Makale

GÖNÜL ERİ MEVLANA

GÖNÜL ERİ
MEVLANA

Hayati OTYAKMAZ

Mevlana Türk-lslâm büyüklerindendir. Asıl ismi Celaleddin’dir.
Mevlânâ Celaleddin, onüçüncü yüzyılın başlannda bugünkü Afganistan sınırları içinde kalan Belh’de dünyaya gelimiştir. Babası “Sultanu’l-Ulemâ” yani “Bilginler Sultanı” Bahaeddin Veled’le birlikte Anadolu’ya göçtüler. 1228 Yılında Konya’ya yerleştiler. Mevlânâ, babasından ve büyük alimlerden Şems-i Tebrizî ve Seyyid Burhaneddin Tirmi- zî’den ders almıştır. 1231 yılında babası vefat edince, onun yerine geçip, çok sayıda talebe yetiştirdi. Bu arada pek çok eserler yazdı. En meşhur eseri “Mesnevî” isimli kitabıdır. 26.660 beyit’ten oluşmaktadır.
İslâmiyet’in Anadolu’da yayılmasına büyük hizmetleri olan Mevlânâ, 66 yaşındayken, 17 Aralık 1273 tarihinde vefat etmiştir. Vefat ettiği geceye: “Şeb-i Arûs” yani “Düğün Gecesi” adı verilir.
Mevlânâ Hazretleri çok güzel sözler söylemiştir. O’nun sözleri asırlarca Müslümanlar için ışık saçmıştır. Nice İslam büyükleri Mevlânâ’nm görüşleri ve güzel sözleriyle ilim, irfan, erdem ve maneviyat ufuklarını genişletmişlerdir. Mevlânâ’nm hayat felsefesi ve görüşleri Müslüman olmayanları bile etkilemiştir. Çünkü
O, Kur’an ve Sünnet’e göre düşünüyor ve yaşıyordu. Vefat ettiği zaman sadece Müslümanlar değil, diğer dinlere mensup olanlar da üzülmüşlerdir.
Mevlânâ’nın ölüm yıl dönümü dolayısıyla her sene Konya’da kültür ve sanat faaliyetleri yapılmaktadır. Bu faaliyetlere yerli ve yabancı çok sayıda ilim ve kültür adamları katılmaktadır.
Büyük bilgin ve Allah dostu Mevlânâ diyor ki:
“Ben, yaşadığım sürece Kur’an-ı Kerim’in kölesiyim (yani hizmetçisiyim). Ben, Muhammed Mustafa (s.a.s.) Efendimizin ayağının tozuyum.”
“...Sakın yarın yaparım deme... Nice yarınlar geçti. Ekim zamanı tamamen geçmeden uyan.. Kulluk ve hizmete koyul.”
“Sevgi acıyı tatlı, bakırı altın eder,
Sevgi ölüyü diri, kulu sultan eder.”
“Her an iyilik tohumunu ek. Çünkü ekmedikçe hiçbir şey biçemezsin.”
“İslâm’ın kendisinde hiçbir eksik ve hata yoktur. Kusur ve kabahat İslâm’ı yaşayamayan Müslümanlarındır.”
“Şefkat ve merhamette, güneş gibi ol.
-Günahları örtmede, gece gibi ol.
-Tevâzuda, toprak gibi ol. -Cömertlikte, akarsu gibi ol. -Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol!..”