Makale

KUTLU DOĞUM AYDINLIĞI

Başyazı

KUTLU DOĞUM AYDINLIĞI

Mehmet Nuri YILMAZ
Diyanet İşleri Başkanı

İnsanlık tarihi boyunca dünya üzerinde topluma önemli hizmetleri olan, etkileri zaman ve mekan sınırlarını aşan-, bir çok düşünür, devlet adamı, ilim adamı, din adamı ve askerî şahsiyetler yaşamıştır. Geçmiş dönemler bir bütün olarak incelendiğinde-, insanlığın ilerlemesi, ilim ve erdem sahibi olması, ahlakî davranışların şekillendirdiği mutluluk dolu bir ortamın hazırlanmasında büyük şahsiyetlerin önemli katkıları olduğu görülmektedir.
Yaratılış gayesinden uzaklaşarak yabancılaşan ve ahlakî davranışları terk eden insanlığın sıkıntılardan kurtarılması için gayret gösteren şahsiyetlerin başında Peygamberler gelmektedir. Onların tebliğ ettiği ilkeler, insanlığın ufkunu açarak dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamış ve tarihin de akışını değiştirmiştir.
Siyasî, sosyal ve psikolojik sebeplerle baskın, yağma ve savaşların eksik olmadığı; kibir ve intikam arzusu gibi insanın dengesini bozan duyguların hayata hakim olduğu-, içki, kumar, gasp, yetim malı yeme gibi toplum huzurunu bozan davranışların sergilendiği bir toplumu; kısa zamanda güçlü, huzurlu, adalet ve merhamet savunucusu bir medeniyetin kurucusu haline getiren Hz. Muhammed (s.a.s.), şüphesiz ki büyük şahsiyetlerin başında gelmektedir.
Hak ve adalet duygularının zayıfladığı, insanların birbirine kin ve nefret duygusuyla baktığı, ailede, toplumda ve milletler arası camiada huzursuzlukların hızla yaygınlaştığı günümüzde; bugün en çok muhtaç olduğumuz sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamının tesis edilmesi, O’nun insanlığa ulaştırdığı İlahî ve evrensel mesajların doğru öğretilmesi ve öğrenilmesi ile mümkündür.
İnsanî erdemler açısından yükselebileceği en üst noktaya ulaşmış, İnsanî standart ve ölçülerde mümkün olabilecek en ideal örnek insan modelini ortaya koymuş Peygamberimizi, günümüz insanı her yönüyle örnek almalıdır. O’nun gibi ideal bir eş, bir baba, bir komşu, bir arkadaş, adil ve doğru konuşan bir insan olmak için gayret göstermelidir. Fert ve toplum olarak bunu yaptığımızda şikayet edilen pek çok problem ortadan kalkacak ve yaşanmaz görülen hayat yaşanmaya değer hale gelecektir. Yeni bin yıl, bilim ve teknolojik açıdan, maddî kalkınma itibariyle insanlığa neler getirirse getirsin, insanlığın mutluluğu, toplumun barış ve huzuru için Hz. Peygamberin ortaya koyduğu eşsiz ahlâk prensiplerine her zaman ihtiyaç olacaktır. Bu sebeple, huzur ve saadetin, barış ve kardeşliğin, iyilik ve yardımlaşmanın yollarını gösteren Hz. Peygamberin eşsiz ahlâkî prensiplerini, arayışlar içerisinde olan beşeriyete tanıtmak, Müslümanlar olarak, insanlık alemine yapabileceğimiz belki de en büyük iyilik olacaktır. Başka bir ifadeyle, O’nun hayatının bilinmesi, getirdiği mesajın anlaşılması sadece Müslümanlar için değil, bütün insanlık için yeni bir ufuk açacaktır. Kur’anî ifadeyle; "alemlere rahmet” olarak gönderilmiş olması da bunu teyit etmektedir. Ama böyle bir misyonu yerine getirebilmek için, müntesipleri olarak bizlerin Rasûlüllah’ı yeniden okuyup anlamamız gerekmektedir. Ne yazık ki, Müslümanlar olarak şu anda sergilediğimiz görüntü, hal ve gidişatımız, onu henüz gereği gibi tanıyamadığımızı ortaya koymaktadır.
Peygamberimizi çok iyi tanımalı, O’nu gençlerimize ve çocuklarımıza en güzel şekilde anlatmalıyız. Zira Yüce dinimiz İslâm’ın gerçek anlamda anlaşılması sürecinde Peygamberimiz (s.a.s.)’in bütün yönleriyle bilinmesi, merkezî bir öneme sahiptir. Peygamberimiz olmadan İslâm Dini’ni tasavvur etmek mümkün değildir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.s.), dinimizin inşa etmek istediği insanın canlı bir örneği ve ruhlarımızın derinliğinde yaşayan bir modelidir. Peygamberimiz (s.a.s.)’i tanımak ve tanıtmak, bütün zamanlar için önemli olmakla beraber, özellikle içinde yaşadığımız zaman diliminde bizim için daha da önemlidir. O’nu tanıyıp tanıtmak demek, doğrudan doğruya İslâm’ın insanımıza tanımak ve tanıtmak demektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı olarak geçmiş yıllarda olduğu gibi, 2001 yılında da kutlu bir hadise olan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in doğumunu yeniden hatırlamak, O’nun getirdiği evrensel öğretileri yeni bir ruhla insanlarımıza anlatmak, milletimizde zaten var olan Peygamber (s.a.s.) sevgisini daha canlı tutmak ve gençlerimize, çocuklarımıza O’nu tanıtmak maksadıyla “Kutlu Doğum Haftası” çerçevesinde çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecektir.
Salât ve selâm, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)’in üzerine olsun.