Makale

T. D. V. İSLAM ANSİKLOPEDİSİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER

T. D. V. İSLAM ANSİKLOPEDİSİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER

Doç. Dr. Ahmet COŞKUN
E.Ü. ilahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

Kasım 1990’da çıkan Diyânet Gazetesi’nde (Sayı: 381), Türkiye Diyânet Vakfı’nca yayınlanmakta olan İslâm Ansiklopedisi hakkındaki bazı düşünce ve duygularımızı dile getirmiş, o vesile ile de bazı maddelerini hemen okumanın gerektiği üzerinde durmuştuk. Karşılaştığımız birçok arkadaş ve dostlar yazıda tavsiye edilen maddeleri hep okuduklarını söylemişlerdi. Bu arada önemli bir mevkide bulunan bir arkadaşım da aynen şöyle demişti: "Ben, İslâm Ansiklopedisine aboneyim. Fakat II. cildi ve III. cildin birkaç fasikülü çıktığı halde henüz hiçbir maddesini okumamıştım. Yalnız evde boş olduğum zamanlar, Ansiklopedi ciltlerini alıp karıştırır, resimlerine, hat sanatı örnekleri olan yazılarına bakar, bundan zevk alır, bununla eğlenirdim. Sizin yazı, en azından tavsiye ettiğiniz maddeleri okumak üzere bende çok ciddî bir ilgi ve heyecan uyandırdı Sizin tav
siye ettiğiniz maddeleri okuduktan sonra da duramadım. Daha bir çok maddeleri de inceledim. Ama beni, sizin tavsiye ettiğiniz maddelerden daha çok etkileyen maddeler ile de karşılaştım. Meselâ "Ağlamak" maddesi bunlardan biridir."
Doğrusu, bu itiraflar ve memnuniyet ifadelerinden duygulandım. Müteakip ciltler çıktıkça kendimce çok önemli ve çarpıcı bulduğum maddeleri tanıtma maksadıyla tespit etmekten geri durmadım. Bu arada ilk ciltlerden daha önce almadığım bazı maddeleri de bu yeni maddelere eklemek zarureti doğdu. Dolayısıyla bu ciltleri de yeniden gözden geçirdim. Şimdi VIII. cilt de çıkınca baktım, bu tür maddeler oldukça yekûn tutmaktadır. Adı geçen yazımın bir devamı olarak bu maddelerle ilgili düşünce ve duygularımı okuyucularımızla paylaşmak istedim. Seçtiğim bu maddelerden bir kısmı, günlük hayatımızda sık sık kullandığımız; fakat çoğu, hakkında pek az bilgiye sahip olduğumuz maddelerdir: Besmele, Celle Şânühû, Celle Celâlühû, Cennet, Cehennem, Ci- had, Cenâze, Cemaat, Cum’a, Cimrilik, Cömertlik, Câiz, Bevl, Cehalet, Arâzî, Asr-ı Saadet, Atasözü maddeleri bunlardandır. Ay- nca sağlık ve tedavi ile ilgili yönü de olan değerli besin maddesi, şifâ kaynağı olduğu Kur’an-ı Keim ve Sünnette bildirilen "Bal" maddesi de önemli. Hele "Batılılaşma" maddesi ne kadar dikkat çekicidir. Batılılaşma kelimesini çok kullanırız, ama bu tabir ile nelerin kastedildiğini tam anlayamayız. Batılılaşma maceramız bu madde ile detaylı şekilde verilmiştir. Bu maddenin yazarları arasında Prof. Dr. Orhan OKAYın bulunması da bu maddeye ayrı bir üstünlük kazandırmıştır. Bir çok maddeler gibi, Yahya Kemal maddesini de hocanın kaleminden okumaktayız.
