Makale

TEMİZ TOPLUM OLMAK İÇİN…

TEMİZ TOPLUM
OLMAK İÇİN…

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi

Yüce Allah, insanların dünya ve âhirette mutlu olmalarını istemektedir. Bu amaçla, ilk insandan itibaren doğru yolu göstersinler, adaleti ve dengeyi sağlasınlar, Allah’a kulluğu emretsinler ve onlara rehber olsunlar, iman edip itaat edenleri ilahi nimetlerle müjdelesinler, inkar edip isyan edenleri ilahi ceza ile uyarsınlar diye peygamber ve kitaplar göndermiştir.1 Yüce Allah’ın son elçisi2 Hz. Muhammed (s.a.s.), son kitabı da Kur’an’dır. Kur’an; inanç, söz, fiil ve davranış itibariyle kişinin kendisine, ailesine, topluma, çevreye ve Allah’a karşı görevlerini bildirir. Kur’an, insanları en doğru yola iletir. (İsra, 9) Kişisel ve toplumsal her türlü kirlenmeyi, zulmü, fuhşu, uyuşturucuları, işkenceyi, insan haklarını ihlal etmeyi, saygısızlığı, anarşiyi, bölücülüğü, fitneyi, fesadı ve kötülükleri yasaklar. İnançta, ibadette, ahlakta, aile ve toplum hayatında her türlü çirkinlik ve olumsuzlukları yok etmek ister. Kur’an’ın amacı insan ve toplumun mutluluğudur. Yazımızda En’am Suresinin 151153. ayetlerinde geçen ve toplumların huzuru için gerekli olan on emir ve yasağı kısaca tahlil etmek istiyoruz. Önce ayetlerin anlamını görelim: “(Ey Peygamberim!) De ki: Gelin Rabb’inizin size neleri haram kıldığını okuyayım (bildireyim): Ona hiçbir şeyi şirk koşmaym. Ana-babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de onların da rızıklarını biz veriyoruz- Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte bunlar Allah’ın size tavsiye ettikleridir. Ta ki düşünüp anlayasınız.
Yetimin malına yaklaşmayın. -Ancak rüşdüne erinceye kadar en iyi bir şekilde yaklaşabilirsiniz- Ölçü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz insanı ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. Söz söylediğiniz zaman yakınlarınız dahi olsa adil olun (doğru söyleyin). Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunlar Allah’ın size tavsiye ettikleridir. Ta ki öğüt alasınız.
Şüphesiz bu, benim doğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah’ın yolundan ayırır. İşte bunlar Allah’ın size tavsiye ettikleridir. Ta ki korunasınız.”
Bu üç ayette zikredilen talimatları kısaca izah etmek istiyoruz:
1. Allah’a Hiçbir Şeyi şirk Koşmamak "Şirk"; iman ve ibadette Allah’a başka ilahları ve varlıkları ortak koşmaktır. Allah’tan başka ilah ve rab kabul etmek imanda şirk; Allah’tan başkalarına kulluk etmek ve ibadette Allah rızasından başka bir amaç gütmek ise ibadette şirktir. Allah, her iki şirki de yasaklamıştır.’3’ Şirk en büyük zulümdür. (Lokman, 13) Şirke koşmak haram, şirki terk etmek ise farzdır.4 İnsan, şirki terk etmeden mü’min olamaz. Allah, şirki, tevbe etmedikçe affetmez. (Nisa, 6) Peygamberimiz (s.a.s.), “Allah’a şirk koşarak ölen kimsenin cehenneme, Allah’a şirk koşmadan ölen kimsenin cennetle gireceğini” bildirmiştir.
’Allah’a şirk koşmayın" emrinde Allah’a tevhit esasına uygun iman edin ve Allah’a isyan konusunda başkalarına itaat etmeyin” anlamı da vardır.
2- Ana-Babaya İyilik Edin
Allah’a şirk koşmanın haram olduğu bildirildikten sonra ana-babaya iyiliğin emredil- mesi dikkat çekicidir, insanı yaratan Allah, onun dünyaya gelmesine vasıta olan, yetişmesini, bakımını ve terbiyesini sağlayan da ana-babadır. Bu itibarla Allah’a itaat ve ibadet farz ve sevap olduğu gibi ana-babaya itaat de aynı şekilde farz ve sevaptır. Ana- babaya ancak Allah’a şirk ve isyan konusunda itaat edilmez. (Lokman, 15) Bunun dışında ana-babanın sözleri tutulur.
