Makale

Diyanet İşleri Başkanlığı 78 Yaşında

Diyanet İşleri Başkanlığı 78 Yaşında

Gaffar TETİK/ Dr. Mehmet BULUT

“Türkiye Cumhuriyeti’nde muamelâtı nâsa dair olan ahkâmın teşri ve infazı Türkiye Büyük Millet Meclisi ile onun teşkil ettiği hükümete ait olup, din-i mübin-i İslâm’ın bundan maada itikadî ve iba- dâta dair bütün ahkâm ve mesalihinin tedviri ve müessesasi diniyyenin idaresi için Cumhuriyet’in ma- karrında bir Diyanet işleri Reisliği makamı tesis edilmiştir. Yukarıya aldığımız paragraf, “Şer’iyye ve Evkaf ve Erkan-ı Harbiye-i Umu- miyye Vekaletlerinin ilgasına Dair” olan 429 sayılı Kanunun ilk maddesidir. Şimdi düz bir mantıkla düşündüğümüzde, bu adla çıkartılan bir yasal düzenlemenin ilk maddesinin, önce sözü edilen vekaletlerin kaldırıldığının hükme bağlanması, sonra da yerine ikame edilen teşkilatın kurulduğunun ifade edilmesi gerektiği halde, böyle yapılmamıştır. Birinci maddede “Diyanet İşleri Reisliği” adında bir makamın kurulduğu, ikinci maddede ise Şer’iyye Vekaletinin kaldırıldığı ifade edilmiştir. Başka bir ifade ile, Şer’iyye ve Evkaf Vekale- ti’nin kaldırıldığı hükmüne yer verilmeden önce, onun üstlendiği hizmetleri -velev ki kısmen olsun- deruhte edecek bit mekanizmanın oluşturulması kararlaştırılması ve böylece önemli bir hizmet alanında boşluğa fırsat verilmemiştir, İşte bu olgu, Türk idari geleneğindeki "devamlılık” ilkesinin çarpıcı bir örneğidir.
Bunu söylerken, tehevvür gösterip daha yazımızın başında, “Acaba bu feraseti günümüzde de gösterebiliyor muyuz? Örneğin: yerinin nasıl doldurulacağını düşünmeden “DİB kaldırılsın”, demenin mantıkî bir izahı var mıdır?” diye burada sormayacağız.
Bugün 78. yılını kutladığımız DİB’nın kuruluşuna ve özet olarak 78 yıl boyunca kaydettiği önemli gelişmelere yazımızın ilerleyen bölümlerinde tekrar döneceğiz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye’de İslâm dini ile ilgili hizmetleri deruhte eden dinî bir teşkilat olması nedeniyle, burada önce tarihî sürecine kısaca temas etmek istiyoruz.
Diyanet İşleri Reisliği kuruluyor
Şer’iyye Vekaletini kaldırıp onun görevlerinden bir kısmını deruhte etmek üzere “Diyanet İşleri Reisliği”ni kuran 429 sayılı Kanun (Şer’iyye ve Evkaf ve Erkan-ı Har- biye-i Umumiyye Vekâletlerinin İlgasına Dair Olan Kanun) 3 Mart 1924’de kabul edildi.
