Makale

İlk Yüksek Okul mezunlarımızı Karşılarken

Başyazı

Prof. Dr. M. Said YAZICIOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı

İLK YÜKSEKOKUL MEZUNLARIMIZI KARŞILARKEN

İKİ yıl önce eğitim-öğretime başlayan İlâhiyat Meslek Yüksekokulları, bu yıl ilk mezunlarını veriyor. Bilindiği gibi bundan bir müddet önce 4 Üniversitemize bağlı İlahiyat Fakülteleri bünyesinde, "İlahiyat Meslek Yüksekokulları" açılması kararlaştırılmıştı.
BUNLARDAN Dokuz Eylül ve Marmara Üniversiteleri İlahiyat Fakülteleri, hemen gerekli düzenlemeleri yapıp faaliyete geçmişlerdi. Bu yıl bu iki Yüksek Okulumuz, ilk mezunlarını vermenin sevinç ve gururunu yaşamaktadır.
Ankara ve Bursa/Uludağ İlahiyat Fakülteleri henüz bu uygulamayı başlatamadı. Önümüzdeki öğretim yılında Ankara’nın biraz gecikerek de olsa devreye girmesi beklenmektedir.
ASLINDA bizim düşüncemiz, açılma izni olan 4 fakülteden başka, mevcut tüm İlahiyat Fakültelerinin, bir an önce bu uygulamayı başlatmalarıdır. Bununla yetinmeyerek, kısa bir geçiş döneminden sonra, bu yüksekokulların 4 yıla çıkarılmaları şarttır. Yani İlahiyat Fakültesi bünyesinde, bir "ilahiyat Fakültesi", bir de "İlahiyat Meslek Yüksekokulu" bulunmalıdır. İlahiyat Fakültesi daha akademik bir programla eğitim-öğretimlerini sürdürürken, İlahiyat Mes-lek Yüksekokulları da uygulamaya yönelik eleman yetiştirmelidir. Böylece İlahiyat Fakültelerimizden bu çift yönlü eğitim, uygulama ile daha koordineli ve verimli bir işbirliği sağlayacaktır.
BU uygulama ile, din görevi gibi çok hassas bir konuda hizmet verme durumunda olan kişilerin en iyi şekilde yetişmeleri sağlanmış olacaktır. 2000’li yıllarda, her kademedeki din görevlisi yüksek tahsilli, iyi yetişmiş, bilgili, kültürlü, üstlendiği rehberlik görevini liyakatle yapabilecek nitelikte olmak zorundadır. Bu, Türkiye için kesinlikle lüks değil zarurî bir ihtiyaçtır. Genç nüfusa sahip, dinamik özellikleri olan Türk insanına hizmet vermek başka türlü mümkün müdür?
BUNUN dışında, mevcut İlahiyat Fakültesi mezunlarının en kaabiliyetlilerinin seçilerek, 2 veya 3 yıl, Üniversite üstü oluşturulacak "İlahiyat Akademisinde eğitim görebilecekleri bir yapı da mutlaka oluşturulmalıdır. Üstün vasıflı görevli ihtiyacı ancak bu şekilde kısmen karşılanabilir. Bunlar çok uzun vadeli hedefler olarak görülmemelidir. Şimdiden bu çalışmalar başlatılmalı ki, 2000 yıllarında kısmen de olsa netice alınabilsin. İnsan yetiştirmeye yönelik fa-aliyetler uzun zaman almaktadır.
Diyanet Aylık Dergi’nin, bu sayıda ağırlıklı olarak ele aldığı bir diğer konu M#da "Stres"tir. Stres modern hayatın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Teknolojik gelişmeye paralel olarak, bu olgu da kendisini daha çok hissettirmektedir. Değişik yönleri ile ele alınan Stres, sanıyorum birçok yönü ile aydınlatıcı olacaktır.
Hedefimiz insanımıza en iyi şekilde rehberlik etmektir. Bunu başarabilmesinin arayışı ve çabası içindeyiz. Yüce Mevlâ samimi ve halis niyetlerle çalışan herkesin yardımcısı olsun.