Makale

HAC FARİZASI ÜZERİNE

HAC FARİZASI ÜZERİNE

Din Kardeşlerim! İslâmiyetin beş mühim esasından birini teşkil eden haccın farziyyeti, şer‘î delillerden olan kitap, sünnet ve icmâ ile sabittir. Haccın farziyyetindeki hikmetler ise, şüphe yok ki, çok mühimdir. Zira bu farizayı ifâ etmek, Hak yolanda fedakârlığın bir nişanesi, Allah’ın lûtfu olan sıhhatimizin, servetimizin bir şükran borcudur. Hac farizası, Cenâb-ı Hakk’ı manevi dergâhına iltica ederek kemâl-i ta’zim tazarrû ile lûtuflara gark olunmağa bir vesiledir. Hac farizası, sof ruhlara büyük inşirahlar verecek ulvî bir mahiyyeti hâizdir.

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in içinde doğup - büyüdüğü, İslâm güneşinin ilk doğmağa başladığı ve İslâmiyyetin binlerce kutsi hâtıralarını bağrında sakladığı mübarek beldeyi ziyaretteki feyiz ve bereket de her türlü tasav­vurun üstündedir.

İslâm âleminin her tarafından akın akın gelen binlerce Müslümanın böyle mübarek yerlerde toplanmaları, aralarındaki din kardeşliğini, din sevgisini canlandırmaları ve birbirinin hâlinden haberdar olarak fikir tea­tisinde hıı1mı malan ne kadar lüzumlu ve faydalıdır. Seyahatin sıhhi, içti­mâi faydaları herkesçe bilinir. Bunu takdir eden yabancı milletler, dinen mecbur olmadıkları halde birçok sıkıntılara katlanarak cihanın en ücra köşelerini gezip dolaşıyorlar. İslâm Dini ise, çok cepheli faydalar sağlayan böyle dîni bir seyahati, şartlan hâiz olan müslümanlara mecbur kılmış, onları böyle bir seyahatin nihayetsiz feyizlerinden faydalandırmak iste­miştir.

Hülâsa; haccın farziyyetindeki hikmet ve maslahat pek büyüktür. Bu fariza Müslümanlığın yayılmasına, yükselmesine hizmet eder. Zâten İslâm Dîni’nin hangi ibâdet ve tâatı, Müslümanların maddi ve manevî sahalardaki terakkisini te’mine ma’tuf değildir? Yeter ki Müslümanlar, kendi mu­kaddes dinlerinin emirlerini bihakkın takdir ederek yerine getirmeye çalış­sınlar.

Ne mutlu servete, sıhhata mâlik olup da dîni vazifelerini ifâya mu­vaffak olanlara...

İsmail ŞANLI

ANTALYA Merkez Vâ’izi