Makale

Tol Medrese Bir Zamanlar Üniversiteydi...

“Tol Medrese”
Bir Zamanlar Üniversiteydi...

Hüseyin YILDIRIM
Ermenek Müftüsü

Ermenek Hakkında
Kısa Bilgi

Şehrin ismi ile ilgili üç rivayeti öncelikle belirtmek isterim.
Ermenek, M.S. 30 yılına kadar “Maraspolis” veya “Rasassa” adı ile anılmaktadır. M.S. 30 yılında da şehri zapt eden Romalı komutan Germanikus’a izafeten “Germanicepolis” adı verilmiştir, Zamanla Germanicepolis-Germenik- Germenek- Ermenak ve Ermenek olarak değiştiği sanılmaktadır.
Başka bir görüşe göre; Ermen-ek” kelimelerinin Uygurca anlamlarına dayanarak “Kahraman adamın yeri” manasına geldiği bildirilmektedir. Yörede üzüm bağları çok olduğundan bir rivayette “Irem-nak" “Bağı- İrem” Cennet bağları anlamına geldiği savunulmuştur.
Ermenek İlçesi doğusunda Mut, batısında Alanya, güneyinde Anamur ve Gülnar, kuzeyinde Karaman merkezi ile sınırdır. Göksu ırmağının en büyük kolu olan Ermenek çayı kenarında kurulmuş ve hep merkez olmuş bir yerleşim yeridir.
Tarihi olarak Klikya, bugün Taşeli denilen bölgenin merkezindedir, Tarih boyunca Isauria (iç Klikya) denilen Ermenek çayı vadisinde, bugün bir çoğunun izi kaybolmuş 10’dan fazla şehrin varlığı kaynaklarda zikredilmektedir.
Ermenek ve çevresinde ilk yerleşim yerlerinin başlangıcı meolitik, hatta mezolitik çağa kadar indirilmiştir. Ermenek’te sırayla önce Hatiler, (Ön Hititler) Hititler, Frigler, Asurlar, Babiller, Persler yaşamıştır. M.Ö. 33’te Büyük İskender yöreye hakim olmuştur. Uzun zaman Romalıların elinde kalan Ermenek, M,S, 395’de Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesiyle Bizans topraklarının içinde kalmıştır.
Emeviler Döneminde Seyylt Battal Gazi Afyon’a kadar ilerlediğinde Ermenek’i de almıştır. Daha sonra Bizans’ın eline geçer. Halife Mu’tasım döneminde Abbasiler tekrar Ermenek’e hakim olarak 50 yıl idare etmişlerdir.
Daha sonra Türklerin Anadolu’ya gelişiyle (1115 -1116) yıllarında Oğuzların Karama- noğlu oymağı Nure Sefi başkanlığında Ermenek ve çevresine yerleşirler. Ermenek’i merkez ittihaz ederler(Karamanoğulları Salır veya Afşar boylamdandır).
Karamanoğullarından Nure Sefi’nin oğlu Kerimüddin Karaman Bey 1256 yılında başa geçince Larende (Karaman)’yi fethetmiştir. Karaman’ı merkez (başkent) yapmıştır. Fakat Ermenek önemini yitirmemiş, yazlık ve önemli bir askeri üs olarak kullanılmıştır. Karaman Bey Bal- kusan Köyü’nde medfundur. Balkusan Ermenek’e bağlı Karaman-Ermenek yolunda bir köydür.
Ermenek, 1466 yılına kadar Karamanoğulları’nın elinde kaldı. Bu tarihte Osmanlıların yönetimine geçti. 1845 yılına kadar Karaman livasının kazası olarak kalan Ermenek, bu tarihten sonra İçel sancağının merkezi oldu. 1908’de İçel’in kazası oldu. 1917’de Konya’ya, 1989’da da Karaman’ın il olmasıyla Karaman’a bağlandı.

TOL MEDRESE Banisi
Tol Medrese Karamanoğulları döneminde, 1339 yılında Bedrettin Mahmut Bey’in oğlu Emir Musa Bey tarafından yaptırılmıştır.
Giriş kapısı üzerindeki 70x35 cm, ölçüsündeki kitabede;
“Enşe’e hazihil medresetel mübarekete el emirül kebi-ru el âlimül Gazi Baha-üd Dünya Veddini Musa Ibni Mahmut Karaman-Fi seneti erbaine ve seb’a mietin” yazılıdır. “Bu mübarek medreseyi 740 miladi yılında Gazi, ibadet eden, bilgin ve büyük emir Karamanoğlu Mahmud oğlu din ve dünyanın zineti Bahaüd-din Musa yaptırdı.”
Orta Toroslarda Türk-lslâm medreselerinin ilki olması nedeniyle değeri ölçülemez.

