Makale

Şefkati Yeniden Üreten Peygamber

Şefkati Yeniden
Üreten Peygamber

Doç. Dr. Yurdagül Mehmedoğlu • Marmara Ü. İlahiyat Fakültesi

İnsanlara anlayış düzeylerinin gerektirdikleri biçimde hitap edilmesini öneren Peygamberimiz, muhataplarının anlayış seviyesini, yaş ve meşguliyet alanlarını dikkate alarak din eğitimi yapıyordu. Bu anlayış içerisinde bir ömür süren Peygamberimizin çocuklarla ilgili bazı davranış ve tavsiyelerini ifade etmekte yarar vardır;
Bir adam, Peygamber efendimizin yanında oturuyordu. Bir ara adamın erkek çocuğu geldi. Adam çocuğu öpüp dizlerinin üzerine oturttu. Biraz sonra adamın bir de kız çocuğu geldi. Adam onu da yanına oturttu. Peygamberimiz adamı; niçin ikisini de bir tutmadın diye kınadı.
Başka bir gün, bir baba, Peygamberimizin yanına geldi. Beraberinde bir çocuğu vardı. Adam ikide bir de çocuğu kucağına alıyordu. Peygamber efendimiz adama:
-Sen ona acıyor musun? Dedi. Adam:
-Evet, dedi.
Peygamber efendimiz: işte sen buna nasıl acıyorsan, Cenab-ı Allah, senin bu acımandan daha çok sana acır, buyurdu.
Bir gün Hz. Peygamberimiz minberde hutbe okurken küçük yaştaki Hz.Hüseyin, üzerinde uzun bir hırka ile mescide girdi. Ayağı takılıp yüz üstü yere düştü. Peygamber efendimiz onu yerden kaldırmak için hemen hutbesini kesip minberden indiyse de, onun indiğini gören ashab daha önce davranıp yerden kaldırdılar ve Peygamberimize getirip verdiler.
Rasulullah (s.a.s) namaz kılarken secdeye varınca, Haşan ve Hüseyin gelip sırtına binince, secdeyi uzattı. Oradakiler;
-Ya Rasulallah secdeyi uzatmış olmadınız mı? dediler. Peygamber efendimiz de:
-Oğlum sırtıma binince acele etmekten çekindim, şeklinde cevap verdi.
Peygamber efendimiz, yanında Ebu’l-As’ın kızı Umame olduğu hâlde yanımıza geldi. O hâlde namaz kılmaya başladı. Rükû ederken onu yere bırakıyor, kalktığı zaman onu da beraber kaldırıyordu.
Namaz gibi huşu gerektiren bir ibadet sırasında bile, Peygamberimizin çocuklara karşı duyduğu bu şefkat anlayışında, bütün insanlık için örnek alınması icâp eden yönler vardır.
Hz. Peygamber "Uzun kılmak niyetiyle namaza dururum, derken bir çocuk ağlaması işitir, annesine sıkıntı vermesin diye namazı kısa keserim" diyor. Peygamberimiz huzurunda geçen bir konuşmayı Hz. Ayşe naklediyor: "Bir defasında bedevilerden bir grup Rasulullah’ın huzuruna girdi. Bunlar bir münasebetle "Çocuklarınızı öper sever misiniz" dediler. Sahabiler evet dediler. Bedeviler, fakat Allah’a yemin olsun ki bizler öpüp - sevmeyiz, dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz "Eğer Allah sizin gönüllerinizden rahmet ve şefkati çıkarmışsa ben ne yapabilirim?" buyurdu.
Hz. Peygamberin, Kur’an’ın indirildiği toplumda, bir baba ve yetişkin bir insan olarak, yeniden ürettiği şefkat ve merhamet değeri ile, ahlâkın ve dinin özünü eylem olarak yorumlamaktadır. Bu yorum, hayatın ve duyguların sadece öğretilerek değil, yaşanarak oluşacağının altını kalın çizgilerle çizer.