Şüphesiz bu yazımızda en hararetle tavsiye edeceğimiz madde "Besmele" dir. Bu maddeyi bir incelemeye başlarsanız, sizi tamamen kendine celbettiğini görürsünüz. Bu ansiklopedinin gerçekten en zengin ve en güzel maddelerinden biri "Besmele" maddesidir. Hattatlarımız da bütün maharetlerini ve sanat güçlerini "Besmele" nin yazı sanatında göstermişlerdir. Bunun için "Besmele" maddesinin çekici, renkli sayfalarında değişik yazı örnekleriyle ruhumuzu kanatlandıran Besmeleler bize hayatımızın en zevkli anılarını yaşatmaktadır. İnşâ-AUah, Besmeleden feyz alarak diğer maddelere geçersek, bütün bilgilerimiz bereketlenmiş olacaktır.
Müslümanın şiârı, her an Kur’an ve Sünnetle irtibatını canlı tutmaktır. Kur’an konulan ve Kur’an kavramlarını devamlı incelemek, onlardan ilham alıp onların ışığında yolumuza devam etmek, derûnî dindarlığa ulaşmamızın en emin yoludur. Kur’an’a eğilmeyi kendileri için birinci hedef olarak gören kimseler, başkalarında da bu ihtiyacı uyandırmak zorundadırlar.
Bunun sürekliliği de okumaya, tefekküre bağlıdır. İslâm Ansiklopedisi duygu ve düşüncelerimizi besleyecek ve bizi manevî tatminlerin en üstüne çıkaracak olan Kur’an-ı Kerim kavramlarına yer vermeyi de ihmal etmiyor. Bu gözle maddeleri incelerken, şu ifadeler ile karşılaştım: Ahsen-i Takvim, Ah- senü’l-Kasas, Ahsenü’l-Hadis, Ashâbü’l-Yemin, Ashâbü’ş-Şimâl, Ashabü’l-Uhdûd, Ashâb-ı Kehf, Âyet, Azap, Ankebût, Batşa-i Kubrâ, Ba’s, Bahreyn, Arş, Arim, Adn, Ad Kavmi, Bezm-i Elest, Beyyine, Birr, Dâbbetü’l-Arz, Arz-ı Mukaddes, Cahd, Cibt, Dâr. Ayn- ca şu sûrelerin muhtevâlan hakkında da bilgi verilmiştir: Beyyine, Bûruc, Bakara, Cin, Cum’a, Beled ve Casiye sûreleri. Aşr-ı Şerif maddesini de bu münasebetle okumalıdır.
El-Esmâü’l-hüsnâ dediğimiz Cenâb-ı Hak’ın 99 ismi şerifi de müminler için birer feyiz kaynağıdır. Esmâi Hüsnâ ile ilgili olarak pek çok kitap yazılmıştır. Derin araştırmalar yapanlara hitap edenlerinin yanında, herkese hitabeden kolaylık ve güzellikte olan birisi de vardır ki bunu her zaman anlatmamız, okuyup okutmamız gerekir. Ali Osman Tatlısu’nun "Esmâ-i Hüsnâ Şerhi" adlı bu kitabında her isimle ilgili doyurucu bilgilerden sonra "Kula Gereken" başlığı altında ahlâkî, terbi- yevî dersler verilmekte, bu suretle Cenabı Hakkın yüce isimlerinin kainattaki tecellilerinin yanında, insandaki tecellilerine de dikkat çekilmekte ve kulun bunun-bilincine varması gereği ihtar edilmektedir. Ansiklopedinin muhtelif ciltlerinde de şu isimler ile karşılaştım: Âlim, Âli, Afüw, Aziz, Bedî, Bâki, Bais, Bâri, Bâsit, Basîr, Bâtın, Ber, Câmi, Çelil, Cebbâr, Dârr. Esmai Hüsnâ ile ilgili olan "Celâl ve Cemâl" maddeleri de incelenmelidir. Unutmamak gerekir ki, el- Esmâü’l-hüsnâ, hem birer zikir, hem birer fikir ve tefekkür konusu, hem de ahlâkî davranışların ve edep tavırlannın kaynağıdır.