“Ana-babaya iyilik edin” kötülük, zulüm, isyan ve onları incitme haramdır.17’İsra, 23-25 ayetlerinde sadece Allah’a ibadet etmek, ana-babaya ihsanda bulunmak, onlara öf bile dememek, onları azarlamamak, onlara güzel söz söylemek, merhamet etmek ve hayır duada bulunmak emredilmiştir. Allah, kendisiyle birlikte ana-babaya da teşekkür edilmesini istemektedir. (Lokman, 14) Abdullah İbn Mes’ud, Peygamberimize “amellerin en faziletlisi hangisidir?”® "amellerin hangisi Allah’a daha sevimlidir?"m ve "amellerin hangisi cennete daha yakındır?”"01 diye sormuş, Peygamberimiz (s.a.s.) birinci sırada vaktinde kılınan namazı ikinci sırada ise ana-babaya iyiliği zikretmiş böylece ana-ba- baya iyilik etmenin önemine dikkati çekmiştir.
3. Fakirlik Korkusuyla Çocukları Öldürmeyin
Allah, çocukları fakirlik korkusuyla öldürmeyi haram kılmıştır. Ana-babaya ihsan çocukların görevi olduğu gibi çocukların yaşama hakkına riayet etmek de ana-babanın görevidir. Kur’an öncesinde Arap toplumu kız çocuklarını diri diri toprağa gömüyorlardı. Buna "ve’d" deniyordu. Bunu bazıları cahiliy- ye gayreti ile bazıları da fakirlik korkusuyla yapıyordu. Yüce Allah bunu şiddetle yasaklamış ve bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenlerin hüsrana uğrayacaklarını (En’am, 140) bildirmiş ve: “Diri diri toprağa gömülen kıza hangi günahı sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda” (Tekvir, 8118-9) buyurmak suretiyle bu eylemin çirkin bir şey olduğunu ortaya koymuştur. Anne sağlığının tehlikeye girmesi gibi zorunlu bir neden olmaksızın kürtajla çocuk aldırmak da bu hükme dahildir. Ayette geçen: “Sizi de onları da biz besliyoruz" ifadesiyle yüce Allah, fakirliğin öldürme sebebi olamayacağını bildirmiştir.
4- Fuhşun Gizlisine de Açığına da Yaklaşmayın
Ayette geçen "fevâhiş” kelimesi her türlü meâsi/kötü fiiller olarak açıklanmışsa da"1’ doğrusu zina’121 ve livatadır.131 İsra Suresinde, “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü zina fuhuştur ve çok kötü bir yoldur" (İsra, 32) denilerek fuhşun zina olduğu açıkça bildirilmiştir. Fuhşun açığı, genel evlerinde olduğu gibi umuma açık yerlerde yapılan zina, gizlisi ise metres ve dost edinerek yapılan zinadır.’1’" Dikkati çeken husus, yasağın “zina etmeyin" şeklinde değil de “zinaya yaklaşmayın”1 şeklinde olmasıdır. Zina ve livata bizzat haram ve büyük günah olduğu gibi zina ve livataya götürecek söz, fiil ve davranışlar da yasaktır.
Yukarıda zikrettiğimiz haramların büyük günah olması ile ilgili olarak şu hadisi delil getirebiliriz. Abdullah İbn Mesud, “Hangi günah daha büyüktür?” diye Peygamberimize sormuş, Peygamberimiz (s.a.s) de “Seni yarattığı halde Allah’a ortak koşmandır." İbn Mes’ud, “Sonra hangisidir?” diye sormuş, Peygamberimiz, "Yiyeceğine ortak olur korkusuyla çocuğunu öldürmendir" cevabını vermiştir. İbn Mes’ud, “Sonra hangisidir” diye sormuş, Peygamberimiz, “Komşunun eşi ile zina etmendir" cevabını vermiştir."15
5- Haksız Yere Allah’ın Yasakladığı Cana Kıymayın.