Siirt Mebusu Halil Hulki Efendi ve 50 arkadaşının imzasını taşıyan kanunun gerekçesinde şunlar yazılmıştır:
Kanıın’un Gerekçesi
“Din ve ordunun siyaset cereyanlarıyla alakadar olması bir çok mehaziri dâîdir. Bu hakikât bütün medenî milletler ve hükümeler tarafından bir düstur-i esasi olarak kabul edilmiştir. Bu nokta-i nazardan yeni bir hayat varlığı temin etmek vazifesini deruhte eden Türkiye Cumhuriyeti, teşkilat-ı siyasiyesin- de zaten muhdes olan Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin mevcut olması muvafık olamaz. Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin ilgasına nazaran da bütün Evkafın millete intikal etmesi ve ona göre de idare edilmesi tabii bir neticedir...! (TBMM Zabıt Ceridesi, 2. Devre, e.7, s. 23)
Söz konusu kanunun tamamı 14 madde olup ilk yedi maddesi Diyanet İşleri Reisliği "nin kuruluşu ve Şer’iyye Vekaletinin kaldırılışına ilişkindir. Bu maddelerin TBMM inde müzakeresi sırasında sadece maddelerde geçen “Umur-i Diyaniyye Riyaseti" ibaresi üzerinde kısaca durulmuş ve bu ad ’Diyanet İşleri Reisliği" şeklinde değiştirilmiştir. Maddelerin tümü teklif edildikleri haliyle kabul edilmiş ve Diyanet İşleri Reisliği kurulmuştur.
Kanun, İslâm dininin inanç ve ibadetleriyle ilgili işlerini yürütmek ve dînî kurumların idaresine bakmak üzere, Türkiye Cumhuriye- ti’nin başkentinde bir Diyanet İşleri makamının kurulduğu; Şer’iyye Vekâletinin kaldırıldığı; Diyanet İşleri Reisi’nin, Başbakanın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı: bu kurumun bütçesinin Başbakanlık bütçesine bağlı olduğu; ülke genelinde bütün cami, mescid ve diğer dînî müesseselerin idaresinin Diyanet İşleri Reisliği’ne verildiği, din görevlilerinin ve müftülerin merciinin Diyanet İşleri Reisliği olduğu ve nihayet vakıfların idaresine bakmak üzere Başbakanlığa bağlı yeni bir birimin oluşturulduğu hükümlerini getirmişti. İlk Diyanet İşleri Başkanlığı’na, 1 Nisan 1924’te, Millî Mücadelede büyük hizmetleri bulunan Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi tayin edildi.
Dünden Bugüne Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Önemli Gelişmeler
Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinin en eski ve en önemli kuramlarından biri olan Diyanet İşleri Başkanlığı, 78 yıllık tarihi boyunca şüphesiz birçok değişim ve gelişim kaydetmiştir. Birçok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Bir dergi gündemi çerçevesinde bunların hepsine genişçe yer vermenin imkansızlığı ortadadır. Dolayısıyla biz burada, başta teşkilat yapısındaki gelişmeler olmak üzere, belli bir önemi haiz gelişmelerini, kronolojik bir sıra takip ederek özetlemek istiyoruz.
Kuruluşundan sonra Teşkilatın ilk yıllarında gerçekleşen en önemli gelişme. Reisliğin 1925 Yılına ait bütçenin TBMM’nde müzakeresi sırasında verilenbir önerge ile Diyanet İşleri Reisliği’nce bir Kur’an tefsiri ve hadis tercümeleri yaptırılması için karar alınması ve bunun sağlanması için de özel ödenek ayrılmasıdır. Bu doğrultuda yapılan çalışma ve sarfedilen çabalar sonucunda Diyanet İşleri Reisliği, “Hak Dini Kur’an Dili" ve “Sa- hih-i Buhârî Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi” adlı eserlerin hazır- latılmasım ve basımını gerçekleştirdi. 1925 "de Diyanet’çe Türkçe bir hutbe mecmuası yazım hazırlığına başlandı ve 1927 yılında basımı sağlandı.
Cami görevlileriyle ilgili ilk tüzük olan “Cami Hademeleri Nizamnamesi” 12 Ağustos 1928’de yürürlüğe girdi. Bu tüzük birçok değişikliğe uğrayarak 1935 yılına kadar yürürlükte kaldı. 1935’de Vakıflar Genel Müdürlüğü “Cami Hademesi Nizamnamesi” adıyla yeni bir tüzük hazırladı, zamanla birçok işlemlere uğrayarak 1952 yılında “Hayrat Hadamesi Tüzüğümün Çıkartılışına kadar yürürlükte kaldı. Son tüzük 1965 yılına kadar uygulandı.
