri’l-Kur’ân ve âyâ-tihi ve kelimâtihi ve hurûfihi ve talhîsi Mekkîhi ve Medenîhi (Leiden Kütüphanesi, nr. 674) adlı eseridir. Abdülkâfî’nin bu eseri özellikle de sûre ve âyetlerin kronolojik tertibinde sıkça başvurulan bir kaynak olarak karşımıza çıkmaktadır ki kitabın ana konusu da budur.[68] Ebû Ubeyd el-Kâsım b. Sellâm b. Miskîn el-Herevî’nin (ö. 224/838) Fezâilü’l-Kur’ân ve meâlimuh ve edebüh adlı eseri de Geschichte des Qorâns’ın ulûmu’l-Kur’ân kaynakları arasında yer almaktadır ki bu eserin Berlin Kütüphanesi, 451 nr. da kayıtlı nüshası referans olarak verilmektedir. el-Hüseyin b. Alî b. Talha er-Racrâcî eş-Şûşâvî’nin (ö. 899/1494) soru cevap şeklinde te’lif etmiş olduğu el-Fevâidü’l-cemile alâ âyâti’l-celîle adlı eser de (Berlin Kütüphanesi, nr. 101, 102) kitabın bu konudaki diğer bir kaynağıdır.[69]

Geschichte des Qorâns’ın temel kaynaklarından birisi de hiç şüphesiz Süyûtî’nin el-İtkân fî ulûmi’l-Kur’ân adlı meşhur ansiklopedik eseridir.[70] Nöldeke’nin de ifadesi ile “Süyûtî’nin çok zengin, mükemmel kitabı القرآن علوم في الاتقان” İtkân’ı ilk neşre hazırlayanlardan birisi Aloys Sprenger’dir. (ö. 1893) (Kalküta: 1852-1854) Nöldeke, kitabı neşrinden dolayı Spren-ger’e sonsuz teşekkürlerini sunmaktadır. İtkân, Süyûtî tarafından Mecma‘u’l-bahreyn ve matla‘u’l-bedreyn adlı tefsirine mukaddime olarak tasarlanmıştır. Burada Süyûtî’nin İthâfü’l-vefd bi nebei sûreteyi’l-Hal‘ ve’l-Hafed, (Berlin Kütüphanesi, nr. 343) adlı Hal‘ ve Hafed sûreleri hakkında yazılan eserine de Geschichte des Qorâns’da işaret edilmektedir.[71] Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Şeref b. Mürî en-Nevevî’nin (ö. 676/1277) et-Tibyân fî âdâbi hameleti’l-Kur’ân (Berlin Kütüphanesi, nr. 403)[72] adlı eseri de zikredebileceğimiz bir diğer kaynaktır.

Geschichte des Qorâns’da esbâb-ı nüzûl konusunda kaleme alınmış bazı eserler de kaynak olarak gösterilmiştir. Esbâb-ı nüzûl konusunda yazılan eserlerin tefsirlerden farklı bir yönü olduğuna işaret eden Schwally, esbâb-ı nüzûlün sadece vahyin iniş sebeplerine işaret et-tiğini söylemektedir ki bu durum (religionsgeschichtlich) dini ve (literargeschichtlich) ve literal tarih açısından tefsirin önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Müslümanların bu konunun öneminin farkında olmadıklarını iddia eden yazar, bu konuda yazılan eserlerin azlığını söz konusu iddiasına gerekçe olarak göstermektedir.[73] Geschichte des Qorâns’ın esbâb-ı nüzûl kaynakları arasında özellikle iki tanesi ön plana çıkmaktadır ki bunlardan birisi Ebü’l-Hasan Alî b. Ahmed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî’nin (ö. 468/1076) Esbâbü’n-nüzûl (Leiden Kütüphanesi, nr. 621; Kahire: 1316/1899)[74] adlı eseridir. Esbâb-ı nüzûlü bilmeyi tefsirin esası kabul eden Vâhıdî, kendi zamanında yaygın olan yalana karşılık, rivâyetlere dayalı, gerçek bilgiye ulaştıran çalışmaları canlandırmayı hedeflemektedir. Onun kaynakları, yazara göre, biyografik eserler, tefsir ve hadis kitaplarıdır.[75]

Geschichte des Qorâns’ın esbâb-ı nüzûl kaynaklarından birisi de Süyûtî’nin Celâleyn adlı tefsirinin kenarında neşredilen (Kahire: 1301/1884) Lübâbü’n-nükûl fî esbâbü’n-nüzûl[76] adlı eseridir. Schwally’e göre, Süyûtî, bu kitabında Vâhıdî’ye dayanmaktadır. Söz konusu kitabın önemli özelliklere sahip olduğunu söyleyen yazar, Süyûtî’nin Vâhidî’de yer alan ve konu ile ilgili olmayan yerleri hazfettiğini söylemektedir. Süyûtî, özellikle de hadis ve tefsir olmak üzere yeni kaynaklardan faydalanmıştır.[77]

Nâsih ve mensûh, esbâb-ı nüzûl gibi Kur’ân ilimleri içerisinde ele alınan bir mesele olduğu gibi ayrıca müstakil olarak da ele alınan bir konudur. Geschichte des Qorâns’da nesh konusunda Vâhidî’nin Esbâbü’n-nüzûl adlı eserinin kenarında neşredilen Ebü’l-Kâsım Hibe-tullah b. Selâme b. Nasr b. Alî el-Bağdâdî’nin (ö. 410/1019) en-Nâsih ve’l-mensûh (Leiden Kütüphanesi, nr. 411; Berlin Kütüphanesi, nr. 397, 399; Kahire: 1316/1899),[78] Ebû Mansûr Abdülkâhir b. Tâhir b. Muhammed et-Temîmî el-Bağdâdî’nin (ö. 429)[79] aynı isimli eseri (Berlin Kütüphanesi, nr. 555), Süyûtî’nin en-Nâsih ve’l-mensûh[80] ve Ebû Muhammed Ali b. Ahmed b. Saîd b. Hazm’ın (ö.456/1064) Celâleyn tefsiri kenarında yayınlanan (Kahire: 1311/1894) Risâle fî’n-nâsihi ve’l-mensûh adlı eserlerine kaynak olarak yer verilmiştir.[81]

Geschichte des Qorâns’da tefsir mukaddimelerinin kaynak olarak ayrı bir yere sahip oldukları görülmektedir ki söz konusu mukaddimelerin başında da hiç şüphesiz Mebânî adlı eser gelmektedir. Süyûtî’nin el-İtkân’ı da ulûmu’l-Kur’ân kaynakları arasında kitap için son derece önemli bir referans olarak yerini almaktadır. Geschichte des Qorâns’da kullanılan kri-tik metodunda gerek Mebânî adlı eserin ve gerekse Süyûtî’nin etkisini zaman zaman görmek mümkündür. Şunu da hemen belirtelim ki Mebânî adlı mukaddimenin yer aldığı tefsire Geschichte des Qorâns’da yer verilmediği gibi Ebû Abdillâh Bedrüddîn Muhammed b. Bahâdır ez-Zerkeşî’nin (ö. 794/1392) adı ikincil kaynaklardan nakledilmek suretiyle geçmek-tedir. Dolayısıyla onun el-Burhân fî ulûmi’l-Kur’ân adlı eserinden faydalanılmadığı görülmektedir. Schwally, kitabın ikinci cildinin ek kısmında “Die Einleitung in den Qorân” (Kur’ân’a Giriş) başlığı altında bazı kitaplar hakkında bilgiler verdiği gibi, “Besondere Werke Über die Veranlassung der Offenbarungen” (Vahiylerin Nüzûl Sebebi Hakkında Müstakil Çalışmalar) başlığı altında da esbâb-ı nüzûl ve ilgili kitaplar hakkında bilgiler sunmakta ve bir literatür değerlendirmesi yapmaktadır.[82]

4. Kırâat ve Resmü’l-Mushaf Kaynakları

Kırâat ve resmü’l-mushaf meselesi, Kur’ân tarihi açısından iki önemli konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur’ân tilâvetinde kırâat, yazı olarak kayda geçirilmesinde ise resmü’l-mushaf veya diğer bir ifade ile kitâbet ve imlâ son derece büyük bir önem arzetmektedir. Her ikisi de Kur’ân’ın nesilden nesile aktarılmasında büyük bir paya sahiptirler ki bugün de uygulanmakta olan ve takip edilen iki yöntem olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Burada şunu da hemen belirtelim ki Geschichte des Qorâns’ın üçüncü cildinin ana konusu resmü’l-mushaf kıraâtlerdir. Kırâat literatürü hakkında da bir hayli malumatın da verildiği Geschichte des Qorâns’da kitaba katkıda bulunan ve aynı zamanda çalışmalarını Kur’ân ve kırâatler üzerine yoğunlaştıran Bergsträßer ve Pretzl’in vermiş oldukları tamamlayıcı bilgiler gözden kaçmamaktadır. Bu bağlamda kitabın kırâat kaynakları yukarıda adlarını vermeye çalıştığımız tefsir kitapları başta olmak üzere kırâat ve diğer bazı konularda yazılan eserler olmuştur.

Doğuşundan günümüze kadar kırâatler konusunda pek çok eser te’lif edilmiştir. Kırâat kaynakları, başta kurrânın hayatlarına yer veren biyografik eserler başta olmak üzere yedi, on ve on dört kıraât hakkında yazılan eserler ve diğer çalışmalardır. Geschichte des Qorâns’ın kırâat kaynaklarının başında bazı kitapları Pretzl tarafından neşredilen Ebû Amr Osmân b. Saîd b. Osmân ed-Dânî’nin (ö. 444/1053) ismi ön plana çıkmaktadır. Dânî’nin yedi kırâat hakkındaki et-Teysîr fî’l-kırââti’s-seb‘[83] (Berlin Kütüphanesi, nr. 378, 379, 381, 386; nşr. Otto Pretzl, İstanbul: Matbaatü’d-devle, 1930),[84] âyetlerin sayısı ve benzer konuları işleyen el-Beyân fî addî âyi’l-Kur’ân[85] (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Halis Efendi, nr. 22), kırâatler hakkındaki en kapsamlı çalışma kabul edilen Câmi‘u’l-beyân fî’l-kırââti’s-seb‘[86] (Nuruosmaniye Kütüphanesi, nr. 62) ve mushaf imlâsı hakkındaki el-Mukni‘ fî ma‘rifeti resmi mesâhifi’l-emsâr[87] (Berlin Kütüphanesi, nr. 376; Leiden Kütüphanesi, nr. 527; nşr. Otto Pretzl, İstanbul: Matbaatü’d-devle, 1932) adlı eserleri Geschichte des Qorâns’ın başta gelen kırâat kaynaklarıdır.

Pretzl tarafından Dânî’nin Mukni‘ adlı eseri ile birlikte neşredilen Kitâbu’n-nakt[88] ile Ebü’l-Fazl Abdurrahmân b. Ahmed b. el-Hasen b. Bündâr er-Râzî’nin (ö. 454/1062) Fransız şarkiyatçı Antoine Isaac Silvestre de Sacy (ö. 1838) tarafından neşredilen “Fî’l-lahni’l-hafî”, Notices et Extraits des Manuscrits de la Bibliothèque Impériale, 9 (1813):10-58, adlı eser de kitapta adı geçen diğer kaynaklardır.[89] Yukarıda adı geçen Ebû Ubeyd’in Fezâilü’l-Kur’ân adlı eserindeki Hz. Osman döneminde farklı şehirlere gönderilen mushaflar arasındaki fark-lara işâret eden kısım da kırâat ve resm konularında en çok referans gösterilen bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. [90]

Ebû Abdillâh el-Hüseyn b. Ahmed b. Hâleveyh’in (ö. 370/980) şâz kırâatleri konu edinen ve Bergsträßer tarafından neşredilen Muhtasar fî şevâzzi’l-Kur’ân min Kitâbi’l-Bedî‘ (Mısır: Matbaatu’r-rahmâniyye, 1934)[91] adlı eseri ve yine Bergsträßer tarafından bir kısmı Latinize edilerek Nichtkanonische Koranlesarten im Muhtasab des Ibn Ginnî (Münih: der Bayerischen Akademie der Wissenschaften, 1933) adıyla yayınlanan Ebü’l-Feth Osmân b. Cinnî’nin (ö. 392/1002) el-Muhteseb fî tebyîni vücûhi şevâzzi’l-kırâât ve’l-îzâh anhâ[92] (Ragıp Paşa Kütüphanesi, nr. 13; Münih: 1933) Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında yer aldıkları gibi Ebû Alî Hasen b. Ahmed b. Abdilgaffâr el-Fârisî’nin (ö. 377/987) hocası Ebû Bekr Ahmed b. Mûsâ b. el-Abbâs b. Mücâhid’in[93] (Kitâbü’s-seb‘a) es-Seb‘a fî menâzili’l-kurrâ adlı kitabını esas alarak yazdığı el-Hücce li’l-kurrâi’s-seb‘a adlı eseri de kitapta adı geçen kaynaklar arasında sayabiliriz.[94]

Ebû Muhammed Mekkî b. Ebî Tâlib Hammûş b. Muhammed el-Kaysî’nin (ö. 437/-1045) çalışmaları da Geschichte des Qorâns’da kırâat kaynakları olarak önemli bir yere sahip-tir. El-Keşf an vücûhi’l-kırââti’s-seb‘) ve ilelihâ ve hucecihâ (Berlin Kütüphanesi, nr. 578, Escorial Kütüphanesi, nr. 1325) adlı eseri bu çalışmaların başında gelmektedir.[95] Mekkî’nin, Berlin Kütüphanesi, 578 numarada Keşf’ adlı eserinin sonunda yer alan el-İbâne an meâni’l-kırâât[96] adlı çalışması ve et-Tebsıra fî’l-kırââti’s-seb‘[97] (Nuruosmaniye Kütüphanesi, nr. 55) adlı eseri de kitabın önemli kaynakları olarak karşımıza çıkmaktadırlar. El-Mûdih fi’t-tecvîd (Berlin Kütüphanesi, nr. 391)[98] adlı eser de kitabın diğer bir kaynağıdır.

Geschichte des Qorâns’da adı geçen önemli kırâat kaynakları arasında Ebû Muhammed Kâsım b. Fîrruh b. Halef eş-Şâtıbî’nin (ö. 590/1194) Mecmûa fî’l-kıraât adlı çalışma içerisinde (Kahire: 1329/1911) neşredilen ve Dânî’nin resmü’l-mushaf konusunda kaleme aldığı Mukni‘ adlı eserinin manzum şekli olan Akîletü etrâbi’l-kasâid fî esne’l-makâsıd (er-Râiyye)[99] ile yine Dânî’nin yedi kırâatle ilgili et-Teysîr fî’l-kırââti’s-seb‘ adlı eserinin man-zum şekli olan Hırzü’l-emânî ve vechü’t-tehânî diğer adıyla eş-Şâtıbiyye adlı eserlerini saymamız mümkündür.[100] Akîle ve Hırzü’l-emânî üzerine pek çok şerh yazılmıştır ki söz konusu şerhlerden bazıları Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında yer almaktadır. Ebü’l-Kâsım Şihâbüddîn Abdurrahmân b. İsmâîl b. İbrâhîm Ebû Şâme el-Makdisî’nin (ö. 665/1267) İbrâzü’l-meânî min Hırzi’l-emânî fî’l-kırââti’s-seb‘ adlı Şâtıbiyye şerhi[101] (Kahire: 1349/1931), Ebü’l-Hasen Alemüddîn Alî b. Muhammed b. Abdissamed es-Sehâvî’nin (ö. 643/1245) el-Vesile ilâ keşfi’l-Akîle[102] ve Bürhânüddîn Ebû İshâk İbrâhîm b. Ömer b. İbrâhîm b. Halîl el-Ca‘berî’nin (ö. 732/1332) Kenzü’l-meânî fî şerhi Hırzi’l-emânî (Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih nr. 52) adlı şerhleri kitabın kaynakları arasında kabul edilebilir.[103] Ebû Alî Hasen b. Alî b. İbrâhîm b. Yezdâd el-Ahvâzî’nin (ö. 446/1054) el-İknâ‘ (Zâhiriye Kütüphanesi, nr. 54),[104] Abdurrahmân es-Safrâvî’ye (ö. 636/1238) ait et-Takrîb ve’l-beyân fî şevâzzi’l-Kur’ân (Berlin Kütüphanesi, nr. 613)[105] adlı eserler de kitabın kaynakları arasında olup, Ebü’l-Bekâ el-Ukberî’nin İ’râbü’l-kırâât eş-şâzze adlı eserine de şâz kırâatler hakkındaki literatür bağlamında kitapta yer verilmektedir. [106]

Mushaflar arasındaki farklara da işaret eden Ebû Bekr Abdullah b. Ebî Dâvûd Süley-mân b. Eş’as es-Sicistânî’nin (ö. 316/929) Kitâbü’l-Mesâhif’ adlı eseri Geschichte des Qo-râns’da adına rastlayabileceğimiz diğer bir kaynaktır.[107] Pretzl, Zâhirîye Kütüphanesi, 407 nr. daki nüshaya işaret etmekte ve bu nüshasının fotokopisinin Bavyera İlimler Akademisinde bulunduğunu ayrıca belirtmektedir. Kitâbü’l-mesâhif, Arthur Jeffry tarafından 1355/1936 yılında Kahire’de neşredilmiştir.[108] Ebû Abdillâh Muhammed b. Tayfûr es-Secâvendî’nin (ö. 560/1165) vakf konusunu işleyen Kitâbü’l-vakf ve’l-ibtidâ (Avustruya Milli Kütüphanesi, nr. 717)[109] ile Alî en-Nûrî Safâkusî’nin (ö. 1118/1707) Ebü’l-Bekâ Nûrüddîn Alî b. Osman b. Muhammed el-Uzrî İbnü’l-Kâsıh’ın (ö. 801/1399) Sirâcü’l-kârii’l-mübtedî ve tezkârü’l-mukrii’l-müntehî adlı Şâtıbî’nin Ḥırzü’l-emânî (Şâtıbiyye) şerhinin kenarında neşredilen yedi kırâatle alakalı Gaysü’n-nef‘ fi’l-kırââti’s-seb‘ (Kahire: 1293/1876, 1304/1887, 1321/1903) adlı eseri kitapta adı geçen kaynaklardır.[110]