Yüce Allah, insan öldürmeyi yasaklamış ve bir cana kıymayı bütün canlara kıymak gibi saymıştır. (Maide, 32) Kur’an’a göre ancak kasten bir insanı öldüren (Bakara, 179) mal, can ve namus güvenliğini ihlal eden, toplumda fesat çıkaran, eşkıya ve teröristlik yapana, Allah ve Peygambere savaş açan (Maide, 33) kimse yargılanıp suçu sabit görülürse ölüm cezası verilebilir. Bir insanın kendiliğinden bilerek bir insanı öldürmesi ve ih- kak-ı hakda bulunması dinen kesinlikle doğru değildir. Allah, insan öldürmeyi mutlak olarak haram kılmıştır.
Kur’an’da yüce Allah: "Her kim bir mü’mini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır” buyurmuştur. (Nisa, 93)
Bir mü’min, bir insanı hatanın dışında asla öldüremez. Hata sonucu öldürmede ise kan bedeli (diyet) öder. (Nisa, 92)
Yaşama hakkı, insanın en başta gelen temel hakkı, “can güvenliği” ise hak dinin temel amaçlarından biridir. Yaşama hakkına ve can güvenliğine saygı, her insanın hakkı ve görevidir. Çünkü bu, Allah ve Peygamberin emridir. Cana kıymamak Allah’ın has kullarının en başta gelen özelliklerinden biridir. (Furkan, 68) Peygamberimiz (s.a.s.), "Helak edici yedi büyük günahtan kaçının" buyurmuş, “Nedir onlar ya Rasulallah!" diye soranlara, bu yedi günahı saymış-, “Allah’a ortak koşma ve büyü yapmaktan" sonra üçüncü sırada “haksız yere cana kıymayı" zikretmiştir."61
Peygamberimizin (s.a.s.) şu sözleri de insan öldürmenin ne kadar çirkin olduğunu ortaya koymaktadır. "Her müslümanın diğer müslümana canı, malı ve ırzı haramdır."071
“Allah katında dünyanın zevali, bir müslüma- nın öldürülmesinden, daha ehvendir"1’31 "Kıyamet gününde insanlar arasında ilk hüküm, insan öldürme suçu için verilecektir”"91 "Büyük günahların en büyüğü; Allah’a ortak koşmak, insan öldürmek ve ana-babaya isyan etmektir.*20’ "Mümin, insanların mallarına ve canlarına karşı güven duyduğu kimsedir.’’0"
Yaratan Allah, en kıymetli varlığı insanın öldürülmesini şiddetle yasaklamaktadır, insan ne kendisini ne de başkasını öldüremez.
6- Yetim Malına Yaklaşmayın
Yetim, babası veya ana- babası ölen çocuklara denir.
Yetimlerin zayıflığından yararlanıp onların mal ve mülküne tecavüz etmek haramdır. Şu ayet bunun delilidir:
“Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin çünkü bu büyük bir günahtır." (Nisa, 3) Yetim malı yiyen ateş yemiş olur. "Zulüm ile yetimlerin mallarını yiyenler karınlarına ancak ateş yemiş olurlar. Onlar alevli bir ateşe gireceklerdir" (Nisa, 10)
7- Ölçü ve Tartıyı Adaletle Tam Yapın
Ticaret hayatında ölçü ve tartıda eksiklik ve haksızlık yapmak; zulüm, haram, günah ve ahlak dışı bir davranış olduğu gibi ölçü ve tartıyı tam yapmak, kurallara riayet etmek, Allah’a itaat, ibadet, sevap ve ahlaki bir davranıştır. Şuayb (a.s.)’in Peygamber olarak gönderildiği Medyen halkının helak edilmesinin sebeplerinden biri ölçü ve tartıda hile yapmaları, insanların haklarını eksik verme- leridir.122’ Yüce Allah Rahman Suresinde: "Ölçüyü adaletle tam yapın ve eksik tartmayın" (Rahman, 9) İsra Suresinde: "Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir" (İsra, 35) buyuran yüce Allah, Mutaffifîn Suresinde-. "İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekâlara yazıklar olsun" (Mutaffifîn,1-3) sözüyle hile yapanları kınamaktadır. Bu konuda kişinin niyeti, azmi, ihlası ve gayreti önemlidir. Gücünün yetmediği hususlarda sorumlu değildir. Ayette geçen, “Biz insanı ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız" bu gerçeğin ifadesidir.
