Makale

NAMAZ ve KUR’AN

KİTAPLIK

NAMAZ ve KUR’AN

-NAMAZDA KUR’AN OKUMA MESELESİ-

Ahmet BELADA
DİB Başkanlık Müşaviri

Bazen hacmi küçük muhtevası büyük kitaplar vardır. Bazen de hacmi büyük muhtevası küçük kitaplar vardır. Bazen bir çuval keçiboynuzu yersiniz bir gram şeker için. Bazen de hemen şekeri tadarsınız ya! Tanıtımını yaptığım kitap, bir çuval keçiboynuzu yemeye gerek kalmaksızın hemen şeker tadını veren küçük ama çok güzel bir kitap.
Hakkında çok konuşulan, çok yazılıp çizilen, son derece muhataralı bir konuyu net ifadeler ve orijinal kaynaklar yoluyla vuzuha kavuşturan değerli bir çalışma. Kitabın müellifi ilim dünyamızın yüz akı Ahmet Hamdi Akseki. Böyle bir hazineyi sokak satıcısından ilim dünyamıza kazandıran Prof. Dr. Bünyamin Erul Bey’e ve yayına hazırlayan Doç. Dr. Halil Altuntaş Hoca’ya gönülden teşekkür ederim.
Ekleriyle beraber yüz on sayfadan oluşan kitap, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredildi. Hacmi küçük, muhtevası büyük bu kitaba dönemin en saygın beş âlimi manzum ve nesir olarak giriş yazmıştır: Ahmet Naim, Bursa Mebusu Mustafa Fehmi, Taha Efendi, Beynamalı Hacı Mustafa, Amasyalı Mustafa Tevfik. Giriş yazısıyla eseri yeniden yayına hazırlayan Halil Altuntaş, kitabın serencamı hakkında değerli bilgiler veriyor. 1926 yılında, tartışılan en önemli konulardan biri de camilerde Türkçe namaz kılınması, ezanların Türkçe okunmasıydı. Yöneticilerin; Türkçe Kur’an okunması, Türkçe namaz kılınması ve Türkçe ezan okunması konusundaki ısrarına Ahmet Hamdi Akseki gibi “hayır” diyerek direnenler olduğu gibi “niye olmasın” diyenler de vardı.
Tam da böyle bir ortamda İstanbul’da Cemalettin Efendi adında bir imamın Türkçe ile namaz kıldırmaya teşebbüsü Diyanet İşleri Başkanlığını harekete geçirmişti. Yapılan araştırma sonunda verilen kararın ardından Riyaset makamı derhal ismi geçen hocanın görevine son verip kararı İstanbul Müftülüğüne iletmiştir. Riyaset makamı, verilen fetvanın dayandığı delilleri ortaya koymak üzere bir araştırma yapılmasını istemiş ve görev Ahmet Hamdi Akseki’ye verilmiş: “1926 yılında İstanbul’da bir imamın tercüme ile namaz kıldırmaya teşebbüs etmesi üzerine Riyasetçe azli hakkında verilen kararı açıklamak ve konu hakkında dinî hükümler ile fakihlerin ve müçtehitlerin görüşlerini incelemek ve açıklamak maksadıyla kaleme alınmış ve gerektiğinde Başkanlıkça bastırılmak üzere bir nüshası da Riyasete sunulmuştur.”
Yazar kitapta, namaz ve Kur’an hakkında gerekli açıklamayı yaptıktan sonra niçin namazda Kur’an’ın mealiyle yani Türkçe ve diğer dillerde okunmayacağını, mezheplerin görüşlerini aslî kaynaklarından delillerle tek tek izah etmektedir.