Makale

Vakıflar Genel Müdürü FADIL ÜNVER: Vakıflar sanatta, kültürde ve bilimde bir katalizör görevi yapmaktadır.

RÖPORTAJ:

GAFFAR TETİK

Bilindiği gibi her yıl, 6-12 Aralık tarihleri arası, ülkemizde "Vakıflar Haftası" olarak kutlanmaktadır.
Vakıf nedir, hangi amaçla kurulmuş veya kuruluyorlar? Bu hususları detaylı bir şekilde 1992 Aralık sayımızda "Gündem" olarak vermiştik. Bu sayımızda da istedik ki, bu konuyu en yetkili ağızdan okuyucularımıza sunalım. Bu düşünce çerçevesi içinde Vakıflar Genel Müdürü Fadıl ÜNVER ile enine-boyuna görüştük.

Vakıflar Genel Müdürü
FADIL ÜNVER :

"Vakıflar sanatta, kültürde ve bilimde bir katalizör görevi yapmaktadır.

■ Efendim, Vakıfların millet hayatındaki yeri ve sosyal etkileri hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz lütfen?
□ Vakıflar, bugünkü modem devletin üstlendiği birçok hizmeti yaparak devlete yardımcı olmuşlardır. Eskiden devlet, sadece ordu besliyordu; ama Vakıflar okul, cami, yol, köprü, hastahane, kaldırım, aydınlatma, su yolları vs. gibi hayırlı işleri fakirlere, kimsesizlere, hastalara yardım yaparak, toplumun pek çok sorununu çözmüş ve böylece devleti takviye etmişlerdir. Eskiden toprağın büyük bir bölümü vakıftı. Milletimizde de vakıf kurumuna karşı büyük saygı vardı. Vakıf mallarına zarar vermenin büyük günah olduğuna inanılır ve vakıf malları korunurdu.
■ Vakıflar ne zaman ve neden kuruldu acaba?
□ Vakıflar, Türk Milletinin hayatında islamiyetten önce de vardı. Ancak bu duygu ve kurum islami- yetin kabulüyle daha da gelişti. Selçuklular, Beylikler ve OsmanlIlar zamanında gerek Anadolu, gerekse bu devletlerin yayıldığı yerlerde pek çok vakıf kurulmuştur. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde bütün bu vakıflar kayıtlıdır. Bu kayıtlara göre en eski vakfiye, Erzurum Pasinler’de Pulur Bahal Köyünde Seyyid Şerif Halil Divanı Vakfına ait olup, 29 Aralık 1048 tarihlidir.
■ Bugün, vakıf adı altında bü- yüklü-küçüklü birçok kuruluş ortaya çıkıyor. Bunlar, vakıfların temel ilke olarak hedefledikleri hizmetleri yeterli derecede sunabiliyorlar mı ?
□ Bugün "Vakıf" adı altında büyüklü* küçüklü birçok vakfın mevcut olduğu doğrudur. Ancak, bütün vakıfların hedefledikleri hizmetleri aynı oranda ve aynı seviyede gerçekleştirdiklerini söylemek güçtür. Zira hizmetler, şüphe yokki öncelikle bir mali kaynak meselesidir. Bununla birlikte bütün Vakıflar, Genel Müdürlüğümüzün denetimi altında 2762 sayılı Yasa ile, 903 sayılı Yasaların gereği olarak ve kendi güçleri oranında hizmetlerini sürdürmektedirler. Yeterli derecede hizmet sunamayan vakıflar olursa ki bugün sayıları 2800’ü aşan vakıf içerisinde böyle olanları davardır. Bunlara da, zaman zaman Genel Müdürlüğümüzce uyarılar yapılmakta ve hizmetlerinin verimliliği konusunda denetimle birlikte rehberlik, tavsiye ve direktifler iletilmektedir.
■ Sayın Genel Müdürüm! Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yaptığımız inceleme gezisinde Lefkoşa’da Arab Ahmet; Magusa’da Lala Mustafa Paşa Camiilerinin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildiğini gördük, sevindik. Yurtdı- şındaki vakıf hizmetleri hakkında neler söyleyebilirsiniz ?
□ Vakıf deyince bugün ecdadımız tarafından bize miras olarak bırakılan abidevi yapılar akla gelmektedir. Oysa vakıf bir milletin hayat damarlarını besleyen; sa- nat’ta, kültür’de, bilim’de, sosyal yardımlaşma ve dayanışma’da bir katalizör görevi yapmış ve günümüzde de devam edegelmekte- dir. Abidevi yapılar bunun kalıcı mührü durumundadır.
Vakıflar; sanatçıya ruh ve kuvvet veren müesseseler vücuda getirmiştir. Sanatçı, kültür ve düşüncesini taşa, ahşaba v.b. nakşeden ve onun estetik hüvviyet kazanmasını sağlayan kişidir.
Geçmişten günümüze intikal eden bu dev sanatçıların nadide eserleri gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında bütün ihtişamıyla bizi temsil etmektedir.
Şimdi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün üzerine düşen en büyük görev; bu eserlerin bilimsel restorasyon kavram ve kurullarıyla ihya edilmesi, gelecek nesillere intikalinin sağlanmasıdır.
Bu nedenle mesaimizin tümünü, bütün gücümüzü bu işe vakfettik. Yurt içinde ve yurt dışındaki eserlerin restore edilmesi en büyük şiarımızdır.
Bugün yurtiçinde olduğu gibi, yurt dışında da Genel Müdürlüğümüzün hizmet faaliyetleri devam etmektedir. Kısa bir örnekleme yapacak olursak:

KAZAKİSTAN
HOCA AHMED YESEVÎ TÜRBESİ RESTORASYONU
24 Aralık 1992 tarihinde restorasyonuna başlanmış olan Hoca Ahmed Yesevî Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün şirketi olan Vakıf inşaat Restorasyon ve Ticaret A.Ş. tarafından restore edilmektedir.
Öncelikle eserin roleve projeleri hazırlanmış olup, yıllardan beri devam eden ve yapıda muhtelif devirlerde çatlaklar oluşturan zemin problemi yerinde tetkik edilerek, temel takviye projeleri hazırlanmıştır. inşaasına başlanılmış olup, bu, jet-grout kolon imali şeklindedir. 73 adedi ikmal edilmiştir ve yapımı süratle devam etmektedir.
Yapının bütün sıvalan raspa edilmiş, tuğla derz raspaları devam etmektedir.
Çatı; üst yapının çalışmaları sırasında korunması için koruyucu geçici çatı yapımı devam etmektedir. Çatı izolasyonu için araştırmalar sürdürülmektedir. Bu, biraz da yapının strüktüral analizinin sonuçlanmasına bağlı olacaktır.
Tuğla ve seramik malzemenin analizleri Kültür Bakanlığı İstanbul Restorasyon Müdürlüğü Laboratuarlarında yapılmıştır. Tuğla ile seramik kaplama malzemesi arasında büyük genleşme farkları saptanmıştır. Ayrıca, pişmiş toprak malzemenin elemental yapısı da saptanmıştır. Ne varki; restorasyonda temel sorun üretim olacaktır.
Kazakistan’dan getireceğimiz özgün malzemeyi analizlere tâbî tutarak, ona en yakın malzemeyi üretmeye çalışacağız.
Röleve projeleri hazırlanan ve malzeme analizleri yapılan yapının restorasyon projelerinin hazırlanması için, şu anda arşiv taraması yapılmak üzere, uzman restorasyon mimarları, Kazakistan Kültür Bakanlığı restorasyon merkez arşivinde çalışmaktadırlar.
Yapı restorasyonu önemli engellerle karşılaşmadığı takdirde, 31.8.1995 yılında bitirilmiş olacaktır.
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan vakıf menşeli eski eserlerin restorasyonunun yapılabilmesi için, T.C. Bakanlar Kuru- lu’nun 8.12.1990 gün ve 90/1250 sayılı kararı çerçevesinde, K.K.T.C. Vakıflar idaresi Genel Müdürlüğü ile, T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında bir protokol düzenlenmiştir.
Bu protokol dahilinde hazırlanan 5 yıllık "Master Plan"a göre, 1991 yılında restore edilecek eski eserlerin proje çalışmaları başlatılmış ve projeleri hazırlanan eski eserlerin K.K.T.C. Taşınmaz Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulundan onarım kararları alınmıştır.
1992 yılında 7 işin ihalesi yapılarak restorasyonları fiilen başlatılmış ve halen de devam etmektedir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, Lefkoşa Arap Ahmet Camii ve Gazimagusa Lala Mustafa Paşa Camii’nin restorasyonları ile birlikte,
- Gazimagusa Türk Mezarlığı ve Türbeler,
- Gazimagusa Kertikli Hamamı,
- Gime Ağa Cafer Paşa Camii,
- Gime Baldöken Mezarlığı, Türbe, Çeşme ve Sarnıçları,
- Lefke Aşağı (Mahkeme) Ca
mii’nin de restorasyonları devam etmektedir.
(Hazırlanan 5 yıllık "Master Plan" çerçevesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Vakıf menşeli eski eserlerin restorasyonları devam edecektir.)

ÖZBEKİSTAN
AŞKABAT - TÜRKİYE CAMİİ VE KÜLTÜR MERKEZİ
Cami, 47 x 47 2200 m2, harim kısmı, 35 x 35 m2, avlu kısmıyla toplam 3450 m2.dir. 3’er şerefeli 4 minarelidir. Şehzade Camii örnek alınmıştır.
Kültür Merkezi: Toplam 2700 m2, üç katlı bina inşaatı ve tefrişi dahildir.
22.3.1993 tarihinde inşaata başlanmış olup, minare temel betonları dökülmektedir. Camii temel alt yastık malzemesi serilip sıkıştırılmaktadır. Temel çalışmaları devam etmektedir. İşin süresi 700 gündür.
■ Verdiğiniz bu değerli bilgiler için size çok teşekkür ediyoruz efendim.


PORTRE
FADIL ÜNVER
1944 yılında Ordu ili Mesudiye ilçesine bağlı Çavdar Köyünde doğdu. İlkokulu aynı köyde, Ortaokulu Ankara Cebeci Ortaokulunda bitirdi. Lise öğrenimini Ankara Gazi Lisesinde, Yüksek Öğrenimini ise Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde tamamladı.
1971 yılında Askerlik görevini ifa ettikten sonra Türkiye Kızılay Demeğine Müfettiş olarak girdi. 1979 yılında Genel Müdür Muavini, 1985 yılında da Genel Müdür Baş Yardımcısı oldu.
6.7.1992 tarihinde Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürü olarak göreve başladı.
Evli ve bir çocuk babasıdır.