Makale

İ R Ş A D

RÖPORTAJ:
Ramazan ÖZALPDEMİR - Ali YILDIRIM

İ R Ş A D

İrşad İslam Dini’nin üzerinde en çok durduğu konulardan biridir.

İrşad hizmetinin, en basta sağlam bir inanca sahip olmada, dinin tüm yünleriyle iyi anlaşılmasında, halkımızın dini ihtiyacının giderilmesinde, İlahi mesajın kitlelere doğru bir şekilde ulaştırılmasında ve milli birlik ve bütünlüğün tesisinde önemi izah gerektirmeyecek kadar açıktır.
Kur’an-ı Kerim’de kitlelerin dine davet sekli ve onların aydınlatılış biçimi anlatılırken söyle buyrul- maktadır: "(Ey Muhammed) Sen, güzel öğütle, hikmetle Rabbinin yoluna çağır..." [Nahl: 125], Peygamberimiz de: "Din nasihattir" buyurarak bu mühim meseleye dikkatleri çekmiştir. [Müslim, iman: 23)
İslam Dini, on dört asır boyunca fedakar hatiplerin, hayatlarıyla örnek şahsiyetlerin, nasihatlarıyla insanların gönül dünyasını aydınlatan alimlerin samimi gayretleriyle daima insanlık için kurtarıcı olmuştur. Ve kıyamete kadar da olmaya devam edecektir.
Diyanet İsleri Başkanlığı, kurulusundan günümüze kadar ülkemizin her kösesinde bu hizmeti yerine getirme gayreti içinde olmuştur.
Bu anlamda, geçtiğimiz Mart ayında Başkan Yardımcısı Rıdvan ÇAKIR ile Kayseri Müftüsü Necmettin NURSAÇAN Ardahan’da; Başkan Yardımcısı Sami USLU ile Balıkesir Müftüsü Mustafa KUTLU Van’da; Başkan Yardımcısı Mehmet GÜRLER ile Din Hizmetleri Dairesi Başkanı Abdurrahman KAHYAOĞLU Kars’ta; Din İsleri Yüksek Kurulu Üyelerinden Hasan Sakir SANCAKTAR ile Bursa Müftüsü M. Zeki KAR AK AY A Erzincan’da; Şükrü ÛZBUĞ- DAY ile Din Eğitimi Dairesi Başkanı Şükrü ÛZ- TÜRK Erzurum’da; Yasar İSCAN İğdır’da tertip edilen irsad hizmetlerine katıldılar. Verdikleri hizmetleri, bölgelerle ilgili izlenimlerini ilgi ile okuyacağınızı ümit ediyoruz.

