Makale

KUTLU DOĞUM’UN ARDINDAN

BAŞYAZI

MEHMET NURİ YILMAZ
Diyanet İşleri Başkanı

KUTLU DOĞUM’UN ARDINDAN

Tarih boyunca dünyaca şöhret bulmuş pek çok filozof, devlet adamı, bilim adamı, sanatkâr ve komutan gelip geçmiştir. Bunların yanında Cenab-ı Hakk; yaratılış gayesinin dışına çıkan, yollarını şaşıran insanları hidayete ulaştırmak için ilahi mesajlar ve bunları insanlara tebliğ eden seçkin insanlar (Peygamberler) göndermiştir. Ancak bu sayılanların hiç birisi; tarihin akışını değiştirme, tarih çizgisinde insanlık için bir dönüm noktası olma bakımından ve bıraktığı tesirin kuvvet ve büyüklüğü açısından son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) ile mukayese edilemez.
Hz. Peygamber; yüce bir şahsiyet olarak insanlığın ufkunu açmış, onlara hem dünya, hem de ahiret mutluluğunun yollarını göstermiştir. Zira Allah’ın Resûlü ve O’nun vasıtasıyla Yüce İslam Dini’nin gelişi, tarih çizgisinde zannedildiğinden çok daha önemli bir dönüm noktasıdır. Nitekim, Yüce Allah tarafından tüm insanlığa gönderilen İslam Dini’ nin evrensel mesajları; O’na inanan toplumları kısa zamanda güçlü, huzurlu, adalet ve merhametin sunucusu ve yüksek medeniyetin müessisi toplumlar haline getirmiştir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.); insanlığın kurtuluşu için son fırsattır. Bütün insanlık ona muhtaçtır. Hak ve adalet duygularının zayıfladığı, insanların birbirlerine kin ve nefret duygusuyla baktığı, buhranların, savaşların ve iç karışıklıkların hızla artış gösterdiği günümüzde; en çok muhtaç olduğumuz insan sevgisinin, hoşgörü ve uzlaşmanın en güzel örneklerini asırlar öncesinde O vermiştir. Bu örnekler aşılabilmiş değildir ve aktüalitesini korumaktadır. Çünkü O, güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmiş rahmet peygamberidir, O’nun ahlakı en mükemmel ahlak olan "Kur’an Ahlakıdır. Zira O, “Hatemü’l-Enbiya’dır.
Şüphesiz Rasûlüllah (s.a.s.) herkes gibi bir insandı. Bir insanda bulunan her türlü vasfa sahipti. Ama o; işlenmiş bir mücevherdi. Hz. Peygamber-, her yönüyle insanlara, hayata nasıl bakacaklarını gösteren bir prizma olmuştur. Güzel ve mükemmel davranış biçimleri, O’nun şahsında sergilenmiş ve tezahür etmiştir. O, bütün bu özelliklerini şahsında yansıtan sanki bir ekran gibidir.
Peygamberimiz (s.a.s.); insan gelişiminin ulaşabileceği en üst noktadır. O, İnsanî standart ve ölçülerde mümkün olabilecek bir ideal örnektir. Bu statüsünü Kur’an-ı Kerim, "Senin en mükemmel ahlak üzere olduğun şüphesizdir." (Kalem: 4) ayetiyle formüle etmiştir. O, bir insanın günlük ve ömürlük fiillerini bizzat tecrübe ederek belirlemiş, örnek alınmayacak ve tenkit edilebilecek bir davranış sergilememiş, bir eş, baba, komşu, arkadaş, lider ve vatandaş olarak bütün insanlığa model olmuştur.
Günümüz insanı, Sevgili Peygamberimizi örnek almayı; O’nun gibi ideal bir eş, hassas bir komşu, uyumlu bir vatandaş, O’nun gibi adil ve doğru konuşan bir devlet adamı olmak şeklinde anlamak zorundadır. İşte o zaman şikayet edilen ve yaşanmaz görülen hayat, yaşanmaya değer hale gelecektir.
Böyle bir Peygamberin ümmeti olmakla şeref duymalıyız. Peygamberimizi çok iyi tanımalı, O’nu gençlerimize ve çocuklarımıza en güzel şekilde tanıtmalıyız. Zira Yüce Dinimiz İslam’ın gerçek anlamda anlaşılması sürecinde
Peygamberimizin anlaşılması, merkezi bir öneme sahiptir. Peygamberimiz olmadan İslam Dini’ ni tasavvur etmek mümkün değildir. Çünkü Hz. Muhammed, dinimizin inşaa etmek istediği insanın canlı bir örneği, yaşayan bir modelidir. Peygamberimizi tanımak ve tanıtmak, bütün zamanlar için önemli olmakla beraber, özellikle içinde yaşadığımız zaman diliminde bizim için hayati önem taşımaktadır. O’nu tanıyıp tanıtmak demek, doğrudan doğruya İslam’ın insanını tanımak ve tanıtmak demektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı olarak geçmiş yıllarda olduğu gibi, 1998 yılında da Kutlu bir hadise olan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in doğumunu yeniden hatırlamak, O’nun getirdiği evrensel öğretileri yeni bir ruhla insanlarımıza anlatmak, milletimizde zaten var olan Peygamber sevgisini daha canlı tutmak ve gençlerimize, çocuklarımıza O’nu tanıtmak maksadıyla "Kutlu Doğum Haftası" çerçevesinde çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmiştir.
Bu yıl onuncusunu gerçekleştirdiğimiz Kutlu Doğum Haftası yurtiçinde 80 il ve 554 ilçede, yurtdışında ise Almanya, Amerika, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Danimarka, İsveç, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Makedonya, Nahcivan ve Türkmenistan’da yurtiçinden ve yurtdışından araştırma görevlisi ve öğretim üyesi düzeyinde seçkin ilim ve fikir adamlarının katılımı ile 210 panel, 533 konferans, forum, tören, yarışma, konser ve kampanyalarla icra edilmiştir.
Bu vesileyle; hafta münasebetiyle gerçekleştirilen faaliyetlerde emeği geçen bütün personele ve aydınlatıcı bilgileriyle Hz. Peygamberi insanlarımıza tanıtan değerli ilim ve fikir adamlarımıza teşekkür ediyorum.
Salat ve selam Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in üzerine olsun.