Makale

Doç. Dr. İ. Safa KAYA ile RÖPORTAJ

RÖPORTAJ:

Sami YAPRAK


Doç. Dr. İ. Safa KAYA ile RÖPORTAJ

“İÇİLEN HER SİGARA ÖMÜRDEN ÇALINAN SERMAYEDİR”


Konuyla ilgili olarak, Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfı Tıp Merkezi Hastanesi mütehassıslarından Doç. Dr. I. Safa KAYA sorularımızı cevaplandırdı.
Efendim, özellikle gençlerimizin sigaraya başlama sebepleri konusundaki düşünceleriniz nelerdir?
Sigara bağımlılığı üzerinde yapılan tüm’ araştırmaların ortaya çıkardığı en önemli ve tartışmasız kabul gören gerçek, sigara alışkanlığı olanların yaklaşık % 40’ının bu alışkanlığa 15-19 yaşları arasında başlamış olmalarıdır. Tüm dünyada ve ülkemizde 15 yaşın üzerindeki nüfusun yaklaşık % 45’inin ciddi boyutlarda sigara tutkunu olduğu hesaba katılırsa, problemin gençlik açısından ne derece önemli olduğu kendiliğinden anlaşılır.
Sigaraya başlama sebepleri çokluk sırasına göre, meseleler, dertler, sıkıntılar, arkadaşların etkisi, özenme, zevk için, büyüdüğünü ispat etmek için, gösteriş için, arkadaş toplantılarının etkisi ile merak ve nihayet baskıya tepki şeklinde tespit edilmiştir. Türkiye’de sigara içme alışkanlığı, öğrencilik döneminde başlamakta, % 25’e kadar çıkmakta ve üniversite dönemlerinde bu oran % 40’a varabilmektedir. Kırsal bölgelerde, kadınlarda sigara içme oranının az olmasına karşılık, erkeklerin % 60’ı sigara içmektedir. İşçi kesimindeki oran % 80’e dayanmaktadır.
Sigaranın sağlık açısından zararları nelerdir?
Sigara içinde bulunan bileşiklerin çoğu kanser yapıcı maddelerdir. Sigara içenlerde akciğer, başboyun, yemek borusu, pankreas, böbrek ve mesane (idrar torbası) kanseri sık görülmektedir.
Akciğer kanserlerinin büyük bir kısmı, sigara ile ilişkilidir. Sigara içmeyenlere göre, yirmi sene boyunca günde iki paket sigara içen birinde akciğer kanseri görülme riski 60-70 defa daha fazladır. Sigara bırakıldığı zaman kanser riski azalır, fakat hiç sigara içmeyen seviyesine inmez. Sigara içenlerde, baş-boyun kanserleri (ağız içi, yutak ve gırtlak) ile sigara arasında yakın ilişki olduğu görülmektedir. Sigara yemek borusu kanserinin de sebeplerinden biridir. Sigara ve alkol alımı birlikte olduğu zaman, daha potent risk faktörü oluşturur. Sigara içenlerde, mesane kanseri riski, sigara içmeyenlere oranla dört misli daha fazladır.
İçilen her sigaranın insan ömrünü ortalama 5.5 dakika kısalttığı hesaplanmıştır. Sigara içimi, başta solunum ve dolaşım sistemleri olmak üzere vücudun hemen hemen bütün sistemlerinde çeşitli fonksiyon bozukluğu ve hastalıklara sebep olmaktadır.
Hızla yayılan sigara içme salgını, her yıl bir milyondan fazla insanın erken ölümüne yol açmaktadır. Gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerin çoğunda bu tehlike fark edilmiş değildir ve bu ülkelerde her yıl binlerce sigara tiryakisi bu salgına katılmaktadır.
Dünyada milyonlarca sayıdaki astımlı hasta, sigara dumanının solunum sistemlerine olan olumsuz etkisini çok iyi bilirler. Sigara, solunum yolu mukozasını örten silyaların (titrek tüycükler) bir an için hareketlerini durdurmakta, onları felç ederek hava yollarının temizlen-mesini önlemektedir. Böylece sigara içenlerde, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülmektedir.
Çok sigara içenlerde görülen yorgunluk, baş ağrısı ve kendinden geçme hali kandaki karboksihemoglobin seviyesindeki artma ile açıklanmaktadır.
Alkol, çok soğuk veya sıcak gıdalar, baharatlı gıdalar gibi aşırı sigara içimi veya tütün çiğnenmeside, yemek borusu iltihabına sebep olmaktadır. Sigara ve ülser arasındaki ilişki 50 yılı aşkın bir zamandan beri bilinmektedir. Sigara içenlerde, içmeyenlere göre yaklaşık iki misli fazla oranda mide ve on iki parmak bağırsağı ülseri görülebilmektedir.
Kalp-damar sistemi hastalıkları, günümüzde birçok toplumda en önemli ölüm ve sakatlık nedenleridir. Kalp-damar sistemi hastalıklarının da en önemli ve korunabilir olan risk faktörü sigaradır. Sigaranın tek başına, kalp hastalıklarının % 30’undan, kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin % 33’ünden, bütün hastalıkların (damar sertliği) % 33’ünden sorumlu olduğu düşü-nülmektedir. Sigara içenlerde ani ölüm riskinin ortalama 5-6 kat arttığı ispatlanmıştır.
Sigara içiminin anne ve bebekteki zararlı etkilerinin yanı sıra, kısırlığa ve erken menopoza (adetten kesilme) yol açtığı görülmüştür. Sigara içen gebelerde, içmeyenlere göre abortus (düşük) sıklığının iki kat arttığı bildirilmiştir.
Sigara içen annenin çocuklarında, zekâ düzeylerinde azalma ve okuma güçlüğü görülmesinde artma, yeni doğmuş bebeklerinde, idrar ve tükrüklerinde nikotin yan ürünleri tespit edilmiştir.
Sigaranın önlenmesi konusunda neler söylemek istersiniz?
Böyle bir salgına karşı yapılacak tek şey, her salgın hastalıkta olduğu gibi etkenine yönelik tedbirleri bir an önce almak ve bunu uygulamaktır. Ülkemizde son 30 yıldır kişi başına yıllık sigara tüketimi % 25 artmasına karşılık, güçlü bir sigara karşıtı hareket bulunmamaktadır. Bir tiryakiye sigarayı bıraktırmak, onun sigaraya bağlı olarak oluşacak hastalıklarını tedavi etmekten çok daha kolay, çok daha etkili, çok daha ucuz ve çok daha yüz güldürücüdür. Ayrıca, veto edilen sigara kanunu mutlaka bir an önce çıkmalıdır.
Efendim, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.