8 Haziran 1931 ’de kabul edilen 1827 sayılı Evkaf Umum Müdürlüğünün 1931 yılı bütçe kanununun 6 ve 8. maddeleri ile camilerin ve cami görevlilerinin idaresi Diya- net’ten alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne verildi. 1950 yılına kadar süren bu uygulama ikiliğe ve yetki karmaşalığına neden oldu. Din hizmetlerinin ifasında birçok zorluklar çekildi.
3 Mart 1924 tarih ve 429 sayılı kanunla kurulan Diyanet İşleri Reisliği ’nin ilk teşkilat kanunu, kuruluşundan on bir yıl Sonra 14 Haziran 1935’de çıkartıldı (Diyanet İşleri Reisliği Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun, Kanun sayısı: 2800). Bu kanunla Reislik, merkezde bir reisin idaresi altında, Müşavere Heyeti, Zat İşleri Müdürlüğü, Yazı İşleri Müdürlüğü ve Mushafları Tetkik Heyeti’nden; taşrada ise, Müftü, Müftü Müsev- vidi. Vaiz ve Dersiamlardan oluşmaktaydı. Bu kanun, zamanla yapılan değişiklik ve ilavelerle 1965 yılına kadar yürürlükte kaldı. Bu değişiklik ve ilavelerden en önemlisi 23 Mart 1950 tarih ve 5634 sayılı ek kanundur. Bu kanunla teşkilatın adı “Diyanet İşleri Başkanlığı” şeklinde sadeleştirildi. Camilerin ve cami görevlilerinin idaresi Vakıflardan Diyanet’e iade edildi. Kurumun merkezi ve taşra teşkilatı yeniden oluşturularak teşkilat genişletildi; personel sayısı artırıldı. Bu çerçevede Hayrat Hademesi İşleri Müdürlüğü ve Yayın Müdürlüğü kuruldu. 2800 sayılı kanuna dayanarak teşkilatla ilgili ilk tüzük (Diyanet İşleri Reisliği Teşkilâtının Vazifelerini Gösterir Nizamname) de 11 Kasım 1937’de kabul edildi; 1965’-e kadar da yürürlükte kaldı.
15 Kasım 1935’te çıkartılan bir kanunla, cami ve mescitlerin ihtiyaca göre tasnifi cihetine gidilmesi kararlaştırıldı. Tasnif dışı kalan cami ve mescitlerden satılanlar ve başka amaçlarla kullanılanlar oldu.
1939’da ilk kez ihdas edilen “Reis Muavinliği” kadrosuna, Müşavere Heyeti Üyesi A. Haindi Akseki tayin edildi. 5 Mart 1941’de ilk Diyanet İşleri Reisi Rifat Börekçi vefat etti. Yerine bir süre sonra Profesör Şerafeddin Yaltkaya atandı.
2 Temmuz 1951’de 5806 sayılı Dînî Yayınlar Döner Sermayesi Hakkında Kanun kabul edildi. Bu adla konan ödeneklerle dînî yayın faaliyetlerine yeni bir boyut kazandırıldı. 1966’da da bu kanuna ilişkin bir yönetmelik çıkartıldı.
Nisan 1956’da Başkanlığın ilk süreli yayını “Reislik Mecmuası” yayınlandı ve bu adla tek sayı çıkabildi. Daha sonra “Diyanet Dergisi” adıyla 1960 ve 1961 yılında yıllık olarak yayınlandı, Aylık periyotlar halinde yayına ise 1962’de başlandı. Başkanlık, Kasım 1968’den itibaren Diyanet Gazete- si’ni, Temmuz 1979’da da Diyanet Çocuk Dergisi’ni yayın hayatına soktu. Diyanet Gazetesi’nde şekil ve muhteva değişikliğine gidilerek Ocak 1991’den itibaren “Diyanet Aylık Dergi” logosuyla yayınını günümüze kadar sürdürmektedir.