Rıdvan ÇAKIR
Başkan Yardımcısı

Sayın Hocam! Bildiğiniz gibi Diyanet İşleri Başkanlığı ülkemizin çeşitli bölgelerinde irşad ekipleri görevlendirmek suretiyle irşad programları gerçekleştirmektedir. Bu amaçla siz de Ardahan’a gidip irşad hizmeti verdiniz. Bu tür programların amacını anlatır mısınız?
Memnuniyetle. Başkanlığımız kurulusundan günümüze, vatandaşımızı din konusunda doğru ve sağlıklı bir biçimde bilgilendirmenin, halkımızın dini meselelerinin çözümüne yardımcı olmanın, onları dinin temel esasları konusunda aydınlatmanın, dine ait ahlaki ve içtimai güzellikleri anlatmanın çaba ve gayreti içerisinde olmuştur. Bu cümleden olarak, belli bir program çerçevesinde, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerine irsad ekipleri gönderildi. Biz de Kayseri Müftümüz Necmettin Nursaçan ile 27.03.1997 tarihinde Ardahan’a gittik. Basta camilerimiz olmak üzere mahalli radyo ve TV programlarıyla, konferanslarla irsad hizmetinde bulunduk. Bölgede görev yapan Başkanlık görevlileri ile görüşmeler yaparak önerilerini ve problemlerini dinledik, çözüm yollarını görüştük. Cuma günlerinin cemaat yoğunluğu düşünülerek vâz ve hutbelerle halkımızı aydınlattık.
Gittiğiniz bölgede irşad hizmetlerinin yeterince yürütülüp yürütülmediği konusundaki izlenimleriniz nelerdir?
Bizim gittiğimiz Ardahan ili ve ilçelerinde cami görevlisi sayısının yeterli olduğunu gördük. Köylerinde de hemen hemen boş kadro olmadığını öğrendik.
il ve ilçe müftüleri görevlerinin başında. Kendileri genç ve hizmet aşkı ile dolu arkadaşlarımız. Halkla diyalogları gayet iyi, dini ve dinin esaslarını anlatmada sıkıntı çekmiyorlar.
Yapılan hizmetin en iyi olmasını arzu ederiz. Bu manada ta- biiki bazı eksiklikler var. Görevlilerimiz devamlı kendilerini dini bilgi bakımında yenilemeli, bilgilerine yeni yeni bilgiler katmalı, anlatacakları mevzulara iyi hazırlanmalı, aktüaliteyi iyi takip ederek vazife yapmalıdırlar.
Bu arada Kur’an kursu öğreticisi açığının olduğunu gördük. Vatandaşlarımıza Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler öğretecek erkek ve bayan öğretici açığı bulunmaktadır. Bu açığı bugün için cami görevlilerimiz kapatmaya çalışmaktadır.
Önemle üzerinde durmamız gereken bir diğer konu da vaiz açığı. Bölgede vaiz açığı var ve bu açık inşallah bir an önce doldurulacak. Çünkü irşad görevinde vaizlerimiz önemli bir fonksiyon icra ediyorlar.

Sizce verimli ve kalıcı bir irşad hizmetinin olabilmesi için neler gereklidir?
Sorunuzla alakalı söylenecek pek çok şey var. Ama fazla ayrıntıya girmeden belirtelim ki, irşad hizmetinin kalıcı ve verimli olmasını sağlayacak faktörler arasında öncelikle bu hizmeti yürütecek liyakatta olmak gerekir. Çevresinde, yasadığı muhitte İslamiyet’i anlatmada, yasamada, temsil yönünden tam bir örnek şahsiyet olmak çok önemlidir. Bu vasıfları taşıyan bir insan anlattığı mevzularda etkili olur, faydalı olur.
Bunlara ilave olarak söyleyelim ki, görev yapılan bölgenin şartlarının da iyi bilinmesi gerekir. Biliyorsunuz Türkiye’miz yedi bölgeden ibaret ama," şartlar itibariyle farklılıklar bazen aynı bölge, aynı il ve ilçeler, hatta köyler arasında bile mevcut. Her bölgenin kendine has örfü, adeti, gelenekleri var. Din hizmeti veren bir insan öncelikle ve önemle bu hususları iyi anlamak durumundadır. Aksi halde faydalı olmak zordur. Eğer o yöre vatandaşımızı iyi tanırsak, mesajımızı da iyi ulaştırmış oluruz.
Bunların yanında, her bölgenin kendine göre öncelikli meseleleri var. Bunlar üzerinde de durarak o bölgenin dini, sosyal, ekonomik yönden ilerlemesine yardımcı olacak yolları göstermeliyiz. Belirtmeye çalıştığım bu hususlara riayet edilirse, irsad hizmetinin verimli olacağına inanıyorum.

Yapılan hizmetlerin milli birliğimize ve bütünlüğümüze olan katkısı nelerdir?
Dinimizin toplumu birleştiren, kaynaştıran, kucaklaştıran, kardeşlik duygularını kuvvetlendiren bir din olması yönüyle vatandaşa güzel bir us- lupla yaklaşılırsa, elbette sonuç çok hayırlı olmaktadır ve olacaktır.

Mahallindeki görevlilerin yaptığı irşadla, kısa süreli irsad ekiplerinin yaptığı irşadı değerlendirmenizi rica edebilir miyiz?
Tabii ki, mahallinde görevli birinin yaptığı irşadla diğeri arasında bir takım farklılıklar var. Mahallindeki görevli kişi toplumla daha bir içiçedir. Vatandaşımızın sevinçli gününde, kederli gününde hep birliktedir. Düğününde, bayramında, sünnet günlerinde, cenaze definlerinde hep yanındadır. Bu bakımdan esas görev daimi görevliye düşer. Bu arada görevlimiz yaşantısıyla örnek olursa, bu şekilde de irşad yapmış olur. Bizim gibi ekiplerin bu hizmete katkısı ise vatandaşla diyalog açısından faydalıdır. Problemlerini daha yetkili birine aktarmaları yönüyle yararlıdır.