Mimari Planı
Medrese yerinin seçimi bir söylentiye göre; kesilmiş keçi ve koyunların çiğerleri Ermenek mıntıkasında değişik yerlere asılmış, ciğerlerin bozulma süreleri şehircilik açısından değerlendirilerek en son bozulan ciğerin, yeri olan Gülevse Pınarı denilen çok güzel kaynak suyun bulunduğu yere medresenin yapılmasına karar verilmiştir.
Medrese avlusunun üzeri açıktır. Açık medrese tipinde- dir. Giriş kapısı taç kapı (Portal) denilen eski Türk mimarisine uygun inşa edilmiştir. Kapı doğuya bakmaktadır. Giriş kapısının bulunduğu cephe 28 metre uzunluğundadır. Yan cephe ise 26,70 metre uzunluğundadır.
Genişliği 4.5 m. yüksekliği 10 metre olan taç kapının içeriye açılan kemerli kapısının genişliği 1.40, yüksekliği 2 metredir. Siyah ve beyaz renkli dokuz parça mermerden zıvanalı şekilde örülmüş olan giriş kapısının kemeri üzerinde sağ ve sol mihrapçıkiarın tepe seviyesi hizasında 60-70 cm. boyutlarında bir pencere vardır. Pencere, taç kapının hemen arkasında mevcut olan kapıcı odasına aittir. Taç kapı dantel gibi işlenerek süslenmiştir.
Taç kapıdan girince, üzeri açık 8x8.40 metre boyutlarında iç avlu mevcuttur.
İç avlunun ortasında zemine gömülü 3x3 metre ölçülerinde bir havuz vardır. Havuzun tabanında güney-batı köşesinde bir yıldız işareti vardır.
İç avlunun doğu, kuzey ve güney çevresinde sütunlarla çevrili revaklar vardır. Revakları meydana getiren sütunlar silin- diriktir. Yekpare taştan yapılmıştır. Sütunların çevresi iki metre, yüksekliği 210 cm, kadardır. Sol tarafta dört, sağda üç, giriş(doğu) kısmında iki olmak üzere dokuz sütun vardır. Sütunların başlığı son derece sadedir. Ters konmuş kesik dörtgen pramit şeklindedir.
Üzeri tonozlarla örtülü olan revakların sağında üç, solunda dört adet talebe odası vardır. Talebe odalarının genişliği 2.20 metre, uzunluğu 4.5 metredir. Odaların üzerleri tonoz şeklinde kapatılmıştır. Talebe odalarının mazgal tipinde pencereleri vardır.
Batı cephesinde avlu zemininden yarım metre kadar yükseklikte büyük eyvan yer almaktadır. Üzeri sivri karakterde tatlı bir tonozla örtülüdür. Bu büyük eyvanın genişliği 7.60 m. yüksekliği (çatıya kadar) 9.10 m, dir.
Bir de kuzeyde küçük eyvan mevcuttur. Müderrish’anenin kapısı bu küçük eyvanan açılmaktadır. Bunun da önü açık ve zeminden biraz yüksektedir. Bu küçük eyvanın penceresi yoktur. Üzeri yuvarlak tonozla kaplıdır.
Taş kapının sağında ve solunda simetrik olarak iki oda daha vardır. Sol köşedeki oda medresenin mutfağıdır. Burada orjinal taşıyla bir ocak bulunmaktadır. Bu iki odanın da üstü tonozla örtülüdür.
Batı taraftaki büyük eyvanın sağında ve solunda iki büyük müderrishane vardır. Her iki müderrishanenin üzeri pondantifler üstüne oturtulmuş, yuvarlak kubbelerle örtülmüştür. Sol tarafta olan oda türbe olarak kullanılmıştır.
Soldaki odanın güneye ve batıya açılan iki penceresi ile eyvana açılan bir penceresi daha vardır.
Sağdaki müderrishane odasında kuzeye ve batıya açılan iki, bir de eyvana açılan bir pencere mevcuttur.

Tarihi Seyri
Başlangıçta tamamen medrese olarak inşa edilmiş olan yapının eyvan kısmı mes- cid ve yazlık dershane olarak düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Eyvanın sağ ve solundaki odalar kışlık dershane olarak planlanmıştır.
Medrese, yapılış (1339) tarihinden sonra zaman içinde tamirat görmüştür. Kuzeyde bulunan küçük eyvanın üzerindeki bir kitabede H. 1120, M. 1611 yılında Şahin isimli biri tarafından tamir edildiği anlaşılmaktadır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü 1965-1969 yıllarında restore etmiştir. Bugün acilen tamire ihtiyacı vardır.

Eğitim Faaliyetleri
Karamanoğulları döneminde çevre yerleşim birimlerine de hizmet vermiş bir medrese (üniversite) olmuştur.
Kuruluş yıllarında Anamur, Gazipaşa, Alaiyye (Alanya), Karaman ve Karamanoğulları- nın diğer kariyerlerinden çok sayıda talebe yetiştirmiştir.
Kur’an ilimleri, Tefsir, Fıkıh, Kelam ilminin yanında, bidayette fen bilimlerinin de okunduğu tescil edilmiştir. Fen bilimlerinden, Matematik ve Astronomiye öncelik verildiği anlaşılmaktadır. Karamanoğulları döneminin büyük Türk bilgini Molla Veli’nin Tol Medrese’de müderrislik yaptığı bilinmektedir.
Osmanlılar döneminde ilçede Taşbaşı Medresesi, Tekke Medresesi kurulmuş fakat Tol
Medrese önemini aynen korunmuştur. Medreselerde Fen bilimleri son döneme kadar okutulmuştur.