Kırâat konusunda son derece kıymetli eserlere imza atan Ebü’l-Hayr Şemsüddîn Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Alî b. Yûsuf el-Cezerî’nin (ö. 833/1429) en-Neşr fi’l-kırââti’l-aşr adlı eseri Geschichte des Qorâns’ın temel kaynaklarından birisidir. Neşr, ilk defa Muhammed Duhman tarafından iki cilt halinde (Dımaşk: 1345/1926) neşredilmiştir. Kitapta, Neşr’in Berlin Kütüphanesi, 159, 657 nr. larda kayıtlı nüshaları ile Duhmân tarafından baskısı gerçekleştirilen nüsha kaynak olarak gösterilmektedir.[111] Bergsträßer’in yayınlamaya başlayıp Pretzl’in neşrini tamamladığı İbnü’l-Cezerî’nin Gâyetü’n-nihâye fî taba-kâti’l-kurrâ, (Berlin Kütüphanesi, nr. 55; Mısır: Matbaatü’s-saâde, 1933-1935, I-II,) adlı kurrâ ve hafızların hayatını anlatan biyografik çalışması da Geschichte des Qorâns’ın başta gelen kaynaklarından birisidir.[112] İbnü’l-Cezerî’nin bir diğer eseri olan Müncidü’l-mükriîn ve mürşidü’t-tâlibîn de (Ragıp Paşa Kütüphanesi, nr. 14; Kahire: 1350/1932) kitabın diğer bir kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır.[113] Ebû Abdullah Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed b. Osman ez-Zehebî’nin (ö. 748/1347) Ma‘rifetü’l-kurrâi’l-kibâr ala’t-tabakâti ve’l-a‘sâr[114] (Berlin Kü-tüphanesi, nr. 9943 ve diğer yazmalar) adlı biyografik çalışması da kitapta başvurulan önemli kaynaklardan birisidir.[115] Yazarımızın kaynak olarak gösterdiği ve yedi kurrâ hakkında yazılan çalışmalardan birisi de Abdülvehhâb b. Vehbân el-Mizzî el-Hanefî’nin (ö. 768/1367) kaleme aldığı Ehâsinü’l-ahbâr fî mehâsini’s-seb‘ati’l-ahyâr adlı eserdir.[116]

Ebû Muhammed Abdullah b. Muhammed Yûsuf Efendizâde’nin (ö.1167/1754) Zübdetü’l-irfân’ın kenarında neşredilen (İstanbul: 1312/1895) el-Îtilâf fî vücûhi’l-hilâf,[117] Hâmid b. Abdülfettâh el-Paluvî’nin (ö. 1252/1836) Zübdetü’l-irfân (İstanbul: 1312)[118] ve Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed b. Ebî Bekr Kastallânî’ye (ö. 923/1517) ait Letâifu’l-işârât li funûni’l-kırâât (Süleymaniye Kütüphanesi, Fâtih 32, n. 33; Zâhiriye Kütüphanesi, kırâat, nr. 6; Kahire, Kavala, kırâat, 1) adlı eserler de Geschichte des Qorâns’ın diğer kaynakları arasında yer almaktadırlar.[119] Ebû Yahyâ Zekeriyyâ el-Ensârî’nin el-Maksıd li talhîsi ma fi’l-Mürşid fi’l-vakf ve’l-ibtidâ[120] (Bulak: 1281/1865), Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed b. Abdilganî ed-Dimyâtî el-Bennâ’ya ait (ö. 1117/1705) İthâfü fuzalâi’l-beşer fî’l-kırââti’l-erbaate aşer[121] (Kahire: 1317/1900) adlı eser de kitabın kaynakları arasındadır. Kitapta adı geçen diğer bir kaynak da Muhammed b. Ca‘fer el-Huzâiî’ye (ö. 408/1018) ait olan el-Münteha adlı eserdir. Referans gösterilen nüsha ise Kahire, Teymur Paşa Kütüphanesi, 434 nr. da kayıtlı olan nüshadır.[122]

Kırâatler ve resmü’l-mushaf konusunda gerek matbu ve gerekse kitabın yazıldığı dönemlerde kütüphanelerde henüz yazma halinde bulunan pek çok kaynağa yer verildiği görülmektedir ki söz konusu kaynaklardan bazıları kitabın tamamlanmasına katkıda bulunan Bergsträßer ve Prtezl tarafından neşredilmişlerdir. Ayrıca yazarların kendi birikimlerini kitaba yansıttıkları, gerek neşir ve gerekse te’lif olarak yaptıkları çalışmalara kitapta referans olarak yer verdikleri de gözlemlenmektedir. Ayrıca kitapta kırâatler, resmü’l-mushaf ve diğer bazı konularda geniş bir literatür çalışmasına yer verildiği, kayda değer bazı tahlil ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmektedir. Sonuç olarak ilk dönemlerden modern zamana kadar pek çok kaynağa yer verilmiş olup bazıları hakkında da önemli analizlerde bulunulmuştur.

5. Hadis Kaynakları

Bilindiği üzere hadislerin Kur’ân tefsirinde son derece önemli bir yeri vardır. İslâm’ın ikinci temel kaynağı olarak hadisler gerek tarihî anlamda ve gerekse Kur’ân’ın anlaşılması ve yorumlanmasında bizlere önemli bilgiler sunmaktadırlar. Bu çerçevede hadis kaynaklarının Geschichte des Qorâns’da önemli bir yere sahip oldukları görülmektedir. Kitabın hadis kaynaklarının başında öncelikle kütüb-i sitte olmak üzere Ebû Abdillâh Mâlik b. Enes’in (ö. 179/-795) Muvatta (Hindistan: 1216/1802) adlı eseri gelmektedir.[123] Nöldeke’nin de ifadesiyle Muvatta, ilmü’l-hadîs hakkında bizlere ulaşan en eski kaynaktır.[124] Muvatta, Zürkânî şerhi[125] ile birlikte (Mısır: 1280/1864) yayınlanmıştır. Nöldeke, Muvatta’nın daha çok fıkıh içerikli olduğunu, kendisi için çok az ama önemli notlar içerdiğini belirtmektedir.[126]

Nöldeke, Hz. Peygamber ve Kur’ân hakkındaki en meşhur çalışmanın Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm el-Cu‘fî el-Buhârî’nin el-Câmi‘u’s-sahîh adlı eseri olduğunu söylemektedir. Hz. Peygamber’in hayatı hakkında özellikle de “Kitâbü’l-meğâzî”nin önemine vurgu yapan yazar, başta “Bed’ü’l-vahy” olmak üzere “Fezâilü’l-Kur’ân”, “Tefsîr” ve “Fezâilü’s-sahâbe” gibi bazı bölümleri referans göstermektedir. Geschichte des Qorâns’ın ikinci baskısında Buhârî’nin (Kahire: Halebî, 1309/1892) baskısı ile on cilt olarak basılan Kastallânî’nin İrşâdü’s-sârî lişerhi Sahîhi’l-Buhârî adlı şerhi ile birlikte neşredilen (Kahire: 1303/1886) baskı referans gösterilmektedir.[127]

Hadis kaynakları arasında Geschichte des Qorâns’da sıkça atıfta bulunulan diğer bir eser de Ebû’l-Hüseyn Müslim b. el-Haccâc b. Müslim el-Kuşeyrî en-Nisâbûrî’nin (ö. 261/-875) kanonik hadis mecmûası el-Câmi‘u’s-sahîh’tir. Müslim’deki tefsirle ilgili bölümü yetersiz bulan ve bunu yarım kalmış bir girişim olarak değerlendiren Schwally, kapsamlı bir şekilde te’lif edilen kitâbın mukaddimesinden ise övgüyle bahsetmektedir. Kastallânî’nin Buhârî şerhi (Mısır: 1303/1886) kenarında on cilt olarak neşredilen baskı, kitapta kaynak olarak gösterilen nüshaların başında gelmektedir.[128] Kitabın birinci baskısında 1265/1849 yılında gerçekleştirilen Kalküta baskısı da referans olarak gösterilmektedir.

Geschichte des Qorâns’ın bir diğer hadis kaynağı da Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ b. Sevre et-Tirmizî (ö. 279/892)’nin el-Cami‘u’s-sahîh (Delhi: 1844; 1315/1898) adlı hadis kitabıdır. Tirmizî’nin çalışması geniş bir Kur’ân tefsiri barındırmasının yanında meğâzî ve bazı tarihî konulara da yer vermesi bakımından önemlidir.[129] Tirmizi’nin eş-Şemâilü’n-nebeviyye (Kalküta: 1262/1846 ) adlı eseri de kitapta adı geçen bir diğer kaynaktır.[130] Sünen türü kitapların ibadet konularıyla ilgili hadislere büyük önem verdiklerini söyleyen yazar, bunların başında da Ebû Dâvûd Süleymân b. Eş’as b. İshâk es-Sicistânî el-Ezdî (ö. 275/889),[131] Ebû Abdillâh Muhammed b. Yezîd Mâce el-Kazvînî (ö. 273/887)[132] ve Ebû Abdirrahmân Ahmed b. Şuayb b. Alî en-Nesâî’nin (ö. 303/915) derlemiş oldukları sünenler (Delhi: 1850) geldiğini belirtmektedir.[133] Nesâî’nin derlemiş olduğu büyük hadis çalışmasının kendi zamanına kadar kayıp olduğunu ifade eden müellif, onun el-Mücteba isimli muhtasar eserinin ise son derece yaygın ve bilinen bir eser olduğunu söylemektedir.[134]

Geschichte des Qorâns’ın hadis kaynaklarından birisi de Mişkâtü’l-mesâbîh (Delhi: 1268/1852) adlı eserdir. Mişkât, Begavî’nin Mesâbîhu’s-sünne adlı eseri üzerine yapılan bir çalışma olup el-Hatîb et-Tebrîzî’ye (ö. 741/1340) aittir.[135] Tebrîzî, Mişkât’ta adı geçen râvilerin biyografilerine yer verdiği el-İkmâl fî esmâi’r-ricâl adlı bir eser de kaleme almıştır. Schwally, bu eserin adını Ma‘âl fî esmâ al-rigâl olarak vermektedir ki kitabın adı biraz önce zikrettiğimiz şekildedir. Ayrıca o, her ne kadar bu eserin Mişkât’ın Hindistan (Delhî: 1300/-1883) baskısı ile beraber olduğunu söylese de kitapta sadece eser hakkında bilgi verilmektedir.[136]

Geschichte des Qorâns’ın tamamlanmasına katkıda bulunan yazarlar, yukarıda zikrettiğimiz kaynaklara ek olarak zaman içerisinde ulaşabildikleri ve yeni yayınlanan kaynaklardan istifade etmişlerdir. Bu kaynaklardan birisi de Alî b. Hüsâmiddîn b. Abdilmelik b. Kadîhân el-Müttakî el-Hindî’nin (ö. 975/1567) 957/1550 yılında te’lif etmiş olduğu Kenzü’l-ummâl fî süneni’l-akvâl ve’l-ef’âl (Haydarad: 1312-1314/1895-1896) adlı hadis kitabıdır. Kitapta Kenzü’l-ummâl’ın sıkça atıf yapılan bölümü ise kıraâtlerle ilgili olan bölümdür.[137]

Yukarıda adlarını vermeye çalıştığımız referanslar kadar olmasa da Geschichte des Qorâns’da zikredilen diğer hadis kaynakları olarak, Ahmed b. Hanbel’in altı cilt olarak neşredilen önemli hadis kitabı Müsned’i[138] (Kahire: 1896) ve Kastallânî’nin İrşâdü’s-sârî[139] adlı Buhârî şerhini sayabiliriz. Seyyid Şerîf Cürcânî’ye ait olan ve Tirmizî’nin Sahîh adlı eserinin baş tarafında neşredilen ed-Dîbâcü’l-müzheb (Delhi: 1266/1850),[140] Süyûtî’nin Tedrîbü’r-râvî (Kahire: 1307/1890)[141] ve Goldziher’den (ö. 1921) nakilde bulunarak adına yer verdiği el-le’âli’l-masnûa fî’l-ehâdisi’l-mevzûa (Kahire: 1317/1900)[142] adlı eseri de nâdiren de olsa adlarına Geschichte des Qorâns’da rastladığımız diğer kaynaklardır.

Burada da görüldüğü üzere, Geschichte des Qorâns’da hadis kaynakları olarak temel kaynaklara yer verildiği gibi söz konusu kaynakların da yeterli derecede kullanıldıkları görülmektedir. Kitabın yazılış süreci içerisinde neşredilen yeni çalışmalara da kitabın tamamlanmasına katkıda bulunan yazarlar tarafından yer verilmiştir. Ayrıca kitabın ikinci cildinin ek kısmını yazan Schwally tarafından da hadis konusunda bazı bilgiler verildiği gibi hadis literatürü hakkında da detaylı bilgiler sunulmaktadır. Şunu da hemen belirtelim ki kitabın tamamlanmasına katkıda bulunan Schwally, Kur’ân müfessiri olarak İbn Abbâs’a yöneltilen bazı suçlamalar hakkında son derece önemli bir tahlil ve değerlendirmede bulunmakta, ona yöneltilen suçlamalara olumlu yönde bir açıklık getirmeye çalışmaktadır.

6. Siyer ve Tarih Kaynakları

Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında siyer ve tarih eserlerinin önemli bir yer teşkil ettikleri görülmektedir. Megâzî konusunu ele alan ilk dönem siyer kaynakları arasında Hz. Osman’ın oğlu Ebân (ö. 105/723), Urve b. Zübeyr (ö. 94/713), Şurahbil b. Sa‘d (ö. 123/740) ve Mûsâ b. Ukbe (ö. 141/758)’nin isimlerini saymak mümkündür. Bu dönemde kaleme alınan kitaplardan sadece Mûsâ b. Ukbe’ye ait küçük bir bölüm hariç diğerleri kaybolmuştur. Mûsâ b. Ukbe’ye ait olan eserden günümüze ulaşan kısım, Eduard Sachau (ö. 1930 ) tarafından “Das Berliner Fragment des Mûsâ Ibn Uqba, Ein Beitrag zur Kenntniss der Ältesten Arabischen Geschichtslitteratur”, Sitzungsberichte der Königlich Preussischen Akademie der Wissenschaften, (Berlin: Verlag der Königlich Akademie der Wissenschaften, 1904): 445-470, (Mûsâ b. Ukbe’ye Ait Berlin Fragmanı, En Eski Arapça Tarih Literatürünü Tanımaya Bir Katkı ) adıyla neşredilmiştir.[143]

Siyer konusunda en eski kaynaklardan birisi Abbasîlerin ikinci halifesi Ebû Ca‘fer el-Mansûr’ûn (ö. 158/775) saray kâtibi Muhammed b. İshâk b. Yesâr’ın Kitâbü’l-Meğâzî adlı eseridir. Yarıdan fazlası megâzî konularına ayrılan bu eser, Kitâbü’s-Sîre olarak da isimlendirilmekle birlikte çoğunlukla Kitâbü’l-meğâzî olarak adlandırılmaktadır.[144] Nöldeke’nin ölmeden önce görmek istediği iki kitaptan birisi olan Kitâbü’l-Meğâzî, Abdülmelik b. Hişâm’ın (ö. 218/833) es-Sîretü’n-nebeviyye adlı eseriyle günümüze kadar ulaşmıştır.[145] İlk baskısı 1259/1843 yılında Kahire’de gerçekleştirilen İbn Hişâm’ın söz konusu çalışması ayrıca Ferdinand Wüstenfeld (ö. 1899) tarafından (Göttingen: Dieterische Universitäts-Buchhandlung, 1858-1860) neşredilmiştir. Yazarın atıfta bulunduğu baskı Ferdinand Wüstenfeld’in gerçekleştirmiş olduğu baskıdır.[146]

İbn Hişâm, İbn İshâk’ın eserinde mevcut olan özellikle de pek çok şiiri çıkarttığı gibi[147] bazı yerlerde ihtisara gitmiş kimi yerde de bir hayli eklemelerde bulunmuştur. İbn İshâk’ın eserinin önemi sadece ilk dönemlere ait olmasından dolayı değil aynı zamanda pek çok haberi de nakletmesinden kaynaklanmaktadır. Son derece önemli tarihi bir vesika olan Medine Vesikası’nı tam metni ile aktarması da kitaba ayrı bir önem kazandırmaktadır. Ebü’l-Kâsım Abdurrahmân b. Abdillâh b. Ahmed el-Has’amî es-Süheylî’nin (ö. 581/1185) İbn Hişâm’ın eseri üzerine kaleme aldığı Ravzü’l-ünüf fî şerhi’s-Sîreti’n-nebeviyye li’bni Hişâm adlı şerh de Geschichte des Qorâns’da kaynak olarak gösterilmektedir.[148]

Geschichte des Qorâns’ın diğer bir önemli kaynağı da günümüze kadar ulaşan ve en eski siyer kaynaklarından birisi olan Ebû Abdillâh Muhammed b. Ömer b. Vâkıd el-Vâkıdî el-Eslemî el-Medenî’nin Kitâbül-meğâzî adlı eseridir.[149] Sadece megâzî konusuna hasredilen kitabın baştan üçte birlik kısmını Alfred von Kremer (ö. 1889) 1856 yılında Kalküta’da (History of Mohammed’s Campaigns) neşretmiş ayrıca Londra’da bulunan iki yazma nüshası esas alınarak Kitâbül-megâzî, Muhammed in Madina, Das ist Vakidi’s Kitab al-Maghazi (Berlin: Reimer, 1882) adıyla da Julius Wellhausen (ö. 1918) tarafından Almancaya tercüme edilerek yayınlanmıştır. Wellhausen’in çalışması da özet bir çalışma olup kitabın ancak üçte birini kapsamaktadır. Geschichte des Qorâns’da bu iki çalışma kaynak olarak gösterilmektedir.[150]

Siyer kaynakları arasında Vâkıdî’nin öğrencisi ve kâtibi Ebû Abdillâh Muhammed b. Sa‘d’ın (ö. 230/845) Kitâbü’t-Tabakâti’l-kebîr’i Geschichte des Qorâns’ın temel kaynakları arasında yer almaktadır.[151] İbn Sa‘d’ın kaynağı biraz önce de belirttiğimiz üzere hocası Vâkıdî’dir. Schwally, Tabâkât’ın yazma nüshası ile birlikte aslında İbn Sa‘d’ın müstakil olarak te’lif etmediği Hz. Peygamber’in sîreti hakkındaki çalışmasının nakledildiğini söyle-mektedir. Bu çalışmasının adı Ebü’l-Ferec Muhammed b. Ebî Ya‘kûb b. İshâk b. Muhammed b. İshâk en-Nedîm’in (ö. 385/995) el-Fihrist’inde Ahbârü’n-nebî olarak geçmektedir ki Londra’daki yazma nüshanın sonunda yer alan النبي خبر آخر bilgi ile uyuşmaktadır. Ancak bu çalışma çoğunlukla Sîre olarak isimlendirilmektedir. Tabakât, Eduard Sachau’nun editörlüğünde (Leiden: Brill, 1905-1940) neşredilmiştir. Schwally’nin de katkıları ile gerçekleştirilen Tabakât’ın baskısında Hz. Peygamber’in hayatı ile ilgili olan kısım birinci cilt birinci cüzde 161 sayfa, birinci cilt ikinci cüzde 186 sayfa, ikinci cilt birinci cüzde 137 sayfa, ikinci cilt ikinci cüzde 98 sayfadan oluşmaktadır. Burada şunu da hemen ifade edelim ki söz konusu eserin ikinci cildinin tahkiki Schwally tarafından gerçekleştirilmiştir. Kitâbü’t-Tabakâti’l-kebîr, Ibn Saad Biographien Muhammeds…, (Leiden: Brill, 1330/-1912)[152] Ayrıca Sachau’nun Tabakât için yazmış olduğu önsöze de Geschichte des Qorâns’da kimi zaman kaynak olarak yer verildiği görülmektedir.[153] Gerek kitabın birinci baskısında (s. 185) ve gerekse zaman zaman ikinci baskısında Tabakât’ın Gotha Kütüphanesi, 410 numarada kayıtlı nüshası da referans olarak gösterilmektedir.