Son olarak eklemek istediğiniz var mı?
O bölgedeki terör belasının hemen hemen tamamen bitmiş olmasından çok mutluluk duydum. Onun dışında o insanlarla diyalog kurup anlaşmış olmak, sohbet etmiş olmak, bir değerlendirme yapmış olmak bizim açımızdan faydalı oldu. Bu bölgedeki müftülerimizi ve mülki amirleri din hizmetleri konusunda fevkalede gayretli insanlar olarak gördüm. Bu sebeple Ardahan Valisi Sayın Ali GÜNGÜR Bey’e, il müftümüze, kaymakamlar ve ilçe müftülerimize ve bütün görevlilerimize çok teşekkür ediyorum.

Mehmet GÜRLER
Başkan Yardımcısı

Efendim Başkanlığımızın zaman zaman ülkemizin muhtelif bölgelerinde düzenlemiş olduğu irsad programlarının genel bir değerlendirmesini yapar mısınız?
Diyanet işleri Başkanlığı olarak, başkanlık, yurtdışı ve taşra teşkilatlarıyla biz bir bütünüz. Tabii ki hizmetleri yürüten taşra teşkilatları ve yurtdışı teşkilatlarımızdır. Yani hizmet birimleri içerisinde ilçe müftüleri, Kur’an kursu öğreticileri, imam-hatipler, müezzinler ve diğer görevliler bulunuyor. Onlarla sık sık diyalog halinde olmak gerekir. Hizmetlerin daha verimli, daha sağlıklı yürütülebilmesi için gerek irşad hizmetleri, gerekse eğitim hizmetleri ile ilgili olarak taşra ile devamlı irtibat halinde bulunmak, hizmetteki verimliliği artırmak için gereklidir. Biz, Din Hizmetleri Dairesi Başkanı Abdurrahman KAHYAOGLU ile birlikte Kars’a gittik ve son derece de faydalı oldu.

Gittiğiniz il ve ilçelerdeki irsad hizmetlerinde eksiklikler var mı? Varsa bunları asmak için önerileriniz nelerdir?
Ülkemizin her bölgesi aynı değil. Birçok yönden farklılıklar var. Batıdaki bir Kur’an kursuyla, doğudaki Kur’an kursu bir değil. Batıdaki imkanlar muhakkak ki daha iyi; bu imkanlar her bakımdan bütün hizmetlere yansıyor. Aradaki fark daha giriş kapısından başlayıp, sınıf düzenine, oturma sıralarına, dekorasyona kadar yansıyor. Din görevlileriyle toplantılarda bir nikah meselesi vardı. "Nikah meselesi nedir? Resmi nikah kıymadan bize geliyorlar. Bu durumda ne yapmalıyız.” gibi sorular soruldu. Evvela resmi nikah, sonra dini nikah yapılacak. Neden önce dini nikah kıydırmak istiyorlar? Kimisinin resmi kaydının olmadığı, kimisinin yaş durumlarının tutmadığı gibi bazı arızaların olduğu söylendi. Biraz da nedense resmi nikahtan, bürokrasiden çekiniyorlar. Bazı sıkıntıların gederilmesi için biz uyarılarda bulunduk. "Siz onları uyarın, eğer resmi nikah olmazsa kadının bir takım hakları zayii oluyor.” dedik. Hakların zayi olmasına mahal vermemek için resmi nikah yapılması gerekir.

Kadro durumları hakkında neler söyleyeceksiniz?
Gittiğimiz bölgede hiçbir ilçede vaiz olmadığı gibi, il merkezinde de yeterli olmadığını gördük. Bugüne kadar vaizlerimizin sayılarındaki azalmada maaş yetersizliği sebep teşkil ediyordu. Simdi ise son düzenlemelerle vaizlerin maddi durumlarında iyileştirmeler oldu. İnşallah bundan sonra bu boşluklar doldurulacaktır.

