Makale

Türkiye de İslam Gerçeği

BAŞYAZI

Prof. Dr. M. Said YAZICIOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı

TÜRKİYE’DE İSLÂM GERÇEĞİ


TÜRKLERİN İslâmiyet’i kabul edişi bin yıla yakındır. Bin yıl içinde milletimiz İslamiyet’le adeta bütünleşmiştir. Ramazanı, bayramı, düğünü-demeği, gelenek ve görenekleri ile hayat tarzımız, tarih boyunca İslamî-dinî hükümlerle şekillenmiştir.
Türkiye son 150 yıldan bu yana önemli siyasî gelişmelere sahne olmuştur. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemleri neticede Cumhuriyetle noktalanmış, toplum yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir.
Bu radikal değişimler esnasında bazı kavramlar zaman içinde birbirinden farklı yorum ve uygulamalara tabi tutulsa bile, İslâmiyet milletimiz için günümüzde de en güçlü ortak değer hükmümüzdür.
MİLLETİMİZİN maddî-manevî katkıları ile gecekondu semtlerinden köy mezralarına kadar uzanan ve sayıları 65 binin üzerine çıkan camilerimiz... Yılda bu rakama ilâve edilen ortalama 1500 yeni cami... Yine kendi imkânları ile inşa ettiği İmam-Hatip Liseleri, Kur’an Kursları ve dinî yayınlardaki artış, İslamiyet’in milletimiz için en önemli ortak unsur olduğunu ortaya koymuyor mu?
PERSONEL sayısı 80 binlere varan, Türk insanına imkânlar ölçüsünde hizmet vermeye çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı... Başkanlığa bağlı 5 binin üzerindeki Kur’an kurslarında, isteyenlere temel dinî bilgiler öğretilmektedir. Bu kurslardan yılda ortalama 3 bin hafız yetişmektedir. Her yıl 300 civarında yeni Kur’an kursu mevcut sayıya ilâve edilmektedir. Bu kurslardaki öğrenci sayısı 165 bin civarındadır. 8 yıllık zorunlu eğitim sistemi içinde, bu kursların programları geliştirilerek, 3 yıllık eğitim veren kuruluşlar haline getirilmeleri düşünülmektedir.
TÜRKİYE’ de mevcut 383 İmam-Hatip Lisesi’nde okuyan öğrenci sayısı 300 bine yaklaşmıştır. Bu okulların Türk Milli Eğitiminde, sağlam ve saygın bir yeri bulunmaktadır.
Üniversitelerimiz bünyesinde 9 İlahiyat Fakültesi ve 2 İlahiyat Meslek Yüksekokulu mevcuttur. 6500 civarında öğrencinin yüksek seviyede eğitim gördüğü bu müesseseler, aynı zamanda ilmî araştırma kurumlarıdır. İlmî dergi ve çeşitli yayınlan ile, dinî İlimlerde önemli fonksiyonlar icra etmektedir.
Bu tablo hangi İslâm ülkesinde vardır? Din eğitimi ve dinî hayat açısından Türkiye, model ülke olmak durumundadır. Kaldı ki Türkiye’de dinî hayatın yaygınlığı, bu resmi müesseselerle sınırlı değildir. Toplumun her kesiminde yüce dinimizin özel bir yeri ve saygınlığı vardır.
Özetlenen bu tablo ideal midir? Elbette tenkit edilecek eksiklikler, aksaklıklar, problem ve sıkıntılar vardır. Ancak her geçen gün daha iyiye doğru mesafe alındığı da bir gerçektir.
BAŞTA Sovyetlerdeki çeşitli cumhuriyetler ile, eski doğu bloku ülkelerinin, dinî konularda Türkiye’den büyük beklentileri, ülkemizin mevcut potansiyelinin takdiri demektir. Tarihten gelen birikim ve sorumluluklarımızla bugünkü konumumuz ve seviyemiz, bu alanda da bize önemli görev ve sorumluluklar yüklemektedir.
Diyanet-Aylık Dergi’nin bu sayısında "Türkiye’de Dinî Hayat" konusu ağırlıklı bir şekilde işlenmektedir. Hedef bilinenin tekrarı değil, önemli ortak bir kıymet hükmümüz ile hangi boyutta bütünleştiğimizin tespitidir.
Bazan farkında olmadığımız nimetleri ortaya koyup değerlendirmek, ilerisi için faydalı ve hayatî önemi haizdir.
Zaman zaman kendimizi de tenkit ederek daha iyisini yakalamak, daha ileriye ulaşmanın vazgeçilmez şartıdır.