Geschichte des Qorâns’da Hz. Peygamber’in hayatını konu edinen eserler bağlamında referans gösterilen en eski kaynaklardan birisi de Ebû Muhammed Abdullâh b. Müslim b. Kuteybe ed-Dîneverî’nin (ö. 276/889) el-Maârif adlı eseridir.[154] Kitap, ilk defa Wüstenfeld tara-fından Kitâbü’l-maârif -Ibn Coteiba’s Handbuch der Geschichte- (Göttingen: Vandenhocck und Ruprecht, 1850) adıyla neşredilmiştir. Diğer bir baskısı ise Mısır’da (1300/1883) gerçekleştirilmiştir. Yazar, Hz. Peygamber’in hayatını ele alan kısmın son derece kısa oldu-ğunu ve bu konuda bizlere çok da yardımcı olmadığını, ancak sahâbe için ayrılan bölümlerin bazı değerlendirmeler içermesinden dolayı daha değerli olduklarını ifade etmektedir.[155]

Ebü’l-Velîd Muhammed b. Abdillâh b. Ahmed b. Muhammed el-Ezrakî’nin (ö. 250/864) büyük bir kısmını dedesinden (ö. 219/222) rivâyet ettiği Mekke tarihi hakkındaki Ahbâru Mekke, (nşr. Ferdinand Wüstenfeld, Leipzig: Brockhaus, 1858) adlı eser de Geschich-te des Qorâns’ın önemli kaynakları arasında yer almaktadır.[156] Ebü’l-Hasen Ahmed b. Yahyâ b. Câbir b. Dâvûd el-Belâzürî’nin (ö. 279/892-93) Hz. Peygamber zamanından hicrî III. yüzyıla kadar ilk fetihleri bölge ve şehir esasına göre anlatan Fütûhu’l-büldân adlı eseri de kitabın kaynakları arasında olup referans gösterilen baskılar ise Michael Jan de Goeje’nin (ö. 1909) gerçekleştirdiği baskı (Leiden: Brill, 1866) ile Kahire baskısıdır.[157]

Ya’kûbî olarak da bilinen Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ebî Ya‘kûb İshâk b. Ca‘fer b. Vehb b. Vâzıh el-Ya‘kûbî’nin (ö. 292/905’ten sonra) Târîhu’l-Ya‘kûbî adlı eseri, Schwally’nin ifadesiyle erken dönem tarih hakkında yazılmış tek Şiî eser olmasının yanında muhtasar nitelikte olmasına rağmen erken dönem kaynaklarına dayanmasından dolayı önemli bir çalışmadır.[158] Hz. Peygamber’in hayatı hakkında yeni bir şey sunmamakla birlikte erken dönem kaynaklarının yer vermediği sûrelerin listesine yer vermesinin yanında Hz. Peygamber’e isnâd edilen hutbeleri zikretmesi ayrıca önem arzetmektedir. Buna ilâveten ilk halifeler Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer (sayfa 152) ve Hz. Osmân (sayfa 196 vd.) dönemindeki mushaflar hakkında bilgiler sunmasının yanında ayrıca Hz. Ali’nin (sayfa 152-154) Kur’ân’ı derlemesi hakkında zikretmiş olduğu bilgiler kayda değer bilgilerdir. Geschichte des Qorâns’da kaynak olarak gösterilen baskı ise Max Theodorus Houtsma (ö. 1943) tarafından iki cilt halinde (Leiden: Brill, 1883) neşredilen nüshadır.[159]

Muhammed b. Cerîr et-Taberî’nin önemli eseri Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk adlı eserden Nöldeke, kendi zamanı için söyleyecek olursak kitap henüz tamamı yayınlanmadığından[160] dolayı Hz. Peygamber hakkında yazılan bölümü okuyamadığını ancak Farsça tercümesinden faydalandığını belirtmektedir.[161] Daha sonraki yıllarda Nöldeke, çok okumak istediği bu kitabın gerek bazı kısımlarının Almanca’ya tercümesine ve gerekse de Goeje’nin editörlüğünde gerçekleştirilen baskısına (Leiden: Brill, 1879-1901) ikinci cildini Jacob Barth ile birlikte yayına hazırlayarak neşrine katkıda bulunmuştur. Nöldeke, Farsça tercümesinin perişan bir tercüme olduğunu, senedlerin kaldırılıp bazı hikâyelerin kitaba eklendiğini ve tercüme hataları bulunduğunu ifade etmektedir. O, söz konusu tercümeyi Leiden Kütüphanesi, 1612 nr. da kayıtlı nüshadan okuduğunu söylemektedir.[162] Kitabın, Hermann Zotenberg (ö. 1894) tarafından dört cilt olarak gerçekleştirilen Fransızca tercümesi de Chronique de Abou Djafar Mo‘hammed ben Djarîr ben Yezid Tabari, Traduite sur la Version Persane d’Abou ‘Ali Mo‘hammed Bel‘ami (Paris: 1867-1874) Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasındadır.[163] Taberî’nin tarihinden Hz. Peygamber’in hayatı ile ilgili olan üçüncü cildin bizi ilgilendirdiğini söyleyen Schwally, Taberî’nin bu eseri hakkında kitapta (2: 139-142) detaylı bilgiler vermektedir.[164] Geschichte des Qorâns’ın diğer bir tarih kaynağı da Saîd b. Bıtrîk’ın (ö. 328/940) Et-Târihu’l-mecmû‘ ale’t-tahkîk ve’t-tasdîk -Eutychii Patriarchae Alexandrini Annales- I-II, (nşr. Luvîs Şeyho, Beyrut: Matbaatü’l-Âbâ el-Yesûiyyîn, 1906-1909) adlı eseridir.[165]

Ebü’l-Ferec Nûrüddîn Alî b. Burhâniddîn İbrâhîm b. Ahmed el-Halebî’nin (ö. 1044/1635) İnsânü’l-uyûn fî sîreti’l-emîni’l-me’mûn (es-Sîretü’l-Halebiyye)[166] (Kahire: 1280/1864) adlı eseri ile Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed b. Ebî Bekr el-Kastallânî’nin (ö. 923/1517) el-Mevâhibü’l-ledünniyye (Kahire: 1281/1865) adlı çalışması da Geschichte des Qorâns’ın diğer siyer kaynaklarıdır. Nöldeke, Mevâhib’in Türkçe tercümesinden özellikle de kitabın birinci baskısında daha çok faydalanmıştır.[167]

Diğer tarih kitaplarına gelince, Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında Ebü’l-Hasen Alî b. el-Hüseyn el-Mes’ûdî el-Hüzelî’nin (ö. 345/956) Mürûcü’z-zeheb ve meâdinü’l-cevher -Les Prairies D’or- adlı eserini sayabiliriz. Barbier de Meynard (ö. 1908) tarafından dokuz cilt halinde neşredilen (Paris: A L’Imprimerie Impériale, 1861-1877) baskı kitapta refe-rans gösterilen baskıdır.[168] Nöldeke, kitabın birinci baskısında Leiden Kütüphanesi, 537a ve 127 numaralarda kayıtlı mükemmel yazma nüshaları okuduğunu söylemektedir.[169] Ayrıca Mes’ûdî’nin de Goeje tarafından neşri gerçekleştirilen (Leiden: Brill, 1894) hem bir coğrafya kitabı hem de genel bir tarih olan et-Tenbîh ve’l-işrâf -Bibliotheca Geographorum Arabicorum, VIII- adlı eseri de kitabın diğer bir kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır.[170]

Ebû Nasr el-Mutahhar b. Tâhir el-Makdisî’nin (ö. 355/966’dan sonra) Clément Huart (ö. 1926) tarafından neşredilen (Paris: Ernest Leroux, 1899-1903) Kitâbü’l-bed’ ve’t-târîh, I-VI, -Le Livre de la Création et de l’Histoire d’Abou Zéid Ahmed ben Sahl al-Balkhī- Geschichte des Qorâns’da adı geçen bir diğer kaynaktır. Her ne kadar kitap Belhî’ye isnâd edilse de daha sonra Huart’ın üçüncü ciltte düzelttiği üzere Makdisî’ye aittir.[171]

Ebû Alî Ahmed b. Muhammed b. Ya‘kûb b. Miskeveyh el-Hâzin’in (ö. 421/1030) Tufân hadisesinden Aduddevle’nin vefâtına (372/983) kadar olan zaman içerisinde meydana gelen olayları anlatan Tecâribü’l-ümem ve teâkibü’l-himem adlı tarih çalışması Geschichte des Qorâns’da sadece bir defa adı geçen bir kaynak olarak karşımıza çıkmaktadır. Referans gösterilen baskı ise Henry Frederick Amedroz (ö. 1917) ve Samuel Margoliouth (ö. 1940) tarafından yedi ciltlik seri içerisinde The Eclipse of the Abbasid Caliphate adıyla da İngilizce tercümesi ile birlikte gerçekleştirilen (Oxford: Basil Blackwell, 1920-1921) baskıdır.[172]

Geschichte des Qorâns’ın diğer bir tarih kaynağı da Ebü’l-Hasen İzzüddîn Alî b. Muhammed b. Muhammed eş-Şeybânî el-Cezerî’nin (ö. 630/1233) el-Kâmil fî’t-târîh adlı eseridir.[173] Carl Johan Tornberg (ö. 1877) tarafından on dört cilt halinde Kitâbü’l-Kâmil fî’t-târîh -Ibn el-Athiri Chronicon Quod Perfectissimum İnscribitur- (Leiden: Brill, 1851-1871) adıyla neşredilen İbnü’l-Esîr’in o büyük eserinde Hz. Peygamber’in hayatıyla ilgili kısım, Schwally’nin de belirttiği üzere az bir yer tutmaktadır.[174] Kâdî Hüseyin b. Muhammed el-Hasen ed-Diyârbekrî’nin (ö. 990/1582) 1283/1867 yılında Kahire’de neşredilen Târîhu’l-hamîs fî ahvâli enfesi nefîs adlı eser de Geschichte des Qorâns’da özellikle sûrelerin tertibi konusunda yer verilen aynı zamanda sıkça kullanılan bir tarih kaynağıdır.[175] Kitabın Gotha Kütüphanesi, 279 numarada kayıtlı nüshası da referans gösterilmektedir.

Geschichte des Qorâns’ın diğer tarih kaynakları arasında: İbn Asâkir Ebü’l-Kâsım Alî b. el-Hasen b. Hibetillâh b. Abdillâh b. Hüseyn ed-Dımaşkî’nin (ö. 571/1176) et-Târihu’l-kebîr[176] (Dımaşk: 1329/1911), Ebü’l-Fidâ el-Melikü’l-Müeyyed İmâdüddîn İsmâîl b. Alî b. Mahmûd el-Eyyûbî’nin (ö. 732/1331) el-Muhtasar fî târîhi’l-beşer -Abulfedae Annales-[177] (I-V), (nşr. Johann Jacob Reiske, Hafniea/Kopenhag: Chr. Gottl., 1789-1794), Ebû Abdillâh Kutbüddîn Muhammed b. Ahmed b. Muhammed el-Mekkî en-Nehrevâlî’nin (ö. 990/1582) Kitâbu’l-i‘lâm bi a‘lâmi Beytillâhi’l-harâm -Die Chroniken der Stadt Mekka-, (nşr. Ferdinand Wüstenfeld, Leipzig: Brockhaus, 1857)[178] ve Ebü’l-Mehâsin Cemâlüddîn Yûsuf b. Tağrîberdî el-Atâbekî’nin (ö. 874/1470) en-Nücûmü’z-zâhire fî mülûki’l-Mısr ve’l-Kâhire -Abu’l-Maha-sin ibn Tagri Bardii, Annales- (ed. Theodor Gulliemus Johannes Juynboll, Leiden: Brill, 1857), -Diğer baskı William Popper (Berkeley/Leiden: 1909-1935)-[179] adlı eserini sayabiliriz.

Ebû Zeyd Veliyüddîn Abdurrahmân b. Muhammed b. Muhammed b. Hasen el-Hadramî et-Tûnisî İbn Haldûn’un (ö. 808/1406) Mukaddime (Prolégomènes d’Ebn Khaldoun, I-III, nşr: Etienne-Marc Quatremère, Paris: 1858; Beyrut: 1886)[180] ve Kitâbül-İber ve divâ-nü’l-mübtede ve’l-haber fî eyyâmi’l-Arab ve’l-Acem ve’l-Berber ve men âsarahüm min zevi’s-sultâni’l-ekber (Bulak: 1284/1868),[181] Zehebî’nin Târîhu’l-İslâm ve vefeyâtü’l-meşâhir ve’l-a‘lâm, (Paris, nr. 1880, Leiden Kütüphanesi, nr. 325 ve Gotha yazmaları),[182] Takıyyüddîn Ahmed b. Alî b. Abdilkâdir b. Muhammed el-Makrîzî’nin (ö. 845/1442) en-Nizâ‘ ve’t-tehâsum fîmâ beyne Benî Ümeyye ve Benî Hâşim -Kämpfe und Streitigkeiten- (nşr. Geerhardus Vos, Leiden: Brill, 1888),[183] Süyûtî’nin Hüsnü’l-muhadara[184] (Kahire: 1327/1909) ve Muhammed Kürd Alî’nin Hıtatü’ş-Şâm (Dımaşk: Matbaatü’t-terakkî, 1343-1347/1925-1928) adlı eserleri de kitabın kaynakları arasında saymak mümkündür.[185]

Mısırlı Astronomi bilgini Mahmûd Paşa el-Felekî’nin (ö. 1302/1885) Journal Asia-tique 5/11 (1858): 109-192 dergisinde “Mémoire sur le Calendrier Arabe avant l’Islamisme, et sur la Naissance et l’âge du Prophète Mohammad” adıyla yayınlanan daha sonra da Fran-sızca’dan Arapça’ya Netâicü’l-efhâm fî takvîmi’l-Arab kable’l-İslâm (Mısır: Matbaatü’l-emîriye, 1305/1888) adıyla tercüme edilen çalışması[186] ile Corci Zeydan’ın Hilâl dergisinde 13/2 (1904): 103 yayınlamış olduğu ve Hz. Peygamber’in mektuplarından birisinin kopyasını neşrettiği makale de Geschichte des Qorâns’da adı geçen kaynaklardır.[187]

Siyer ve tarih kaynaklarının Geschichte des Qorâns’da referans olarak önemli bir yere sahip oldukları görülmektedir. İlk dönem kaynaklarından başlamak üzere pek çok esere yer verilmiştir. Ayrıca Schwally, Geschichte des Qorâns’ın ikinci cildinin ek kısmında adı geçen bazı kaynaklar hakkında açıklayıcı bilgiler vermekte ve bir litaratür değerlendirmesi yapmak-tadır. Geschichte des Qorâns’da referans gösterilen bazı eserlerin kitabın yayın sürecinde henüz kütüphanelerde yazma halinde bulundukları görülmektedir. Ayrıca yukarıda adlarını zikretmiş olduğumuz siyer ve tarih kaynaklarının neşrinde şarkiyatçıların önemli katkıları olduğu da gözden kaçmamaktadır. Sonuç olarak pek çok kaynağa ulaşıldığı gibi Nöldeke’den Pretzl’e kadar yapılan katkılarla da kitap kaynak bakımından zengin hale getirilmeye çalışılmıştır.