Ansiklopedinin şimdiye kadar yayınlanan muhtelif ciltlerinde yer alan aile ve cinsî hayatla ilgili maddeleri de dikkatimi çekmiştir. Bunlan şöyle sıralayabiliriz: Bülûğ, Başlık, Çeyiz, Bikr, Bekâr, A’zep, Cima, Cinsiyet, Cinsî münasebet, Cenâbet, Cünüp, Azil, Avret, Bahnâme, Cenîn, Çocuk, Çocuk Düşürme, Ad koymak, Çok evlilik, Asabiyet. Ayrıca kadın kıyafetleri arasında yer alan çarşaf hakkında da bilgi verilmiştir. Yukarıda tarihini verdiğimiz daha önceki yazımızda aile konusu ile ilgili diğer maddeler de bununla birlikte tekrar gözden geçirilirse çok faydalı olur. Geçen sene bir özel televizyonda "bekâret" ile ilgili bir program olmuştu. Bu maddeleri ansiklopediden okuduktan sonra, keşke o programa çıkanlar bu maddeyi inceledikten sonra çıksaydılar diye hayıflanmaya başladım. Esasen her önemli program için dinleyicilerin karşısına çıkmadan önce, mümkünse, konular böyle geniş ansiklopedilerden incelenmelidir.
Her Müslümanın merak ettiği, mahiyetini bilmek istediği çok önemli maddeleri de sıralayalım: Cebrâil, Cündullâh, Burak, Âb-ı Hayat, Cin, Azâzîl, Büyü (sihir), Alkarısı, Zümrüdü Anka, Beyt, Aşk, Aşk-ı İlâhî, Akabe, Âbid, Ârif, Can, Bâde, Belâ, Basîret, Bast, Bâtın İlmi, Avâm, A’yân-ı Sabite, Cefr (Cifr ilmi), Cevşen, Cilve, Çeşm, Cem’iyyet, Cevâmîui Kelim, Çadır, Çömez, Biat, Buhur, Ahid Sandığı, Beyza, Â’raf, Ağlama Duvarı, Ağyar, Âşık Edebiyatı, Çile, Bedûh (Tılısımla ilgili), Afakî Cemaat-ı Tebliğ, Berzah, . Ağıt, Bedduâ, Câmi Mûsikîsi, Âhîlik, Âh’î-Evren, Âfiyet, Âşurâ, Cezbe, Bereket, Bayram, Ateş, Âşık Mûsikîsi, Casus.
Biyografik eserlerin de nesillerin yetişmesinde çok önemli rolleri vardır. Gençler, kalıbına döküleceği model şahsiyetler arar; olumlu tiplerin müsbet etkileri şüphesizdir. Fakat olumsuz tipler bile âdi davranışlarından nefret edip kaçınmada etkili olurlar. Biz, bu maksatla Ansiklopedinin yayınlanmış ciltlerinden şu maddeleri hatırlatmak isteriz: Başta Aşere-i Mübeşşere, Daha dünyada iken cennete gidecekleri müjdelenen bu on bahtiyar şahsın hallerini, yaşayışlannı insan çok merak ediyor. Acaba ne yapmışlar da, bu kadar sahabe içinde üstün ve özel bir mevkiye çıkmışlardır, diye... Gerçi, insan beklediği bilgileri bu maddede tam olarak bulamıyor. Fakat nerelerden bulabileceğini öğreniyor. Esasen bu husus bir çok madde için bahis konusu, yani bilgi verilen maddelerde yapılan atıflar ve gösterilen kaynaklar ile okuyucu yönlendiriliyor. Ammâr bin Yâsir, Cüveyriye Bintü’l Hâris, Abdullah b. Mesûd (RA.) ve Addâs gibi sahabîleri nasıl okumayız? Ayrıca her biri