Makale

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE GÖÇMENLERE YÖNELİK HİZMETLER

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE GÖÇMENLERE YÖNELİK HİZMETLER


Bayram DEMİRTAŞ
Diyanet İşleri Uzmanı


İnsan, göçmen bir varlıktır diye tanımlansa yanlış olmaz. Zira İslam düşüncesinde dünya, geçici bir sürgün yeridir. “Senin kalbinden sürgün oldum ilkin.” der, Sezai Karakoç. Bu göçün açtığı kapanmayan yaralar “Dönüş yalnız banadır.” (Hac, 22/48.) ayet-i kerimesini hatırladıkça şifa bulur. Kültürümüzde “Ölüm Allah’ın emri, şu ayrılık olmasa!” şeklinde özetlenen bir acıdır ayrılık, sürgün veya göç.
Göç, tarihin her döneminde var olmakla birlikte, bu olgu dünya üzerinde son yıllarda birçok facianın, küresel sınavın adı olmuştur. Bazı ülke halkları neredeyse tamamen mülteci durumuna düşmüş; milyonlarca insan, ülkeleri içinde yer değiştirmek veya farklı diyarlara göç etmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte yollarda yiten hayatlar, denizlerde kaybolan umutlar, bugünü ve geleceği kararan çocuklar bütün insanlığın vicdanını yaralamaktadır. Gelişmiş ülkelerin, göçlere sebep olan savaşlar karşısında takındıkları duyarsız tavır kadar ülkelerine sığınmaya çalışan kitlelere karşı tutumları da “insan hak ve hukukuna saygılı” gibi birçok etiketi tüm dünyada tartışmaya açmıştır.
Bu bağlamda ülkemiz zorlu bir süreçten geçmiş ve başarılı bir sınav vermiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı da ilgili kurum, kuruluş ve STK’ler ile birlikte “kalbinde merhamet adlı bir çınar” olan ülkemiz insanının şefkat elini muhacire ulaştırma sürecinde her zaman aktif rol almıştır.
Suriye’de yaşanan çatışmalar, II. Dünya Savaşı’ndan beri görülmeyen zorunlu bir göç hareketine neden olmuştur. Bu süreçte açık kapı politikası uygulayarak sığınacak bir yer arayan her mazluma yurt olan Türkiye, 3,5 milyona ulaşan misafiriyle dünyada mültecilere ev sahipliği yapan belli başlı ülkelerden biri olmuştur.
Suriyeli mültecilerin gelişi ile öncelikle on ilde kamplar kurulmuştur. Bugün itibarıyla kamplar Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin ancak % 7’sini barındırmaktadır. Geri kalan çoğunluk kendi imkânları ve çeşitli yardımlarla yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır.
Başkanlığımız göçmenlere yönelik çalışmaları daha sistematik, etkin ve verimli yürütmek amacıyla “Göç ve Manevi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı”nı kurmuş, merkezde çalışma grupları oluşturmuş, taşra teşkilatı için de bu amaçla genelge ve yönerge yayımlamıştır. Buna bağlı olarak göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı yerlerin başında gelen Gaziantep ilinde "Koordinatör Müftülük Merkezi" ve her bir kamp merkezi için "Koordinatör Din Görevlisi" görevlendirilmiştir. Ayrıca bütün illerde göçmenlere yönelik faaliyetlerin koordinasyonundan sorumlu personel belirlenerek eğitime alınmıştır.
Bu kapsamda barınma merkezlerinde açılan mescit ve camilerde din görevlileri istihdam edilmiş, ihtiyaç duyulan yerlerde hutbelerin Arapça-Türkçe okunması sağlanmıştır.
Başkanlığımız tarafından ilk günden itibaren göçmen çocukların eğitim hayatına katılması yönünde adımlar atılmıştır. Bu kapsamda geliştirilen bir proje ile Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde 18 okulda 13.000 Suriyeli öğrenciye kendi dilinde eğitim imkânı sunulmuştur. Göçmen çocukların okullaşması anlamında örnek olan bu projenin de katkısıyla bugün tüm çocukların okula devamını sağlayacak önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ayrıca Kur’an kurslarımızda göçmenlere yönelik özel sınıflar oluşturulmuştur. Bugün itibarıyla 817’si hafızlık olmak üzere 6.567 Suriyeli öğrenci Kur’an kurslarımıza devam etmektedir.
Yayın alanında, Türkiye’ye sığınmak zorunda kalanların ele alındığı 52 bölümlük ‘Muhacir’ programı ve Suriyeli göçmenlerin hikâyelerinin anlatıldığı 5 bölümlük “GöçErken” belgeseli TRT Diyanet ekranlarında seyirciyle buluşan önemli yapıtlar arasındadır. Bu konu Başkanlık süreli yayınlarından aylık dergi ve eklerinde de belirli aralıklarla dosya şeklinde incelenmiştir. Göçmenlerin dinî yayın ihtiyacını karşılamak amacıyla Kur’an-ı Kerim, Elif-Bâ ve dinî içerikli yayınlar Türkçe ve Arapça olmak üzere ilgililere ulaştırılmaktadır. Bu kapsamda, “İnancım”, “İbadetim”, “Ahlakım” ve “Peygamberim” isimli kitaplar ve çeşitli broşürler de göçmenlere yönelik Arapça olarak basılmıştır.
Başkanlığımız, Türkiye Diyanet Vakfı iş birliğiyle göçmenlere yönelik çeşitli yardım kampanyalarına da öncülük etmiştir. Bu kapsamda 2012’de “Şimdi Suriye’ye Yardım Zamanı”, 2015’te “Şimdi Türkmenlere Yardım Zamanı”, 2016’da “Yaraları Sarma Zamanı”, 2017’de “Halep’te İnsanlık Ölmesin” kampanyaları yürütülmüştür. Özellikle Ramazan ayında ve vekâletle kurban organizasyonunda göçmenler unutulmamıştır. Yurt çapında gerek barınma merkezlerinde gerek göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı yerleşim bölgelerinde kardeşlik temalı iftar programları düzenlenmiştir.
Göçmenlere yönelik çalışmalar yalnızca yurt içi ve Suriyeliler ile sınırlı değildir. Bayırbucak Türkmenleri, Doğu Türkistanlı Göçmenler, Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Eritre ve Arakanlı göçmenler de yardım kampanyalarında gözetilen kardeşlerimiz arasında yer almıştır.
Başkanlığımızın bu bağlamda yaptığı belki de en önemli katkı ülkemiz kamuoyunda, milletimizin vakarına yakışır şekilde birlikte yaşama ve yardımlaşma şuurunun diri tutulmasıdır.
Bu kapsamda yapılan çalışmalar arasında, Fırat Kalkanı bölgesinde terör örgütleri tarafından tahrip edilen 110 caminin inşa ve imarını, ayrıca bölgede 1326 yerel din görevlisine eğitim verilerek istihdam edilmelerini de saymak gerekir. Aynı şekilde Suriye içerisinde oluşturulacak güvenli bölgelerde bütün din hizmeti ve din eğitimi çalışmalarının koordinasyonuna da Başkanlığımızca devam edilecektir.