7. Tabakât/Ricâl-Biyografi Kaynakları

Sâhabe biyografileri hakkındaki bilgilere bu konuda yazılmış müstakil kitaplar vasıtasıyla ulaşmak mümkün olduğu gibi siyer, tarih ve hadis kitapları aracılığıyla da ulaşmak mümkündür. Özellikle de hadis kitaplarındaki menâkıble ilgili bölümlerde söz konusu bilgilere rastlamak mümkündür. Schwally’e göre, ilk kaynaklardan İbn Sa‘d’ın Tabakât adlı eserinde sahâbe hayatına yer verildiği kadar başka bir kaynakta yer verilmemiştir. Taberî de benzer bir çalışma yapmış olsa da geriye Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk adlı eserinin sonunda neşredilen özetten başka bir şey kalmamıştır.[188]

Sahâbe biyografisi hakkında eski kaynaklardan birisi Ebû Ömer Cemâlüddîn Yûsuf b. Abdillâh b. Muhammed b. Abdilberr en-Nemerî’nin (ö. 463/1071) el-İstîâb fî ma‘rifeti’l-as-hâb adlı eseridir.[189] Geschichte des Qorâns’da sahâbe hayatını konu edinen kaynaklardan özellikle de iki tanesi ön plana çıkmaktadır ki bunlardan birisi ünlü tarihçi İzzüddîn İbnü’l-Esir’in Üsdü’l-gâbe fî ma‘rifeti’s-sahâbe[190] (Kahire: 1280/1864) diğeri ise en kapsamlı çalışma olan Ebü’l-Fazl Şihâbüddîn Ahmed b. Alî b. Muhammed İbn Hacer el-Askalânî’nin (ö. 852/1449) el-İsâbe fî temyîzi’s-sahâbe[191] (Kalküta: 1856-1873) adlı eseridir. Yazara göre, dört büyük cilt ve 4800 sayfadan oluşan Kalküta baskısı eksiksiz yazma nüshalarına ulaşılama-dığından dolayı büyük oranda eksiklikler içermektedir.[192]

İbnü’l-Esîr, kitabının girişinde de belirttiği üzere söz konusu eserini kaleme alırken başta İbn Abdilberr olmak üzere Ebû Abdullâh b. Minde (ö. 395/1005), Ebû Nuaym Ahmed b. Abdillâh b. İshâk el-İsfahânî (ö. 430/1038) ve Ebû Mûsâ Muhammed b. Ebî Bekr b. Ebî Îsâ (ö. 581/1185) gibi bilginlerin eserlerinden faydalanmıştır. İbn Sa‘d kitabında 1860 sahâbeye yer verirken İbnü’l-Esîr 7554 sayısına yaklaşmaktadır. Zehebî, bu muazzam eseri Tecrîdü esmâi’s-sahâbe[193] (Haydarabad: 1315/1898) adıyla ihtisar etmiş, Üsdü’l-gâbe dışında kitabının mukaddimesinde belirttiği üzere başka kaynaklar da kullanmıştır.[194]

Sahâbe biyografisine tahsis edilen kaynaklar yanında tabakât ve terâcim kitaplarına da Geschichte des Qorâns’da yer verilmiştir. Bu çerçevede Ebû Abdillâh Şihâbüddîn Yâkût b. Abdillâh el-Hamevî’nin (ö. 626/1299) Mu‘cemü’l-üdebâ[195] (İrşâdü’l-erîb ilâ ma‘rifeti’l-edîb, İrşâdü’l-elibbâ ilâ ma‘rifeti’l-üdebâ, Tabakâtü’l-üdebâ) adlı eseri kitabın önemli kaynakları arasında yer almaktadır. İrşâdü’l-erîb, David Samuel Margoliouth tarafından yedi cilt olarak (Mısır: 1907-1927) neşredilmiştir. Nevevî’nin Tehzîbü’l-esmâ ve’l-lugât -The Biographical Dictionary of Illustrious Men Chiefly at the Beginning of Islamism- (ed. Ferdinand Wüstenfeld, Göttingen: London Society for the Publication of Oriental Texts, 1842-1847) adlı eseri de Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasındadır.[196] Ebü’l-Abbâs Şemsüddîn Ahmed b. Muhammed b. İbrâhîm b. Ebî Bekr b. Hallikân el-Bermekî el-İrbilî’nin (ö. 681/1282) Vefeyâtü’l-a‘yân ve enbâü ebnâi’z-zamân mimmâ sebete bi’n-nakl evi’s-semâ‘ ev esbetehü’l-‘ayân,[197] -Ibn Challikani Vitae Illustrium Virorum- (nşr. Ferdinand Wüstenfeld, Göttingen: Rudolphum Deuerlich, 1835-1850, Bulak: 1299/1882), Zehebî’nin Tezkiretü’l-huffâz[198] adıyla da bilinen Tabakâtü’l-huffâz, -Liber Classium Virorum qui Korani et Traditionum Cognitione Excelluerunt, (ed. Ferdinand Wüstenfeld, Göttingen: Vandenhöck-Ruprecht, 1833-1834) adlı eserler de Geschichte des Qorâns’da adı geçen kaynaklardır.

Kitapta kaynak gösterilen diğer biyografik eserler ise şunlardır: İbn Kuteybe’nin şair biyografilerine yer verdiği eş-Şi‘r ve’ş-şuarâ[199] -Liber Poésis et Poétarum- (nşr. De Goeje, Leiden: Brill, 1904), Ebû Ömer Muhammed b. Yûsuf b. Ya‘kûb b. Hafs el-Kindî el-Mısrî’nin (ö. 350/961) Kitâbü’l-Vülât ve Kitâbü’l-Kudât -The Governors and Judges of Egypt- (nşr. Rhuvon Guest, Leiden: Brill, 1912),[200] Ebû Ca‘fer Muhammed b. el-Hasen b. Alî et-Tûsî’nin (ö. 460/1067) Şîa ricâl ve ulemâsını ele alınıp eserlerinin incelendiği el-Fihrist -Tusys List of Shy’ah Books- (nşr. Aloys Sprenger-Mevlevî Abdülhak, Kalküta: 1853),[201] Abdülkerîm b. Muhammed es-Sem’ânî’nin (ö. 562/1166) el-Ensâb,[202] Ebü’l-Berekât Kemâlüddîn Abdurrahmân b. Muhammed b. Ubeydillâh el-Enbârî’nin (ö. 577/1181) Nüzhetü’l-elibbâ fî tabakâti’l-üdebâ,[203] Mahmûd b. Ahmed b. Muhammed el-Hamevî İbn Hatîbüddehşe’nin (ö. 834/1431) Muvatta, Buhârî ve Müslim’deki isimlerin ve nisbelerin okunuşunu ele alan Tuh-fetü zevi’l-ereb(ireb) fî müşkli’l-esmâ ve’n-neseb (niseb), (nşr. Traugott Mann, Leiden: Brill, 1905),[204] İbn Hacer’in Tehzîbü’t-tehzîb[205] (Haydarabad: 1327/1909), Süyûtî’nin Buğyetü’l-vuât fî tabakâti’l-lugaviyyîn ve’n-nuhât[206] ve Safiyüddîn Ahmed b. Abdullah el-Hazrecî’nin (ö. 923/1517 sonrası) Hülâsatü’t-tehzîbi’l-kemâl fî esmâi’r-ricâl (Kahire: 1323/1905).[207]

Geschichte des Qorans’da hiç şüphesiz biyografi kaynaklarının başında sahâbe biyografileri hakkında kaleme alınan eserler gelmektedir. Ayrıca sahâbe biyografisi dışında kaleme alınan diğer bazı biyografik eserlere de kitapta yer verildiği görülmektedir. Schwally de kitabın ikinci cildinde sahabe biyografisi hakkında bazı çalışmaların adlarına yer vermekte ve kısa bir literatür değerlendirmesi yapmaktadır. Yazarımız, İsâbe adlı eserin Kalküta baskısının bazı eksiklikler içerdiğini de ayrıca dile getirmektedir.

8. Coğrafya Kaynakları

Geschichte des Qorâns’da Müslüman bilginlerin kaleme aldıkları bazı coğrafya kaynaklarına da yer verilmiştir. Bu bağlamda Yâkût el-Hamevî’nin meşhur eseri Mu‘cemü’l-büldân, -Jacut’s Geographisches Wörterbuch- I-VI, (nşr. Ferdinand Wüstenfeld, Leipzig: Brock-haus, 1866-1873),[208] Abdullâh b. Abdilazîz b. Muhammed b. Eyyûb b. Amr Ebû Ubeyd el-Bekrî’nin (ö. 487/1094) Mu‘cemü me’sta‘cem min esmâi’l-bilâd ve’l-mevâkı‘ -Das Geograp-hische Wörterbuch- (nşr. Ferdinand Wüstenfeld, Göttingen: Deuerlich’sche Buchhandlung, 1876-1877),[209] Ebû Yahyâ Cemâlüddîn Zekeriyyâ b. Muhammed b. Mahmûd el-Kazvînî’nin (ö. 682/1283) Acâibü’l-mahlûkât ve garâibü’l-mevcûdât, (nşr. Fredinand Wüstenfeld, Göttingen: Dieterich, 1848-1849),[210] coğrafya bilgini Ebû Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed b. Ebî Bekr el-Bennâ el-Makdisî (ö. 390/1000)’nin Ehsenü’t-tekâsim fî ma‘rifeti ekâlîm, (ed. de Goeje, Leiden: Brill, 1877; 2. Baskı: 1906)[211] ve Ebû Alî Ahmed b. Ömer b. Rüste’nin (ö. 300/913’ten sonra) el A‘lâku’n-nefîse[212] -Bibliotheca Geographorum Arabi-corum, VII-, (ed. de Goeje, Leiden: Brill, 1892) adlı eserler Geschichte des Qorâns’ın coğrafya kaynakları arasında yer almaktadır. Burada da görüldüğü üzere adı geçen coğrafya kaynakları Alman şarkiyatçı Ferdinand Wüstenfeld ve Hollandalı de Goeje tarafından neşredilmişlerdir. Kitapta atıfta bulunulan baskılar da bu baskılardır.

Geschichte des Qorâns’da Müslüman bilginlerin kaleme aldıkları ve genelde de şarkiyatçıların neşretmiş oldukları bazı coğrafya eserlerine de yer verilmiştir. Söz konusu eserler Hirâ kelimesinin okunuşu hakkında referans gösterildikleri gibi Saff sûresi altıncı âyet bağlamında Hz. Îsâ’nın (a.s) geleceğini müjdelediği “Ahmed” ve “Muhammed” isimleri, “vahiy” kelimesinin anlamı, Ümeyye b. Ebi’s-Salt’ın “hamele-i arşı taşıyanlar” hakkındaki şiiri, “garânîk” kelimesi ve Mâide sûresi 43. âyet bağlamında hırsızlık yaptığı söylenen Mahzumlu kadın hakkında kaynak gösterilmişlerdir. Makdisî’nin eseri ise kırâatlerin ihtiyârı meselesinde referans olarak gösterilmiştir.

9. Bibliyografya Kaynakları

Geschichte des Qorâns’da bazı bibliyografik çalışmalara da kaynak olarak yer veril-diği görülmektedir. Bu konuda yazılmış en eski kitaplardan birisi olan Ebü’l-Ferec Muhammed b. Ebî Ya‘kûb İshâk b. Muhammed en-Nedîm’in el-Fihristü’l-ulûm,[213] I-II, (nşr. Gustav Flügel, Leipzig: F. C. W. Vogel, 1871-1872) adlı eseri Geschichte des Qorâns’da adı geçen önemli bir kaynak olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle kıraâtler hakkındaki bölümü ile Ahmed b. Mustafa Taşköprülüzâde’nin (ö. 968/1561) Miftâhu’s-saâde ve misbâhu’s-siyâde fî mevzûâti’l-ulûm (Avusturya Milli Kütüphane, nr. 12; Haydarabad: 1328/1910) ve Kemâleddîn Mehmet Efendi (ö. 1030/1621) tarafından yapılan Mevzûâtü’l-ulûm adlı Miftâhu’s-saâde tercümesi de (Baskı: Ahmed Cevdet, Dersaâdet: İkdâm Matbaası, 1313/1896) kitapta adı geçen diğer kaynaklardır.[214] Kitap isimleri ve çeşitli ilimler hakkında bilgilerin verildiği Mustafa b. Abdullah Kâtib Çelebi’nin (ö. 1067/1657) büyük eseri Keşfü’z-zunûn an esâmî’l-kütüb ve’l-fünûn, I-II, (nşr. Gustav Flügel, Leipzig: 1835-1837; III-VII, London: 1842-1858)[215] ve Yûsuf İlyân Serkis’in (ö. 1932) Mu‘cemü’l-matbûâti’l-Arabiyye ve’l-muarrabe -Dictionnaire Encyclopédique de Bibliographie Arabe-, I-II. (Mısır: Matbaatü Serkis, 1346/1928) adlı eseri de kitabının zikredebileceğimiz diğer bibliyografya kaynaklarıdır.[216]

Burada da görüldüğü üzere bibliyografya kaynakları açısından son derece önemli ve en eski kaynaklardan olan Fihrist adlı esere yer verildiği gibi modern zamanda yazılmış olan çalışmalara da referans olarak yer verilmiştir. Yazarımızın da belirttiği gibi Taşköprülüzâde’nin eserindeki kıraatlerle ilgili bölüm önemli bilgiler içermektedir. Burada şunu da ifade edelim ki Nöldeke’nin kitabın 1860 yılındaki birinci baskısında Keşfü’z-zunûn’dan yapmış olduğu alıntıdaki hata dışında bilgilerin genel olarak doğru ve objektif bir şekilde aktarıldıkları görülmektedir. Söz konusu hata ikinci baskıda yer almamaktadır.

10. Lugat/Gramer-Genel Kültür/Edebiyat-Sözlük Kaynakları

a. Lugat/Gramer

Geschichte des Qorâns’da lugat, gramer ve edebiyat türünden eserlere müracaat edildiği gibi bazı sözlüklere de kaynak olarak yer verilmiştir. Adı geçen lugat kaynaklarından meşhur dilci Ebû Bişr Sîbeveyhi Amr b. Osmân b. Kanber el-Hârisî’nin (ö. 180/796) el-Kitâb (Bulak: 1318/1901),[217] Ebû Zeyd el-Ensârî’nin (ö. 215/830) en-Nevâdir fî’l-luga,[218] (Beyrut: 1894), Ebü’l-Abbâs Muhammed b. Yezîd b. Abdilekber b. Umeyr el-Müberred’in (ö. 286/-900) klasik Arap edebiyatının dört temel klasiklerinden birisi olan ve aynı zamanda nahiv konularını işleyen el-Kâmil fî’l-edeb (fî’l-luga ve’l-edeb ve’n-nahv ve’t-tasrîf), (nşr. William Wright, Leipzig: Kreysing, 1874-1892; Kahire: 1308/1891),[219] Ebû Bekr Muhammed b. el-Hasen b. Düreyd’in (ö. 321/933) el-İştikâk, (nşr. Ferdinand Wüstenfeld, Göttingen: 1854),[220] Ebü’l-Hasen Muhammed b. Ahmed b. İbrâhî b. Keysân’ın (ö. 320/932) Telkîbi’l-kavâfî ve telkîbü harekâtihâ, -Opuscu-la Arabica-, (nşr. William Wright, Leiden: 1859)[221] adlı eseri ile Ebü’l-Hüseyn Ahmed b. Fâris b. Zekeriyyâ b. Muhammed er-Râzî el-Kazvînî el-Hemedâ-nî’nin (ö. 395/1004) Bergsträßer tarafından “Das Kitâb al-Lâmât des Ahmad b. Fâris” adıyla neşredilen el-Lâmât, Islamica 1 (1924): 77-99, 398-399[222] adlı çalışması, Ebû Mansûr Abdül-melik b. Muhammed b. İsmâîl es-Seâlibî’nin (ö. 429/1038) Fıkhü’l-luga (Kahire: 1317/-1900)[223] ve Letâifu’l-maârif[224] adlı eserleri saymak mümkündür.

Zemahşerî’nin Arap gramerine dair kaleme alınan el-Mufassal fî sınâati’l-i‘râb, (ed. Jens Peter Broch, Christiania: Libraria P. T. Mallingii, 1879),[225] Ebû’l-Berekât Abdurrahman b. Muhammed Kemâleddin el-Enbârî’nin (ö. 577/1181) Basralı ve Kûfeli nahivciler arasındaki ihtilafları konu edinen el-İnsâf fî mesâili’l-hilâf beyne’n-nahviyyîn el-Basriyyîn ve’l-Kûfiyyîn, (nşr. Gotthold Weil, Leiden: Brill, 1913),[226] Ebû Abdillâh Cemâlüddîn Muhammed b. Abdillâh b. Mâlik et-Tâî el-Endelüsî el-Ceyyânî İbn Mâlik’in (ö. 672/1274) bin beyitten oluşan gramerle ilgili eserinin (Gotha Kütüphanesi, nr. 65) Ebû Muhammed Bahâüddîn Abdullah b. Abdirrahmân b. Abdillâh b. Akîl (ö. 769/1367) tarafından yapılan Şerhu Elfiyyeti İbn Mâlik, (ed. Friedrich Dieterici, Leipzig: Sumptibus Guil. Engelmann, 1851)[227] adlı şerhi ve Süyûtî’nin el-Müzhir fî ulûmi’l-luga (Bulak: 1282/1866)[228] adlı eserleri de Geschichte des Qo-râns’ın kaynakları arasında yer almaktadır.

Geschichte des Qorâns’da referans gösterilen lugat ve gramer kaynaklarına baktığı-mızda genel olarak yazarımızın da ifadesi ile kelimelerle oynama (Wortspiele) [229] konusunda yer verildikleri görülmektedir. Yazar, eski Arap şairlerinin sıkça kullanmadıkları fakat sonraki şairlerin bildikleri ve şiirleri için bir cazibe olarak gördükleri kelimelerle oynama (Wortspiele) tarzının Kur’ân’da da kullanılmakta olduğunu ve Müslümanların bundan habersiz olmadıklarını belirtmektedir. Böyle bir durumda bir âyet küçük birkaç parçaya taksim edilmek-tedir. Nöldeke, Yûnus 61. âyette geçen شأْن ve قرْآنٍ kelimelerini örnek vermektedir:[230]

... فيه تفيضون إذ شهودا عليكم كنا إلاّ عمل من تَعملون ولا قرآن من منه تَتلو وما شأن في تَكون وما

Lugat ve gramer kaynakları ayrıca “seci”, “kâfiye”, “fâsıla” gibi konularda da referans olarak gösterildikleri gibi “vakf”, “işmâm”, “mushaf”, kırâat farklılıkları, farklı varyantlar, imlâ, Hz. Peygamber’in yazması hakkında söz konusu edilen كتب “ketebe” sözcüğünün anlamı, Saff sûresi altıncı âyet bağlamında Hz. Îsâ’nın (a.s) geleceğini müjdelediği “Ahmed” ve “Muhammed” ismi, ortografi ve kırâatler konusunda da referans gösterilmektedirler. Ayrıca Dıhye kelimesinin söyleniş biçimi ve münafık kelimesinin anlamı hakkında da kaynak olarak gösterilmişlerdir.

b. Genel Kültür/Edebiyat

Geschichte des Qorâns’ın genel kültür ve edebiyat türü kaynaklarına gelince, Ebû Ömer Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed b. Abdirabbih’in (ö. 328/940) genel kültür ve antoloji mahiyetindeki el-İkdü’l-ferîd, I-III, (Kahire: 1305/1888) adlı eseri,[231] Ebû’l-Ferec Alî el-Hüseyn b. Muhammed b. Ahmed el-Kureşî el-İsfahânî’nin (ö. 356/967) Emevî devrinde ve Abbâsîler’in ilk dönemlerinde yaşayan şarkıcı ve bestekârlarla bunların şarkı ve bestelerini konu edinen kitabı el-Egânî, (Gotha Kütüphanesi, nr. 532; Bulak: 1285/1868),[232] Ebû Muhammed Kâsım b. Alî b. Muhammed el-Harîrî’nin (ö. 516/1122) Dürretü’l-ğavvâs fî evhâmi’l-havâs, (nşr. Heinrich Thorbecke, Leipzig: F. C. W. Vogel, 1871),[233] Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Abdülvehhâb b. Muhammed el-Bekrî en-Nüveyrî’nin (ö. 733/1333) Nihâyetü’l-ereb fî fünûni’l-edeb (Leiden Kütüphanesi, Warner, nr. 273; 2 Gol.),[234] Ebü’l-Fazl Ahmed b. Muhammed b. Ahmed b. İbrâhîm el-Meydânî en-Nisâbûrî’nin (ö. 518/1124) Mecma‘u’l-emsâl, -Arabum Proverbia-, (Latince tercüme ve ed. Georg Wilhelm Freytag, Bonn: 1838-1843),[235] Râdî el-Esterâbâdî tarafından Ebû Amr Cemâlüddîn Osmân b. Ömer b. Ebî Bekr b. Yûnus İbnü’l-Hâcib’in (ö. 646/1249) el-Kâfiye’sine yazılan şerhte örnek gösterilen şiirlerin şerhinden oluşan Abdülkadir b. Ömer el-Bağdâdî’nin (ö. 1093/1682) Hizânetü’l-edeb ve lübbü lübâbi lisâni’l-Arab, (Bulak: 1299/1882)[236] adlı eserleri saymamız mümkündür. Kitapta adı geçen diğer bir kaynak da Muhibbüddîn Efendi’nin Tenzîlü’l-âyât ala’ş-şevâhidi mine’l-ebyât Şerhu şevâhidi’l-Keşşâf, (Kahire: 1281/1865) adlı çalışmasıdır.[237]

Ebü’l-Bekâ Kemâlüddîn Muhammed b. Mûsâ b. Îsâ ed-Demîrî’nin (ö. 808/1405) hayvanlar ansiklopedisi mahiyetindeki Kitâbu’l-Hayevân[238] (Kahire: 1309/1892) veya diğer adıyle Hayâtü’l-hayevan ve Ebü’l-Feth Bahâüddîn Muhammed b. Ahmed b. Mansûr el-İbşihî (ö. 854/1450)’nin ansiklopedik bir antoloji niteliğindeki Müstetraf fi külli fennin müstezraf [239] adlı eseri de Geschichte des Qorâns’da adı geçen diğer kaynaklardır.