İslâmî şahsiyetleri ile bir yönden dikkat çekici olan, aramızda yaşıyor gibi unutulmayan şu meşhûrları da Ansiklopedi de görmek, beni cidden sevindirdi. Bunlar, Ârslan Baba, Ahmet el-Bedevî, Bâyezid-i Bistâmî, Battal Gâzi, Behlül Dânâ, Ferîdü’ddîn Attâr, Cafer es-Sâdık, Cemâleddin el-Kâsîmi’dir. Bu arada, biri Mısır’da, hatip ve yazar olarak asrımızın başlarında yetişen ye hanımların okuması, yetişmesi, İslâm’ın tanıdığı haklarına sahip olması yolunda mücadele veren ve Bâhisetül Bâdiye adıyla tanınan, diğeri ise Tunus’ta Aişe el- Mennûbiye diye bilinen bu çağın Râbıâyı Âdeviyesi denilmeye layık zühdü takvası ile bütün îman sahiplerini kendisine imrendiren iki hanımı da ansiklopedimiz vasıtasıyla yeni tanıdım. Gerçekten ansiklopedilere konu olabilen bu iki hanım, genç kızlarımız için birer model şahsiyet olarak dikkatimi çektiler. Aynı zamanda ikisi birbirini tamamlayan özelliklere ve güzelliklere sahiplerdir. Bu arada aslında Âişe adıyla Ansiklopedide yer alan, Hz Âişe validemiz dışındaki hanımların örnek olma yönleride açıktır. Bunların hepsi okunmalıdır. Hz. Âişe maddesinin önemi daha önce belirtilmişti. Bazı mühim tarihî şahısları tanımanın da önemi inkâr edilemez. Biz, mutlaka okunması gerekenler arasında şu isimleri tespit ettik, Belkıs, Âsiye, Bünyâmin, Danyal, Circîs, Cüreyc, Câlinus, Batlamyus, Aristo, Belarri bn. Bâurâ, Buhtü’n Nasr, Câlût;
Tarihimizin özellikle yakın tarihimizin bazı önemli şahıslan da Ansiklopedinin sayfalarını süsle- nnektedirler. Bunlar arasında, İmam Birgivî, Ömer Nasuhî Bilmen, Fevzi Çakmak, Haşan Ak- kuş, Alvarlı Mehmet Lütfi Efendi, Sâkıp Danışman, Abbas Halim Paşa, Abidin Paşa, Cevdet Paşa, İsmail Hami Danişmend, Abdullah Aydemir, Hakkı Dursun, Ba- banzâde Ahmet Naîm, Nihat Sami Banarlı, Âmil Çelebioğlu, Nihat Çetin, Mehmet Çavuşoğlu, Âşık Paşa, Celâl Hoca, Yusuf C. Ârarat, Hâfız Kemâl Batanay, Cûdî Efendi, Bedreddin Simâvi, Bayburtlu Zihni, Bursalı Mehmet Tahir, Asaf Halet Çelebi, Bekir Hâki, Ali Himmet Berki, Kıvâmüddin Burs- lan, Ahmet Remzi Akyürek, M. Rahmi Balaban, Ahmet Cemil Akıncı, Abdurrahman Süreyya, Bahaeddin Veled, Hulusi Behçet özellikle,dikkatimi çektiler. Bu vesile ile Âşık Ömer, Haydar Bam- mat ve Necmeddin Bammat’ı da incelenmelidir. Bütün bunlar hakkında bazı bilgi kırıntılarına sahip olsa bile, araştırıcıların kaleminden yaşayışları, ilmî araştırmaları ve eserleri hakkında bilgi edinmemiz onlardan istifadelerimizi arttıracaktır. (Yakın tarihimizin meşhurlarını tgnımak için "Yılların izi Mahir İz" kitabı da okunmalıdır.)