Yapılan irsad hizmetlerine gösterilen ilgi nasıldı?
Halkımızın din görevlilerine karsı son derece ilgisi, sevgisi var. Bunu her yerde gördük. Cuma günü çok büyük bir cemaat vardı. Cumartesi günü konferans verdik, salon tıklım tıklım dolu, bir çoğu ayakta idiler. Akşam yerel bir televizyonda soru-cevap seklinde program yaptık. Halk telefonla memnuniyet ve sevgilerini belirtiler. Pazar günü bir ilçemize gittik, cami ve konferans salonu doldu tastı. Özellikle değerli Valimiz, mülki amirlerimiz bu çeşit hizmetlerin son derece faydalı olduğunu, irsad programlarının daha yoğun yapılmasının büyük faydalar sağlayacağını ifade ettiler.

Bölgedeki Diyanet görevlilerinin hizmetleriyle halka istenilen düzeyde ulaştıkları söylenebilir mi?
Özellikle vâzların geniş bir alana ulaşması için merkezi sistem kurmuşlar. Aşağı yukarı 50-6G km.lik bir sahaya vâzlar ulaştırılabiliyor, evlerden dahi dinlenebiliyormuş. Ama yine de görevlilerimiz bütün gayretleriyle bu görevi yapmaya çalışıyorlar. Biz bazı köylere gittik. Köylülerin imama karsı gayet saygılı olduklarını ve imamdan son derece memnun kaldıklarını gördük, inşallah diğerleri de aynıdır. Tabi okuyan, araştıran, durmadan bilgisini yenileyen imamlarımız yanında araştırmaya, kendini geliştirmeye gayrette tembellik gösterenlerin olduğu da bir gerçektir.

Din hizmetinin daha verimli yapılmasında eğitimin öneminin büyük olduğunu biliyoruz. Bu konuda neler söylersiniz?
Eğitim hizmeti her tarafta önemlidir. Ama bizde daha önemlidir. Biz din hizmeti götürüyoruz. Din hizmeti hassas bir hizmettir. Hata kabul etmeyen bir hizmettir. Kurum ve kuruluşlarda hata olabilir. Yaptıkları hatalar mevzidir. Din hizmetinde yapılan hatanın telafisi mümkün olmaz. Hoca bir yanlışlığı söylediği zaman o dalga dalga her tarafa yayılır, insanların yanlış yapmalarına sebep olur. Onun içindir ki din hizmeti götürürken yeterli eğitim almış olmak büyük önem taşır. Bunun için de görevlilerimiz kendilerini her konuda iyi yetiştirmeleri gerekiyor. Kitap, dergi, gazete, aktüel konularla iç içe olmalıdırlar.
Eğitim üzerinde ısrarla duruyoruz. Eğitim merkezlerimizde zaman zaman kurslar düzenliyoruz. Tabii ki 80 bin din görevlisinin hepsini kısa zamanda eğitimden geçirmemiz mümkün değildir. Son bir çalışmamız oldu. illere yazı gönderdik. Eğitimin mahallinde yapılmasını istiyoruz. Görevlilerimizin hangi yönde eksikleri varsa o konularda kursa tabi tutulmalarını istiyoruz. Yetersizlikleri bu şekilde asmaya gayret ediyoruz, ileride de imamlarımızın beşeri münasebetler konusunda yetiştirilmelerini amaçlayan projemiz var. inşallah bu projeyi tahakkuk ettirirsek, fevkalade iyi bir çalışma olacak.

