Makale

Hâlid B. Velid (r.a.)

HÂLİD B. VELİD (r.a.)

Doç. Dr. Adem Apak
Uludağ Üniv. İlâhiyat Fak.

Milâdî 583 veya 587 yıllarında Mekke’de dünyaya geldi. İslâm öncesi ve sonrası dönemde şehrin en nüfuzlu soylarından biri olan Mahzumoğulları kabilesine mensuptur. Hâlid (r.a.)’in babası Velid b. Muğire yaşadığı dönemde hem kabilesinin hem de Kureyş’in önde gelenlerindendir.

Hâlid b. Velid (r.a.) çocukluğundan itibaren babası tarafında tam bir asker olarak yetiştirildi. Zaten mensubu olduğu Mahzumoğulları soyunun Mekke şehir devleti yönetim sisteminde üstlenmiş olduğu savaş bakanlığı görevi de onun ata binmeyi ve her türlü savaş aletini kullanmasını gerekli kılıyordu. Hâlid (r.a.) savaşçılığının yanı sıra Mekke’deki diğer hemşehrileri gibi ticaretle de meşgul olarak muhtelif kervanlarla Arap Yarımadası dışına ticarî seferlere iştirak etti.

İslâmi tebliğine başlamasıyla birlikte Hâlid b. Velid’in (r.a.) kabilesi Hz. Peygamber (s.a.s.)’e ve ilk Müslümanlara karşı düşmanlık gösteren kabileler arasında yerini aldı. Benî Mahzum’un geçmişe dayalı olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kabilesi Haşimoğulları’yla rekabet içinde olmasının bu düşmanlıkta payı vardır. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı Hâlid (r.a.)’in soydaşları Müslüman olanlara karşı şiddetli baskı ve işkence uygulamışlardır. Kabilenin bu faaliyetlerdeki öncüsü ise Ebu Cehil’dir. Hâlid’in (r.a.) babası Velid ise Ebu Cehil kadar olmasa da Müslümanlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetlerde rol oynamıştır. Bu dönemde 20’li yaşlarında bir delikanlı olan Hâlid (r.a.) kabilesinin ve babasının izinde İslâm’a karşı çıkanlar arasında yerini almıştır.

Hâlid b. Velid (r.a.) hicretin ikinci yılında meydana gelen Bedir savaşına diğer Mekkelilerle birlikte iştirak etti. Ancak o adını asıl olarak Uhud savaşı esnasında duyurdu. Zira Müslümanlar üzerine Mekke’den yola çıkan ordunun süvari birliğini komuta etti. Uhud savaşı esnasında Hz. Peygamber (s.a.s.)’in talimatına rağmen görevli olan okçuların yerlerini terk gören Hâlid b. Velid (r.a.) Müslümanlara arkadan hücum ederek onları çember içine almak suretiyle savaşın gidişatını Medineliler aleyhine değiştirdi. Meydana gelen çatışmalarda başta Hz. Hamza (r.a.) olmak üzere pek çok Müslüman asker şehit oldu. Hâlid (r.a.) Hendek savaşı esnasında da müşrik ordunun süvari birliği başında görev yapmış, yanındaki askerlerle birlikte hendeği aşma çabası göstermiş andan bunda muvaffak olamamıştır.

Hâlid b. Velid (r.a.) milâdî 628 yılında umre amacıyla Medine’den yola çıkan Müslümanları engellemek amacıyla Mekkeliler tarafından gönderilen askerî birliğin başında bulundu. Mekkelilerle çarpışmaya meydan vermek istemeyen Allah Rasulü (s.a.s.) onun ordusuyla karşı karşıya gelmemek için yolunu değiştirmek suretiyle Hudeybiye’ye gelip konakladı. Burada Mekke’den gelen heyetle yapılan görüşmeler sonucunda Hudeybiye Barış Antlaşması yapıldı.

