Makale

BİLGİSAYAR VE İNTERNET

BİLGİSAYAR VE İNTERNET

Süavi AYGÜN

Bilgisayar: Komutlar yardımıyla çok sayıda ve karmaşık verileri kısa bir sürede doğru olarak işleyebilen ve gerektiği zaman geri verebilen elektronik ve mekanik parçalardan oluşan makinelerdir.
Geniş anlamda bilgisayar, bilgileri kabul eden, işleme tabi tutan ve anlamlı sonuçlar veren bir sistemdir.
Bilgisayarın tarihçesine baktığımızda; dört temel işlemi gerçekleştirmek amacıyla kullanılan abaküs, basit bir alet olmasına rağmen, bilgisayarın başlangıcı olarak gösterilmektedir.
Bilgisayara veri girişi işleminde, günlük hayatta kullanılan harf ve rakam gibi sembollerden yararlanılır. Bilgisayar, bunları kendi anlayacağı şekle dönüştürür. Bilgisayarda kapasite (depolama-sak- lama) birimi byte olarak ifade edilir. Hız birimleri Megahertz (MHZ) olan bilgisayarlar, teknolojik gelişme yönünden her gün kendini güncelleştiren (yenileyen) ve hızlı bir şekilde ilerleyen bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bilgisayar alanındaki hızlı teknolojik gelişmeler sonucu tonlarca ağırlıkta, yavaş işlem yapabilen modellerden, elde taşınabilen hatta cebe girebilen milyonlarca işlemi kısa sürede yapabilen modeller geliştirilmiştir. Teknolojik gelişmeler her gün artan bir hızla devam etmektedir.
Günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen bilgisayar, okul, işyeri, hastahane, banka ve kamu kuruluşları gibi pek çok yerlerde kullanılmaktadır. Bugün bilgisayar yardımıyla dünyanın herhangi bir yerinde bulunan bilgiye, çok kısa sürede ulaşmak mümkündür.
Bilgisayar teknolojisinin çok kısa sürede ilerlemesinin nedenlerinden birisi de İntemet’in yaygınlaşmasıdır. İnternet: Dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının birbirleri ile bağlanması sonucu ortaya çıkmış olan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan "International" bir bilgisayar ve bilgi iletişim ağıdır. Günümüzde internet üzerinde yaklaşık olarak 5.000.000 Bilgisayar (’host’ yani ana sistem olarak) fakat kişisel olarak 100 milyonu (bazı araştırmalar sonucu 350 milyon ve üzeri olarak) geçen kullanıcı yapısına sahip olduğu bilinmektedir. Bu kadar geniş bir ağ yapısına sahip olan internet nasıl ortaya çıktı? Diye düşünecek olursak, ilk olarak Amerikan Ordusunun savaş stratejisi içeren bir ağ olarak inşa edildiğini görmekteyiz. ABD Savunma Bakanlığı 1969 yılında ARPANET (Advanced Research Project Ageney) adlı bilgisayar ağını kurar. Amacı nükleer savaş durumunda hiç kesintiye uğramayacak bir iletişim mekanizması oluşturmaktır. Zamanla bu ağa sivil bilgi- sayarlann katılmasına izin verilir. Ağ hizmetlerine de dosya transferi, elektronik posta gibi hizmetler eklenir. Başlangıcında dört maki- j neden oluşan bu ağ beklenenden daha hızlı büyümeye başlar. Askeriye zamanla bu ağı kullanamaz hale gelerek yeni bir ağ kurmaya karar verir. Sivil bilgisayarların (Hükümet ve eğitim kurumlan) katılması sonucu üzerindeki bilgi yoğunluğu ve kapasitenin büyümeye başlaması sonucu ARP ANET kısa sürede ikiye bölünmek zorunda kaldı. Bir bölümü ordu adına MİLNET işlendi. Diğer bölümü de Arpanet olarak bir süre devam etti. Büyük firmalar ve şirketler, belli bir katkı payları ile Arpanet’e üye olarak altyapısını geliştirerek ve şirketler çoğalarak Amerika’yı bir baştan bir başa ağ sistemi ile donatmaya başladılar.
Tam bu sırada iletişim protokollerinde bir devrim olayı yaşandı. Ve ARPANET üzerinden TCP/IP protokolüne geçiş başlandı. Bu protokol Hem çok daha esnek bir protokol hem de bilgi paylaşımında değişik metodların bir arada kullanmasına imkan tanıyordu. UNIX (işletim sistemi) Sisteminin ağlar üzerinde popülerliğinin artması ile Arpanet’in abone sayısı bir anda beklenmeyen ilginç sayılara ulaştı. Ve doğal olarak yine Arpanet de belli bir süre sonra şişmeye ve üzerinden yapılan bağlantıların yükünü taşımamaya başladı. NSF, (National Science Faundat Gnl (Uluslararası Bilim Vakfı) bu şişmeye (doluluğa) karşı önlem alarak daha geniş bant kapasiteli bir -global ağ sistemi olan NSFNET’i geliştirdi. Arpanet’e yapılan bağlantılar kısa sürede NSFNET üzerinden transfer edilmeye başlandı ve Arpanet bitmiş oldu. Böylece büyük bilgisayar firmaları kendi global ağlarını kurmaya başlayarak daha geniş bantlara sahip oldular.
Kulanıcı, server ve biribirine bağlı ağ sayısı bir anda katlanan rakamlarla büyümeye başladı. Bir ara sadece E-MAİL (Elektronik- POSTA) iletişimi FTP dosya transferi kullanılan İnternet üzerinde uygulamalar bir anda değişik alanlara kaymaya başladı. (Transfer Kontrol Protokolü) TCP/IP (internet üzerinde bilgisayar sistemlerinin birbirlerine bağlanması için kullanılan standart ağ ileşitim protokolüdür) protokolünün esnek olması, ortaya internet üzerinde bilgi paylaşımında bir devrim olan WWW (World Wide Web) oluşumunu çıkardı. Ve internet bir anda bilgisayar gruplarından evdeki vatandaşın kullanabileceği bir sistem olma yoluna girdi. Basitlik, anlaşılabilirlik ve kullanım kolaylığı internetin popülerliğini artırdıkça arttırdı ve böylece 2000’li yıllara doğru kendini hazırlamış oldu. Artık İNTERNET’e "Bilgi Otobanı" da diyoruz.
Günümüzde bilgi paylaşımının en kolay, en pratik ve en hızlı yolu da İNTERNET’ten geçmektedir. İnternet üç bölümden oluşuyor. İnternet kullanıcıları, internet üzerinde kullanıma hazır olan sayısal bilgi ve interneti oluşturan server ağlar, bilgisayarlar vb. gibi altyapılar diyebiliriz.
Kısaca dünyanın en ücra köşesinde ulaşmak istediğimiz bir bilgiye en kısa sürede ve en kısa yoldan İNTERNET sistemiyle ulaşabiliyoruz.