1961 Anayasasının 154. maddesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı, genel idare içerisinde Anayasal bir statüye kavuşturuldu. Başkanlığın son ve en detaylı teşkilat kanunu” olan 633 sayılı “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”, 22 Haziran 1965’te kabul edildi. Bu kanunla teşkilat yemden oluşturuldu, bir çok yenilikler yapıldı. Başkanlığın kuruluş amacı İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” şeklinde belirlendi. Özel likle "toplumu dm konusunda aydınlatmak” işlevi, Başkanlık için son derece mühim bir görev alanı oluşturuyordu.
Yürürlüğe girdiği 1965 yılından 1976 yılına kadar geçen süre içinde 633 sayılı kanuna dayanılarak çok sayıda tüzük ve yönetmelik hazırlandı. 1971’de Araştırma Plan ve Bütçe Başmüşavirliği ile Dış Hizmetler Müdürlüğü, 1976’da
Hac İşleri Müdürlüğü, 1 9 7 8 ’ d e Araştırma ve Planlanma Dairesi kuruldu. 1978’de Dini Hizmetler ve Din Görevlilerini Olgunlaştırma Dairesi ikiye ayrılarak, Din Hizmetleri Dairesi ye Olgunlaştırma Dairesi Kuruldu. 28 Şubat 1978’de, Başkanlığa on adet Yurt dışı Din Hizmetleri Müşavirliği kadrosu veren Diyanet İşleri Başkanlığı kadro kararnamesi yürürlüğe girdi; böylece Başkanlığın yurtdışı teşkilatı da oluştu. Başkanlığın ilk eğitim merkezi 1973’de Bolu’da açıldı.
1978 de Başkanlık deneme mahiyetinde bir hac seferi düzenledi. 1979 yılından itibaren de hac yolculuğu düzenleme yetkisi Bakanlar Kurulu Karan ile Diyanet İşleri Başkanlığı’na verildi.
1989’dan itibaren A Grubu seyahat acentelerine de belli oranda bu yetki tanındı
Başkanlığın son ve en detaylı teşkilat kanunu olan 633 sayılı “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”, 22 Haziran 1965’te kabul edildi. Bu kanunla teşkilat yeniden oluşturul du, birçok yenilikler yapıldı. Başkanlığın kuruluş amacı “İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” şeklinde belirlendi.
“633 sayılı Diyanet işleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Geçici Madde Eklenmesine Dair 1982 sayılı Kanun” 26 Nisan 1976’da TBMM’nde kabul edildi. Ancak zamanın Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesinde açtığı dava sonucu, bu mahkemenin 18 Aralık 1979’da aldığı kararla iptal edildi, iptal kararı 11 Mayıs 1980 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve bir yıl sonra 11 Mayıs 1981’den itibaren yürürlüğe girdi. Bu tarihten sonra günümüze kadar da yeni bir teşkilat kanunu çıkartılamadı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın girişimiyle 27-30 Kasım 1978 tarihleri arasında İslâm ülkeleri arası bir "Rü’yet-i Hilal” konferansı düzenlendi. Dinî gün ve gecelerin aynı tarihlerde idrak edilmesi için ortak kararlar alındı.
1982 Anayasasında Diyanet İşleri Başkanlığı yine genel idare içerisinde yer aldı. Özel Kanunu’nda gösterilen görevleri "laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek” yerine getireceği belirtildi. (Md. 136).
Bakanlar Kurulunun 18 Temmuz 1984 tarihli kararıyla 190 sayılı KHK’nin eki olarak yayınlanan DİB Kadro Cetveli ile Başkanlığın teşkilat yapısı reorganize edildi. Başkanlığın günümüzdeki organik ve fonksiyonel yapısı, söz konusu kadro çetveli ile 3046 sayılı “Bakanlıkların Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”a göre düzenlenmiştir.
