Makale

MEHMETÇİK VE ŞEHİTLİK

AHMET DURMUŞ / Burdur Müftüsü

MEHMETÇİK VE ŞEHİTLİK

Şehit, kutsal bir ülkü, vatan, millet ve Allah yolunda savaşır veya çalışırken ölen kimseye denir. Sağ dönen- ’lere de gazi denir. Her canlı, şüphesiz ölümü tadacaktı!’ Ölüm, Allah’a dönüştür. Bu dönüş, bedenden ayrılan ruhun Allah’a yükselmesidir. Şehitler Allah katında çok değerlidir. Zira Yüce Allah: “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.”01 buyuruyor. Bir başka ayeti kerimede de: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü saymayın. Bilakis onlar diridirler; Allah’ın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kandillerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.’ buyurulmaktadır.
İşte şehitlik, Peygamberlikten sonraki en yüksek derecedir. Merhum Şairimiz Mehmet Akif ne güzel söylemiş:
“Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”
Ölülerimizi ve özellikle şehitlerimizi verdiğimiz özümüz, şehitlerimizin kanlarıyla yoğrulmuş toprağımız; ne acaip bir alemsin. Fıtratın ne kadar da yüksek, insanlığın en seçme evladı sende gizlenmiştir. Sen bir yığın göz nurusun. Milletin coşan gözyaşları ile yoğrulmuşsun. Sen, ne şanlı bir tarihsin ki milletin mazisi sende gömülüdür. İbret sende, hikmet sende, devlet sende, izzet ve şeref sende, Peygamberin ağuşunu açtığı şehitlerimiz sende, şerefli Türk ordusunun ve kahraman, cefakar ve de vefakar şehitleri hep senin bağrında medfundur. Ey bu kutsal vatan toprağı! Sen her zerrende bir tarih ve tarihin içinde tüm anne ve babaların gözyaşları ile uğurladığı şehitleri barındırıyorsun, ve bizler de inanıyoruz ki şehitlik bir fani için erişilebilecek rütbelerin en yükseğidir. Bu duygularla sana şehitlerimizi gözyaşları ile uğurluyoruz. Fatihalarla, dualarla...
Türk ordusunu ve güvenlik kuvvetlerimizi, vatanımızı, bayrağımızı, devletimizi, mukaddesatımızı koruyup kollayanları rahmet ve minnetle anıyor ve İstiklal şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un şu duasına "âmin” diyoruz:
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda,
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
Canı, cananı bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda."
Din ve vatan uğrunda şehit verdiğimiz asker evlatlarımıza “Mehmetçik" denir-,
Mehmetçik, Türk evladının askerde aldığı mütevazi unvandır.
Mehmetçik, sabır ve tevekkül gibi iki özelliği takınmış erdir.
Mehmetçik, Türk ordusunun timsalidir.
Mehmetçik, barışta kahraman, harpte arslandır.
Mehmetçik, Çanakkale’de Türk’ün namus ve şanını kanıyla kurtaran muzaffer Allah ordusudur.
Mehmetçik, gittiği yere sükun, nizam ve intizamı da beraber götürür.
Mehmetçik, kanlı gömleği ile yarın Allah huzurunda iltifata mazhar olacak hususi topluluktur.
Mehmeçik, dini ve yurdu için canını fedaya daima hazır necip bir fırkadır.
Mehmeçik, köleliği hiç bir zaman kabul ve hazmetmemiş ve daima (efendi) yaşamış Müslüman Türk’ün ahfadıdır.
Bir şairimizin dediği gibi:
"Gök kubbenin altında yatar al kan içinde,
Ey yolcu! şu toprak için can veren erler, Hakkın bu veli kulları taş türbeye girmez, Gufrana bürünmüş yalnız fatiha bekler."



Bakara, 154.
Ali İmran, 169-170.