Makale

RAMAZAN ve Çocuk

RAMAZAN ve Çocuk

Zeynep Kayseri
DKAB Öğretmeni

Ramazan ayı çocuklar için bizlerin algıladığından çok daha farklı bir anlam ifade eder. Merak, eğlence, oyun, büyüme arzusu… Tuttukları oruçlar, kıldıkları namazlar, ettikleri dualar ve Ramazan vesilesiyle yaşadıkları güzel duygular; çocukların inançlarının temelini oluşturur, itikatlarını güzelleştirir.
Çocuklar, gördükleri ve taklit ettikleriyle, dini içselleştirmenin mutluluğunu da hissederler. Örneğin sahura kalkmak büyümek olur; iftara hazırlanmak büyük heyecan. Pide, hurma, pastırma derken davulcunun sesi uzaktan da yakından da hoş gelir kulağa. Minare kandilleri akşamın süsleri olur, mahyada yazılanlar merak konusu. Aile büyükleriyle teravih namazına gitmek bazen haşarılığa, bazen huşuya vesiledir. Çocuklar da hisseder ruhunu Kadir Gecesi’nin. Çocuklar da fark eder değerini nimetlere şükretmenin. Bütün bir yıl boyunca hazları doyurulan çocuğun sabırla ilk karşılaşması olur ramazan. İlk engeli olur nefsine…
Çocukla ramazanın arası iyidir bakınca şöyle. Peki, ama bizler ne yapmalıyız o gelince? Telaşa kapılmaya gerek yoktur aslına bakarsanız. Ramazan bize yaşatır ruhunu ve hissettirir farkını. Çocuklarımızda da bir farkındalık oluşturur. Misafirlerdeki artış, sahur ve iftar, teravih namazı ve cemaat, oruç ve sabır, fitre ve yardımlaşma tüm bu kavramların bizzat yaşanması çocuklarda bir heyecan uyandırır. Televizyon başında veya uykuda geçirilmediği müddetçe, ramazan daha çok sirayet eder gönüllere. Bu ruhu diri tutmak için günlük rutinlerimizin haricinde çocuklarımızla birlikte ufak tefek ve eğlenceli birkaç aktivitede bulunmamız güzel olacaktır. Örneğin ramazan henüz teşrif etmeden çocuğumuzla birlikte evimizi temizlemek, onun odasını süslemek ve güzelleştirmek gibi. Böylece ramazanın kalplere ve zihinlere böyle temizlik ve güzellik getirdiğini, bizi arındırdığını örneklemiş oluruz.
Çocuklar için oruç tutma denemeleri de oldukça anlamlıdır. Çünkü yetişkin olma yolunda atılan en önemli adımlardan biri oruç tutmaktır. Anadolu’da bir gelenek olan tekne orucu çocuklara oyun gibi gelir. Çocukların birçok alışkanlığı oyunla kazandığı düşünüldüğünde bu adımlar, ileri yaşlarda oruca alışma konusunda onlara kolaylık sağlar. Oruç tutmak isteyen çocuğa şayet hastalığı yoksa engel olmamak gerekir. Oruç, onun kendine olan güvenini, sabrını ve mücadele hissini arttırır.
Ramazanın getirdiği bir başka güzellik olan olan paylaşma ve yardımlaşmanın çocuklarımız tarafından daha iyi hissedilmesi için fitreyi onların yanında hesaplayıp kimlere verilebileceğini yine onların yanında dile getirmek hatta çocuğumuzla beraber ramazan başında bir yardım kutusu hazırlamak, biriken parayı ramazanın sonunda bir yardım kuruluşuna bağışlamak onların diğerkâmlık duygusunu pekiştirecektik. Ayrıca arkadaşlarının katıldığı bir çocuk iftarı düzenlemek, iftar sonrası verilmek üzere hediyeler hazırlamak, çocuklar için unutulmaz bir ramazan hatırası olacaktır. Hasta ve yaşlı insanları ziyaret etmek çocuklara sağlık ve varlık için de şükretmemiz gerektiğini hatırlatacak, ramazanın aynı zamanda nimetlere şükür ayı olduğunu çocuklara hissettirecektir.
Oruç tutmasalar bile sahur ve iftar vakitlerinde çocuklarla birlikte yemek içmek önemlidir. İftar sohbetlerinde Hz. Peygamber’den bir kıssa anlatmak; sadaka taşı, zimem defterleri, diş kirası gibi tarihî değerlerimizden bahsetmek; çocuklarımızın ruh dünyasına katkılar sunacaktır. Bayrama yakın olan günlerde ramazan boyunca neler yaptığımızı, kazançlarımızın neler olduğunu konuşmak ve zihin tazelemek yerinde olacak, bolca tefekkürde bulunmak zihnimizi ve kalbimizi diri tutacaktır.
Ramazan heyecanının yaşandığı en önemli yerler hiç şüphesiz camilerdir. Ramazan boyunca mümkün oldukça çocuklarımızı vakit namazlarına ve özellikle teravih namazına götürelim ki ramazan coşkusunu yaşayarak, görerek hissetsinler ve ramazan onların dünyalarında kalıcı izler bırakabilsin. Halit Fahri Ozansoy, babasının bir Kadir Gecesi kendisini Sultanahmet Camii’ne götürdüğünü ve o günün ruhundaki izlerini, “Çocuklukta böyle geceler, din duygusunun, Allah ve Peygamber duygusunun ruha derinlemesine işlediği gecelerdir. Babalar bunu bugün de düşünüyorlar mı? Ben, Kur’an’ın nazil olduğu her Kadir Gecesi’nde o küçük yaşımın, o hayranlık ve iman dolu gecesini hatırlarım. Babam, bana bıraktığı bu kutsal hatıra ile mezarında daha rahat uyuyabilir.” cümleleriyle anlatır.
Davranış ve üslup açısından mümkün olduğunca dikkatli ve hassas olmak orucun en önemli unsurlarından biridir ve orucun da bizi tuttuğunu gösterebilmek açısından önemlidir. Yaşanan toplumun ve kültürün tüm kodları çocuklara birincil olarak anne baba vasıtasıyla geçmektedir. Bizler ramazanı; rahmet, mağfiret ve meveddet ayı olarak hissettiğimizde ve yaşadığımızda çocuklarımıza ramazanın diğer aylardan farkını anlatmaya gerek dahi kalmayacak, maneviyatımız çocuklarımızı elbette ki etkileyecektir.
Huzur, rahmet ve kazanç dolu nice ramazanlara...


Ramazan akşamlarında Hz. Peygamber’den bir kıssa anlatmak; sadaka taşı, zimem defterleri, diş kirası gibi tarihî değerlerimizden bahsetmek; çocuklarımızın ruh dünyasına katkılar sunacaktır.