Makale

SAĞLIĞIMIZ VE KANSER (Kanser Haftası münâsebetiyle)

HUTBE

SAĞLIĞIMIZ VE KANSER

(Kanser Haftası münâsebetiyle)

Hazırlayan

Tahsin Tural ÇALIŞIR

Burhaniye Müftüsü

Muhterem cemâat!

İslâmiyet insan varlığına büyük önem veren bir dindir. Kur’ân-ı Kerîm’de, insan vücudunun en güzel ve en mükemmel bir şekilde yaratıldığı bildirilmektedir. Bu sebepledir ki, hayatta insan için en büyük nîmet sıh­hat ve âfiyettir. Sıhhat ve âfiyet yerinde olmadıkça insan hesapsız nimet­lere ve hazîneler dolusu servetlere sahip de olsa kıymeti kalmaz. Nitekim dünyaya ferman okuyan Padişah Kanûnî Sultan Süleyman da bu hakika­ti şu mısralarla dile getirmişti:

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,”

“Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi.”

Ne kadar yerinde söylenmiş bir söz? Bu ve benzeri sözlere ilham kaynağı olan şu hadîs-i şeriflerinde de bakınız Peygamber Efendimiz ne buyuruyorlar:

“Allah’tan afv ve afiyet dileyin. Çünkü hiçbirinize sağlam ve kuv­vetli imandan sonra âfiyet kadar büyük nîmet verilmedi.”

Aziz Müslümanlar! İnsan için baha biçilmeyecek kadar büyük nîmet ve devlet olan ve halk arasında “her şeyin başıdır” diye anılan sıhhat ve afiyeti bozup, İnsana hayâtı zehir, dünyâyı zindan eden nice hastalıklar vardır. Kim bilir hangi hikmetlere binaen bu hastalıkları yaratan Cenâb-ı Hakk, her derdin devâsânı da yaratmış, insanoğlu da çalışarak, aklım kul­lanarak bu dertlerin devasını bulmuştur. Bu arada henüz kesin tedâvîsi mümkün olamıyan bâzı hastalıklar da vardır. Geride bıraktığımız yıllar­da beşeriyetin başına büyük belâ kesilen VEREM’in bugün artık tedavisi çok kolaylaşmış ve bu hastalık o korkunç durumunu kaybetmiştir. Fakat bu defa son yıllarda, amansız olan ve yakaladığı insanları ölüme yolcu eden veya dayanılmaz ıstıraplar çektiren bir hastalık keşfedilmiştir ki, buna da KANSER, denilmektedir. Bulaşıcı olmıyan bu hastalığın bugün için hakîkî sebebi kesinlikle bilinmiyorsa da, kanserin teşekkülüne yar­dımcı olan bâzı hususlar bilinmektedir. Bunların en önemlilerinin: Yaşlı­lık, tahriş, kurum ve katranla temasta bulunma olduğu tesbit edilmiştir. Fakat bu böyle olmakla beraber kesinlik ifade etmemektedir. Meselâ: Kanser, yaşlılarda daha fazla görülmekle beraber gençlerde hattâ bebek­lerde dahi olabilmektedir. Fazla tahriş olan yerlerde görülmekle beraber hiç tahriş olmıyan yerlerde de olabilmektedir. Kurum ve katranla fazla temas edenlerde görülebildiği gibi her kurum ve katranla temas edende görülmemektedir.

Muhterem Müslümanlar!

Diğer taraftan bu hastalık vücudun muhtelif yerlerinde olabilmekte ve oluş yerlerine göre isim almaktadır. Meselâ: Ağız kanserleri, yemek borusu kanseri, mide kanseri, bağırsak kanseri, rahim kanseri, meme kanseri, gırtlak kanseri, akciğer ve bronş kanserleri, idrar yolları ve de­ri kanserleri gibi çeşitleri vardır. Yine bu hastalığın meydana gelmesinde yardımcı faktörler de vardır ki: Alkollü içkiler, sigara ve uzun müddet tedavî ettirilmeyen iltihaplı dişlerin ağız kanserlerinin teşekkülüne yar­dımcı oldukları tesbit edilmiştir. Ayrıca bu kanserlerin her birine âit er­ken belirtileri vardır. Başlangıçta hiç ağrı ve sızı yapmadığı halde vü­cuttaki doku hücrelerinde meydana gelen kötü ur’lar, etrafındaki sağ­lam urlara geçerek hastalık çok sinsice ve yavaş yavaş ilerleyip organla­ra zarar verdikçe ve sinirlere baskı yaptıkça ağrılar başlar. Yukarıda sa­yılan vücut kısımlarında bir anormallik, üç haftada iyileşmiyen bir çat­lak ve yara, bir kısımda katılaşma veya sertleşme, evvelden mevcut olan bir “BEN” veya siğilde kendi kendine büyüme, siyah veya kahverengi renk alma gibi haller görüldüğü zamanda hemen bir doktora görünüp muayene olmalıdır. Bunlar her zaman kanser olmamakla beraber, kanser olabilecekleri de unutulmamalıdır. Kanser erken teşhis edilirse, başarı ile tedavî edilmekte ve hastalık önlenmektedir. Yapılan araştırmalar ve mücâdeleler sonunda Cenâb-ı Hakk’ın izni ile bu derdin de devâsâ bulu­nacak ve insanlık için zararsız hâle gelecektir.

Aziz cemâat!

Tedavimiz hususunda uyanık bulunurken, bu korkunç hastalığı fen ve tekniğin son buluşları olan malzeme ve ilâçlarla tedavî eden hekimle­re, kurum ve teşekküllere yardımcı olmalıyız. Ankara’daki bir kanser hastahânesinin yanında memleketimizin muhtelif bölgelerinde kanser hastahâneleri yapmağa çalışmalıyız. Dînî ve hayâtî bir dâvâ olan bu yardımlara canla başla koşmalıyız. Ecdadımızın sayısız çeşmeler, köprüler, yollar, kervansaraylar, hanlar, hamamlar, mektepler - medreseler, camiler, düşkünler ve hastalar için dâr-ullacezeler, şifâ yurtları ve hastahâneler yaptırıp geriden gelen evlât ve torunlarına armağan ederek hayırseverlik ve cömertlikte bizlere örnek olduklarını unutmayalım.