8- Söylediğiniz Zaman Akrabanız da Olsa Doğru Söyleyin
Bu emir; mü’mine hem konuşmasında hem şahit, haber ve hüküm verme konusunda adil ve doğru olmayı bir görev olarak yüklemektedir. Doğru sözlü ve adil olmak farz, yalan, yalancı şahitlik ve zulüm haramdır. “Ey mü’minler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin" (Ahzab, 70), "Ey mü’minler! Adaleti titizlikle ayakta tutun. Kendiniz, ana-babanız ve akrabamz aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun (Hakkında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın (Şahitliği) eğer büker (doğru şahitlik etmezseniz) yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan) haberdardır" (Nisa, 135), “Ey müminler! Allah için hakkı ayakta tutan adaletle şahitlik edenler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun. Bu, takvaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının, Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir” (Maide, 8) ayetleriyle yüce Allah sözde ve şahitlikte doğru ve adil olmayı ısrarla istemektedir. Peygamberimiz (s.a.s.) de yalan sözün büyük günah olduğunu bildirmiştir.’23’
9. Allah’a Verdiğiniz Sözü Tutun
İnsan hem iman ile Allah’a verdiği ibadet ve itaat etme haram ve helal, emir lara riayet etme sözünü, hem insanlara verdiği sözünü, ettiği yeminini, yaptığı sözleşmelerini tutmakla yükümlüdür. Bu, farz bir görevdir. Söz ve sözleşmelere uymamak haramdır, günahtır. “Ey mü’minler" akitlerinizi (gereğini) tam olarak yerine getirin.” (Maide, 1), “Verdiğiniz sözü yerine getirin.
Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.” (İsra, 34) ayetleriyle yüce Allah, söz ve sözleşmelerin yerine getirilmesini istemektedir.
Bu, fertlerin berbirlerine güveni, işlerin sağlıklı olarak yürümesi, toplumun huzur ve sükunu, fitne ve fesadın yok olması açısından çok büyük önemi haizdir.
Yüce Allah, bu dokuz emir ve yasağı 151152. ayetlerde zikrettikten sonra: 53. ayette: “İşte benim doğru yolum budur.
Bu doğru yola uyun" buyurmuştur.
Bu ayetlerden, Allah’ın emir ve yasaklarına, helal ve haramlarına uymanın sırat-ı müstakim olduğunu öğreniyoruz Müslüman, beş vakit namazın her rekatında günde kırk “Bizi sırat-ı müstakime ilet" (Fatiha, 6) Allah’a dua etmektedir. “İnsanları sı- rat-ı müstakime ileten Allah’tır" (Hac, 22/54), “Peygamber" (Şura, 42/52) “ve Kur’an’dır." (Ahkâf, 46/30)
10- Başka Yollara Uymayın
Yüce Allah, kendi yolundan başka yollara uymamanın gerekçesini şöyle bildirmektedir. “Çünkü o yollar sizi Allah’ın yolundan ayırır". İnsan ya Allah’ın yoluna ya da başka yollara uyar. Allah’ın yoluna uyan mutlu olur, kurtuluşa erer. Başka yollara uyan, Allah’ın yolundan sapmış, haram ve günaha dalmış olur. Yüce Allah, bu ayette, mü’minlerin birlik ve beraberlik içinde olmalarını istemektedir. Birlik ve beraberlikte ölçü; Kur’an’dır. “Allah’ın ipine (Kur’an’a / sırat-ı müstakime) sarılın ve ayrılığa düşmeyin" (Al-i İmran, 3/103).
151. ayette beş talimat verilmiş, ayetin sonunda: “İşte bunlar Allah’ın size tavsiye ettikleridir. Ta ki düşünüp anlayasmız" 152. ayette dört talimat verilmiş ayetin sonunda: "İşte bunlar Allah’ın size tavsiye ettikleridir. Ta ki öğüt alasınız", 153. ayette "sırat-ı müstakime uyup başka yollara uymama" talimatı verilmiş ayetin sonunda, “işte bunlar Allah’ın size tavsiye ettikleridir. Ta ki sakınasınız", denilmiştir.
