Makale

KETOJENİK DİYET

BİR NEFES SIHHAT

KETOJENİK DİYET

Havva Arın
Uzman Diyetisyen

Ketojenik diyet nedir?

Ketojenik diyet, 1950’li yıllara dayanan ve ilk olarak epilepsi hastalığının tedavisi amacıyla ortaya çıkmış bir diyet programıdır. Ketojenik diyette karbonhidrat oldukça kısıtlanıp yerine yağlar kullanılır ve orta düzeyde protein alımı sağlanır. Günlük karbonhidrat alımı ciddi oranda kısıtlanınca vücutta keton cisimcikleri dediğimiz oluşum başlar. Keton cisimciklerinin enerji ihtiyacı yağlardan karşılandığından vücuttaki yağ yakımı hızlanır. Bu durum, ketojenik diyetin günümüzde zayıflama diyeti amacıyla kullanılmasına yol açan etkendir.
Faydaları nelerdir?
Yapılan bazı çalışmalar, ketojenik diyetin epilepsi, alzaymır, nörolojik diğer hastalıklar, kanser, diyabet gibi durumlarda ve kilo yönetiminde etkisinin olduğunu göstermiştir. Bu tür hastalarda hekim ve diyetisyen kontrolünde uygulanabilir.
Kimler uygulamamalı?
Hamile ve emzirenler, ailede yüksek kolesterol problemi olanlar, elektrolit dengesi bozuk olanlar, çoklu ilaç kullananlar ve tek başına diyet uygulamada zorlananlarda bu diyet önerilmez.
Nasıl uygulanır?
Ketojenik diyetin “standart ketojenik diyet”, “yüksek proteinli ketojenik diyet” gibi çeşitleri vardır. En çok tercih edilen, standart ketojenik diyettir. Bu diyette günlük alınan toplam kalorinin %75’i yağ, %20’si protein, %5’i karbonhidratlardan sağlanır. Yüksek proteinli ketojenik diyet ise %60 yağ, %35 protein, %5 karbonhidrat içeriklidir.
Günlük alınan karbonhidrat miktarı 50 gram ile kısıtlanmaktadır. Fazlası keton oluşumunu engeller ve diyet amacına ulaşamaz. Bu nedenle titizlik gerektiren bir uygulamadır.
Hangi besinler tercih edilir?
Et, tavuk, balık, tereyağı, peynir, yağlı tohumlar, sağlıklı yağlar (zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı gibi), karbonhidrat içeriği düşük olan sebzeler, baharat grupları tüketilebilir. Patates, bezelye, pirinç, havuç gibi yüksek karbonhidratlı gıdalar yasaktır. Meyve tüketiminde miktar ve tür çok önemlidir. Şeker içeriği düşük meyveler tercih edilmeli ve bir porsiyon meyvenin 15 gram karbonhidrat içerdiği unutulmamalıdır. Meyveler arasında en uygunu, Hindistan cevizi veya avokado gibi karbonhidratı az, yağ oranı yüksek meyvelerdir. Yağ oranı yüksek olan bu diyette, kullanılan yağ çok önemlidir. Kalp damar sağlığının bozulmasına sebep olan margarin veya diğer doymuş yağların fazla tüketimi yerine zeytinyağı, fındık yağı, ayçiçeği yağı gibi yağlar karıştırılarak tüketilmelidir.
Dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Ketojenik diyet uygulanmaya başlandığında baş ağrısı, kramplar, yorgunluk hâli oluşabilir. Bu etkinin azaltılması için diyet sürecinde su ve elektrolit dengesini sağlamak önemlidir. Su tüketimi en az 2 litre olmalı, günde 1-2 şişe sade maden suyu tercih edilmelidir. Vücutta sıvı-elektrolit dengesini sağlayan bitki çayları da kullanılabilir.
Ketojenik diyet, yüksek protein alımı anlamına gelmez. Öncelik yağlardadır. Protein alımı dikkatli olmadığında vücutta ketosiz durumu gerçekleşmez ve istenen etki oluşmaz. Bu nedenle protein alımı yapılan egzersiz türüne bağlı olarak kilogram başına 0,8g veya 1,5g şeklinde olmalıdır.
Yan etkileri var mı?
Diyetin sürdürülmesi hâlinde vücutta artan keton cisimcikleri, ketoasidoz dediğimiz tablonun ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu durumda ağır ağız kokusu, aşırı susama, bulantı-kusma, sık idrara çıkma, vücuttan sıvı kaybı, ilerleyen evrelerde ise bilinç kaybı, böbrek-karaciğer-kemikte ciddi hasarlar gibi yan etkiler oluşabilmektedir. Uygulanma esnasında kişinin, hekim ve diyetisyen takibinde olup düzenli bir şekilde karaciğer, böbrek fonksiyonları izlenmelidir.
Sürdürülebilir bir diyet mi?
Uzun vadede böyle bir diyet önerilmemektedir. Böyle bir diyette karbonhidratın kısıtlanması, alınan süt-yoğurt grubu, kuru baklagiller, tahıllar ile sebze ve meyvelerin de kısıtlandığı anlamına gelmektedir. Bu kısıtlamayla birlikte vücutta kalsiyum dâhil olmak üzere pek çok vitamin, mineral eksiklikleri ortaya çıkar. Yapılan birçok çalışma, bu diyetin bağırsak mikrobiyotası için de olumsuz sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Ketojenik diyette günlük 50 gram karbonhidratı somutlaştıracak olursak; bir gün içinde 2 meyve + 1 çay bardağı süt + 1 dilim ekmek tüketiminde toplamda 50 gram karbonhidrat alımı sağlanmaktadır. Bunun dışında hiçbir şekilde karbonhidrat alımının istenmemesi düşünüldüğünde sürdürülebilir bir diyet olmadığı da görülmektedir.
Sonuç olarak ketojenik diyet, bazı durumlarda istenen sonucu veren bir diyet şeklidir. Buna rağmen beraberinde getirdiği ciddi sağlık problemleri nedeniyle uzun vadede uygulanması tavsiye edilmez. Hekim ve diyetisyen kontrolünde kısa süreli uygulanıp olumlu sonuçlar sağlanabilir. Uzun vadede ise kişinin kendi yaşam şekline uygun, tüm besin gruplarının dengeli olarak alındığı bir diyet modeli önerilmektedir.