Sami USLU
Başkan Yardımcısı

Efendim! Geçtiğimiz Mart ayı içinde Van ili ve ilçelerinde katıldığınız irsad programı hakkında bilgi verir misiniz?
Bu programlar, bizim Başkanlığımıza bağlı, Din Hizmetleri Dairesi Başkanlığı planlıyor, koordine ediyor. Öteden beri Türkiye’nin her bölgesine irsad ekipleri gönderiliyor ve bu da çok verimli oluyor. Bu ekipler daha çok Başkanlığımızın yetkili kişilerinden oluşuyor ki bunun faydası büyük. Çünkü bölge halkı bir takım dini problemlerini yetkililere iletmekten ayrıca memnun kalıyor.
Bizim ziyaretlerimizde çok güzel şeyler oldu. Değerli Valimiz ve mülki amirlerimizle temaslarımız oldu. Askerlerimizle görüşmelerimiz oldu. Bütün görevlilerimizle toplantılarımız oldu. Cuma namazında vatandaşlarımıza seslenme imkanımız oldu. Bütün camiler merkezi ses sistemiyle bir camiye bağlı olduğu için, sayı olarak hitap ettiğimiz kitlelerin sayısını bilemiyorum. Konferanslar verdik. Van’ın Gevaş, Edremit, Muradiye, Erciş, Çaldıran ilçelerine gittik. O bölgedeki müftülerimizi çok iyi gördüm. Bazı görevlilerimizde kıraat ve mesleki bakımından eksiklikler var. Bu eksikliğin giderilmesi için müftük- lerimiz hizmetiçi eğitim kursları düzenliyor. Onların eğitilmesi istikametinde çalışmalar yapılıyor. Van’ı huzurlu bir çalışma içerisinde gördük. Çok memnun döndük.

İl ve ilçelerde yeterli vaiz kadrosu var mı?
Van ve ilçelerinde hiç vaiz yok. işte en büyük sıkıntımız bu. Onun için gitmeden önce Van’ı seçtik. Onlar da Vaiz’in olmadığından yakındılar, şikayet ettiler. Su anda Türkiye genelindeki vaiz sayımız yaklaşık 300’dür. Fiilen dolu kadro sanıyorum 294’tür. Halbuki bos kadrolarımız 1500 civarındadır. Kadrosu bos olan yerlere süratle vaiz tayin edeceğiz.

Bölgede görev yapan görevlilerimizin daha çok hangi konularda sıkıntı çektiklerine tanık oldunuz?
Sunu memnuniyetle söyleyeyim, görevlilerimizin kılık kıyafetleri son derecede düzenliydi. Görünüşleri bir din görevlisine yakışır şekilde itimat telkin ediyor. Bu arada bazı camilerin görevlisinin olmaması sebebiyle doğan boşluğu doldurmaya çalışanların olduğunu öğrendim. Tabii bunlar içerisinde yanlış düşüncede olan, halkımıza yanlış bilgi verenler de varmış. Teşkilatımızın öncelikle bu boş kadrolara atama yapması gerekmektedir. Şüphesiz bizim görevlilerimiz bu yanlış görüşlerin dışındadırlar ve güzel hizmet veriyorlar. Onlar da bunlardan şikayet ettiler. O halde oradaki hizmetlerimizi halkımızın doğru bilgilendirilmesi üzerinde teksif etmemiz lazım. Bu konuda bir misal vereyim. Ben orada iken dinimizin şehitlik konusundaki ölçülerinin bir takım kimselerce yanlış yorumlandığını duydum. Bu yanlışlıkları basta müftü ve vaizlerimiz olmak üzere tüm Başkanlık görevlileri düzeltmek ve doğru olanı anlatmak için çaba harcıyorlar.

Bölge halkının irşad hizmetlerine ilgisi ve katılımı konusundaki izlenimlerinizi alabilir miyiz?
Ben şahsen son derece memnun kaldım. Halk son derece heyecanlı. Bizim konuşmalarımızı pür dikkat dinliyor. Oradaki vatandaşlarımız terörden, bölücülükten son derece rahatsızdırlar. Tabii milli birlik ve beraberliğe hasret oldukları anlaşılıyor. Ülkemizde birlik, beraberlik, bütünlük içerisinde yaşamak için dua ettiklerine şahit oldum.

Günümüzdeki irsad hizmetlerinin bir değerlendirmesini yapar mısınız?
Kanaatimce bugünün irşad hizmetinde eski vâz tekniğinden ziyade televizyonlarla yapılan yayınlar çok önem taşıyor. Bizim yaptığımız vâz hizmeti de muhakkakki çok güzel bir hizmettir. Ama artık metodun diğişikliğe uğraması lazım. Medya vasıtasıyla, televizyon kanallarıyla, devletimizin tahsis edeceği kanallarla, süratle o bölgeye yeterli derecede irsad hizmetini ulaştırmamız lazım. Orada yerel bir televizyonda bir saatlik bir konuşma yaptım. Program esnasında bir hayli sorular geldi. Bundan da anlaşılıyor ki, bizim yaptığımız konuşmalar vatandaşlar tarafından merakla takip ediliyor.