Görüldüğü üzere Geschichte des Qorâns’da referans olarak bazı genel kültür ve ede-biyat kitaplarına da yer verilmiştir. Söz konusu kaynaklar, başta “vahiy” kavramı olmak üzere, vahiy sırasında örtünün altına girme, Cebrâil kelimesinin söyleniş biçimi, Kur’ân’ın cem‘i, hamele-i Kur’ân’ın anlamı, “Hirâ” kelimesinin yazılışı ve “garânîk” konusunda referans gösterilmektedirler. Ayrıca Kur’ân’da varlıklar üzerine yemin edilmesi, kâhin, Zeyd b. Nüfeyl ve Ümeyye b. Ebi’s-Salt’la ilgili konularda referans gösterilmektedirler.

c. Sözlükler

Geschichte des Qorâns’da bazı kelime ve kavramların açıklanmasında sözlüklerden istifade edilmiştir. Kaynak gösterilen eserler arasında ünlü gramerci Ebü’l-Hüseyn Ahmed b. Fâris’in Arapça’daki pekiştirme kelimelerini derleyen alfabetik bir lugat olan “el-İtbâ‘ ve’l-müzâvece” -Das Kitâbu’l-Itba‘i wa-l-Müzâwagati-, Orientalische Studien Theodor Nöldeke zum Siebzigsten Geburtstag Gewidmet, I (nşr. R. Brünnow, Giessen: Alfred Töpelmann, 1906), 225-248,[240] adlı çalışması başta olmak üzere Ebû Nasr İsmâîl b. Hammâd el-Cevherî’nin (ö. 400/1009) Tâcü’l-luğa/Sıhâhu’l-luğa (Bulâk: 1282/1866, 1292/1875) adlı değerli çalışması gelmektedir.[241] Ayrıca Ebü’l-Fazl Cemâlüddîn Muhammed b. Mükerrem b. Alî b. Ahmed el-Ensârî er-Rüveyfiî İbn Manzûr’un (ö. 711/1311) Lisânü’l-Arab (Bulak: 1330/1912),[242] Ebü’t-Tâhir Mecdüddîn Muhammed b. Ya‘kûb b. Muhammed el-Fîrûzâbâdî’nin (ö. 817/1415) yazarın baskısı hakkında herhangi bir yer ve tarih zikretmediği ve sadece Qâmûs olarak işaret ettiği el-Kâmusu’l-muhît ve Türkçe tercümesi[243] ve Ebü’l-Feyz Muhammed el-Murtazâ b. Muhammed b. Muhammed b. Abdirrezzâk el-Bilgrâmî el-Hüseynî ez-Zebîdî’nin (ö. 1205/1791) Tâcü’l-arûs min cevâhiri’l-Kâmûs (Kahire: 1285/1868-1287/1870)[244] adlı başyapıt niteliğindeki devasa eseri de kitapta adı geçen diğer kaynaklardır.

Seyyid Şerîf Cürcânî’nin et-Ta‘rifât’ı[245] -Definitiones- (nşr. Gustav Flügel, Leipzig: Sumptibus Friderici Christiani Guilielmi Vogelii, 1845) ile hadislerde geçen kelimelerin anlamları hakkında yazılan Ebü’s-Seâdât Mecdüddîn el-Mübârek b. Esîrüddîn Muhammed b. Muhammed eş-Şeybânî el-Cezerî İbnü’l-Esîr’in (ö. 606/1210) en-Nihâye fi garîbi’l-hadîs ve’l-eser[246] adlı eseri de kitapta adları geçen diğer kaynaklardır. Muhammed A‘lâ b. Alî b. Muhammed Hâmid et-Tehânevî’nin (ö. 1158/1745’ten sonra) çeşitli ilimlere ait terimler ansiklopedisi olan ve Aloys Sprenger ve William Nassau Lees’in nezâretinde Muhammed Vecîh, Mevlevî Abdülhak, el-Mevlevî Gulâm Kâdir’in tashihleriyle yayınlanan Keşşâfü ıstılâhâti’l-fünûn ve’l-ulûm[247] -Dictionary of the Technical Terms Used in the Sciences of the Musalmans- (Kalküta: 1854-1278/1862) adlı çalışması da kitapta adına rastlayabileceğimiz bir diğer kaynaktır.

Geschichte des Qorâns’da çeşitli ilimlere ait terimleri açıklayan ansiklopedilere yer verildiği gibi garîbü’l-hadis hakkında yapılan sözlük çalışmasına da yer verilmiştir. Ayrıca yukarıda adlarını saydığımız sözlükler de referans olarak gösterilmişlerdir. Söz konusu kaynaklar “hümeze-lümeze” ikilemesindeki cinasta olduğu gibi kelimelerin kullanılması veya yazarın ifadesiyle kelimelerle oynama, “Kur’ân” ve “sûre” kelimelerinin anlamı, vahiy sırasında bir örtünün altına girme, vahiy sırasında Hz. Peygamber’in söylemiş olduğu فغطني kelimesinin farklı varyantları, “hadis”, “hadis-i kudsî” ve “vahy-i metlüvv”ün anlamı, “garânîk” kelimesi, Nisâ sûresi yedi ve sekizinci âyetler bağlamında rivâyetlerde adı geçen ve mirastan mahrum edildiği hakkında Hz. Peygamber’e şikâyetini arz eden kadının أم كحة Ümmü Kühha olduğu, kunût dualarının isimleri, “zâtü’l-ceyş” ve “ulâtü’l-ceyş” gibi bazı yer isimleri hakkında referans olarak gösterilmişlerdir.

d. Şairlerin Divânları

Geschichte des Qorâns’da kaynak açısından önemli denebilecek sayıda özellikle de câhiliye dönemi şairlerinin divânlarına da yer verilmiştir. Bilindiği üzere Kur’ân tefsirinde şiir, izâh ve yorumlarda zaman zaman başvurulan önemli bir kaynaktır. Schwally, kitabın ikinci cildinin ek bölümünde “Gedichte als Geschichtsquelle….” tarihî kaynak olarak şiir ve şiirin tefsir ve biyografik literatürde şahit olarak kullanılması hakkında bir başlık açmaktadır. Kitaplarda şiirlerin zikredilmesi örneğini, Arapça yazılan tarih kitaplarına has bir özellik olarak gören yazar, diğer dillerdeki aynı konuda kaleme alınmış kitaplarda benzer bir şeye rastlamanın mümkün olmadığını da ayrıca belirtmektedir. Burada kullanılan şiirler sadece retoriği güzelleştirmek için kullanılmaz; aynı zamanda içeriği desteklemek için de kullanılır. Siyer kitapları arasında şiir bakımından en zengin kaynak İbn İshâk’tır. Hiç şüphesiz şairlerin bütün şiirlerini içerisine alan divânlar parça parça olan şiirlerden daha değerlidirler. Bu konuda en önemli vesika ise Hassân b. Sâbit’in divânıdır.[248]

İslâm’dan önce Arabistan’da oluşan kültürün önemli kaynaklarından birisi olan cahiliye şiiri farklı disiplinlerde kaleme alınan kaynaklarda sıkça kullanılmıştır. Geschichte des Qorâns’da kaynak gösterilen divânlar arasında başta câhiliye dönemi şairlerinden Sâbit (Amr) b. Mâlik eş-Şenferâ el-Ezdî’nin (ö. 525-550 arası) Lâmiyyetü’l-Arab,[249] Cerîr b. Abdilmesîh (Abdiluzzâ) b. Abdillâh b. Yezd ed-Dubaî’nîn (ö. 569 veya 580) Almanca tercümesi ile birlikte Dîvânü’l-Mütelemmis -Die Gedichte des Mutalammis- adıyla yayınlanan divânı, (nşr. Karl Vollers, Leipzig: J. C. Hinrichs, 1903)[250] ve Ebû Vehb (Ebü’l-Hâris/Ebû Zeyd) Hunduc b. Hucr b. el-Hâris Âkilü’l-Mürâr (ö. 540 dolayları) İmruülkays’ın[251] divânını sayabiliriz. Söz konusu divân Ahlwardt tarafından The Divans of the Six Ancient Arabic Poets Ennābiga, ʾAntara, Tharafa, Zuhair, ʾAlqama and Imruulqais adıyla neşredilmiştir. (Londra: Trübner, 1870). Nöldeke, kitabın 1860 yılındaki baskısında Mac Guckin de Slane’nin Le Diwan D’Amro’lkais (Paris: A L’Imprimerie Royale, 1837) adıyla yayınladığı baskıyı kaynak göstermektedir.

Câhiliye şairlerinden Ebû Seffâne (Ebû Adî) Hâtim b. Abdillâh b. Sa‘d et-Tâî el-Kahtânî (ö. 578) Hâtim et-Tâî Divânı -Der Dîwân des Arabischen Dichters Ḥâtim Ṭej- (ed. Friedrich Schultess, Leipzig: J. C. Hinrich’sche Buchhandlung, 1897),[252] Antere b. Şeddâd b. Amr el-Absî’nin (ö. m. 614) Muallaka’sı, (nşr. Wilhelm Ahlwardt, London: Trübner, 1870)[253] ve Ebû Sülmâ Züheyr b. Ebî Sülmâ b. Riyâh el-Müzenî (ö. 609)’in Divânı, (nşr. Wilhelm Ahlwardt, Londra: Trübner, 1870) referans gösterilen divânlardır.[254]

İslâmî dönemden kaynak gösterilen şairler ve divanları ise şöyledir. Ebü’l-Kâsım Ümeyye b. Ebi’s-Salt’ın (ö. 8/630) şiirleri Friedrich Schultess tarafından “Umajja ibn Abi s Salt Die Unter Seinem Namen Überlieferten Gedichtfragmente” adıyla derlenmiş ve Almancaya tercüme edilmiştir. Beiträge zur Assyriologie und Semitischen Sprachwissenschaft VIII, 3. Defter, 1-136, (Leipzig: 1911).[255] Geschichte des Qorâns’da referans gösterilen de bu baskıdır. Diğer şiir kaynakları arasında Ümmü Amr Tümâdır bnt. Amr b. el-Hâris b. eş-Şerîd el-Hansâ’nın (ö. 24/645) Enîsü’l-cülesâ fî divâni’l-Hansâ adıyla yayınlanan (nşr. Luvîs Şeyho, Beyrut: 1305/1888) divânı[256] ile Ebû Akîl Lebîd b. Rebîa b. Mâlik b. Ca‘fer el-Âmirî el-Ca‘ferî’nin (ö. 40 veya 41/660 veya 661) Divânı’nı saymak mümkündür. Söz konusu divânın iki baskısı referans olarak gösterilmektedir ki bunlardan birisi Yusuf Ziyâeddin el-Hâlidî tarafından (Viyana: Gerold, 1880)[257] gerçekleştirilen baskı, diğer ise Die Gedichte des Lebid, Aus dem Nachlass des Dr. A. Huber adıyla Brockelmann tarafından (Leiden: Brill, 1891)[258] gerçekleştirilen baskıdır.

Yine şiir kaynakları olarak Ebü’l-Velîd Hassân b. Sâbit el-Ensârî’nin (ö. 60/680 [?]) divânını zikredebiliriz. Hassân b. Sâbit divanının en eski baskıları Tunus (1281/1864)[259] ve Bombay baskılarıdır. Diğer bir baskısı da Kahire’de (1904) gerçekleştirilmiştir. Hartwig Hirschfeld (ö. 1934) neşri, The Diwân of Hassân b. Thâbit (E. J. W. Gibb Memorial, XIII, Leiden: Brill, 1910) ise divânın bir diğer baskısıdır.[260] Paul Schwarz (ö. 1938) tarafından neşredilen Ebü’l-Hattâb Ömer b. Abdillâh b. Ebî Rebîa’nın (ö. 93/711-12) Der Diwan des ‘Umar ibn abi Rebi‘a, I-II, (Leipzig: Dieterich’sche Verlagsbuchhandlung, 1901-1909) divânı da zikredebileceğimiz diğer bir şiir kaynağıdır.[261]

Geschichte des Qorâns’ın şiir kaynakları arasında daha sonraki dönemlerden ise Ebü’l-Abbâs Mufaddal b. Muhammed b. Ya‘lâ ed-Dabbî’nin (ö. 178/794) eski Arap şiirinin en güzel kasidelerinden oluşturduğu Mufaddaliyât adlı antolojik eserini (nşr. Heinrich Thorbecke, Leipzig: Brockhaus, 1885) sayabiliriz.[262] Ayrıca Ebû Temmâm Habîb b. Evs b. Hâris et-Tâî’nin (ö. 231/846) el-Hamâse, Kitâbu Eşâri’l-Hamâse-Hamasae Carmina-, (nşr. Georg Wilhelm Freytag, Bonn: 1828),[263] Ebû Ubâde el-Velîd b. Ubeyd b. Yahyâ et-Tâî El-Buhtürî’nin (ö. 284/897) el-Hamâse[264](Leiden Kütüphanesi, nr. 889) ve Hüzelîler Divânı da (Leiden Kütüphanesi, nr. 549) kitabın kaynakları arasındadır.[265]

Geschichte des Qorâns’da Hüzelîli şairlerin şiirlerini içeren iki matbu çalışma referans olarak gösterilmektedir. Söz konusu çalışmalardan birisi yaklaşık olarak otuz şairin şiirlerini neşreden Ludwig Kosegarten’ın Carmina Hudsailitarum-The Hudsailian Poems, (Londra: Patronage of the Oriental Translation Fund,1854) adlı çalışması[266] diğeri ise Wellhausen tarafından “Letzter Teil der Lieder der Hudhailiten” adıyla Skizzen Vorarbeiten, (Berlin: Reimer, 1884) yayınlanmış olan neşir (s. 1-129) ve tercüme (s. 105-175) çalışmasıdır.[267]

Şunu da belirtelim ki Ebü’l-Ferec el-İsfahânî’nin Egânî adlı çalışması da önemli şiir kaynaklarından birisidir. Ebü’l-Velîd Müslim b. el-Velîd el-Ensârî’nin (Sarîulgavânî) (ö. 208/823) Divân’ı, (nşr. de Goeje, Leiden: Brill, 1875),[268] Ebû Zeyd Muhammed b. Ebi’l-Hattâb el-Kureşî’nin (ö. IV/X. yüzyıl) Cemheretü eş’âri’l-Arab[269] (Bulak: 1308/1890) ve Abdülmecîd b. Abdillâh b. Badrûn’un (ö. 529/1134) Şarhu Kasîde İbn Abdûn li’bni Badrûn, Commentaire Historique sur le Poème d’İbn Abdoun par İbn-Badroun, (nşr. Reinhart Dozy, Leiden: J. Luchtmans, 1846) adlı eseri Geschichte des Qorâns’ın diğer şiir kaynaklarıdır. [270]

Geschichte des Qorâns’ın kaynakları arasında gerek câhiliye dönemi ve gerekse İslâmî dönemden bazı şairlerin divanlarına yer verildiği görülmektedir. Dikkat çeken bir husus olarak referans gösterilen divânların önemli bir kısmının şarkiyatçılar tarafından neşredildikleri görülmektedir. Adı geçen eserlerin kaynak gösterilmesi ise daha çok kelimelerin açıklanma-sında yardımcı unsur ve şahitlendirme şeklindedir. Ayrıca yukarıda da belirttiğimiz üzere edebî sanat olarak kelimelerle oynama (Wortspiele) başta olmak üzere, asr-ı saadette yazının durumu, vahyin yazılması, şairlerin kasidelerinin yazıldığı sayfaların yaygın bir şekilde var olduğu, yazar tarafından Habeş kökenli olduğu iddia edilen “sahife”, “suhuf”, “Mushaf” kelimelerinin anlamı ve söz konusu kelimeyi cahiliye şairlerinin şiirlerinde kullanmaları, kullandıkları kelimelere hangi anlamları yükledikleri hakkında referans gösterilmektedir.

Geschichte des Qorâns’da adı geçen kaynaklara ayrıca “Kur’ân”, “karae”, “vahiy”, “sûre”, “kevser” kelimelerinin anlamları, Saff sûresi altıncı âyet bağlamında Hz. İsâ’nın (a.s) geleceğini müjdelediği “Ahmed” ismi, kunût duasındaki “esnâ” fiilinin kullanılışı, “fasıla”, “seci”, “vakf”, “mukattaa harfleri”, “nûn” kelimesinin ifade ettiği anlam, “rahman” keli-mesinin şairlerin divânlarında kullanılması ve bazı sözcüklerin resmü’l-mushaf bağlamında Kur’ân’da yazılışları gibi konularda da referans olarak yer verilmektedir. Hz. Peygamber’in vefât tarihi, Ümmü Kühha’nın eşi olarak Evs b. Sâbit’in ismi, “Zülkarneyn” ve “garânîk” konusunda da adı geçen kaynaklar referans olarak zikredilmektedir. Burada görüldüğü üzere bazı kaynakların tek baskısı ile yetinilmemiş ilgili eserlerin farklı baskıları da kullanılmıştır.