Vakfiyeleri
Vakıflar, İslam-Türk kültürünün hep zirvede olduğunun işaretleridir. Medresenin banisi Musa Beyi’in vasiyeti ile başlayan medresenin vakıfları, Osmanlılar döneminde de çoğalarak devam etmiştir. Kanuni devri ilyazıcı defterinin 144. sayfasındaki kayıtlara göre Mahmut Bey oğlu Musa Bey, 760 yılı Ramazan ayı (M. 1344) içinde vefat etmiştir.
Musa Bey’in vasiyeti üzerine Ermenek Kadısı Seyfeddin oğlu Mevlana Gıyaseddin tarafından ilan edilen vakfiyeye göre aşağıdaki yerler medreseye gelir olarak vakfedilmiştir.
1- Ermenek’e bağlı Fariske (Göktepe) Başdere köyleri (Şu an yeni ilçe olan Sarıvelilere bağlıdırlar).
2- Mescidli Salur Köyü’nün yarı öşürü (Konya’ya bağlıdır, gelirin yarısı Konya’daki Celali- ye Türbesi’ne aittir).
3- Larende’ye (bugün Kara- man’da bir mahalle) bağlı sı- dırva çiftliği.
4- Ermenek’te medrese yakınındaki ceviz bahçeleri olan tarlalar Selçuk namlı araziler.
5- Medrese yanındaki hamamın tamamı (Bugün Ermenek Cumhuriyet okulunun bulunduğu yer).
6- Larende’de (Bugün Kara- man’da bir mahalle) Küçük zaviye mahallesinde bir arsa.
7- Medresede okuyan talebeler, müderrisler için mezarlık arsası. (Medrese yanındaki bahçe).
8- Kızılhöyük’te Paşa yeri olarak anılan çiftlik.
9- Üzüm bağları ve ceviz ağaçları olan Kovasinan yeri. (Bugün Kovastan olarak bilinmektedir,
10- Ermenek Görmel Kö- yün’de Paşa çukuru denilen yer.
11- Ermenek’te Emir Ahmet mülkü yanındaki yer.
12- Gargara köyü yakınında bir kısım tarlalar. (Bugün Gü- neyyurt Kasabası Yeni Mahalle sınırlarında kalmıştır).
13- Mut Medresesi yanındaki arazi.
14- Ermenek’te Kemer yeri, Çaltılı mevkii, Sultanbag altındaki yerler.
15- Ermenek Akmanastır (Gökçekent) köyünde Paşa bağı.
16- Gülnar ve Mut’a bağlı yaylalarda beş ayrı yerde 12 tarla ve bağ.
Bütün bu akarların yıllık geliri 7946 Akçedir.

Türbe Olarak Kullanılması
Tol Medrese’nin batısındaki- büyük eyvanın sağ ve solundaki odalar türbe olarak kullanılmıştır. 1950 yıllarında Almanlar tarafından yapılan kazılardan sonra mezar taşları ve sandukalar yok olmuştur. Alçı ve çinilerden hiç eser kalmamıştır.
Sadece mermer kitabelerden üç adet vardır. Mezarların yerleri yok edilmiştir. Sadece iki mezar yeri bellidir. Bu mermer kitabenin üzerinde sülüs ile Farsça yazılmış;
Bu dünyadan nice hanlar ge lip geçti.
Nice başbuğların köşkü ve tahtı dünya da,
Bu dünya kimseye baki değildir.
Baki olan sadece Allah’tır.
ifadeleri vardır. Kitabede başka tarih ve isim yoktur.
Diğer taş kitabenin ortasında sadece Allah yazılıdır. Geometrik şekillerle süslenmiştir.
İlk olarak, 1344 yılında vefat eden Musa Bey defnedilmiş, daha sonra yakınlarının defnedildiği bilinmektedir.

Bugünkü Hali
Tol Medrese 1965- 1969 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce restore edilmesine karşılık bugün çökme tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Daha önce 12 Kasım 1982 yılına kadar Halk Kütüphanesi olarak kullanılmıştır. Medresenin altına stad yapılmasından sonra zeminde hafif kayma olmuştur. Bina ortadan yarık olarak bugün himmet ve ilgi beklemektedir.
Bugün bakımsız ve harabe görünümü almak üzeredir. İbret ola!


-Dünü Bugünüyle Karaman, «.Yunus Emre Kültür Derneği Yayını. Baskı Arı Matbaası, Konya 1922.
-Bütün Yönleriyle Ermenek, Halit Bardakçı, 1976.
-Ermenek İlçesi, Doç. Dr. Kamil lllsulu. -Anadolu Beylikleri, I. Hakkı Uzunçarşı- lı.
-Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Cilt 11,
-Balkusan Köyü ve Karamanoglu Mahmut Bey’in Hayatı, Bedri Izal.
-Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Cilt 11.