Makale

KUTLU DOĞUM

BAŞYAZI

Mehmet Nuri YILMAZ
Diyanet İşleri Başkan Vekili

KUTLU DOĞUM
SEVGİLİ Peygamberimizin doğumu, Türkçemizde son zamanlarda isabetli bir terimle ifade edilmeye başlandı: "Kutlu Doğum." Hz. Muhammed’in velâdeti, insanlık tarihinde gerçekten "kutlu" bir hadisedir.
TARİH bir bütün olarak incelendiğinde, insanlığın ilerlemesi; ilim, fazilet, ahlâk, mutluluk kazanması gibi konularda bazı büyük şahsiyetlerin önemli katkılan olduğu görülecektir. Bu şahsiyetlerin başında Hz. Muhammed’in geldiği şüphesizdir. O, yüce ve seçkin bir insan ve son peygamber olarak, insanlığın ufkunu açmış, hem dünya, hem de ahiret mutluluğunun yollarını göstermiştir. Hz. Muhammed ve O’nun vasıtasıyla Yüce İslâm Dini’nin gelişi, tarih çizgisinde, zannedildiğinden çok daha önemli bir dönüm noktasıdır.
YÜCE Dinimizin ikinci temel kaynağı olarak Hz. Muhammed’in hayatı (Sünnet) ile ilgili bir hususu bu vesile ile burada belirtmek istiyorum. Bu husus, zaman zaman ihmale uğramış, bazen de belli çevrelerce gölgelenmek istenmiştir. Halbuki bu, üzerinde hassasiyetle durulması gerekli bir konudur.
DİLE getirmek istediğim husus şudur: Diğer peygamberlere göre, Hz. Muhammed’in hayatı açık ve net bir şekilde bilinmektedir. Daha önceki peygamberlerin hayatı, hatta getirdikleri kutsal kitaplar bir takım menkıbe ve yorumlara karışırken, Kur’an-ı Kerim, daha Sevgili Peygamberimizin döneminde pek çok sahabî tarafından ezberlenmiş, sayıları bazan 25’i aşan "Vahiy Kâtiplerf’nce yazılarak zabt-u rabt altına alınmıştır. Kur’an’ın yazılması, Hz. Peygamberin sağlığında tamamlanırken, O’nun söz, fiil, hatta takrirleri ashap tarafından izlenmiş, bellenmiş ve sonraki kuşaklara, önce şifahî olarak nakledilmiş, daha sonraki dönemlerde ise, ilim dünyasının hayranlıkla karşıladığı ciddî ve tenkidî metodlarla yazılı hale getirilmiştir. Herbiri başlıbaşına hazine olan bu eserler, kütüphaneler dolusu bir birikim oluşturmaktadır.
İSLAM’ın ikinci temel kaynağı olarak "Sünnet’in değeri ve önemi, fevkalâde ciddî metodlarla derlenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu gerçeği gözardı etmeye kimsenin ne yetkisi, ne de hakkı vardır.
BİZE düşen görev, Sevgili Peygamberimizin hayatına ilişkin yeni şeyler icad etmek değil, mevcut bu birikimden faydalanarak Sevgili Peygamberimizi halkımıza yeterince tanıtmaktır.
BU amaçla, Dergimizin bu sayısında "Gündem", ağırlıklı olarak Sevgili Peygamberimize ayrılmıştır. Gayretimizin amacına ulaşmasını niyaz ediyorum.