11. Fıkıh-Akaid-Ahlak ve Reddiye Kaynakları

a. Fıkıh

Geschichte des Qorâns’da bazı fıkıh kitaplarına da kaynak olarak yer verilmiştir. Söz konusu kaynaklar arasında Mâlikî mezhebinden Ebû Saîd Abdüsselâm b. Saîd b. Habîb et-Tenûhî Sahnûn’un (ö. 256/870) el-Müdevvenetü’l-kübrâ (Kahire: 1324/1906),[271] Muhammed b. Cerîr et-Taberî’nin İhtilâfü’l-fukâha, (nşr. F. Kern, Kahire: 1902),[272] Ebû İshâk İbrâhîm b. Alî eş-Şîrâzî’nin (ö. 476/1083) Şafiî fıkhı üzerine yazdığı et-Tenbih fî füru‘i’l-fıkhi’ş-Şâfiî, (nşr. Abraham Wilhelm Theodor Juynboll, Leiden: Brill, 1879),[273] Hanefî mezhebinden Alâüddîn Ebû Bekr b. Mes’ûd b. Ahmed el-Kâsânî’nin (ö. 587/1191) Bedâiu’s-sanâi‘ (Kahire: 1327/1909)[274] yine Hanefi mezhebinden Ebü’l-Mehâsin Fahrüddîn Hasen b. Mansûr b. Mahmûd el-Özkendî el-Fergânî’nin (Kâdîhân) (ö. 592/1196) el-Fetâva’l-Âlemgîriyye kenarında neşredilen el-Fetâvâ’l-Hâniyye (Kâdîhân) (Bulak: 1310/1893) ve Evrengzîb Âlemgîr’in (1658-1707) emriyle Şeyh Nizâm’ın başkanlığındaki bir ekip tarafından te’lif edilen el-Fetâva’l-Hindiyye,[275] Necmeddîn b. Ebî Bekir en-Nîsâbûrî’nin (ö. 870/1466’dan önce) Joseph Schacht tarafından neşredilen Kitâbü’l-Furûk fî’l-fıkh, (Leiden Kütüphanesi, nr. 1861) ve Schacht’ın yazmış olduğu mukaddime de (Islamica 2 (1926): 505-514) Geschichte des Qorâns’da adı geçen kaynaklar olarak karşımıza çıkmaktadırlar.[276]

Sadrüşşerîa es-Sânî Ubeydullah b. Mes’ûd’un (ö. 747/1346) et-Tavzîh fî halli gavâmiz’t-Tenkîh,[277] Ebû Nasr Tâcüddîn Abdülvehhâb b. Alî b. Abdilkâfî es-Sübkî’nin (ö. 771/1370) Cem‘u’l-cevâmi‘ fî usûli’l-fıkh,[278] Ebü’l-Mevâhib Abdülvehhâb b. Ahmed b. Alî eş-Şa‘rânî’nin (ö. 973/1565) el-Mizânü’l-kübrâ (Kahire: 1317/1900),[279] Sa‘düddîn Mes’ûd b. Fahriddîn Ömer b. Burhâniddîn Abdillâh et-Taftazânî’nin (ö. 792/1390) et-Telvîh ilâ keşfi hakâiki’t-Tenkîh (Kahire: 1327/1909),[280] Bürhaneddîn İbrâhîm b. Muhammed b. İbrâhîm el-Halebî’nin (ö. 956/1549) Gunyetü’l-mütemelli fî şerhi Münyetü’l-musalli,[281] Takıyyüddîn Mehmed Birgivî’nin (ö. 981/1573) İlm-i Hal (Vasiyetnâme) -Katechismus- (Göttingen yazması)[282] ile Muhammed Âbid’in Hidâyetü’n-nâsik alâ tavdîhi’l-menâsik (Kahire: 1302/1885) adlı eserler de Geschichte des Qorâns’da adı geçen fıkıh kaynaklarıdır.[283]

Geschichte des Qorâns’da biraz önce zikretmiş olduğumuz fıkıh kaynakları genellikle kırâat meselelerinin ele alındığı yerlerde referans olarak gösterilmektedirler. Bu çercevede İbn Mes’ûd ve Übey b. Ka‘b mushafları, İbn Mes’ûd kırâatinin namazda okunması, kırâat ve fıkıh ilimlerinde “icmâ” ve “ictihâd” gibi benzerlik arz eden kavramlar, namazda ezberden okuma, kırâatte manadaki hatânın namazı bozup bozmayacağı, namazda Arapça dışında farklı bir dilde kırâat, Osmanlı döneminde Hafs kırâatinin yanında Ebû Amr kırâatinin de alınması konularında adı geçen kaynaklara yer verildiği görülmektedir. Ayrıca kunût dualarının metni, “müt’a”, Hıristiyanların hacda vakfe yapmaları ve süt emmenin sayısı gibi konularda da adı geçen kaynaklar referans olarak gösterilmişlerdir.

b. Akaid-Ahlak-Reddiye

Geschichte des Qorâns’ın akaid ve mezhepler tarihi kaynakları arasında İbn Hazm’ın (456/1064) el-Fasl fi’l-milel ve’l-ehvâ ve’n-nihal (Kahire: 1317/1321) kitabının kenarında neşredilen Ebü’l-Feth Tâcüddîn Muhammed b. Abdilkerîm b. Ahmed eş-Şehristânî’nin (ö. 548/1153) el-Milel ve’n-nihal (Kahire: 1317/1900-1321/1903) adlı eserini saymak mümkündür. Geschichte des Qorâns’da referans gösterilen bu baskı dışında William Cureton (ö. 1864) neşri de -Book of Religious and Philosophical Sects- (London-Leipzig: James Madden-Brockhaus, 1842-1846) kaynak olarak gösterilmektedir.[284] Ayrıca Theodor Haarbrücker’in (ö. 1880) Religionspartheien und Philosophenschulen adıyla yapmış olduğu el-Milel ve’n-nihal tercümesi de (Halle: C. A. Schwetschke und Sohn, 1850-1851) kitapta adı geçen bir diğer kaynaktır.[285] Israel Friedländer (ö. 1920)’in İbn Hazm’ın el-Fasl fi’l-milel adlı eserinden bir bölümü Heterodoxies of the Shiites According to Ibn Hazm, (New Haven: 1909), adıyla tercüme ederek bazı açıklamalar eklediği çalışması da kitapta kaynak olarak gösterilmektedir.[286]

Kitapta ahlak konusunda yazılan iki kitap kaynak olarak gösterilmektedir. Bunlardan birisi Friedrich Schwally tarafından neşredilen İbrâhîm b. Muhammed el-Beyhakî’nin (ö. 320/932) Kitâbü’l-Mehâsin ve’l-mesâvî, (Giessen: J. Ricker’sche Verlagsbuchhandlung, 1902)[287] diğeri ise Van Vloten tarafından yayınlanan Ebû Osmân Amr b. Bahr b. Mahbûb el-Câhız’ın (ö. 255/869) Kitâbü’l-mehâsin ve’l-âzdâd (Leiden: Brill, 1898) adlı eseridir.[288]

Geschichte des Qorâns’ın reddiye kaynakları arasında da Abdülmesîh b. İshâk el-Kindî’nin (III/IX. yüzyıl), Risâletü Abdullah b. İsmâîl el-Hâşimî ilâ Abdülmesîh b. İshâk el-Kindî yed’uhu bihâ ila’l-İslâm ve Risâletü Abdülmesîh ila’l-Hâşimî yerüddü bihâ aleyhi ve yed’uhu ilâ’n-Nasrâniyye (Londra: 1880-1885)[289] adlı eserini saymak mümkündür.

Burada adı geçen kaynaklardan akaidle ilgili olanlar, Saff sûresi altıncı âyet bağlamında Hz. Îsâ’nın (a.s) geleceğini müjdelediği Hz. Peygamber’in “Ahmed” ismi, “Faraklit” olması, ve Kur’ân’ın cem‘i konusunda batılı bilginlerin ve İslâmî fırkalardan bazılarının eleşti-rileri bağlamında kaynak gösterilmişlerdir. Ahlak kaynaklarından Câhız’ın eseri kudsî bir hadisin kaynağı hakkında referans gösterilmektedir, Beyhakî’nin eserine gelince, Hz. Ömer’i Müslüman olmaya iten sebep olarak kendisine Tâhâ sûresinden bazı âyetlerin okunması, mukattaa harfleri bağlamında Hz. Yûnus’un “Zünnûn” diye isimlendirilmesi, yalancı peygamberlerden Müseylime’nin ilhâmlarının vahiy diye isimlendirilmesi, yine müzemmil kelimesi bağlamında yalancı peygamberlerden Talha’nın adının Tulayha diye telaffuzu, onun ilhâm sırasında bir örtünün altına girmesi ve Mâide sûresi kırk üçüncü âyet bağlamında rivâyetlerde hırsızlık yaptığı söylenen Mahzumlu kadın hakkında referans olarak gösterilmektedir.

Şunu da hemen ifade edelim ki kitabın ilk baskısında (s. 44) Nöldeke, burada adları geçen özellikle de Müseylime ve Secâh hakkında yalancı (el-kezzâb) (falschen propheten) sıfatını kullanırken “Falschen Propheten Musailima الكذاب und der Prophetin Sajâh” (Yalancı peygamberler Müseylime ve Secâh), Schwally ise bunların adlarını verirken yalancı sıfatını zikretme ihtiyacı duymamakta bilakis peygamberlik sıfatı yakıştırarak adlarını zikretmektedir. Ona göre, Müseylime’ye ait olan bazı görüşler Hz. Peygamber’den alınmamış bilakis her ikisi de Hıristiyanlıktan almışlardır. Schwally’e göre, Müseylime, seci meselesini de Hz. Peygamber’den almamıştır. Zira seci, o dönemde Araplar arasında yaygın olarak kullanılmakta idi.[290]

Burada nakilde bulunduğu kitapta adı geçen şahıslar hakkında peygamberlik bağlamında olumlu bir şeyin anlaşılmayacağı ortadadır.[291] Bilakis Tulayha için kezzâb sıfatı net bir şekilde ifade edilmiştir ki onun peygamber olduğunu söyleyenler kendi taraftarlarıdır. Müseylime ve Tulayha’nın ilhamlarının vahiy diye isimlendirilmesine gelince, yine Beyhakî’nin anlattıklarına göre, Tulayha örtünün altına girmiş ve kendisine göre vahiy beklemiştir. Burada bilinen anlamıyla vahiy kelimesinin kullanılması Tulayha’nın vahiy aldığı anlamına gelmemektedir. Sonuçta Tulayha’ya beklediği vahiy gelmemiş ve Uyeyne b. Hısn onu azarlamıştır.[292]

Reddiye bağlamında adını verdiğimiz Kindî’nin eseri ise eski mushaflar konusunda referans olarak gösterilmektedir ki söz konusu eserde Dımaşk mushafının Kindî’nin yaşadığı dönemde Malatya’da olduğu bilgisi yer almaktadır. Sonuç olarak gerek Nöldeke ve gerekse kitaba katkıda bulunan diğer yazarlar tarafından kitabın yüz yıla yaklaşan tamamlanma sürecinde kitaba bazı konular ekledikleri gibi kaynak olarak da pek çok çalışmaya yer vererek kitabın kaynak bakımından zengin bir yelpazeye kavuşmasına yardımcı olmuşlardır.

Sonuç

Yukarıda kaynaklarını vermeye çalıştığmız Geschichte des Qorâns (Kur’ân Tarihi) nerede ise bir yüzyıla yakın bir süreç içerisinde tamamlanmış bir kitaptır. Yazarı da Kur’ân araştırmalarında kritisizmin öncüsü sayılan Theodor Nöldeke’dir. Kitap 1909-1919-1938 yılları arasında Friedrich Schwally, Gotthelf Bergsträßer ve Otto Pretzl’in katkıları ile yeniden yayınlanmıştır. Geschichte des Qorâns’ın ikinci baskısının çeyrek asrı geçen sürecinde üç yazar tarafından kitaba yeni konu ve bilgiler eklendiği gibi aynı zamanda kitap, kaynaklar açısından da zengin hale getirilmiştir.

Kitapta, vahiy, nübüvvet, sûrelerin tertibi, Kur’ân’da yer almayan vahiyler, Kur’ân’ın cem‘i, mukattaa harfleri, besmele, Batılı ve İslâmî fırkaların Hz. Ebû Bekir ve Hz. Osman metni hakkındaki iddiaları, Nûreyn sûresi, resmü’l-mushaf, mushaflara ait varyantlar, kırâat-ler, kırâat literatürü, ilk dönem mushafların imlâsı, yeni Kur’ân baskıları gibi pek çok konunun ele alınması kaynakların da çeşitli olmasına ve kemmiyet açısından da artmasına imkân sağlamıştır. Böylece kitabın yazılış sürecinde gerek Doğu’da gerekse Batı’da yazılan ve zaman içerisinde gün yüzüne yeni çıkan kaynaklara da yer verilmesiyle Geschichte des Qorâns kaynak bakımından zengin bir yelpazeye sahip olmuştur. Batılı kaynaklarla birlikte kitapta adı geçen kaynakların sayısı beş yüzü geçmektedir.

Geschichte des Qorâns’da farklı displinlerde pek çok kaynağa yer verilmiş olup bunların başında da Kur’ân tarihi açısından önemli bir yere sahip olan erken dönem mushaflar gelmektedir. Kitapta tefsir, tefsir mukaddimeleri, ulûmu’l-Kur’ân, esbâb-ı nüzûl, nâsih men-sûh, kırâat, resmü’l-mushaf kaynaklarına yer verildiği gibi hadîs, siyer, tarih, tabakât/ricâl-terâcim/biyografi, kitap ve müellif isimleri hakkında kaleme alınmış olan kaynaklara da yer verilmiştir. Ayrıca Geschichte des Qorâns’da bazı fıkıh, ahlak, milel-nihel ve reddiye türünden eserlere yer verildiği gibi coğrafya, dil, edebiyat, gramer, sözlükler, şairlerin divânları ve genel kültür türünde eserlere de kaynak olarak yer verilmiştir.

Kitapta, maksimum düzeyde kaynaklardan istifade edildiği gibi kitabın yazıldığı dönem için söyleyecek olursak gerek yazma ve gerekse matbu nüshalara da ulaşmada bir çabanın sarfedildiği görülmektedir. Geschichte des Qorâns’da referans gösterilen bazı kaynakların zaman zaman hem yazma hem de matbu nüshaları birlikte kaynak gösterildiği gibi bazı kaynakların da yazma ve matbu olarak birden fazla nüshalarına yer verildiği görülmektedir. Yazarlar kaynakları zikrederken bazen referans gösterdikleri özellikle de tefsirler ve yazarları için B. F. ve L. gibi semboller kullanmakta bazen de sadece Zam. (Zemahşeri) gibi kısaltmalarla yetinmektedirler. Şunu da hemen ifade edelim ki kitapta pek çok kısaltma kullanılmış olsa da söz konusu kısaltmaların ne anlama geldiği hakkında herhangi bir bilgi kitabın ikinci baskısında yer almamaktadır. Nöldeke, kitabın birinci baskısında bazı kısaltmalara -(Abkür-zungen)- yer vermekte ve ne anlama geldiklerini açıklamaktadır.

Ayrıca herhangi bir kaynak referans olarak verilirken gerek yazma ve gerekse matbu nüshalardan bazen sayfa numaraları ile birlikte satır numaralarının da zikredildiği kimi zaman da sadece kaynağa Sihâh, Qâmûs diye işaret edildiği bazen de ‘Ukberi zu Sura 2, 51, gibi müellifin adıyla yetinildiği görülmektedir. Burada referans gösterilen kaynağın Ukberî’nin hangi kitabı olduğu, yazma veya matbu nüsha mı olduğu, matbu ise baskı yılı, yeri ve sayfa numaraları hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmemektedir. Ukberî dışında başka bazı kaynaklar için de aynı durumun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Geschichte des Qorâns’a genel olarak bakıldığında bir kaç küçük yanlış dışında genellikle kaynaklardan aktarılan bilgilerin doğru ve objektif bir şekilde verildiği görülmektedir. Ancak şunu da ifade edelim ki bazı yerlerde Müslüman bilginlere ait oldukları izlenimi veren bazı önemli analiz ve değerlendirmelerde ise kaynak adının verilmediği de gözden kaçmamaktadır.

Şunu da ifade edelim ki kitapta kaynak olarak gösterilen mushaf nüshası Gustav Flügel’in gerçekleştirmiş olduğu baskısıdır. Flügel, yapmış olduğu bu çalışmada zaman zaman kitapta tenkit edilmiştir. Geschichte des Qorâns’da sûre isimleri yerine sûrelerin numaraları verilmekte peşinden de âyet numaraları zikredilmektedir. Ayrıca yazarımızın vermiş olduğu âyet numaralarının şu an elimizde bulunan mushafla da yer yer farklılık arzettiğini de belirtmekte fayda vardır. Referans gösterilen matbu eserlerin pek çoğunda şarkiyâtçıların önemli katkıları olduğu da gözden kaçmamaktadır. Referans gösterilen yazma nüshalardan bazıları Avrupa kütüplanelerindeki yazma nüshalardır. Ayrıca Mısır, İstanbul, Hindistan gibi İslâm beldelerinde bulunan başta yazma kaynaklar olmak üzere neşr ve tercüme edilen kaynaklardan da faydalanılmıştır.

Dikkat çeken bir husus olarak şunu hemen belirtelim ki İbn Mücâhid’in ismi kitapta elli defadan fazla geçmesine rağmen, İbn Mücâhid’in hiçbir eseri kaynak olarak gösterilme-miştir. İbn Mücâhid’in görüşleri ikincil kaynaklardan aktarılmaktadır. Kitapta İbn Ebî Dâvûd’un Kitâbü’l-mesâhif adlı eserinden çokça faydalanılmadığı gibi Ebû Dâvûd’un Sünen’indeki kırâatle ilgili bölümden yeterli derecede istifade edildiği de söylenemez. Ayrıca kitapta Zerkeşî’nin ismine atıfta bulunulsa da onun el-Burhân fî ulûmi’l-Kur’ân adlı kitabından da istifade edildiği söylenemez. Bazı kaynaklar sadece bir defa zikredilirken bazıları da yerine göre pek çok defa zikredilmiştir. Kur’ân tarihi hakkında İslâmî ilimlerle ilgili olarak kaynakların genel olarak verimli bir şekilde kullanıldığı görülmektedir.