Son olarak söylemek istedikleriniz var mı?
Çok önemli bir konuyu vurgulamak istiyorum. Doğuda hizmet yapan devletimizin bütün görevlilerinin gün sayar gibi görev yapmalarından rahatsız oldum. Oralar da buralardan geri kalmayacak kadar gelişmeler kaydetmiş. Doğudaki yatırımlar ve hizmetler küçümsenmeyecek derecededir. Ben batının bir çok yerine de gittim. Yollar son derece bozuk. Ama orada yollar çok güzel. Hiç bir sıkıntı söz konusu değil. 0 zaman gerek Diyanet, gerek diğer devlet görevlilerinin görev yaparken bu devletin varlığı, birliği ve bütünlüğü için azami olarak çalışmalıdırlar. Hangimiz olursak olalım, huzur içinde görev yapmamız lazım. Devletimizin bütün kademeleri bu ruh hali için de olması lazım. Benim en büyük tavsiyem, teklifim bu.

Haşan Şakir SANCAKTAR
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi

Efendim! Başkanlığımızın irsad hizmetlerindeki temel gayeyi açıklar mısınız?
Dini irşadla ilgili hizmetler uzun yıllardan beri yapılıyor. Diyanet işleri Başkanlığı, çeşitli illere ekipler göndererek hizmeti yapmaya gayret ediyor. Daha ziyade vaizi, müftüsü az olan yerlere gidiliyor. Bazan ihtiyaç durumuna göre öncelikle seçilen illere gidiliyor.Bu bazen güney, bazen kuzey illerimiz oluyor; bazı defalar da doğu, batı oluyor. Başkanlığımız yurdun her kösesine düzenli, programlı olarak dini hizmet verme çabası içinde bulunuyor. Bu hizmetler mutlaka faydalı oluyor. Gaye o bölgedeki dini meseleleri çözümlemek, oralarda yasayan cemaatin dini ihtiyaçlarına cevap vermektir. Bu da birlik ve beraberliğin temininde faydalıdır.

Bildiğiniz gibi bölgeler arası örf, adet ve dini hayatta az da olsa bir takım farklılıklar var. İrşad vazifesi yaparken bu farklılıklar da göz önüne alınarak nelere dikkat edilmelidir?
Bu, memleketimizin bütün illeri için söz konusudur. Dini bilgi yanında dini kültür de gereklidir. Dini meselelere vukufiyetin yeterli seviyede olması gerekir. Mesela hak mezhepler arasındaki bir takım farklılıklar fazlaca büyütülmemelidir. Cemaata din anlatılırken mutedil bir üslupla yaklaşılmalıdır. irsad görevi yapanlar bıktırmadan, usandırmadan, nefret ettirmeden yaklaşmalıdırlar. Her zaman dinimizce güzel olanı, aşırılığa kaçmadan, ifrat ve tefride düşmeden anlatmak uygun olanıdır.

Bildiğiniz gibi irşad vazifesi görürken yeterli bilgiye sahip olmak, meselelere ilmi yönden yaklaşmak önem arzetmektedir. Siz bu mevzuda neler söylemek istersiniz?
İrşadı, Kur’an-ı Kerim’e, Sünneti seniyyeye, fukahanın anlayışı ve anlatısına uygun olarak yapmak lazımdır. Kur’an-ı Kerim’de, hadisi şerifte ne buyruluyorsa, müçtehidler onu uygulama haline getirmişlerdir. İste bu anlatılmalıdır. Müslümanlığı anlatırken milleti sakıntı ve zora sokmamak gerekir. Din hizmeti veren kisi dinin orjinal meselelerini bilmesi lazım. Yani sahih kaynaklara dayanarak, hurafat ve biatlardan uzak durararak vazife yapmalıdır, ilmi ölçü, temel ölçü olmalıdır.

