Makale

İyilik Kavramı Üzerine

İyilik Kavramı Üzerine

Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL
Çorum ilahiyat Fakültesi Dekanı

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’in çeşitli ayetlerinde insanlara, iyilik yapmalarını emreder. Bu konuda bize ışık tutan ayetlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: - -
"... iyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın"1’, “Siz, hayır işlerinde yarışın”(2) "... İyi işlerde birbirinizle yarışın”(3), “Kim iyi iş yaparsa faydası kendinedir, kim de kötülük yaparsa zararı yine kendinedir” (4).
Görüldüğü gibi Yüce Allah, müslümanların iyilik yapmalarını, iyilik ve hayırda yarışmalarını açıkça belirtiyor. Bu âyetleri en güzel şekilde yorumlayan Hz. Muhammed (s.a.s.), iyiliğin çeşitleri konusunda bizi aydınlatmaktadır. Hz. Peygamber; “veren elin alan elden üstün olduğunu”®, “hurmanın yarısı ile bile olsa hayır işleyenin, cehennem ateşinden uzak olacağını” belirtmekte, “bunu yapmaya gücü yetmeyenlerin güzel sözle erişebileceklerini”’6’ müjdelemektedir. Yine bunun gibi, Hz. Muhammed (s.a.s.) “güler yüzlülüğün ve yoldan geçenlere engel olacak zararlı şeylerin kaldırılmasının da iyilik olduğu- nu”(7) ifade etmiştir. Hz. Peygamber’in bildirdiğine göre “kişinin, el emeği ile kazandığından kendisi için harcaması da, sadaka vermesi de” iyiliktir. “Sıkıntıya düşmüş birine yardım etmek iyilik ve hayrı yaymak, kötülükten sakınmak” ta iyiliktir®.
İslam dinine göre, komşunun komşuya birtakım vazifeleri vardır. Hastalanınca ziyaret, ölünce cenazesini kaldırmak, borç isterse vermek, gerektiğinde malî destekte bulunmak, sıkıntılı hâlinde elinden tutmak, sevincini paylaşmak, felâket durumunda teselli etmek bunların başında gelir.
Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, İslam dini, insanları güler yüzlü, sevimli, yardımsever., iyiliksever olmaya davet ediyor, iyiliğin kapsamını da çok genişletiyor.
Buna göre, bir kişinin kendisine ve aile fertlerine karşı vazifelerini yapması bir iyiliktir. Komşusuna yardımcı olması, ona karşı kırıcı olmaması, geçimli olması da bir çeşit iyiliktir. Bir yetimin ye- dirilip giydirilmesi, barındırılması, güler yüz ve tatlı dille gönüllerinin alınması da bir iyiliktir, iş arayana yol göstermek, doğru bildiğini başkalarına öğretmek, üzüntülü birini teselli etmek; hasta, yaşlı ve kimsesizleri ziyaret etmek; hasta, yaşlı ve sakatlara toplu taşıma araçlarında yer vermek, bir yolcuya gideceği yeri, bir misafire aradığı adresi göstermek, ana caddelerde yaşlıların karşıdan karşıya geçmelerine yardım etmek, sokakta, mahallede, çarşı pazarda insanlara zarar verecek şeyleri yok etmek, çöpleri ortada bırakmamak, çevreyi temiz tutmak hep birer iyiliktir, insanların, hayvanların yararlanması için ağaç dikmek, su çıkartıp çeşme yapmak, hayvanlar için korunma ve bakım evleri yapmak da iyiliktir.
Dikkat edilirse, yoksul, zengin, kim olursa olsun herkes, çok kapsamlı olan bu iyilik türlerinden birkaçını yapabilir ve böyle- ce “iyi insan” diye anılabilir. Bugün bütün dünyada her toplumun böyle iyi insanlara çok ihtiyacı vardır. Büyüklerine saygılı, küçüklerine şefkatli, sevimli, sempatik, sevgi dolu, müjdeleyici, yardımsever, bilgili, becerikli insanlar bütün dünyada aranan ve özlenen insan tipini oluşturmaktadır. Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin sünneti bu özlenen insan tipinin niteliklerini ve özelliklerini vermekte, dolayısıyla İslâmiyet, insanlığa yararlı böyle bir insan modelini gaye edinmektedir.

(1) Mâide, 2.
(2) Bakara,148.
(3) Mâide, 48.
(4) Casiye, 15.
(5) Müslim, zekât, 95.
(6) Müslim, zekât, 68.
(7) Müslim, îman, 12; et-Terğîb, Keşfü’l- Hafa, 1,198.
(8) Müslim, zekât, 55.618;