Makale

Okumayı Biliyor muyuz?

Hilal Koçyiğit

Okumayı
biliyor muyuz?

Okumak derken; göz gezdirip, sembolleri sözcüklere ve cümlelere dönüştürmeyi değil, okuduğumuz bir nesnenin varlığını, amacını ve nedenini özümseyerek okumayı, bilerek, isteyerek ve hedefleyerek okumayı kast ediyorum.
Günlük yaşamda karşılaştığımız bir çok sorun, soru; güzellikler ya da yeniliklerin ardında yatan nedenleri hiç merak ettik mi? Merak etmenin yanı sıra, bu konularda bizzat biz herhangi bir araştırma yaptık mı?
Meselâ, birçok televizyon programında birçok konularda açıklamalar yapan, bilgi veren insanlar var. Günümüz, iletişim çağı, elbette ki bu konular televizyonda tartışılacak; alanında uzman kişiler bu konularda görüş bildirecekler. Ancak, herkesin her söylediği ne kadar doğru. Sanıyorum bu kısmını sorgulamak da bize düşüyor.
Meselâ dinî konularda başvurabileceğimiz birincil ve tartışılmaz bir kaynağımız varken, üşenmek hakikaten meziyetlerimizi görmezden gelmek olur. Bu noktada şu soruyu yöneltmek istiyorum aslında: "Kur’an-ı Kerim’i, merak ettiğimiz bir konuda bilgi almak; bir yorumun aslını öğrenmek için okuduk mu hiç?"
Eğer bir şeylerin amacını, nedenini merak ediyorsak bunu kaynağına vararak ve araştırarak; sonuçta da okuyarak öğrenebiliyoruz.
Okuduklarımızı, kendi içimizde cevaplandırıyor, yeni sorularla yönlendirebiliyorsak; yani özüne ve gayesine uygun okuyabiliyorsak eğer, varlığımızın nedenini de fark edip, sorumluluklarımızı yerine getirmek için daha fazla uğraşmamız gerektiğiyle de yüzleşiyoruzdur mutlaka.
Ancak, bu yüzleşmeler insanı yeni çalışmalara, yeni yorgunluklara ve belki yeni beyin fırtınalarına götüreceği için; insanoğlu pek de öyle yorulmayı sevmeyen bir yapıya meyilli; biraz da bile bile uzak duruyoruz okumaktan.
Belki bugün dinî kitapları, belki tarihî bir kitabı, belki sadece bir gazeteyi ya da bir masal kitabını okuyup, üzerine fikirler üretmek, bize kaçınılmaz yeni bakış açıları verecektir.
Yapmamız gerekenleri görecek, kötü gidenleri değiştirmemiz gerektiğini fark edecek, iyi olanları daha fazla destekleme ihtiyacı duyacağız. Yani oturmayacağız.
Birileri bizim yerimize araştırıp, inceleyip ve belki de bizden önce araştırdıkları için üstüne üstlük bir de değiştirip bize sunarken, biz, sadece sembolleri dönüştürdüğünüz bir okumayla yetinmemeliyiz. Bize anlatılanla yetinip, gerçekleri kendimiz fark etmeden öylece kapılıp gidiyoruz bazen.
Beraber bir kitap edinelim bugün ailemizle, belki ailemize yol gösteren bir kitap, belki çocuklarımıza bir masal; belki ülkemizi ilgilendiren gerçekler ya da bir Kur’an-ı Kerim ve onun meal-i âlisi, Sevgili peygamberimizin hayatını anlatan bir kitap... Ama beraber alınan bir kitap. Sonuçta okuduklarımızı, sorularla destekleyen ve üzerinde düşünerek eşref-i mahlukatın hakkını veren bir paylaşımda bulunalım.
Şimdi sorumuzu tekrar edelim:
Okumayı biliyor muyuz?