Din hizmeti yapanlara tavsiyelerinizi alabilir miyiz?
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) buyuruyor ki: "Aman dinde aşırı gitmeyin". Yani vasat olarak islamı yasayın. Dini dar bir noktaya çekmeyin. Yani kolaylık göstermek esastır. Siz İslam dininin orjinaline uygun hareket etmezseniz, dinle çelişirsiniz. Dine bidat, hurafat girerse, yasanmaz hale gelir, ü zaman müslümanlar gelişen ilimle, teknolojiyle de uyum sağlayamazlar. Müslümanlar geri kalır. Bir buçuk milyar İslam alemi var. Bunların geri kalmasının sebebi dini orjinal olarak bilememe; gelişen teknolojiyi takip etmemeleridir. Yani dünyayı terketmisler. Aslında dünyadaki gelişmelerde mümin olanların mümin olmayanlardan geri kalmaları haramdır. Bir müslümanın yasadığı dünyada teknolojik seviyeye ulaşması farzdır. Bir farzı islememek demek harama düşmek demektir. Atoma karsı saban taşı ile karşılık vermeye çalışmak çok gülünçtür.
Dinin orjinalinde birleşirsek, muasır teknolojide birleşirsek yapamayacağımız hiç bir şey yoktur. Birleşemezsek yapacağımız faydalı bir sey de yok demektir.

Gittiğiniz bölgelerdeki hizmetlerle ilgili olarak söylemek istedikleriniz var mı?
Gittiğimiz Erzincan ilinde mahalli televizyonlarında bolca konuştuk. Vatandaşlarımız, cemaatimiz televizyon kanallarını arayarak bir çok sorular sordular, irsad hizmetlerinin bilinçli bir şekilde devam etmesi, yurdumuzun her tarafına ulaşılması, bütün vatandaşlarımızın dini, milli her bakımdan bilinçli hale getirilmesi şarttır, inşallah bu devam edecektir. Milletimiz ve memleketimiz için faydalı olacağına inanıyorum. Cenab-ı Hak, başta İslâm alemine, hatta bütün insanlığa, ilimde, Hakta buluşmayı, kaynaşmayı, huzur ve barısı lütfettin inşallah.

Şükrü ÖZBUĞDAY
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Sayın Hocam! Din hizmeti içerisinde irşad hizmetinin yeri ve önemi hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Bildiğiniz gibi Başkanlığımızın kuruluş amacı, toplumu din konusunda aydınlatmaktır. Bu yetki ve görev Başkanlığımıza verilmiştir. Bu yetkiye dayanarak Başkanlığımız yurdumuzun çeşitli bölgelerinde irşad programları düzenlemekte ve bu amaçla irşad ekipleri göndermektedir. Ben de ekipte Din Eğitimi Dairesi Başkanı Şükrü ÖZTÜRK’ le beraber Erzurum ilinde görev aldım. Camilerde vâz ettik. Yörenin din konusundaki problemlerini öğrendik. Vâzlarımızı öğrendiğimiz sıkıntılar üzerine yoğunlaştırdık. Mahalli basın-yayın araçları vasıtasıyla halkımıza dinimizi anlatmaya çalıştık.

İrsad programınızı daha ziyade hangi mekanlarda yaptınız?
Ben buradan, Erzurum Müftümüze teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten her tedbiri almışlar, mahalli televizyonlarla irtibat kurmuşlar; onlardan bizim için randevu almışlar. Ayrıca ilin ve ilçelerin büyük camilerinde vâz ve irşad programı düzenlemişler. Bu arada görevlileriyle toplantıyı irsad programına tesadüf ettirmişler. Bu sebeple imam-hatip, müezzin-kayyım ve K. Kursu öğrencileriyle toplantı yapma imkanımız oldu.