İslâm Ansiklopedisi’nin yayınlanan ciltlerinde tanıtılan çok önemli kitaplar da var. Verilen bilgiler ile adeta bu eserler özetlenmiştir. Bunlardan birkaçını .şöyle sıralayabiliriz: Bâmâba İncili, Belâgat-ı Osmâniyye, Avârifü’l- Meârif, _ Bedâyıu’s-Sanayi, Büstânü’l-Ârifin, Çöle İnen Nûr, A’mâm-ı Hayâl, Beş Şehir, Bin Bir Gece gibi
Coğrafî isimlerin, yer adlarının da tarihî olaylar kadar önemli olduğu kabul edilir, en sevdiğim eserlerden birisi olan, Hamîdullah’ın "Hz. Peygamberin Savaşları" kitabında, yer adlarının tarihî olaylar, anlaşmalar, savaş taktiği ve tekniği ile ilgileri ne kadar güzel ifade edilmiştir. Hamîdullah’ın son eseri de "Hz. Peygamberin Coğrafyası "dır Efendimizin gezdiği, gördüğü yerleri konu etmiştir. İslâm Ansiklo- pedisi’nde, yer adlarıyla ilgili olarak da pek değerli bilgiler ile karşılaşıyoruz. Hüdeybiye Musâlahası’nın vuku bulduğu yer için Beya-tû’r Ridvân, çok sayıda hâfızın da bulunduğu birçok müminin şehid düştüğü, Bir’i Meûne, Cennetü’l- Bâki, CennetüTMuallâ, Dârü’l- Erkam, . Dârü’l-Hadîs, Dârü’I- Hikmet’î-İslâmiyye, Buhâra, Cudi Dağı, Ağrı Dağı, dağ, dağlar, Hz Yusuf un atıldığı kuyu olarak Çah-ı Yusuf, Arafat, Arasat, Ayasofya ve genel mânâda "Câmi" maddeleri bu konuda okunacak olan maddelerdir. Hele câmi maddesi, okuyup okuyup tekrar okuma ihtiyacını duyacağımız bir madde. Ayrıca Bosna-Hersek diye her gün kardeşlerimizin işkence ve zulüm gördükleri, yüzlercesinin şehîd edildiği, gerçekte ecdâd yâdigârı olan bu yerler de tarihî, coğrafî yönleriyle etraflıca tanıtılmıştır. "Bahçe" maddesi de güzel işlenmiştir. İslâm Bahçeciliğinin Batıya da ışık tuttuğu anlaşılıyor. Hava kirlenmesi problemlerinin dünyayı tehdid ettiği günümüzde bu maddenin incelenmesi daha büyük önem kazanmaktadır.
Müsteşrik veya oryantalistler dediğimiz, Müslüman olmayan, fakat İslâmî ilimler alanında ihtisâs yapmış olan, bu konularda yayınları bulunan kimselere de Ansiklopedi de oldukça fazla yer ayrılmıştır. Bunlardan birkaçını tanımamızda da fayda vardır. Meselâ, İslâmî kaynakları, İslâm Kültür ve Medeniyetine dâir eserleri tanıtmak için dünya kütüphanelerini teker teker inceleyen, bitmek, tükenmek bilmez gayretleriyle
"Gal" adlı muhteşem eserini ilim âlemine armağan eden Brockel- mann adlı Alman müsteşrikini tanımamak hiç olmaz. Arap edebiyatı alanında çok derin, çok seviyeli çalışmaları olan ve Kur’an-ı Kerim’in Fransızca bir mealini de hazırlayan Fransız müsteşriki Blaşe (Blaçhece) de bunlardan biridir. Arap asıllı Hıristiyan olan ve İslâm medeniyeti tarihine dair enteresan yayınları bulunan Corci Zeydan’ı da bunlardan sayabiliriz. Denebilir ki, bütün Hıristiyan ülkelerinden İslâmiyetle ilgilenenler olmuştur. Arnold, bir İngiliz Müsteşriki; Berthels, Bartold birer Rus şarkiyatçısı, Burckhartdt, bir İsveçli müşteşrik, Aman, İtalyan şarkiyatçısıdır. Bell ise Ortadoğu’da İngiliz ajanlığı yapan kadın arkeolog ve sanat tarihçisidir. İlim ve fikir adamlarımız, müşteşriklerden, İlmî tarafsızlığa riâyet edenler olsa da, çoğunun bilgilerini İslâm aleyhinde kullanmaktan geri kalmadıklarını belirtirler. Ancak, bunlar içinde İslâmiyetle şereflenen ve hatta kendisinden uzaklaştığı Hıristiyanlığa reddiye yazanlar bile olmuştur. Nitekim Rahip iken Müslüman olan ve Abdulahâd Davud adını alan zât, Hıristiyanlığa reddiye yazmış olarak bilinir. Dağatır, Müslüman olduğu için öldürülen bir Bizans Patriğidir.