Ayetlerden anlaşılan o ki, emir ve yasaklar, Allah’ın insanlara birer tavsiyesidir. “Allah’ın tavsiyesi” yapılsa da yapılmasa da olur demek doğru değildir. Bunu, ayetin başındaki, “De ki: Gelin Rabb’inizin size neleri haram kıldığını okuyayım (bildireyim)" cümlesinden anlıyoruz. Bu ayette Allah’ın haramlarına tavsiye denildiği gibi Nisa, 4/11 ayetinde: “Allah’ın tavsiyesi Allah’ın farzı" olarak ifade edilmiştir.
Zikre değer bir husus da ayette, “sırat-ı rnüstakîm’in “sebil=yol" şeklinde tekil, diğer yolların “sübühyollar” şeklinde çoğul olarak geçmiş olmasıdır.12’" Doğru ve hak, tektir. Eğri ve yanlış ise çoktur.
Bu ayetlerde zikredilen talimatlar, fert, aile ve toplum hayatı için çok büyük önemi haizdir. Akl-ı selim sahibi her insan ve toplum bu talimatları kabul eder. Bu talimatlara uyan, fert ve toplumlar huzur ve güven bulur. Anarşi, saygısızlık, haksızlık, kötülük ve nizalardan kurtulur. Hak, adalet, dürüstlük ve ahlak topluma hakim olur.
Ayetlerde yasaklanan Allah’a ortak koşmak inançta kirlilik, çocukların yaşama hakkına, yetimlerin mal ve mülküne tecavüz aile hayatında; fuhuş, cana kıyma, söz ve sözleşmelere uymamak, yalan ve yalancı şahitlik, tartı ve ölçüde haksızlık sosyal ve ticari hayatta kirliliktir. Doğru yoldan sapma ve bölücülük, birlik ve beraberlikte kirliliktir.

1- Hadid, 25-, Bakara, 186; Keti/, 1-4; En’am, 48.
2- Ahzab, 40.
3- Kehf, 110.
4- Hazin, Ali b. Muhammed, Envârut-Tenzil ve Esrâru’t-Te’vil, II, 506.
(Mecmuatu’n Mİnet-Tefâsir) Beyrut, ty,
5- Müslim, İman, 15-153.1, 94.
6- Hamdi Yazır, Hak Dini Kutân Dili, II, 2091-2092. Eser Neşriyat, 1st 1971.
7- Yazır, III, 2092.
8- Müslim, İman, 137, I, 89.
9- Müslim, iman, 139, 1, 90.
10- Müslim, İman, 136,1, 89.
11- Kurtubf, Muhammed b. Ahmed, el-Câmi’ li Ahkâmi’i-Kurân, VIII, 133. Kahire, 1935.
12- Taberi, Muhammed b Cerir, Cami’u’l-Beyan an Te’vîli Ayi’i-Be- yân, V, 8/83.
13- Fîrûzûbâdi, Muhammed b. Yakub, Tenviru’l- Mikbûs M in Tefsiri İbn Abbas, II, 507 fMecmüatün Mine’t-Tefâsir) Beyrut, tarihsiz. Yazır, III, 2094.
14- Yazır, III, 2094.
15- Müslim, iman, 141-142,1, 90.
16- Buhari, Vesaya, 23, Hudud, 44; Müslim, iman, 144.
17- Müslim, Birr, 32 Tirmizi, Birr, 18; Ebu Davud, Edeb, 35.
18- Nesâi, Tahrim, 2.
19- Buhâri, Diyat, 1; Rikak, 48; Müslim, Kasame, 28. Tirmizi, Diyat, 8. Nesai, Tahrim, 2, İbn Mace, Diyat, 1, Ahmed, I, 388.
20- Ahmed, II, 201 Müslim, İman, 144 l, 91.
21- Tirmizi, İman, 12; Nesai, İman, 8.
22- A "raf, 85; Hud, 11/85.
23- Müslim, İman, 144 I, 91.
24- "Sırat-ı müştekim" ve "sebiT’den maksat, İslâm dinidir. Taberi, V, 8/88.