Kitabın birinci baskısında Nöldeke, ikinci baskısında ise Schwally, Geschichte des Qorâns’ın kaynakları hakkında bir literatür değerlendirmesi yapmışlardır. Nöldeke’nin kitabın başında yapmış olduğu değerlendirmeyi Schwally, ikinci cilde ek yaparak bir hayli genişletmiştir. Geschichte des Qorâns’ın üçüncü cildinde ise başta kırâat literatürü olmak üzere tecvîd, vakf vb. konularında yazılan eserler hakkında bilgiler verildiği ve bir literatür değerlendirmesinin yapıldığı görülmektedir. Ayrıca kırâat kaynakları olarak bazı tefsirler hakkında da bilgiler verilmiştir. Kitabın sonunda Anneliese Gottschalk- Baur tarafından hazırlanan dizinde (register) kitabın kaynakları olarak bir bibliyografyaya da yer verilmektedir.[293]

Sonuç olarak yüz yıla yakın bir zaman dilimi içerisinde başta Nöldeke olmak üzere, kendi alanlarında uzman kişiler tarafından kaleme alınan Geschichte des Qorâns, bizlere içerisinde barındırdırdığı pek çok konu ile birlikte bir Kur’ân tarihi sunduğu gibi kaynakları açısından da Doğu’da ve Batı’da başta Kur’ân olmak üzere diğer disiplinlerde yapılmış çalışmaların da adeta bir tarihini sunmaktadır.

Bibliyografya

Ahlwardt, Wilhelm. Die Handschriften-Verzeichnisse der Königlichen Bibliothek zu Berlin/-Verzeichnis der Arabischen Handschriften zu Berlin. Berlin: L. Schade, 1887-1899.

Akîkî, Necîb. el-Müsteşrikûn. 4. Baskı. Kahire: Dârü’l-meârif, 1980.

Becker, Carl Heinrich. “Theodor Nöldeke”. Der Islam 20 (1932): 43-48.

Bedevî, Abdurrahman. Mevsûatü’l-müsteşrikîn. 3. Baskı. Beyrut: Dârü’l-ilm li’l-melâyîn, 1993.

Bergsträßer, Gotthelf. “Die Koranlesung des Hasan von Basra”. Islamica 2 (1926): 11-57.

Birışık, Abdülhamit. “Otto Pretzl”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 34: 342-343. Ankara: TDV Yayınları, 2007.

Brockelmann, Carl. Geschichte der Arabischen Litteratur. Weimar/Berlin: Verlag von Emil Felber, 1898/1902.

Çetin, Abdurrrahman. “Dânî”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 8: 459-461. Ankara: TDV Yayınları, 1993.

Ebû Ubeyd el-Kasım b. Sellam. “Ein Kapitel aus den Fadâ’il al-Qur’ân von Abû Ubaid al-Qasim ibn Sallâm”. Documenta Islamica Inedita. nşr. Anton Spitaler. 1-24. Berlin: 1952.

Dakîkî, Rızâ Muhammed. Kitâb Târihü’l-Kur’ân li’l-müsteşrîki’l-Almânî Theodor Nöldeke terceme ve kırâe nakdiyye. Davha: Dârü’l-meymân, 1430/2009.

Fück, Johann, Die Arabischen Studien in Europa. Leipzig: Harrassowitz, 1955.

Goldziher, Ignaz. Die Richtungen Der Islamischen Koranauslegung. Leiden: Brill, 1920.

Görgün, Hilal. “Theodor Nöldeke”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 33: 217-218. Ankara: TDV Yayınları, 2007.

Gökkır, Necmettin. Tanzimattan Günümüze Din-Devlet İlişkileri ve Siyaset Bağlamında Mushaf Basımı. İstanbul: M. Ü. İlâhiyat Fakültesi Vakfı Yayınları, 2015.

Gözeler, Esra. Kur’ân Ayetlerinin Tarihlendirilmesi. İstanbul: Kuramer, 2016.

Gözeler, Esra, v.dğr. “Corpus Coranicum Projesi: Kur’an’ı Geç Antik Döneme Ait Bir Metin Olarak Okumak”. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 53: 2 (2012): 219-253.

Gözütok, Kemal. Oryantalistlerin Kur’ân Tarihine Bakışları. Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, 2012.

Hamidullah, Muhammed. Kur’ân Tarihi. trc. Sait Mutlu, Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 1991.

Hofmann, Murad. Kur’ân. trc. Mehmet Toprak. İstanbul: Çağrı Yayınları, 2005.

Huart Clément. Arab ve İslâm Edebiyâtı. trc. Cemal Sezgin. Ankara: Tisa Matbaacılık, ty.

Hurgronje, Christiaan Snouck. “Theodor Nöldeke”. Zeitschrift der Deutschen Morgenlän-dischen Gesellschaft 85 (1931): 239-281.

İbn Ebû Dâvûd, Ebû Bekr Abdullah. Kitâbu’l-mesâhif. ed. Arthur Jeffry, Mısır: Matbaatü’r-rahmaniyye, 1355/1936.

İbn Hişâm, Abdülmelik. es-Sîretü’n-nebeviyye. nşr. F. Wüstenfeld, Göttingen: Dieterische Universitäts-Buchhandlung, 1858-1860.

İbn İshâk, Muhammed b. İshâk b. Yesar. Sîretü İbn İshâk. thk. Muhammed Hamidullah, Fas: 1396/1975.

Kallek, Cengiz. “Gotthelf Bergsträßer”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 5: 497-498. Ankara: TDV Yayınları, 1992.

Kâtib Çelebi. Keşfü’z-zunûn an esâmî’l-kütüb ve’l-fünûn. Beyrût: Dârü’l-fikr, 1990.

Kelbî, Hişâm b. Muhammed b. es-Sâib. Kitâbu’l-esnâm. thk. Ahmed Zeki Paşa. 2. Baskı. Kahire: Matbaatü Dârü’l-kütübi’l-Mısrıyye, 1343/1924.

Keskioğlu, Osman. Nüzûlünden Günümüze Kur’an-ı Kerim Bilgileri. Ankara: TDV Yayınları, 2012.

Elkot, Tarek Anwar Abdelgayed. Die Methode Nöldekes zur Chronologischen Anordnung der Suren und Verse des Korans in seinem Buch “Geschichte des Qorāns” Eine Analytisch-Kritische Studie. Doktora Tezi, Göttingen: 2014.

Kuhn, Ernst. “Versuch einer Übersicht der Schriften Theodor Nöldeke’s”. Orientalische Studien 1. Giessen: Verlag von Alfred Töpelmann, 1906: XII-LI.

Littmann, Enno, Ein Jahrhundert Orientalistik. Wiesbaden: Harrassowitz, 1955.

Mekkî b. Ebî Tâlib Hammûş el-Kaysî. el-İbâne an meâni’l-Kırâât. thk. Abdülfettâh İsmâil Şelebi, Mısır: Dâru nahdatu Mısr, 1379/1960.

Müller, David Hienrich. “Theodor Nöldeke”. Wiener Zeitschrift für die Kunde des Morgenlands 20 (1906): 125-127.

el-Müneccid, Selâhaddin. el-Müsteşrikûne’l-Almân. Beyrut: Dârü’l-kitâbi’l-cedîd, 1978.

Neuwirth, Angelika. “Koran”. Grundriß der Arabischen Philologie. Ed. Helmut Gätje, 2: 96-135. Wiesbaden: Ludwig Reichert Verlag, 1987.

Nöldeke, Theodor. Geschichte des Qorâns. Hamburg: Verlag der Dieterichschen Buchhand-lung, 1860.

Nöldeke, Theodor- Schwally, Friedrich- Bergsträßer, Gotthelf- Pretzl, Otto. Geschichte des Qorâns. 3 cilt. Leipzig: Dieterich’sche Verlagsbuchhandlung, 1909-1919-1938.

Özaydın, Abdülkerim. “el-Bed’ ve’t-târîh”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 5: 289-290. Ankara: TDV Yayınları, 1992.

Paret, Rudi. Arabistik und Islamkunde an Deutschen Universitäten. Deutsche Orientalisten seit Theodor Nöldoke. Wiesbaden: Franz Steiner, 1966.

Pfanmüller, Gustav. Handbuch Der Islam-Literatur. Leipzig: de Gruyter, 1923.

Polat, Hüseyin. Oryantalistlerin Kur’ân Vahyini Tarihlendirme Çalışmaları -Alman Öncüler: Gustav Weil ve Theodor Nöldeke Örneği -. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi, 2019

Pretzl, Otto. “Die Wissenschaft der Koranlesung (‘Ilm al-qirâ‘a)“. Islamica 6 (1933/1934): 1-47; 230-246; 290-331.

Purgstall, Hammer. Literaturgeschichte der Araber. Viyana: Kaiserl.-Königl. Hof- und Staatsdruckerei, 1850-1856.

Said, Edward. Oryantalizm. trc. Selahaddin Ayaz. 3. Baskı. İstanbul: Pınar Yayınları, 1991.

Sâlih, Subhî. Mebâhis fî ulûmi’l-Kur’ân, Beyrût: Dârü’l-ilm li’l-melâyîn, 2005.

Al Samman, Tarif. “Der Qor’ân und die Schrift”. Hazırlayan: Otto Mazal, Tarif al- Samman, Die Arabische Welt und Europa. 65-83. Graz: Akademische Drucku Verlagsanstalt, 1988.

Sandıkçı, Kemal. “Hemmâm b. Münebbih”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 17: 189. Ankara: TDV Yayınları, 1998.

Sarıçam, İbrahim- Özdemir, Mehmet - Erşahin, Seyfettin. İngiliz ve Alman Oryantalistlerin Hz. Muhammed Tasavvuru. Ankara: Nobel Yayın, 2011.

Schwarz, Paul. “Wann lebte der Verfasser der Gara’ib al-Kur’an”. Zeitschrift der Deutschen Morgenländischen Gesellschaft 69 (1915): 300-304.

Sezgin, Fuat. Bibliographie der Deutschsprachigen Arabistik und Islamkunde. 1-21, Frankfurt: Institut für Geschichte der Arabisch-Islamischen Wissenschaften an der Johann Wolfgang Goethe-Universität, 1990-1995.

Süyûtî, Celâleddîn Abdurrahmân. el-İtkân fî ulûmi’l-Kur’ân. nşr. Mevlevî Sedîdüddîn, Mevlevî Beşîrüddîn, Mevlevî Nurulhak, Aloys Sprenger, Kalküta: 1852-1854.

Tuğ, Salih, - Yaşaroğlu, M Kamil. “Muhammed Hamidullah”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 30: 534-537. Ankara: TDV Yayınları, 2005.

Vâkıdî, Muhammed b. Ömer. Kitâbul-megâzî. Ed. Alfred von Kremer, Kalküta: 1856.

Weil, Gustav. “Geschichte des Corans von Theodor Nöldeke. Eine von der Pariser Académie des İnscriptions Gekrönte Preisschrift. Göttingen 1860” Heidelberger Jahrbücher für Litteratur 1 (1862): 1-16.

Yaşar, Hüseyin. Alman Oryantalizminde Kur’ân’a Bakış. İstanbul: İz Yayıncılık, 2010.

Yazıcı, İshak. “Ebü’l-Leys Semerkandî”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 36: 473-475. Ankara: TDV Yayınları, 2009.

Zakzûk, M. Hamdi. Oryantalizm veya Medeniyet Hesaplaşmasının Arka Plânı. trc. Abdülaziz Hatip. İzmir: Işık Yayınları, 1993.



[1] Theodor Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2. Baskı, 3 cilt. (Leipzig: Dieterich’sche Verlagsbuchhandlung, 1909-1919-1938), 1: v.

[2] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 88, 104, 107, 227, 233 vd.; 2: 26, 31, 3: 46, vd.

[3] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 273.

[4] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 31, 32, 34, 38, 39, 40, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 52, vd.

[5] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 284-285.

[6] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 255, 256, 264, 265, 266, 267, 270, 271.

[7] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 253, 254.

[8] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 31, 33, 39, 40, 48, 49, 52, vd.

[9] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 264.

[10] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 263, 264, 267.

[11] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 255.

[12] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 257.

[13] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 8, 255.

[14] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 29, 42, 46.

[15] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 39.

[16] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 31.

[17] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 31, 33, 39, 41, 43, 49, 250.

[18] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 31.

[19] Nöldeke v.dğr.. Geschichte des Qorâns, 3: 274.

[20] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 170.

[21] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 170-171.

[22] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 171.

[23] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 23,

[24] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 29, 111, 173, 177.

[25] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 87, 124, 130, 134, 142, 203.

[26] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 247.

[27] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, 1. Baskı (Göttingen: Verlag der Dieterichschen Buchhandlung, 1860), XXVII.

[28] Câmiu’l-beyân tefsiri hakkında geniş bilgi için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 171, vd.; 3: 240-241.

[29] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 21, 23, 31, 32, 34, 36, 48, 49, 52, 53, 54, 89, 90, 92, 93, 97, 100, 101, 104, 108, 110, 115, 117, 122, vd.; 2: 11, 13, 14, 25, 29, 48, 52, 60, 62, 73, vd.; 3: 2, 3, 6, 10, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, vd.

[30] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 105, 108, 141, 144.

[31] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 173. Eserin mevcut baskılarında tefsirin adı Bahrü’l-ulûm olarak kaydedilse de Bahrü’l-ulûm’un asıl yazarının Alâeddîn Ali b. Yahyâ es-Semerkandî (ö. 860/1456) olduğu ifade edilmektedir. Bk. İshak Yazıcı, “Ebü’l-Leys Semerkandî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Ankara: TDV Yayınları, 2009), 36: 475.

[32] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 23, 29, 31, 48, 54, 64, 101, 111, 125, 128; 2: 173.

[33] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 46, 64, 97, 98, 247; 2: 82, 174; 3: 126, 127, 157, 241.

[34] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, XXVIII.

[35] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 23, 24, 26, 29, 31, 42, 44, 46, 48, 86, 89, 93, 99, 100, 104, 105, 108, 110, 112, 116, 124, 125, vd.; 2: 33, 34, 77, 85.; 2: 33, 34, 35, 46, 77, 87, 174-176, ; 3: 3, 4, 8, 11, 16, 17, 18, 24, 28, 54, 65, 74, 84, 96, 105, 241.

[36] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 31, 32, 48; 2: 13, 14, 25, 30, 57, 58, vd.

[37] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 178; 3: 241-242.

[38] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 15, 26; 2: 94, 97, 105, 108, 125, 161 vd.; 3: 108.

[39] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 126, 242.

[40] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 177; 3:242.

[41] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 21, 23, 29, 31, 32, 38, 42, 44, 46, 48, 86, 89, 93, 98, 99, 100, 104, 105, 108, 116, 124, 125, vd.; 2: 69, 80, 174, 176, 192; 3: 127, 141, vd.

[42] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 31, 32, 44, 48, 49, 52, vd.; 2: 7, 12, 13, 14, 25, 41, 177; 3: 295.

[43] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2, 177. Her ne kadar Schwally, Ebû Hanife’nin türbesinin Kahire’de olduğunu söylese de doğrusu Bağdat’ta olmasıdır.

[44] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 121, 136.

[45] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 93, 137, 138, 204, 248 vd.; 2: 13, 48; 3: 25, 38, 43, 48, 152, 170, 185, 244 .

[46] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 92, 95, 98, 105, 124 vd.; 2: 4, 13, 14, 46, 48, 98, 174.

[47] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 197, 243.

[48] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 90, 124, 144, 185, 195, 248 vd.; 3: 242.

[49] Her iki tefsir hakkında bilgi için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 178-179; 244-245.

[50] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 186; 3: 132.

[51] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 179-182.

[52] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 179 vd.

[53] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 9, 179-180.

[54] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 9, 111, 115, 181.

[55] Adı geçen tefsirler hakkında bilgi için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 240-246.

[56] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 248.

[57] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 246.

[58] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, XXX.

[59] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 182.

[60] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 240 vd.

[61] Ebû İshâk Ahmed es-Sa‘lebî, el-Keşf ve’l-beyân, thk. Muhammed b. Âşûr, (Beyrut: Dâru İhyâi’t-türâsi’l-Arabî, 1422/-2002), 1: 74.

[62] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 173, 174. Bütün bu bilgilere rağmen Schwally, burada vermiş olduğu bilgiler dışında Keşf’i kaynak olarak zikretmemektedir. Anlaşılan odur ki Schwally, yukarıda zikrettiğimiz bilgileri de Wilhelm Ahlwardt’ın Die Handschriften-Verzeichnisse der Königlichen Bibliothek zu Berlin/Verzeichnis der Arabischen Handschriften zu Berlin (Berlin: 1887-1899), 7/1: 292-293 adlı eserinden nakletmektedir ki söz konusu esere göre, Keşf, Berlin Kütüphanesi, 409 numarada kayıtlıdır.

[63] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 184.

[64] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 184.

[65] Arthur Jeffery’nin “Mukaddimetân fî ulûmi’l-Kur’ân”, (Mısır: Mektebetü’l-Hancî, 1954) adıyla neşrettiği ve Nöldeke’nin Berlin Kütüphanesi, 103 nr. da kayıtlı yazma nüshadan faydalandığı mukaddime, on bölümden oluşmaktadır. Kitabın geri kalan kısmı ise Fâtiha’dan Hicr sûresine kadar bir tefsir çalışmasıdır.

[66] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 24, 26, 32, 44, 49, 50, 51, vd.; 2: 7, 12, 13, 14, 16, 17, 34, 41, 51, 57, 97, 184, vd.; 3: 1, 2, 5, 9, 10, 11, 13, 16, 17, 68, 72, 88, 90, 105, vd.

[67] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 185-187.

[68] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 64, 93, 98, 99, 103, 105, 106, 110, 116, 122, 127, 128, vd.; 2: 33, 51, 80, 113.

[69] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, 1: 52, 63, 204, 226, 227 vd; 2: 7, 41, 58.

[70] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1:15, 16, 21, 22, 29, 31, 32, 35, 37, 40, 49, 53, 54, 93, 95, 98, 103, 105, 106, 108, 110, 112, 114, 115, 116, 124, vd.; 2: 4, 5, 6, 7, 9, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 24, 25, 31, 32, 33, 34, 35, 37, 40, 41, 53, 69, 70, 160, 162, vd.; 3. 1, 2, 3, 4, 5, 11, 20, 21, 24, 26, 37, 46, 83, 97, 105, 106, 107, 128, 129, 136, 137, 143, 152, 155, vd.

[71] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 34, 35. Kunut duaları olarak da bilenen Hal‘ ve Hafed metinlerinin sûre olmaları Übey b. Ka‘b mushafına göredir.

[72] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 113, 232.

[73] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 182 vd.

[74] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 44, 48, 67, 78, 83, 86, 93, 94, 100, 104, 108, 110, vd.; 2: 79, 154, 161, 183, vd.

[75] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 183.

[76] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 92, 104, 105, 106, 127, 137 vd.

[77] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 183, 184.

[78] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 53, 54, 93, 95, 96, 97, 100, 101, 104, 107, 125, 239 vd.

[79] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 54; II, 16.

[80] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 186.

[81] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 248.

[82] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 182 vd.

[83] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 43, 51, 107, 124, 126, 132, 134, 135, 145, 185, 187, 215, vd.