DÜNYANIN EN HIZLI YAYILAN KALICI VE ÖLDÜRÜCÜ SALGINI

Bir A.B.D. vatandaşı sigaranın sebep olduğu kanserden öleceğini öğrenince içtiği sigara markasını mahkemeye veriyor. Neticede jüri sigarayı suçlu buluyor. Adam sigarayı bırakmayı başaramıyor ama markayı mahkum ettiriyor, işte o tarihten sonra paketlere "sigara sağlığa zararlıdır" yazısı mecbur tutuluyor.
Tütünün memleketimize girmesi 17. yy. başlarında olmuş, 1640 larda yaygın hale gelmiş. Önceleri gizli içilmiş, sonraları IV. Murat sigara içenlere ölüme varan ağır cezalar getirmiş. Yüzyılımızda ise sigaranın milyonlarca insanı nasıl katlettiği düşünülürse, durumun daha ciddi boyutlarda ele alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Ülkemizde 20 milyon aktif, 20 milyon da pasif 40 milyon insan sigaranın öldürücü tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Yalnız sigaradan her yıl 160 bin kişi hayatını yitirmektedir. Bu rakam alkol ve uyuşturucu rakamlarıyla 250 bini geçmektedir.
Türkiye’de akciğer kanseri erkeklerde % 43’le ilk sırayı alıyor. Dünyada ise her yıl 600.000 kişi sadece akciğer kanserinden ölüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yan-makta olan sigara dumanında 4000 den fazla kimyasal bileşiğin bulunduğu, günde bir paket si-gara içenin kanser riskinin % 58,1 olduğu açıklanmıştır.
Cebimizde taşıdığımız sigaranın içerdiği polonyum sebebiyle ciddi bir radyasyon kaynağı olduğunu duymuş muydunuz?
Sigara illetinin sebep olduğu can alıcı bir hususta ekonomik zararı. 1990 yılında sigarayla beraber 8.5 trilyonu da duman ettik. Bu rakam bütçemizin 26 da birine denk olup her yıl daha. da artmaktadır.
Bir de pasif içicilik var. Yani sigara içmeyip de duman altı olduğundan, içenle aynı duruma düşen insanlar ki, % 80 etkilendikleri tespit edilmiştir.
Sigara içmediği halde kanser olan her üç kişiden biri pasif içici. Bazı batı ülkelerinde kamuya açık yerlerde sigara içenlere 1000 dolar para cezası verilmektedir.
Ya çevreye olan etkisi:
Topluma açık-kapalı hemen her yer, ne yazık ki sigara içenlerin büyük çoğunluğu için adeta bir kül tablası konumunda. Kibriti de, külü de, izmariti de rastgele atılır çiğnenir gider. Nice ormanlarımız sigara izmaritinden kül olmamış mıdır?
Sözün özü, sigara demek intihar demek, çevreyi zehirlemek demek, geleceğimizi yok etmek demek!
Keşke hiç başlanmasa! Direnme gücü daha iyi ve yararlı işlerde kullanılsa!... Ne diyelim, "bırakamıyorum, bıraksam o beni bırakmıyor" diyerek iradelerini yetersiz, paralarını ise çok görenlere yine de uzun ve sağlıklı ömürler diliyoruz.

"BİR TİRYAKİYE SİGARAYI BIRAKTIRMAK, ONVN SİGARAYA BAĞLI O! OLUŞACAK HASTALIKLARINI TEDAVİ ETMEKTEN ÇOK DAHA KOLAY, ÇOK DAHA ETKİLİ, ÇOK DAHA UCUZ VE YÜZGÜLDÜRÜCÜDÜR."

BİR SORU BİR CEVAP

Sigara içmenin, gırtlak ve akciğer kanseri başta olmak üzere bir çok hastalıklara yol açtığı mütehassıslara belirtilmektedir. Dinimiz kişinin kendisine ve başkasına zarar vermesini, ezâ etmesini ve israfı haram kılmıştır. Bazı alimler, içene ve dumanını teneffüs eden herkese sıhhî yönden zararlı olan sigaranın, israf, ezâ ve fena kokusunu da dikkate alarak, haram olduğunu söylemişlerdir. Hakkında kesin yasaklayıcı hüküm bulunmadığını ifâde eden bazı âlimler ise onu mekruh görmüşlerdir. Binaenaleyh sigara içmenin en azından mekruh olduğunda şüphe yoktur.
İçilmesi haram veya mekruh olan bir şeyin satışı da aynı hükümdedir.
(Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvalarından)