Makale

Bir Kültür Hâzinesi AHMED YESEVÎ HAZRETLERİ

Bir Kültür Hâzinesi
AHMED YESEVÎ HAZRETLERİ

Gülseren Çelik

Dinî-tasavvufî halk edebiyatımızın ilk büyük siması olan ve daha çok menkıbe- vî hayatı ile tanıdığımız Ahmed YESEVİ’nin, hayatından ziyâde, kültürümüze olan etkisinin son yıllara kadar ciddT manada ele alınamaması, şüphesiz edebiyat tarihi ve tasavvuf dünyamız için büyük bir eksiklik idi. Bu büyük insan hakkında bütün bildiklerimiz, daha ziyâde "HİKMET" adı verilen manzum şiirleri ile, Ahmed YesevTnin kendisine kaynaklık eden bir takım tarikat miraslarına dayanıyordu. Oysa, ciddi bir araştırma ile sağlıklı sonuçlar alabilmek için, mânâ dünyamızın temel bir taşı olan bu büyük insanın hayatı ve düşüncesinin bir bütün halinde ele alınıp incelenmesi ve alınacak sonuçların tarihi belgelerle mukayeseye tabi tutulması bugün halen şiddetle ihtiyaç arzetmektedir.
Kaldı ki bugün yapılan çalışmalarda, Ahmed Yesevînin hikmetlerinin içinde yer aldığı "Divân-ı Hikmet" aslında Ahmed-i Yesevî’den asırlarca sonra Yesevî dervişleri tarafından tertip edilmiş bir hikmetler mecmuası olduğu gözlenmektedir. "Divân-ı Hikmet’in bazı nüshalarında Ahmed-i Yesevfnin bazı hikmetleri ile Yesevî dervişlerinin aynı tarz ve mahiyette söyledikleri hikmetlerde yeralmış bulunmaktadır.
Hikmetlerde Ahmed-i Yeseviye ait birçok mahlasların kullanılması, bazı hikmetlerde halife ve müridlerden bahsedilmesi veya kendisinden birkaç asır sonra yaşamış olan şahısların zikredilmesi tereddüt uyandırmakta, bunlardan hangisinin Ahmed-i Yesevî’ye ait olduğunu tesbitte güçlük çekilmektedir.(1)
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Ahmed-i Yesevfnin kültürümüz, tasavvuf ve edebiyatımız üzerindeki meydana getirdiği çizgiyi ve onun, dünyamızda şe- killenişini ansiklopedik bilgi- biyografi vermeden kalın hatla- rıyla şöylece tesbit imkânımız olabilir:
Elde edilen bilgilere göre Ahmed-i Yesevî, Batı Türkistan’ın Çimkend şehrinin doğusunda bulunan ve Tarım ırmağına dökülen Şâhyâr nehrinin üzerinde bulunan Sayram kasabasında dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi kesin bir şekilde bilinmemektedir. Babası ise Sayram’ın tanınmış şahsiyetlerinden olup, çevresinde birtakım keramet ve menkıbeleri ile tanınan Şeyh İbrahim adlı bir zattır.(2)
Islâmiyetle yöni bir kültür ve medeniyet dairesi içine giren Türkler, yeni dinin en ateşli müdafii olmuşlardı. İslâmiyet bu topluluğa yeni bir inanç sistemi getirmekle kalmamış, Türk cemiyetlerinin sosyal yapısını, devlet düzenini ve dünya görüşünü de büyük ölçüde değiştirmiş, Türk- Islâm sentezine dayanan yeni bir kültürün doğmasına imkân sağlamıştır. Bunun en bariz örneği Oğuz Kağan Destam’nın İslâmî varyantıdır.(3)
Sufi bir şair ve tarikat sahibi bi* mürşid olarak Türk dünyasının manevi hayatında asırlardır tasarrufu devam eden ve çeşitli tarikatlar üzerinde de müessir olan "Pir-i Türkistan" olarak vasıflandırılan Ahmed Yesevî’nin menkıbeleri ve kendisine isnad edilen kerametleri Türk dünyasında doğudan batıya yayılıp benimsenmiştir. Ahmed Yesevî kadar, değişik coğrafyalarda yaşayan Türk Toplulukları arasında yaygın şöhreti olan veli yoktur. Türbesi bugün de Türkistan’ın manevî merkezi kabul edilmektedir. (4)
Bugün Yesi şehrinde bulunan türbesinin yapımı ile ilgili bir rivayete göre vefatından sonra da kerametleri devam eden Ahmed Yesevî, kendisinden iki asır sonra yaşayan büyük Türk hanı Emir Timur’un rüyasına girerek, Buhara’mn fethini müjdeler.(5)
Kendisinin Hoca Ahmed Yesevinin soyundan geldiğini iftiharla belirten meşhur Seyyah Evliya Çelebi ünlü "Seyahatname- si"nde, Yesevî dervişlerini anlatırken Merzifon’daki Pir Dede, Bursa’daki Geyikli Baba, İstanbul Unkapam’ndaki Horoz Dede, Tokat’taki Gaj-Gaj Dede’den bahsetmektedir. Ancak bunlardan hiçbirisi Nevşehir’deki Hacı Bektaş Velî kadar ün kazanmamıştır.^)
Selçuklu ile birlikte Anadolu’nun ve hatta Rumeli’nin Türkleştirilmesinde çok önemli bir yeri olan Hoca Ahmed Yesevfnin Türkistan’da olduğu kadar Türkiye’de bilinmemesi büyük bir eksikliktir. Hoca Ahmed Yesevfyi, gerçek kimliği ile tanımamız Türkiye ve Türkistan Türklerinin kardeşliğini güçlendirecek ve ortak manevî atamız durumundaki Hoca Ahmed Yesevfnin dergâhında kucaklaşmamızı da sağlayacaktır. O dergâh, Orhun’dan Tuna’ya kadar uzanan bütün Türk yurtlarını içine alacak genişliktedir.
1- Divan-ı Hikmet’ten Seçmeler- Prof. Dr. Kemal ERASLAN Kültür Bak. Yay., 1983, s.5
2- a.g.e., s. 15.
3- Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar* Ord. Prof. Dr. Fuad KÖPRÜLÜ, DIB, Yay. s. 8-10.
4- İşaret Taşlan - Dr. Hayati BİCE, Köklem Yay., s. 15.
5- Diyanet Islâm Ansiklopedisi c.2, A. Yesevî Madd.
6- Tüık Ansiklopedisi - Milli Eğt. Yay, 1/274.