Makale

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARLARINDAN

ANBUL ADLI ESER HAKKINDA

DİN İSLERİ YÜKSEK KURULU KARARLARINDAN…

T. C.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı

Karar No. 50

Ankara, 14.2.1969

Konu: Anbul adlı eserin tetkiki Hk.

Yüksek Başkanlıkça 3.12.1968 gün ve 2455 sayı ile Ku­rulumuza havale buyurulan Olgunlaştırma Dairesi Başkanlı­ğının 30.11.1968 tarih ve 310-63/1059 sayılı yazıları eki olan "Anbul" adlı eser incelendi:

Bu eserin müzakeresinde Kurul Başkanı İsmail Ezherli, Üyelerden M. Şehid Oral, Dr. Ali Arslan Aydın, İbrahim Atay, Osman Keskioğlu, Dr. Lûtfi Doğan ve Ahmet Hamdi Kasaboğlu hazır bulunmuşlardır.

Husûsî bir tasavvufî görüşü telkin etmek üzere yazıl­dığı anlaşılan bu eser, indî fikirlerle dolu olup, okuyucuya, bu hususta sâlim bir fikir verecek mahiyette olmadığı gibi tertipsiz, karışık ve anlaşılmaz ifade ve cümleleri eserin ver­mek istediği fikri anlatmak şöyle dursun, bilâkis şaşırtıcı, İslamî akîdelere tamamiyle aykırı paragraflar ihtiva ettiği cihetle bilhassa dînî kültürü zayıf okuyuculara zararlı bir eser olduğuna karar verildi.

EZAN VE SALÂLAR HAKKINDA KARÂR

T. C.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı

Karar No. 65

Ankara, 7.3.1969

Konu: Ezan ve Salalar Hk.

Antalya Müftülüğünün 9.1.1969 tarih ve 1/35 sayılı Ezan ve Salalar hakkındaki yazıları ve ekleri incelendi:

Bu konunun müzakeresinde Kurul Başkanı İsmail Ezherli, üyelerden M. Şehid Oral, Dr. Ali Arslan Aydın, Hasan Ege, İbrahim Atay, Osman Keskioğlu, Dr. Lûtfi Doğan ve Ahmet Hamdi Kasaboğlu hazır bulunmuşlardır.

Ezanlardan önce veya sonra cehren salât-u selâm ge­tirmek mesnûn olmamakla beraber, bâzı İslam memleket­lerinde âdet-i belde olarak, bayram ve kandil geceleri gibi mübârek gecelerde, yatsı ve sabah namazları ile Cum’a na­mazlarından önce müslümanların ibâdete hazırlanmalarını temin maksadıyla müstahsen bir âdet olarak, minarelerden salât-ü selâm okunagelmektedir.

Bu sebeple bayram ve kandil geceleri ile sabah ezan­larından hemen önce mevlid ve kasîdeler hariç mâruf salât-üselâmın kısaca okunmasında dînen bir mahzur olma­dığına ekseriyetle karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Ezandan önce ve sonra salât-ü selâm getirmek, manzum ve nesir duâ ve ilâhiler okumak bid’attır. Peygamberimiz ve sahabe devirlerin­de bu gibi şeyler okunmazdı. Sonradan ihdas edilmeğe başlanan bu gibi hususlara da kapı açmak doğru olmaz.

Halbuki ezan okuyan ve dinleyen müslümanlar, ezan bittikten sonra. Peygamber’den vârid olan me’sur duâyı okumaları gerekir. Bu ve buna benzer hususlara örf-ü belde denmesi uygun düşmez. Zirâ örf-ü belde daha ziyâde ahkâm kısımlarında câridir. Bâzı müctehidler alım-satım gibi konularda dîne aykırı olmamak partiyle örf-ü ’ beldeye i’tibâr etmişlerdir. Burada ibâdetle muâmeleyi birbirine karıştırmamak lâzımdır.

Ayrıca, müslümanların bir kısmını dahi rencide eden bu gibi ilâ­ve ye uzatmaların kaldırılmasını, yeniden ihdas edilmemesini gerekli ve zorunlu gördüğümden bu karara muhalifim.

7.3.1969

İbrahim ATAY

Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi