Makale

HAYATIN HIZLI AKIŞI İÇİNDE

MERHABA

HAYATIN HIZLI AKIŞI İÇİNDE

Yaşar ÇOLAK
Dini Yayınlar Dairesi Başkanı

Ne kadar da çabuk geçiyor modern zamanlar sevgili okuyucular. Daha dün gibi kısa bir zaman önce yepyeni umutlarla ve tatlı bir heyecanla merhaba dediğimiz 2003 yılının ikinci ayına, dergimizin de 146’ncı sayısına ulaşmış bulunmaktayız, insan hayatının ifrat ve tefrit uçlarında profanlaşarak harcıalemleştiği, akşam sabah savaş senaryolarının yazıldığı, ölecekler için tabut siparişlerinin verildiği, dahası bunun olağan gösterilmeye çalışıldığı ihtiras dolu bir dünyada yaşıyoruz. Bu ortamda geride kalan hayatımızın, sonsuzluk dünyasında bizi utandırıp utandırmayacağını düşünmeye ne kadar fırsatımız oluyor, doğrusu bilemiyorum. Dünyevileşme hastalığına tutulmuşlar olarak pek farkına varmasak da yaptıklarımızdan dolayı muhasebe edileceğimiz gerçeği, hayatın en yalın ve en gerçekçi yanını teşkil etmektedir. Ne yazık ki çağdaş dünya ahiret bilincinin yoksunluğuyla ciddi ölçüde mustariptir.
Dergimizin bu sayısını önemli konulara ayırdık. Ele aldığımız konuların başında kutsal yolculuk gelmektedir. Hayatı boyunca birçok yolculuğa çıkar insan. Bunların içinde en kutsal ve en anlamlı olanı, kuşkusuz hac yolculuğudur. Bu yolculukta insan, kendine içeriden ve dışarıdan (enfüs ve afak) bakarak varoluşsal idrakini tazeleme fırsatını yakalar. Kâbe ve Arafat üzerinden kutsal ile olan irtibatını yeniden tesis eder. Bütün şeytani duygularını ve başkalarının hakkı üzerinde hesaplar yaptıran ihtiraslarını Mina’da terk ederek insanı doğduğu gibi masum hale getiren bu yolculuğunun naziresi olabilir mi? Şükrü Özbuğday’ın haccın hikmet ve faydalarını ele alan yazısını ve A. Tuba Bakiler’in Ka’be’deki manevi coşkunluğu ve sembolizmi anlatan denemesini ilgiyle okuyacağınızı ümit ediyoruz.
Hacı adaylarımız haccın manevi coşkunluğunu yaşarken biz de Kurban bayramını idrak edeceğiz. Kurban bayramında iyi ve merhametli insanlar olduğumuzu ve Yüce Allah’a bağlılığımızı sergilemek için sunacağımız kurbanlarımızın usulüne uygun ve hayvana eziyet vermeden tam bir ibadet şuuru içinde kesilmesi de çok önem arz etmektedir. Dr. Yaşar Yiğit’in, konunun dini boyutuna dikkatimizi çeken yazısı, bu çerçevede önem arz etmektedir.
Bir rahmet peygamberi olan Hz. Muhammed (sav)’in Batı dünyasındaki imajının doğru bir şekilde yansıtıldığını söylemek mümkün değildir. Hayatı boyunca insanlara insanlık bilinci kazandırmak için gayret etmiş olan Hz. Peygamber, çoğu zaman elinde kılıç taşıyan bir savaşçı veya adam öldürmekten rahatsızlık duymayan bir kişi gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Geçtiğimiz aylarda sözde bir rahibin ortaçağlardan bu yana tekrarlanan bu nakaratı yinelemesi, hepimizin gönlünü derinden bir kez daha yaralamıştır. Bu çarpık oryantalist anlayışın tarihsel arka planı hakkında fikir vermek amacıyla İlhami Ayrancı’nın bir kitap tanıtım yazısı çerçevesinde kaleme aldığı Batı’da Peygamber Muhammed İmajı başlıklı yazısını da bu sayımızda yayınladık. Ayrı ayrı atıfta bulunma fırsatı bulamadığımız diğer yazıların da kültürümüze katkıda bulunacağından eminim.
Atatürk’ün Balıkesir hutbesini tablo olacak bir formatta tekrar yayınlıyoruz. Bu hitabe büyük önderin İslam dinini özüne uygun bir şekilde ne kadar doğru anladığını göstermesi bakımından şaheserdir.
Derginizin mutfağında çalışanlar olarak sizlere, daha dinamik ve daha kuşatıcı bir dergi sunabilmenin telâşı ve heyecanını yaşıyoruz. Düşlerimizi süsleyen, bilinenleri tekrarlayan değil, farklı perspektiflerle okuyucularımıza katkıda bulunan bir dergi sunabilmektir.
Diyanet Aylık dergimizin yenilenmiş ileriki sayılarında buluşmak umuduyla hoşçakalınız.