1986 yılında Başkanlık 1- 7 Ekim tarihleri arasını “Camiler- Haftası” olarak ilan etti ve o yıldan günümüze kadar sürekli kutladı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nm ilgili kurumlar nezdinde yaptığı girişimler sonucu, bazı ilahiyat fakültelerine bağlı olarak 1989-1990 öğretim yılından itibaren iki yıllık ön lisans düzeyinde İlahiyat Meslek Yüksek Okulları eğitime başladı. Bu okullarla, İmam-Hatip Lisesi mezunu Başkanlık personelinin eğitim düzeylerinin yükseltilmesi amaçlandı.
Başkanlık, tarihinde ilk Din Şu- rası’nı 1-5 Kasım 1993 tarihleri arasında gerçekleştirdi. İkincisini de 23-27 Kasım 1998 tarihleri arasında yaptı.
1990’lı yıllardan itibaren Başkanlık yeni kurulan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik hizmet ve faaliyetlerine başladı.
Bu kapsamda, “ Avrasya!
İslâm Şurası” adı altında düzenlenen, toplantıların ilki 23-25 Ekim 1995’de, İkincisi 21-24 Ekim 1996’ da, üçüncüsü de 25-29 Mayıs 1998’de gerçekleştirildi. Bu ülkelere din görevlisi gönderildiği gibi Başkanlığın, öncülüğünde cami yaptırma ve onarılma çalışmaları oldu. Bu cümleden olarak Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta yaptırılan Ertuğrul Gazi Camii, 12 Kasım 1998’de törenle ibadete açıldı.
Ülke Genelinde Din Hizmeti
Kısaca belirtmek gerekirse Diyanet işleri Başkanlığı, Cumhuriyetle oluşturulmuş ve Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinin din teşkilatıdır. 1924’de küçük bir teşkilat olan ve 1950’li yıllara kadar bu özelliğini koruyan Diyanet İşleri Başkanlığı, zamanla kadro ve bütçe imkanları büyüyerek günümüzde en geniş devlet kuramları arasında yerini almıştır. 90 binlere ulaşan personel sayısıyla en ücra köşesine kadar ülkemizin her tarafında, ayrıca Türk Cumhuriyetleri ve vatandaşlarımızın yoğun olduğu ülkelerde din hizmeti, irşad hizmeti sunmaktadır. Kamuoyunda da son yıllarda kendinden çokça söz ettirmiştir.
Daha Etkin Bir Kurum
Türkiye, halkının hemen tamamı denilebilecek bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülkedir. Nitekim uluslararası ilişkilerde Fransa nasıl bir Hristiyan ülke olarak kabul ediliyorsa Türkiye de Müslüman bir ülke olarak telakki edilmektedir. Binaenaleyh, devletimizin, müslüman halkımızın dinî ihtiyaçlarını karşılaması, bu amaçla kurulmuş Diyanet İşleri Başkanlığına imkanlar sağlaması tabii kabul edilmelidir. Son tahlilde devlet; en temel insan haklarından olan din ve vicdan hürriyetinin yerleşmesini sağlamayı, bu hürriyetin gereği olarak, toplumun manevî ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde karşılayabilmek için gerekli hizmetleri sunmayı kendi görevleri arasında görmektedir.
Şu bir gerçek ki, çağımızda oldukça çoğalmış ve incelenmiş ilişkiler ağı içinde DİB’nın teşkilat olarak detaylandırılması ve güçlendirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. 1920’lerin, 1950’lerin. 1960’ların yasal düzenlemeleriyle, hizmet alanı ülke sınırlarını çoktan aşmış bir kurumun istenen düzeyde hizmet sunması oldukça zordur. Başkanlığın çağın şartlarına göre halka din hizmeti sunabilmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı daha da etkin bir kurum haline getirilmelidir.