Makale

HALEP'TE İNSANLIK ÖLMESİN

HALEP’TE İNSANLIK ÖLMESİN

BİR ŞEHİR düşünün; insanların evlerine bombaların, sofralarına açlığın düştüğü… Bir şehir düşünün;
kimyasal silahların acımasızca insanların üzerinde denendiği...
Bir şehir düşünün; kadın, çocuk, yaşlı demeden her gün onlarca masumun hunharca katledildiği... Bir şehir
düşünün; mazlumların, mağdurların feryadının her an arş-ı Rahman’ı titrettiği...
Bir şehir düşünün; hastanelerin ağır bombardıman altında yıkıldığı... Çaresizlikten yaralıların tedavi
edilemediği... İlaca hasret bekleyen hastaların yardım çığlığının sokaklarda yankılandığı…
Bir şehir düşünün; yiyecek ekmeğin, içecek suyun, sığınılacak bir evin bulunmadığı... İnsanların soğuktan
donarak can verdiği…
İşte bu şehir, asırlardır gönül bağımızın olduğu Halep’tir. Bugün Halep’te bir medeniyet, bir tarih, bütün
insanlığın gözü önünde yok ediliyor. Kadim şehir, insanlarıyla birlikte haritadan siliniyor. Sözün tükendiği
noktadayız. İnsanlık olarak tarihin en büyük acılarından birisine, tarifi imkânsız üzüntülere şahit oluyoruz.
Egemen güçlerin bölgemizdeki hırs, menfaat ve iktidar kavgası uğruna İslam beldeleri harabeye dönüyor. Bir
adım ötemizdeki topraklar feryat, kan ve gözyaşına doydu. Sınırımızın bittiği yerde şiddet ve nefret başlıyor.
Soralım şimdi hep birlikte kendimize: Zalimler, zaferler devşirirken, mazlumlar tel örgüler önünde beklerken
biz susacak mıyız? Kudret sahipleri karşısında dünya Müslümanları olarak sadece yutkunacak mıyız?
Buğzetmekle, kahretmekle, ağlayıp, sızlanmakla mı yetineceğiz?
Elbette hayır! Millet olarak bizler hakkı ve hakikati söylemeye, insaf ve vicdana çağırmaya, mazlumların sesi,
mağdurların ümidi olmaya devam edeceğiz. Devam edeceğiz ki, insanlık ölmesin!
Bizler, Halep’ten yükselen ve yüreklerimizi dağlayan çocuk çığlıklarını, annelerin çaresiz feryadını, babaların,
yaşlıların ah u eninlerini elbette duyacağız. Duyacağız ki insanlık ölmesin!
Bizler, Halep’ten son bir ümitle bize uzanan elleri elbette boş çevirmeyeceğiz. Çevirmeyeceğiz ki insanlık
ölmesin!
Necip milletimiz, “Kişi, kardeşine yardım ettiği sürece Allah da ona yardım eder...” hadisini her daim şiar
edindi. Hiçbir ayırım gözetmeksizin kendisine sığınan bütün muhacirlere ensar oldu. Yeryüzünün her
tarafına iyilik ve güzellikler taşıdı. İnsanlığın ölmediğini dünyaya asırlarca bu millet haykırdı. Bugünse sıra
Halep’te... Bugün bize Halep’i yaşatmak, yine insanlığın ölmediğini haykırmak düşüyor. Kardeşlerimize
yalnız olmadıklarını göstermek, onlara bir umut ışığı olabilmek düşüyor…