Rene’ Gue’non da, Müslüman olmuş, Abdûl Vâhid Yahya adını almış, modern dünyayı birçok yönüyle tenkid eden görüşleriyle tanınmış bir Fransız mutesavvıf ve mütefekkiridir. Birçok kitabı da Türkçeye çevrilip yayınlanmıştır. Dolayısıyla Ansiklopedi, bu maddeye oldukça geniş yer vermiştir.
Klasik metinleri çözmek için başvuracağımız anahtar kelimeler, tabirler de ansiklopedi de izaha kavuşturulmuştur. İlmî çalışmalar yapan, ağır metinleri anlama durumunda olan kimseler için tesbit ettiğimiz bu tür maddeler şunlardır: Beş Küllî (Külliyyât-i Hams), Cedel, Beş Sanat, Dalâlet, Duman, Beyân, Belâğat, Cezâlet, Cihet, Cem ve Te’lif, Cins, Cisim, Cirm, Bilgi, Butlan, Burhân, Amm, Alâmet, Al, Akis, Ahrufu’s-Seb’a, Arapça, Asıl, Azim, Azîmet (ve ruhsat), Bedî Berâetü’l İstihlâl, Berâet, Gecesi, Berzah, Ba’s, Be’s, Basar, Bâtıl, Batıniyye, Aslî günâh, Dârü’l Adi, Daru’s-selâm, Dârü’l Harp, Dârü’lbağy, Cüzâf, Cumhur, Cüz’î, Borç, Amel-i Ehli’l Medine, Cinnet, Cünûn, Cinâyet, Beyyine, Cinâs, Civâr, Cevher ve Araz, Bedel, Bedevî, Cizye, Abd, Beytü’l Mal, Ariyet, Câh, Câhiliyye, Cahîm, Cezâ, Cem, Ahvâl-ı şah- siyye.
İlim tarihinde Ferâiz ilminin yeri çok büyüktür. Devamlı hesap ve problem çözmeye dayandığı için de, strese eğilimli insanlar için bu ilimle meşgul olmak çok faydalı ve huzur verici olarak görülmüştür. Şimdiye kadar yayınlanan ciltlerde Ferâizle ilgili olarak şu maddeler ile karşılaşıyoruz. Ashâb-ı Ferâiz, Asâbe, Avl, Batın, Akreb. Bu maddeler, birlikte incelendiği zaman Ferâizin esaslarının verildiği görülmektedir.
Evet, T. Diyânet Vakfının zengin mâlî kaynaklarıyla fedâkâr ilim adamlarımızın iğne ile kuyu kazmak demek olan çalışma ve araştırmaları bir araya getirerek, birer hazine değerindeki bu maddeler bize sunulmuştur. Elimizin altında hazır bulduğumuz bu nimetin kıymetini bilir, şükrünü yerine getirirsek, şüphemiz olmasın ki, Cenâb-ı Hak, daha büyük nimetlere kavuşmanın yolunu da bize açacaktır. Biz, ümid ediyoruz ki, ömür sermayelerinin bir kısmını bu maddeleri inceleyerek geçiren meslek- daşlarımız ve dînî bilgisini zenginleştirmek isteyenler, Allah’ın lütfü ile çevrelerinde, toplum içinde daha verimli, daha etkili hizmetler vermeyi başaracak, bunun sonucunda da görevini yapmış kimselerin huzur ve mutluluğunu duyacaklardır.