Makale

GENÇLİĞİN YENİ TUTKUSU ATARİ OYUNLARI

GENÇLİĞİN YENİ TUTKUSU ATARİ OYUNLARI

Sami YAPRAK

Nesilden nesile oyun çeşitleri değişiyor, gelişiyor, yeni boyutlar kazanıyor. Şimdi de atari (bilgisayar) oyunları salgını başladı. Salgın demek yanlış olmasa gerek. Zira çocuklarımızı ve gençliği kötü alışkanlıklardan korumak, sigaradan, alkolden, fuhuştan, kumardan kurtarmak için, bilgi beceri ve araştırmaya yönelik hizmet yerine savaş ve ölüm temalı, ruh sağlığını bozucu, vakit öldürücü fonksiyonları olan atari oyun salonlarını günden güne çoğalarak salgın hale biz büyükler getirdik. piyasada satılan, küçük atari oyunlarından tutunuz da, kolumuza taktığımız saatlere kadar iç içe olduğumuz bu teknoloji buluşundan, yetişen nesli uzak tutmamızı imkansız görünüyor. Oyun salonlarında kişi kendisini bambaşka dünyalarda hissediyor. Öyle ki çocuklar şöyle dursun, büyükler bile önünden geçerken iç geçiriyor, oynamaya heves ediyor. Üstelik bütün bunlar gelişmişliğin alameti olarak görülüyor. Çağı böyle atladığımızı zannederken ve özümüzü, kültürümüzü, tarihimizi bir yerlere gömerken, geleceğe güvenle bakabileceğimiz bir nesil yetiştirdiğimizi söyleyebilir miyiz?
Bilakis makinaya bağımlı robot gibi insan tipini meydana getirmek üzereyiz.
Memleketimiz gelişmekte olan, bu itibarla da bütün israf kapılarını kapatıp eğitim ve kalkınmaya mevcut bütün potansiyelini seferber etmek durumunda olan bir ülkedir.
Çocuklarımızı, gençlerimizi, sağlık, zaman ve para tuzağı bu gibi yerlerden ve kötü alışkanlıklardan koruyacak bir politikanın uygulamaya konma zamanı gelmiş hatta geçmiştir.
Çağımızda hemen her alanda bilgisayar kullanılmakta. Buradan hareketle atari oyun salonlarının gençlerimizi en azından bilgisayara aşinalık kazandırdığı düşünülebilir. Zihni geliştirici yönü, adeta beyin cimnastiği görevini yerine getirdiği tartışılabilir. Ancak uzmanlar ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini, aşırıya kaçılırsa uykusuzluk, saldırganlık, depresyon belirtilerinin baş gösterebileceğini vurguluyorlar. Bunun yanı sıra oyun salonlarının, kötü arkadaşlıkların kurulmasına zemin oluşturmasının asıl tehlike olduğunu belirtiyorlar.
Atari oyun salonlarının durumunu yerinde inceledik. Gördük ki farklı uygulamalar, değişik gayeli işletenler var.
Garaj girişinden ilerleyerek binanın alt katında iki depo görünümlü salona girdik. Girer girmez gözlerimizin ve boğazımızın yandığını hissettik. Hava yerine sigara dumanının teneffüs edildiği bu mekan, pisliği ve bakımsızlığı ile tiksinti vericiydi. Bilardo masalarından gelen top sesleriyle, oyun makinalarında yükselen mekanik sesler birbirine karışıyor. İçerdeki çocukların 8-14 yaş grubunu oluşturmaları hemen dikkatimizi çekti. Bu madalyonun bir yüzü. Yani kanunlara aykırı işletilen, yaş sınırı gözetilmeyen, resmî bir adının dahi olmadığı salonlar. Görüşme isteğimizi geri çevirerek, sorularımızı cevaplayacak, resim çekmemize izin verecek bir yetkilinin bulunmadığını söylediler. Oradan ayrıldık. Kamuoyunda bu gibi yerler sağlıksız, cinsel kimliği zedeleyici, içinde ahlaksız ve saldırgan oyunların da oynatıldığı pislik yuvası salonlar olarak nitelendiriliyor.
Madalyonun diğer yüzünü ise yasalara uygun, kontrol mekanizmasının işlediği, resmi hüviyetli salonlar oluşturuyor.
Görüştüğümüz bir yetkili işlettiği salonla ilgili olarak şunları söylüyor: "Öncelikle sigara içilmesi yasaktır, bunu hemen belirteyim. 0-10 yaş grubu ana veya velisi yoksa içeri alınmaz. 10 yaş ve yukarısı için oyun bölümümüz ayrıdır. Oyun türlerimiz ise her türlü denetime açıktır. Vergimizi öderiz, fişimizi de keseriz."
Psikologların dikkat çektiği önemli bir husus da ailelerin çocuklarıyla daha fazla ilgilenmeleri konusu. Bunun ise, çocuklarının zamanlarını ve harçlıklarını nerelerde kullandıklarını takip etmekle, eğlence oyun ve televizyon seyretmede aşırıya kaçılmasını önlemekle mümkün olacağına dikkat çekiyorlar.
Bilhassa insan yaradılışına aykırı "yok edici" düşünceyi ve şiddet kullanmayı özendirici oyun türleri kesinlikle oynatılmamalı, eğitici ve zihin geliştirici oyun programları seçilmelidir. Dolayısıyla atari oyun salonlarının her yönden denetim altında tutulması, en önemli konudur. Aksi takdirde batıdaki örneklerde olduğu gibi, bu salonların birer sömüren, yok eden kumarhaneye dönüşmesi kaçınılmazdır.
Kanaatimizce yapılacak şey, bu harika eğitim aracını tehlikeli bir oyuncak haline getirerek zararlı biçimde kullanılmasına göz yummayıp, faydalı ve eğitici çizgi de istifadeye sunulmasını temin etmektir.