Hudeybiye’nin sağladığı barış ortamında bir kısım Mekkeliler, gerek Hz. Peygamber (s.a.s.), gerekse Müslümanlık hakkında daha soğukkanlı düşünme imkânı buldular. Bu dönemde Mekke’nin ileri gelenlerinden Hâlid b. Velid (r.a.), Sehm kabilesi reisi Amr b. el-Âs (r.a.) ile yaptığı görüşmelerde aklı başında olan herkesin İslâm’a girdiğini söyleyerek kendisinin de iman etmeye karar verdiğini açıkladı. Daha sonra onlara diğer bir Mekkeli Osman b. Talha (r.a.) da katılınca üçü birlikte Medine’ye giderek Müslüman oldular ve son muhacirler arasına katıldılar. Onların İslâm’a girişi başta Hz. Peygamber (s.a.s.) olmak üzere tüm Ashab’ı ziyadesiyle sevindirmiştir. Hatta Allah Rasûlü (s.a.s.) “Mekke ciğerparelerini kucağınıza attı” diyerek memnuniyetini ifade etmiştir. Hâlid b. Velid (r.a.), Rasulüllah (s.a.s.)’ın huzurunda kendisinin bağışlanması için dua talep edince Hz. Peygamber (s.a.s.) “Allahım! Daha önceki yaptıklarından dolayı Hâlid’i bağışla” diye duada bulunmuştur.

Hâlid b. Velid (r.a.) Müslüman olmasından itibaren Hz. Peygamber (s.a.s.)’in emrinde bir komutan olarak görev yapmaya başladı. Onun iştirak ettiği ilk savaş Mute savaşıdır. Bizans birlikleriyle yapılan çarpışmalar esnasında ilk üç komutanın şehit olması üzerine askerlerin yönetimini üstlenen Hâlid b. Velid (r.a.) başarılı bir ric’at hareketiyle ordusunu mutlak yok oluştan kurtarmayı başardı. Bundan dolayı Allah Rasulü (s.a.s.) ona “seyfullah” (Allah’ın kılıcı) unvanı vermiştir.

Hâlid b. Velid (r.a.) milâdî 630 yılında gerçekleşen Mekke fethinde Müslüman ordunun sağ tarafını komuta etti. Muhasara esnasında kendisine karşı çıkan Mekkeli birlikleri kısa sürede etkisiz hale getirerek şehre girdi. Fethin hemen ardından Allah Rasulü (r.a.)’nün emriyle Nahle vadisinde bulunan Uzza putunun yıkımını gerçekleştirdi. Daha sonra Huneyn savaşına iştirak eden Hâlid, çarpışmalardan mağlup olarak kaçan Taiflileri takip etmekle görevlendirildi.

Mekke’nin fethinden sonra Hz. Peygamber (s.a.s.) ile birlikte Medine’ye dönen Hâlid (r.a.) kısa süre sonra gerçekleştirilen Tebük seferine iştirak etti. Bu esnada emrindeki birlikle Dumetülcendel bölgesine gönderildi. Bölgede yaşayan kabilelerle cizye karşılında barış anlaşması yaptı. Tebük dönüşünde ise Hz. Peygamber (s.a.s.)’in emri ile Necran’a giderek burada yaşayan Hâris b. Ka’b kabilesini Müslüman olmaya davet etti.

Hâlid b. Velid (r.a.), Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sağlığında ortaya çıkmaya başlayan ve Hz. Ebu Bekir (r.a.)’in halifeliği döneminde Müslümanların birliğini tehdit eden ridde (dinden dönme) hadiselerinin bastırılmasında en fazla adı geçen komutandır. Nitekim o, ilk halife döneminde birden fazla cephede savaştığı gibi, en şiddetli çarpışmalara da komutanlık yaptı. Hz. Ebû Bekir (r.a.) Hâlid (r.a.)’i ilk önce Tuleyha tarafından başlatılan isyanı bastırmakla görevlendirdi. Necid bölgesinde Benî Esed kabilesinin arazisinde bulunan Buzâha’da toplanan Tuleyha taraftarlarını şiddetli çarpışmalar sonucunda mağlup etti. Tuleyha’ın etkisiz hale getirilmesinden sonra Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)’in vefatının akabinde peygamberlik iddiasında bulunan Secah ve onu destekleyen Benî Temîm üzerine yürüdü. Temîm birliklerini Butah denilen mevkide bozguna uğratarak onların reisi Mâlik b. Nüveyre’yi öldürdü.

