Makale

MUCİZE GIDA: ANNE SÜTÜ

MUCİZE GIDA:
ANNE SÜTÜ

Dr. Havva Sula

Doğumdan sonra bebeğini kucağına alan annenin en önemli kaygısı bebeğini sağlıklı yetiştirmek ve her türlü psikososyal ihtiyaçlarını elinden geldiğince karşılamaktır. Bunun için işe ilk günden başlaması ve bebeğini mucize bir besinle tanıştırması gerekir: Anne sütü
Hamilelik süresince besin maddeleri ve hastalıklara karşı koruyucu ve büyümeyi düzenleyici birçok faktör plasenta (eş) yoluyla bebeğe geçerken, doğumdan sonra bu görev emzirme vasıtasıyla sürdürülür. Ancak, ülkemizde annelerin %90’ına yakını, sadece anne sütü vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, bebeklerine çeşitli maddeleri ek olarak vermektedirler. Bu da, bebeğin anne sütünü almak istememesine ve bir süre sonra da anne sütünün kesilmesine neden olmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF hasta olanlar ve prematüreler (erken doğanlar) de dahil olmak üzere her bebeğin doğumdan sonra ilk yarım saatle bir saat içinde emzirilmeye başlanmasını, 4-6 aya kadar sadece anne sütüyle beslenmesini öneriyor. Bilim adamları bundan sonra da ek besinlerle birlikte olmak koşuluyla 2 yaşına kadar anne sütüyle beslemenin devam ettirilmesinin önemine dikkat çekiyorlar. Çünkü anne sütü öyle mucizevi bir besindir ki, günümüz teknolojisinin üstün imkânlarıyla üretilen bebek mamaları, yapılan tüm çalışmalara rağmen anne vücudunda doğal olarak salgılanan bu gıdanın yerini tutamamaktadır.
Anne sütünün ilk 4-5 günkü kısmına kolostrum (ağız sütü), 10’uncu güne kadar olan kısmına geçici süt ve daha sonrasına olgun süt denir; tüm bu sütlerin bileşimi farklıdır ve bebeğin o an ki ihtiyaçlarına ve durumuna cevap verecek şekilde ayarlanmıştır.
Anne sütüyle beslemenin üstünlüklerinin birkaçını şöyle sıralayabiliriz:
-İçeriği mükemmeldir, sterildir (mikropsuz) ve kolay hazmedilir.
-Her koşulda verilebilir; ısıtma, hazırlama, yabancı maddelerle bulaşma gibi sorunları yoktur. Oda ortamın-
da 6 saat, buzdolabı rafında 24 saat ve derin dondurucuda 6 ay saklanabilir.
-Bebeğin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir; bebek büyüdükçe sütün bileşimi değişir ve bebeğin ihtiyaçlarını tam olarak karşılar. Örneğin erken doğan bebeklerin annelerinin sütü büyümeyi hızlandırıcı ve enerji verici maddeler bakımından daha zengindir.
-insanlarda hastalık yapan birçok mikrobu öldüren ve bağışıklığı sağlayan maddeler içerir. Kolostrum özellikle bu açıdan çok değerlidir.
-Anne sütüyle beslenen bebeklerde allerjik hastalıklar, orta kulak iltihabı, ishal, zatürre, idrar yolu iltihabı ve pişikler daha seyrek görülür.
-Emzirme sırasında anne çocuk arasındaki sıcak temas her ikisinin de ruhsal sağlığını olumlu yönde etkiler; anne bebeğine daha yüksek sorumlulukla bağlanır, bebeğin dış dünya ile ilişkileri daha uyumlu olur.
Anne sütüyle beslenmenin bebek için ileri yaşlara yönelik de birçok faydası vardır:
-Anne sütü büyümeyi düzenleyen birçok faktör içerdiğinden anne sütüyle beslenen bebeklerin büyüme ve gelişmeleri daha iyi olur.
-Aşırı şişmanlık, damar sertliği, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, bazı barsak hastalıkları, şeker hastalığı gibi hastalıklar ve bazı kanser türleri daha az görülür.
-Çene ve ağız gelişimine ait bozukluklar, diş çürükleri görülme sıklığı azdır.
-Anne sütüyle beslenen çocukların zekâ yaşı biberonla beslenenlere göre daha yüksek olur. Konuşma problemleri daha az görülür, matematik başarıları daha iyidir.
Emzirmenin anneye de birçok yönden yararları vardır:
-Emziren annede meme ve yumurtalık kanseri görülme riski daha azdır.
-Lohusalık döneminde anne çok daha kısa sürede toparlanır ve normale döner.
-Anne sütünün yeni bir gebeliği önleyici etkisi vardır.
-Hamilelikte alınan kiloların dengeli ve sağlıklı verilmesine yardımcı olur.
-Hormonların etkisiyle anne daha iyi dinlenir ve huzurlu olur.
-Başka ek besine gerek olmadığından ve hem de birçok hastalığı önleyerek tedavi masraflarını azalttığından hem aileler hem de ülkemiz için çok ekonomiktir.