Makale

İNSAN İSRAF

İNSAN İSRAF

Dr. Fahri KAYADİBİ
Kocaeli İl Müftüsü


Çağımız insanının yakalandığı en mühim hastalıklardan birisi de israftır. Günümüzde israf ettiğimiz nimetlerin haddi hesabı yoktur. Bu israf furyasının önünü almak için Birleşmiş Milletlerce açlık ve israfla mücadele amacıyla her yıl 16 Ekim "Dünya Gıda Günü" ilan edilmiştir. İnsanlarımız bir taraftan bol keseden harcarlarken, diğer taraftan açlıktan ve sefaletten ölen insanlar için kılını bile kıpırdatmıyor.
Yüce kitabımız Kur’an : "Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz." derken bizler çöp tenekelerini ekmek ve yemek artıklarıyla doldurmaktayız. Bir araştırmaya göre Türkiye çapında ekmeğin en az yüzde 12’si çöpe atılıyor. Üç büyük şehirde (İstanbul-Ankara-İzmir) her gün altı ekmekten bir tanesi, yani üç milyon ekmek çöpe atılıyor’. Senelik israf bedeli 600 milyarı geçiyor. Sadece İstanbul’da her gün boşa akan su miktarı 10 bin metre küptür. Dakikada 10 damla su kaçıran musluk ayda 170 litre su israf eder. Bu israf nedeniyle İstanbul’a pompalanan su miktarının yarıya yakınının zayi edildiği hesaplanmıştır. Bu durum "Abdest alırken fazla su kullanmak mekruhtur." diyen dinimize ne kadar aykırıdır.
Türkiye ilaç israfında Endonezya’dan sonra dünyada ikinci sıradadır. Eve giren ilaçların yaklaşık yüzde 34’ü ambalajı açılmadan israf olmaktadır. Açılan ilaç israfı ile bu oran yüzde 46’ya yaklaşmaktadır.
İçenlerin yanında olunmasıyla içmeyenlerin de sağlığını bozan sigaraya 1989 yılında ülkemizde harcanan para 35 trilyon liradır 1988 yılında Tekel Genel Müdürlüğü Türkiye’nin 4 yıl içinde yabancı sigaraya 404 milyon dolar ödendiğini açıklamıştır. İstatistikler dünya uyuşturucu mafyasının 1989 kârının 5 milyar dolar olduğunu göstermektedir.
Tübitak’ın araştırmasına göre, meyve ve sebzelerde işleme, taşıma ve depolamadaki dikkatsizlik ve hatalardan dolayı meyve ve sebzenin yüzde 30’unun pazarlama zinciri içinde kaybolduğu ve zararın yılda 250 milyara ulaştığı ifade edilmektedir.
"En sevap namazın vaktinde kılınan namaz" olduğunu belirten dinimize, "Bu günün işini yarına bırakma" atasözüne karşılık en fazla israfını yaptığımız değer "Zaman’dır. Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kalkınma ve Planlama Bölümünün araştırmasına göre, Türkiye’de 500 milyon iş günü kahvelerde israf olmaktadır. Bu ise Türkiye’nin en büyük 500 firmasının yıllık iş gücüne yakındır.
"Sanatkâr yaptığı malda san ‘atının hakkını göstermelidir." şeklindeki Peygamberi tavsiyeye karşı ürettiğimiz mallan çürük ve kalitesiz yaparak mühim bir israfa yol açmaktayız. Türk Standarttan Enstitüsü (TSE) yetkililerine göre Türkiye standartlarına uygun olmayan bozuk, çürük ve kalitesiz mallar sebebiyle ekonomimizin yıllık kaybı bir trilyon lirayı aşmaktadır. 1982’de düşük kapasite sonucu 4 trilyonluk üretim kaybı olmuştur.
Son 20 yıl içinde çoğu insan kusuruna dayalı 187 bin hektar ormanı yanmış ve Türkiye’de bizleri 25 yıl ısıtacak ağaç kül olmuştur. Üstelik sanayide de işlenemeyerek hizmetimize sunulamamıştır.
İsraf misallerini daha fazla sayıp dökmeden, geliniz her birimiz kendi israflanmızı kendimiz düşünelim ve zararın neresinden dönersek kârdır diyerek her türlü israfa son verelim. Böylece Peygamberimiz (S.A.V)’in-, "İktisada riayet eden, fakir olmaz" düsturu gereği dimdik ayakda duralım.
Allah Teala’nın Kur’an-ı Kerimde; "İsraf etmeyiniz, Allah israf edenleri sevmez. "buyruk ve ikazına kulak verelim. Ve bu buyruk ışığında akla gelen şu israflardan kaçınalım:
* Gıdalar iyi muhafaza edilip çürütülmemeli,
*Enerji boşa harcanmamak,
* Ekmek kırıkları, yemek artıkları dökülmemeli,
* Eşyayı horkullanıp çabuk eskitmemeli,
* Zamanı iyi değerlendirmeli, boşa geçirmemeli,
* Lüzumundan fazla mal almamalı,
* İhtiyaçtan fazla su kullanmamalı,
* Evde varken lüks ve modaya düşkünlükten dolayı ihtiyaç dışı eşyalar alınmamalı,
* Parayı faydasız ve gereksiz yere harcamamalı,
* İşgücünü ve üretim araçlarını tam kapasite ile değerlendirmelidir.
Netice olarak "Malı boş yere saçmayın" şeklideki Peygamberi tavsiyeye uyalım ve israftan kaçınalım.
* * *