Efendim, irşad hizmetinin faydalı ve kalıcı olması için daha çok hangi metod izlenmeli?
Bu, gerçekten üzerinde durulması gereken bir konu. İnsanlar tabiatları icabı, her zaman irşada muhtaçtırlar. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in yaptığı irşad görevini alimler, din görevlileri yapacaklar. Bunlar Peygamberlerin varisleri durumundadırlar. Elbetteki onların irşad hizmetlerindeki takip etmeleri gereken usül, Hz. Peygamberin (s.a.s.) irşad metodu olmalıdır. Benim müşahede ve tesbitlerime göre irşadı yaparken usulde bazı hatalarımız var. Bu da Peygamber Efendimizin dinimizi anlatmakla ilgili tavsiyelerini takip edemeyişimizden kaynaklanıyor. Görevlilerimize bunu toplantılarda ifade ettim. Daima kendilerini yetiştirmelidirler. En büyük eksikliklerimizden birisi de budur. Görevliler devamlı okuyup bilgi ve kültür seviyelerini cemaatlerinin kültür seviyelerinin üstünde tutmalıdırlar.

Dinimizin birlik ve beraberliğe, kardeşlik ve dayanışmaya büyük önem verdiği hepimizin malumudur. Bu hususta neler söyleyebilirsiniz?
Gerçekten dinin milli birliğimiz ve bütünlüğümüz açısından rolü son derece önemlidir. Kur’an-ı Kerimde Cenab-ı Allah: "Allah’ın sağlam ipi olan Kur’an’a sarılın, ayrılığa, tefrikaya düşmeyin" buyuruyor. Tefrika veya ayrılık, milleti yok eden, milletleri tarih sahnesinden silen çok önemli bir etkendir. Onun için milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy da ne güzel söyler:

"Girmeden bir millete tefrika düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler,
onu top sindiremez."

Milli birlik ve beraberliğin sağlanmasında, dinimizin son derece önemli rolü ve katkısı vardır. Yüce dinimiz tevhid dinidir. Birlik beraberlik dinidir. Yeter ki biz dinimizin bu özelliğini cemaatimize iyi anlatabilelim. Bu konudaki emirleri, tavsiyeleri, güzellikleri halkımıza -yeterince ulaştıramadığımız için, halkımız arasında kopukluklar olabiliyor. Bir kere daha ifade edeyim ki, bu hususları iyi anlatmak hayırlı sonuçlar doğuracaktır.
Yaşar İŞCAN
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi

Sayın Hocam, irşadın mana ve hikmeti konusunda neler söylemek istesiniz? Kısa bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Kur’an-ı Kerim’de: "Öğüt ver, doğrusu öğüt müminlere fayda verir." (Zariyat: 55) buyurulmaktadır. Peygamberimiz de: "Din nasihattir." buyurmuşlardır. "Kim için nasihattir?" diye sorulduğunda: "Allah için, O’nun kitabı ve peygamberi için, müslümanların önderleri ve bütün müslümanlar için nasihattir." buyurmuşlardır. (Müslim, cilt 1. s. 74)
Müslümanlar cahil kaldıkça Allah’a karşı, O’nun kitabına, peygamberine, büyüklerine ve toplumdaki tüm insanlara karşı görevlerini unutur, şahsiyetlerini, milli kimliklerini, milli gururlarını kaybederler. Bu hale gelmiş bir toplum artık iç ve dış düşmanların menhus emellerine kolayca yem olur ki, bir millet için bundan daha vahim bir tehlike tasavvur edilemez.
Efendim, gittiğiniz il ve ilçelerde halkımızın yapılan irşad hizmetlerine olan ilgisini nasıl buldunuz?
Gittiğimiz yörelerde halkımız Devletimizden. Diyanetimizden kendileriyle daha fazla ilgilenilmesini bekliyor. Çocuklarının din ve ahlak konularında yeterli derecede bilgilendirilmesini tarih ve kültürüne sahip çıkılmasını, gençliğin başıboş bırakılmamasını yöre halkı ısrarla istemektedir. Halkın, amiri, memuru, esnafı, talebesi, kadını, erkeği ile çeşitli salonlarda verdiğimiz konferansları ilgi ile takip ettiklerini gördük; memnuniyet ifade eden sözlerine tanık olduk. Toplumun tavanı ile tabanının bütünleşmesini ve diyalog eksikliğinin giderilmesini arzu ettiklerini ifade ettiler. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu tür hizmetlerinin artırılmasının faydalı olacağını belirttiler.