[84] Kitapta Teysîr’in iki baskısına daha işaret edilmektedir ki bunlardan birisi Haydarabad: 1316/1899, diğeri ise Delhî: 1328/1910 baskısıdır. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 217.

[85] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 257, 258, 259.

[86] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 144.

[87] Dânî’nin Mukni‘ adlı eserinden bazı bölümler ve Fransızca kısmî tercümesi hakkında bk. Silvestre de Sacy, “Traité sur l’orthographe primitive de l’Alcoran”, Notices et Extraits des Manuscrits de la Bibliothèque Impériale 8/1 (1810): 290-332. Atıflar için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 11, 13, 14, 48, 50, 53, vd.; 3: 1, 2, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 16, 17, 18, 20, 22, 23, 28, 38, 48, 49, 92, 97, 113, 254, 263.

[88] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 261, 262, 264 vd.

[89] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 46, 52; 2: 112; 3: 7, 23, 25 vd.

[90] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 1, 2, 3, 7, 9, 10, 17, 58, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 86, 95, 96, 103, 105, 150, 208, vd.

[91] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 182.

[92] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 59, 96, 97, 103, 105, 111, 123, 125, 127, 130, 138, 146, 150, 152, 155, vd.

[93] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns’da, 3: 312. Geschichte des Qorâns’da İbn Mücâhid’in adı elli küsür defa geçmesine rağmen maalesef hiçbir eseri kaynak olarak gösterilmemiştir. İbn Mücâhid’e ait olan görüşler daha çok İbn Cinnî, Fârisî, Zehebî, Yâkût ve İbnü’l-Cezerî’den nakilde bulunularak aktarılmaktadır.

[94] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 196, 197, 210, 213.

[95] Atıflar için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 11, 13, 14, 18, 59, 60, 61, 62, 65, 66, 68, 70, 71, 74, 83, 88, 91, 107, 118, 126, 130, 131, 132, 145, 151, 153, 154, vd.

[96] Atıflar için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 59, 60.106, 108, 109, 128, 129, 131, 139, 145, 151, 171, 175, 176, 179, 180, 184, 207, vd.

[97] Atıflar için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 59, 154, 214.

[98] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 192, 193, 233. Her ne kadar yazar, kitap ile ilgili olarak müellifinin bilinmediğini söylese de kitabın müellifi Abdülvehhâh b. Muhammed el-Kurtubî (ö. 461)’dir.

[99] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 112, 113, 114; 3: 7, 11, 12, 24, vd.

[100] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 143, 219, 222.

[101] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 160, 184, 220.

[102] Kitapta kaynak gösterilen nüsha, Silvester de Sacy’nin bir kısmını tercümesi ile birlikte neşretmiş olduğu nüshadır. Me-moires de L’Académie des Royale Inscriptions 50 (1808): 419-434. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 7, 25.

[103] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 146, 170, 210, 221.

[104] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 185, 186, 208, 212.

[105] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 133, 135.

[106] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 229.

[107]Pretzl’e kadar henüz Kitâbü’l-mesâhif’e ulaşılmamış olacak ki, Geschichte des Qorâns’da bazen ikincil kaynaklardan referans (Bk. 2: 52, 53, 114; 3: 4, 22, 58) olarak gösterilmektedir. Pretzl tarafından direkt olarak yapılan atıflar için ise bk. 3: 239, 253, 255, 258, 259, 260, 261 vd.

[108] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 239, 253.

[109] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 116; 3: 236.

[110] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 129, 219.

[111] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 36, 50, 52; 2: 113; 3: 1, 2, 25, 52, 59, 60, 75, 106, 107, 108, 109, 110, 116, 122, 124, 128, 129, 132, 134, 136, 137, 138, 143, 144, 148, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 160, 177, 192, 193, 195. 205, 206, 208, 212, 214, 215, 217, 218, 222, 223, 224, 225, vd.

[112] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 110, 111, 121, 122, 124, 130, 133, 134, 135, 140, 142, 147, 151, 156, 159, 169, 171, 174, 175, 176, 178, 179, 180, 181, 182, 184, 205, 206, 207, 210, 212, 220, 222, 225, 229, 230, vd.

[113] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 117, 157, 179, 180, 184, 185.

[114]Geschichte des Qorâns’da da belirtildiği üzere Ma‘rifetu’l-kurrâi’l-kibâr’ın eksik bir baskısı el-Hidâyestanbul) dergi-sinde gerçekleştirilmiştir. el-Hidâye 6 (1331): 627-656; 7: 705-736; 9: 881-896; 10: 977-992; 11: 1121-1136. Nöldeke, Geschichte des Qorâns, 3: 176. Kitabın tamamı aynı isimle Tayyar Altıkulaç tarafından dört cilt halinde neşredilmiştir. İstanbul: İSAM, TDV İslam Araştırmaları Merkezi Yayınları, 1416/1995.

[115] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 7, 74, 110, 124, 134, 135, 139, 145, 152, 159, 171, 176, 182, 206, 208, vd.

[116] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 185.

[117] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 153.

[118] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 153, 219, 227.

[119] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 227, 238.

[120] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 107, 116, 151.

[121] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 7, 11, 12, 13, 17, 18, 20, 25, 29, 30, 34, 36, 44, 52, 61, 76, 91, 130, 138, vd.

[122] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 186.

[123] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 22, 24, 33, 41, 48, 66 83, 95, 114, vd.; 2: 16, 152; 3: 150.

[124] Her ne kadar Nöldeke, ilmü’l-hadîs hakkında bizlere ulaşan en eski kaynak olarak Muvatta’nın adını zikretse de hicri 132/750 yılında vefat eden Hemmâm b. Münebbih’e ait ilk yazılı hadis metinlerinden “es-Sahîfetü’s-sahîha” adlı hadis mecmuası da günümüze ulaşmıştır. Bk. Sandıkçı, Kemal, “Hemmâm b. Münebbih” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Ankara: TDV Yayınları, 1998), 17: 189.

[125] Zürkânî şerhine yapılan atıflar için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 200; 3: 75.

[126] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, XIX.

[127] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 13, 23, 25, 26, 34, 36, 41, 45, 46, 48, 52, 53, 67, 78, 84, 86, 89, 94, 95, 101, 104, 108, 110, 114, 121, vd.; 2: 4, 6, 7, 11, 12, 13, 14, 29, 30, 47, 148-149, 171; 3: 74, 147.

[128] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 13, 22, 23, 24, 25, 35, 36, 47, 48, 49, 52, 67, 69, 78, 86, 89, 94, 108, 116, vd.; 2: 7, 45, 125, 149, 150.

[129] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 22, 23, 26, 33, 42, 44, 48, 86, 95, 110, 111, 114, 122, vd.; 2 , 150-152, 171.

[130] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 22, 35, 36, 41, 66 vd.; 2: 7, 11, 13, 14, 16, 47, 57, 60, 80, vd.

[131] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 170.; 3: 103.

[132] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 110, 248, 249, 253.

[133] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 150.

[134] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 22, 24, 48, 49, 66, 108, 110, 114, vd.

[135] Mişkât’ın A. N. Matthews tarafından yapılan (Kalküta: T. Hubbard, at the Hindoostanee Press, 1809-1810) İngilizce tercümesi de kaynak olarak gösterilmektedir. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 13, 15, 22, 23, 24, 26, 35, 36, 42, 44, 48, 49, 52, 67, 68, 78, 84, 89, vd.; 2: 4. 7, 12, 13, 48, 80, 112 vd.

[136] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, II, 155.

[137] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 236, 238, 242, 244, 248 vd.; 2: 14, 20, 53, vd.; 3: 2, 4, 76, 77, 92, 96, 172, vd.

[138] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 13, 147; 3: 107.

[139] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 13, 22, 33; 2: 6, 25, 45, 112, 148, 149 vd.

[140] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 100.

[141] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 125.

[142] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 180.

[143] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 129.

[144] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 129.

[145] Muhammed b. İshâk’ın söz konusu eseri, Muhammed Hamidullah tarafından Sîretü İbn İshâk el-müsemmâ bi’l-Kitâbi’l-Mübtede ve’l-meb’as ve’l-meğâzî adıyla neşredilmiştir. (Rabat: 1396/1976). Nöldeke’nin ölmeden önce görmek istediği diğer kitap ise Kelbî’ye ait Kitâbü’l-esnâm’dır. Kitâbü’l-esnâm, Nöldeke hayatta iken Ahmed Zeki Paşa tarafından Tâhir el-Cezâirî’ye ait Kahire nüshası esas alınarak neşredilmiştir. (Kahire: 1914). Bk. Kitâbu’l-esnâm, 2. Baskı (Kahire: Mat-baatü Dârü’l-kütübi’l-Mısrıyye, 1343/1924). nâşirin önsözünden naklen, 34.

[146] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 9, 12, 13, 14, 15, 18, 20, 22, 25, 31, 32, 35, 42, 46, 66, 67, 68, 75, 76, 78, 85, 87, 88, 90, 92, 97, 108, 112, 117, 125, 126, 127, vd.; 2: 16, 55, 81, 83, 124, 130-132, 134, 135 vd.

[147] Muhammed Hamidullah, İbn Hişâm’ın düşürdüğünü söylediği yerlerden birisi şudur: “Hz. Peygamber’e Kur’ân nâzil olduğunda onu erkeklere sonra da kadınlara okurdu.” Muhammed b. İshâk b. Yesar, Sîretü İbn İshâk, thk. Muhammed Hamidullah, (Fas: 1396/1975), kitabın mukaddimesi.

[148] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 236, 237, 240, 246, 248.

[149] Vâkıdî’nin çalışması hakkında bk. Geschichte des Qorâns, 2: 133-134.

[150] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 16, 23, 24, 33, 36, 66, 90, 122, 133, vd.; 2: 13, 137, 133, 138, vd.

[151] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 9, 10, 12, 13, 15, 20, 22, 23, 24, 32, 46, 48, 49, 66, 67, 69, 76, 78, 83, 85, 86, 89, 94, 95, 100, 103, 108, 125 vd.; 2: 6, 7, 9, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 25, 54, 55, 135, vd.

[152] İbn Sad’ın Tabakât’ı hakkında detaylı bilgi için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 134-137.

[153] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 120, 130, 134, 136, 141.

[154] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 18, 32, 66, 68, 92 vd.; 2: 20, 28, 29, 50, 51, 137, vd.; 3: 7, 130, 131, 160.

[155] Maârif hakkında bilgi için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 136-137.

[156] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 25, 49, 68, 78, 90, 93 vd.

[157] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 15, 21, 57, 112, 176, vd.; 2: 20, 22, 29, 52, 71, 138-139; 3: 174, 206 vd.

[158] Kitap hakkında bilgi için bk. Geschichte des Qorâns, 2: 137-138.

[159] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 57, 60, 66, 67, 134, 135, 174 vd.; 2: 10, 11, 12, 16, 17, 54, 62, 118, 137, vd.

[160] Nöldeke, Geschichte des Qorâns’ın birinci baskısında Johann Gottfried Ludwig Kosegarten (ö. 1818) tarafından Berlin nüshası esas alınarak Târîhi’l-mülûk ve a‘mârihim ve mevâlîdi’r-rusül ve enbâihim ve’l-kâini’l-lezî kâne fî zemeni külli vâhidin minhum, 1-3, adıyla Latince tercümesi ile birlikte gerçekleştirilen kısmî baskıyı (Gryphisvaldiae: 1831-1853) referans olarak göstermektedir. s. 44, 52.

[161] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, XVII. Farsça tercümeye atıflar için bk. Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 15, 89, 94, 125, 149, 174 vd.

[162] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, XVII.

[163] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 125; 2: 142.

[164] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 15, 21, 22, 23, 25, 32, 36, 56, 66, 67, 75, 78, 86, 89, 93, 100, 101, 108, 112, 117, 2: 12, 13, 16, 20, 29, 39, 49, 50, 52, 54, 79, 83, 110, 139 vd.

[165] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 49, 62, 63. Schwally, Saîd b. Bıtrîk’ı üç yerde referans göstermekte ve her üçünde de aynı cilt ve sayfa numarasına (zu Eutychius, ed. Cheikho II, 341) atıfta bulunmaktadır. Aslında Schwally’nin burada vermiş olduğu cilt ve sayfa numarası Luvîs Şeyho’nun edisyonundan ziyade daha önce Latince tercümesi ile birlikte neşredilen baskıdaki cilt ve sayfa numarasına uymaktadır. Bk. Eutychii Patriarchiae Alexandrini Annalium, nşr. ve Latince trc. J. Selden - E. Pococke, I-II, Oxford: 1658-1659, II, 341.

[166] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 101, 174, 212, 229; 2: 200.

[167] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 15, 22, 23, 121, 125, vd.

[168] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 18, 35, 66, 67, 68, 75, 78, 92, 93, vd.; 2: 142-143.

[169] Nöldeke, Geschichte des Qorâns, XVIII.

[170] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 174, 258.

[171] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 19; 2: 190. Ayrıca bk. Abdülkerim Özaydın, “el-Bed’ ve’t-târîh”, Türkiye Di-yanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Ankara: TDV Yayınları, 1992), 5: 290.

[172] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 122.

[173] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 143-144.

[174] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 32, 68, 75, 87, 112; 2: 11, 29, 30, 48, 49, 143; 2: 177.

[175] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 9, 29, 36, 53, 54, 60, 83, 101, vd.

[176] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 147.

[177] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 11, 13, 14, 49, 221.

[178] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 237.

[179] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 29, 49, 51, 221; 2: 177; 3: 110.

[180] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 37, 64; 2: 13, 176; 3: 26, 110.

[181] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 47, 49, 115.

[182] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 49, 51, 90.

[183] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 75.

[184] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 190.

[185] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 249.

[186] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 68.

[187] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 190.

[188] Taberî, Târihu’r-rusül ve’l-mülûk, ed. Goeje, (Leiden: Brill, 1879-1901), 3/4: 2295-2561.

[189] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 153.

[190] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 23, 46, 48, 68, 95, 125 vd.; 2: 14, 18, 20, 28, 29, 50, 51, 54, 55, 153.

[191] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 23, 35, 48, 68, 95, 125 vd.; 2: 8, 14, 28, 29, 51, 154 vd.

[192] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 155.

[193] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 129.

[194] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 153.

[195] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 220, 221; 3: 7, 106, 110, 112, 118, 121, 130, 133, 134, 135, 136, 144, 158, 159, 181, 182, 207, 212, 213, 220, 228, vd.

[196] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 22, 46, 125, 180, 196, 197; 2: 6, 7, 29, 50, vd.; 3: 7.

[197] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 221; 3: 2, 110, 166, 178, 208.

[198] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 252; 2: 12, 18, 28, 51, 129 vd.

[199] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 32, 35, 162, 163.

[200] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 97.

[201] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 30, 179, 180, 202.

[202] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 110, 112, 168, 171.

[203] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 122.

[204] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 56, 140, 202; 2: 29.

[205] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 255.

[206] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 1, 7, 22, 23, 122, 158.

[207] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 34, 52, 59, 170, 179.

[208] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21, 46, 49, 79, 100.

[209] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 79.

[210] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 35.

[211] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 132, 171, 172, 173, 175, 177.

[212] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 230.

[213] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 53, 61, 110, 179; 2: 7, 9, 13, 11, 13, 14, 30, 31, 32, 33, 38, 39, 40, 41, 48, 113, vd.; 3: 9, 21, 22, 23, 24, 73, 77, 83, 97, 110, 122, 155, 161, 162, 168, 205, 230, vd.

[214] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 33, 34, 35, 41; 3: 1, 24, 140, 147, 158, 160, 171.

[215] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 75; 2: 176, 179, 221, 222 vd.; 3: 24, 118, 155, 185, 211, 222, 230.

[216] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 206, 221, 234, 236, 239, 246 vd.

[217] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 36, 37; 3: 5, 18, 68, 68, 73, 90, 124, 126 vd.

[218] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 43, 101.

[219] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 12, 56, 86, 88, vd; 2: 87.

[220] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 22.

[221] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 38.

[222] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 23

[223] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 43.

[224] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 230.

[225] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 36, 37, 38; 3: 18, 59, 65.

[226] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 127.

[227] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 36-37.

[228] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 43.

[229] راغبا أو راهبا , والحارب الجابر الحريب örneklerinde olduğu gibi. Bk. Nöldeke, Geschichte des Qorâns, 1: 42, 43.

[230] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 42-43.

[231] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 32, 35.

[232] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 18, 21, 25, 35, 87, 90 vd.; 2: 8, 12, 24, 189, 191.

[233] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 79; 3: 127.

[234] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 49, 54, 112, 114.

[235] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21, 163.

[236] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 35.

[237] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 215.

[238] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 35, 100, 101, 249.

[239] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 75.

[240] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 43.

[241] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 31, 32, 36, 196; 2: 34.

[242] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21, 32, 196; 2: 34.

[243] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 31, 32, 33, 200.

[244] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 87, 3: 110.

[245] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 258; 2: 180.

[246] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 79, 101, 214, 243.

[247] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 258.

[248] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 188, 189.

[249] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 42.

[250] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 11; 2: 24.

[251] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 42, 43; 2: 13, 24, 190.

[252] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 33.

[253] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21; 2: 37.

[254] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21; 2: 37, 189, 190.

[255] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 37, 191.

[256] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 42; 2: 189.

[257] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 11, 42; 2: 13, 189.

[258] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 37, 38, 163; 2: 24.

[259] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 31, 46, 66, 197, 202 vd.

[260] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 189.

[261] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 49.

[262] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 42, 112; 2: 70, 191.

[263] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21, 33, 38, 92, 101, 163, 203; 2, 8, 37, 87.

[264] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 42; 2: 8, 37.

[265] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 11, 43, 92, 93, 101; 2: 191.

[266] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 13, 24, 37.

[267] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 101, 112.

[268] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 21.

[269] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 35; 2: 191.

[270] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 10, 140, 182.

[271] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 108.

[272] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 130, 154.

[273] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 4.

[274] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 106.

[275] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 109.

[276] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 109.

[277] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 156.

[278] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 156, 157.

[279] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 198, 254.

[280] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 94.

[281] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 178.

[282] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 33, 34, 35.

[283] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 147.

[284] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 9; 2: 81, 83, 94.

[285] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 94, 111, 179; 3: 107.

[286] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 2: 94, 95, 96.

[287] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 22, 56, 87, 125; 2: 70.

[288] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 258.

[289] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 3: 6, 7, 96, 104.

[290] Nöldeke v.dğr., Geschichte des Qorâns, 1: 56-57.

[291] bk. Beyhakî, 33.

[292] bk. Beyhakî, 33.

[293] Detaylı dizin için bk. Nöldeke, Geschichte des Qorâns, 3: 277-351.