Makale

CUMHURİYET VE CAMİLER HAFTASI

BAŞYAZI

CUMHURİYET VE CAMİLER
HAFTASI

MEHMET NURİ YILMAZ
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI

Türk Milleti kültürel değerlerini sahiplenen ve onlarla yaşayan bir millettir. Geçmişten günümüze kadar bu milletin dünya görüşünde ve idealinde vatan, devlet, din, dil, yönetim ve itaat önemini hiç kaybetmemiştir. Farklı etnik ve dinî kökenleri bir arada idare etmede, varlıkları korumada, iç ve dış barışı sağlamada diğer milletlere göre, başarılı örnekler sergileyen Türk Milleti, dün olduğu gibi bugün de dünyada denge unsuru olmaya devam etmektedir.
Asırlarca kendi hakimiyeti altındaki topraklarda ve dünyada adalet, meşveret, haklının ve mazlumun yanında yer alma anlayışı ile çok önemli bir insanlık hizmeti veren Osmanlı Devleti’nin gelişmelere ayak uyduramaması ve zayıflaması üzerine ülkesi parçalanmış, müslümanlar işgallerle karşı karşıya kalmıştır.
1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla zor günlerin eşiğine gelen milletimiz, "var olmak" veya "olmamak" gibi zor bir tercihle karşı karşıya bırakılmış, fakirliğin, açlığın, yalnızlığın, işgalin ve savaşın sıkıntılarını ve acılarını yaşamış ancak ümidini hiçbir zaman kaybetmeden var olma mücadelesini sürdürmüştür. Bu mücadelenin yürütülmesinde, devlet, vatan, din, millet ve bağımsızlık duygularının canlanmasında sorumluluk sahibi herkesin vatan müdafasında yerini almasında camilerimiz ve oralarda okunan hutbeler, etkileyici konuşmalar, halkımız içerisinde saygınlığı olan ve Kurtuluş Savaşı’nda çok önemli görevler üstlenen din adamlarımız, milletimize güç kaynağı olmuştur.
Milletimizin en zor günlerinde Anadolu’da, Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından başlatılan Kurtuluş Savaşımızın sonunda "Millî Hakimiyet" prensibini esas alan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde yeni bir Türk devleti kurulmuş ve idari yapılanmasını da Cumhuriyet olarak belirlemiştir.
Kurum ve kuruluşlarıyla halkın, kendi kendini idare etme biçimi olan Cumhuriyet; Türk toplumunu "Muasır Medeniyetler Seviyesinin Üzerine Çıkarma" ideali ile vatanın her köşesinde kalkınma, hayatın çoğu alanında da gelişme ve değişme amacı ile 29 Ekim 1923’te kurulmuştur.
Türk Milleti’nin geleneğinde devlet ve din her zaman iç içe olmuş, dinî kurumlar da devlet teşkilâtının içerisinde yer almıştır. Bu nedenle, Cumhuriyetimizin ilanından kısa bir süre sonra 3 Mart 1924’de görevi, "Dinî konularda halkı aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek" olan Diyanet işleri Başkanlığı kurulmuştur. Kuruluşundan bugüne kadar Başkanlığımız, camilerin yapımına ve amacına uygun hizmetlerin verilmesine ciddî anlamda önem vermiştir.
Halkımızın aydınlandığı, ibadetlerini yaptığı camilerimiz, birlik ve beraberliğimizin korunmasında millî ve manevî duygularımızın canlanmasında, ülkemizin düşman işgalinden kurtulmasında, devlet-millet bütünlüğünün sağlanmasında, kültürümüzün gelecek nesillere taşınmasında önemli görevler üstlenerek, medeniyetimizin oluşmasına merkezlik etmiştir.
Bu itibarla; İslam Dini’ni özüne sindirmiş, İslam’la adeta etle kemik gibi bütünleşmiş Türk Milleti, camiye önem vermiş, gittikleri her yerde Allah’ın isminin yüceldiği, Allah’tan başka hiçkimseye davetin yapılmadığı ibadet mekânlarını inşa etmeyi ihmal etmemiştir.
Camilerimiz; bulunduğumuz semtlerin, mahallelerin ve köylerin birer manevî sigortasıdır. Oraları gözümüz gibi korumak, temizliğini ve bakımını üstlenmek, sevgi ve kardeşliğin merkezi haline getirmek, tefrika, ayrımcılık, günlük politika ve her türlü gıybet ve dedikodudan uzak tutarak, her kesimin hizmetine sunmak, hem dinî hem de millî bir görevimizdir. Ekim Ayı’nın ilk haftasının Camiler Haftası olması bize bu görevimizi yeniden hatırlamaya vesile olacaktır.
Cumhuriyetimizin 79. kuruluş yıldönümünü yaşadığımız şu günlerde, bizlere vatanımızı emanet eden atalarımıza, minnet ve şükranlarımızı sunuyor, Allah’ın rızasını kazanmak ümidiyle vatan toprağında cami hizmetlerinde bulunup, âhirete irtihal edenleri de rahmetle anıyoruz.
Gelecek sayıda buluşmak ümidiyle...