Hâlid (r.a.), peygamberlik iddiacısı Müseylimetü’l-Kezzab’nın etkisiz hale getirilmesinde de etkin bir rolü üstlendi. Daha önce gönderilen Müslüman askerlerin mağlup olması üzerine halifenin emriyle Benî Hanîfe kabilesi üzerine yürüdü. Yemame denilen mevkide meydana gelen savaşta başta Müseylime olmak üzere çok sayıda isyancı öldürüldü. Hâlid b. Velid (r.a.) Yemame’den sonra Bahreyn’deki isyancıların etkisiz hale getirilmesinde de görev aldı.

Hz. Ebu Bekir (r.a.)’in halifeliği döneminde ridde hareketlerinin bastırılmasından sonra başlatılan fetih hareketlerinde de Hâlid b. Velid (r.a.)’in adına çokça tesadüf edilir. Halife hicretin 12. yılının Muharrem ayında onu Irak topraklarına göndermek suretiyle bölgede plânlı fetih harekâtını başlattı. Hâlid (r.a.) Irak sınırını geçtikten sonra ilk adım olarak Basra Körfezi’nin liman şehri olan Übülle’yi kontrol altına aldı. Ardından da Irak’ın en önemli merkezi Hire’yi fethetti. Burada bir yıl gibi kısa bir sürede Basra körfezinden Aynü’t-Temr’e kadar Fırat Nehri boyunca uzanan topraklar Müslümanların hakimiyetine dahil etti.

Irak cephesindeki ilk hedeflerine ulaşan Hz. Ebû Bekir (r.a.), hicretin 13. yılı başında (M. 634) Hâlid b. Velîd (r.a.)’i Irak cephesinden Suriye’ye sevk kararı aldı. Bu şekilde Hâlid (r.a.) aynı dönemde hem Irak, hem de Şam fetihlerinde komutan olarak görev yapmış oldu. Irak-Şam yolu üzerinde bulunan ve daha önce Hz. Peygamber’le (s.a.s.) yapmış oldukları antlaşmayı bozan Dûmetü’l-Cendel halkını tekrar itaat altına aldı. Suriye topraklarındaki Merc-i Râhit karargâhındaki Bizans birliğini mağlup etti. Ardından Busra şehrini de kısa süren kuşatmanın ardından teslim alarak bölgedeki ilk fetih faaliyetini gerçekleştirmiş oldu. Hâlid (r.a.) daha sonra Ecnâdeyn denilen mevkide diğer Müslüman ordularla bir araya geldi. Suriye topraklarında Müslümanlar ile Bizanslıların karşı karşıya geldikleri ve Hâlid b. Velid’in komuta ettiği Ecnâdeyn savaşı Müslümanların galibiyetleri ile sona erdi. Bu harbin İslâm ordusunun mutlak zaferi ile neticelenmesi, Müslümanlara Filistin topraklarının yolunu açmıştır.

Hz. Ömer (r.a.)’in halifeliği döneminde Şam orduları başkomutanlığı görevinden azledilen Hâlid b. Velid (r.a.), yerine tayin edilen Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh (r.a.)’ın emri altında Humus, Hama, Kinnesrin gibi önemli Suriye şehirlerinin fethinde görev aldı. Onun savaş tecrübesinden istifade etmek isteyen başkomutan Ebû Ubeyde (r.a.), sürekli olarak kendisini yanında tutmuştur. Hâlid (r.a.) de başkomutanlıktan azledilmiş olmasına rağmen hiçbir alınganlık göstermeden sıradan bir asker olarak fetihlere iştirakini sürdürmüştür. Hayatının sonuna kadar cihadla meşgul olan Hâlid b. Velid (r.a.), ömrünü Şam topraklarında tamamladı. Hicretin 21. yılında (M. 642) Humus şehrinde vefat etti. Kabri de aynı yerde bulunmaktadır.