Makale

KADERE İMAN

KİTAPLIK

KADERE İMAN

Mehmet DERE


Diyanet İşleri Başkanlığı, halkımızın inanç bilgileri ihtiyacını karşılamak amacıyla iman esaslarını konu edinen 9 kitapçıktan müteşekkil bir set yayımlamış, seti oluşturan kitaplardan biri de Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cağfer Karadaş tarafından kaleme alınan “Kadere İman” kitabı olmuştur.
Bahsettiğimiz eser; küçük hacimli olmakla birlikte kader/kadere iman konusunu çok boyutlu olarak ele almakta, meselenin daha iyi anlaşılmasına ciddi bir katkı sağlamaktadır. “Amentü” imanın altı esası demek olup “kadere imanı” da içine alan bir kavramdır. Cibril hadisi diye meşhur olan bir hadise göre Cebrail (a.s.), Hz. Peygamberimizin (s.a.s.) yanında ashaptan bir kısmının bulunduğu bir zamanda insan kılığında gelmiş ve Hz. Peygamberimizin dizinin dibine oturarak İslam, iman, ihsan ve kıyamet hakkında bilgi edinmek ve bunları ashaba öğretmek istemiştir. İmanla ilgili soruya Hz. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle cevap vermiştir: "İman: Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, bir de hayrı ve şerri ile kadere inanmandır." Cebrail (a.s.) de "Doğru söyledin." diye tasdik etmiştir. (Buhârî, İmân, 37; Müslim, İmân, 1; Ebû Dâvûd, Sünnet, 16.)
Eser; dört bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Birinci Bölümde: Kader kavramının semantik analizi yapılarak kader/kadere iman konusuna Kur’an ve sünnetten deliller getirilmiş; kaderin Allah’a iman ve ilahî sıfatlar ile olan ilişkisine değinilmiş. İkinci Bölümde: “Kader ve İnsan” başlığı ile insana ait cüzi irade ile kader ilişkisi incelenmiş, insanın iradesinin ve bilgisinin sınırlı olduğu vurgulanmakla birlikte, insanın sorumlu olduğu alanların olduğu ve insanın bu sorumluluğu gücü nispetinde yerine getirmesi gerektiği belirtilmiş. Üçüncü Bölümde: Kaderi bilmenin imkânı ve bu çerçevede zaman, mekân ve dünya hayatı gibi kişinin geleceğini ve sınırlarını belirleyen, onu çepeçevre kuşatan unsurlar aynı zamanda kaderi bilmenin önündeki engeller olup insana düşen sorumluluklarının gereğini yerine getirerek çalışması konu edilmiştir. Yine bu bölümde, “kaderin değişip değişmemesi” hususu ele alınmış, Allah’ın ilmine, kudretine ve iradesine dayanan kaderin değişmesinin söz konusu olmadığı, ancak insanın iradesine bırakılmış bir hususta insanın talep, arzu ve yönelişine göre bazı değişikliklerin olabileceği ve bu değişikliklerin ileride nelerden ibaret olacağı ve ne şekillere bürüneceğinin bilgisinin ilm-i ilahîde değişmeyeceği ifade edilmiş. Dördüncü Bölümde: İlim-malum ilişkisi, hidayet-dalalet, hayır-şer, kısmet, tevekkül, dua, ecel gibi kader problemiyle doğrudan alakalı kavramlar doğru ve tutarlı bir zemine oturtulmaya, günlük hayatta bu tür kavramlar etrafında oluşan sorulara doyurucu cevaplar verilmeye çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise çalışmanın bir değerlendirmesi ve özeti yapılmıştır.