Makale

TÜRK CUMHURİYETLERİNİN DİN GÖREVLİSİ İHTİYAÇLARINI TÜMÜYLE KARŞILAYACAĞIZ

RÖPORTAJ:

"TÜRK CUMHURİYETLERİNİN DİN GÖREVLİSİ İHTİYAÇLARINI TÜMÜYLE KARŞILAYACAĞIZ."

Diyanet İşleri Başkan Vekili Mehmet Nuri Yılmaz Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ilgili görüşlerini ve Başkanlığın bu ülkelerde yapacağı faaliyetleri Dergimize değerlendirdi.

"Efendim Rusya’dan bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden zaman zaman Başkanlığımıza heyetler gelerek sizinle görüşmeler yapıyorlar. Bu Cumhuriyetlerin ülkemizden ne gibi beklentileri var?
Bilindiği gibi, bu ülkelerde yaşayan soydaş ve dindaşlarımız 70 seneyi aşkın bir süreden beri, din ve vicdan hürriyeti de dahil temel insan hak ve hürriyetlerinden mahrum ve baskı altında yaşamışlardır. Bu süre az süre değildir, bu süre içinde iki üç kuşak değişmiştir.
Bu itibarla, soydaşlarımızın dinî kültürleri, bilgileri ve dinî müesseseleri zayıflamıştır. Ca-mi ve medreseleri yok denecek kadar azalmıştır. Ellerinde, Kur’an-ı Kerîm başta olmak üzere, dinî kaynak ve kitaplar kalmamıştır. Buna rağmen soydaşlarımızın dinlerini doğru olarak öğrenme istek ve arzuları yüksektir. Bu konuda en büyük destek ve yardımı Türkiye’den beklemektedirler. Bunu biz de tabii karşılıyoruz. Çünki bizim bu insanlarla ortak noktalarımız çoktur.
Başkanlığımızı ziyaret etmekte olan heyetler, bizden genellikle dinî konularda yardımcı ol-mamızı, öğrencilerinin Başkanlığımıza bağlı Kur’an kurslarında eğitim görmelerini, bunların iaşe ve ibate masraflarının Başkanlığımızca karşılanmasını istiyorlar. Bazı heyetler kendi din görevlilerinin ülkemizde Başkanlığımızca 2-3 ay sürelerle kursa tabi tutulmalarını taleb ediyorlar. Bazı heyetler de bu ülkelerden hacca gidecek olan hacı adaylarının Arabistan’daki konaklama yerlerinin bizim tarafımızdan temin edilmesini istiyorlar. Ayrıca Türkiye’de yüksek tahsil yapmakta olan talebelerine de burs temin etmemizi istiyorlar.
Başkanlığımız bütün bunları düşünerek ve bütün imkânları kullanarak soydaşlarımıza yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu amaçla 6-12 Şubat tarihleri arasında Başkanlığımızca Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’a bir heyet gönderilerek dinî ihtiyaçları yerinde tesbit edilmiştir.
Bu cumhuriyetlerden her birine Osmanlı mimarisi tarzında birer cami ve külliye inşa edeceğiz.
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak şu ana kadar bu Cumhuriyetlere ne gibi yardımlar yapıldı?
Başkanlığımızın bu ülkelere bu güne kadar planladığı ve gerçekleştirdiği hizmetler ve destekler şunlardır:
Değişik Türk Cumhuriyetlerinden gelen 238 öğrenciye Kur’an kurslarımızda özel bir dinî eğitim-öğretim verilmektedir. Bu öğrencilerin iaşe ve ibateleri Başkanlığımızca karşılanmakta-dır.
Başkanlığımız bu ülkelere başta Kur’an-ı Kerîm olmak üzere yaklaşık 200 bin basılı ve görüntülü dinî yayın göndermiştir. Ayrıca bu ülkelere dinî idarelerinde kullanılmak üzere 6 adet fotokopi makinası gönderilmiştir.
Bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin din görevlisi taleplerinin tümü karşılanacaktır. Bu yıl Ramazan ayında bu ülkelere toplam 55 din görevlisi gönderilmiştir.
Başkanlık olarak bu Cumhuriyetlere bundan sonra ne gibi hizmetler göstermeyi amaçlıyorsunuz?
Başkanlık olarak bu ülkelerin bizden talepleri çok, fakat biz ilk olarak Ufa ve Kazan’daki dinî okullarda ders okutmak üzere talep edilen din mütehassıslarının gönderilmesi için işlemleri sürdürüyoruz.
Bağımsızlığını kazanan 6 Türk Cumhuriyetinden her birine, T. Diyanet Vakfı ile işbirliği yapılarak, Osmanlı mimarisi tarzında birer cami ve külliye inşasına başlanacak ve bir an önce tamamlanmasına çalışılacaktır.
Başkanlığımızca Moskova Büyükelçiliğimiz nezdinde Din Hizmetleri Müşavirliği, Bakü Başkonsolosluğumuz nezdinde ise, Din Hizmetleri Ateşeliği kurulmuştur. En kısa zamanda atamaları yapılacaktır. Böylece soydaşlarımıza sunulacak hizmetler daha düzenli bir şekilde verilecek ve haberleşmede mevcut olan sakıncalar giderilmiş olacaktır.Bağmsızlığını ilan eden diğer Müslüman Türk Cumhuriyetlerinde de Din Hizmetleri Ateşelikleri kurulması çin çalışmalar sürdürülmektedir.
Röportaj: Ahmet ARSLAN


2 SORU
CEVAP

KAZA VE KADER
İslâm inancına göre, kâinatta meydana gelen her olay, Cenab-ı Hakk’ın bilmesi, dilemesi ve yaratmasıyla meydana gelir. Ö’nun bilgisi, iradesi ve yaratması olmaksızın hiç bir şey olmaz.
Bir insanın ne kadar yaşayacağını, hayatında hangi işleri yapacağını, kiminle ev-leneceğini, nerede, ne zaman, ne sebeple ve ne şekilde öleceğini de Cenab-ı Hak ezelî ilmi ile bilmiş ve öylece takdir etmiştir.
Biz, Cenab-ı Hakk’ın bizim için tayin ve takdir ettiği şeylerin ne olduğunu bilmedi-ğimizden, cüz’i irademizi elimizden geldiğince hayırlı işlerde sarfetmeğe gayret etmemiz gerekir. Esasen, insanlar yaptıkları iyi ve kötü işleri Cenab-ı Hak öyle takdir ettiği için yapmazlar. Onların ne yapacaklarını Cenab-ı Hak ezelî ilmi ile bildiğinden öyle takdir etmiştir.

AĞAÇLARA AŞI YAPMAK
Meyvesiz ağaçları, meyveli ağaca çevirmek veya daha kaliteli ürün elde etmek amacıyla ağaçlara aşılama yapılmasında dinen bir sakınca yoktur. Aşılamanın aynı cins ağaçtan yapılması gerekmez. Söz gelimi. erik ağacına şeftali; vişneye kiraz aşılanmasında bir sakınca yoktur.
(Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvalarından)