Makale

Dinimizde Spor

Dinimizde Spor
Abdullah Ceyhan
Dini Yayınlar Dairesi Başkanı

Yüce dinimiz İslam, ferdin güçlü ve kuvvetli olmasını istemektedir. Güçlü ve kuvvetli olabilmek için de spor yapmak şarttır. Sağlıklı beden sporla sağlanır. Bünyenin güçlü olması, sağlıklı olmasına, sağlıklı olması da spor yapmasına bağlıdır.
Dinimiz, her türlü sporu teşvik etmiş, hiç bir zaman karşı çıkmamıştır. Ancak yapılan spor, dinin emir ve yasaklarına ters düşmemelidir.
Bir diğer önemli husus da, spor yapıyorum diye Müslümanın dinî görevlerini aksatmaması, ilmî ve meslekî çalışmalarını engellememesidir. Ayrıca spor, genel ahlâk ve göreneklere de ters düşmemelidir.
Genel olarak İslâm Dininde ata binme, yüzme, ok atma gibi sporlardan bahsedilmektedir. Bahsi geçen sporlarla birlikte kıyaslama yoluyla diğer spor dallarına da ruhsat verilmiş, üstelik özendirilmiş-tir.
Kur’an-ı Kerim, (Enfâl Suresi, ayet 60)’de Yüce Rabbi-miz, "Siz de onlara (düşmanlara) karşı gücünüzün yettiği kadar "kuvvet" ve (cihad için) bağlanıp beslenen atlar hazırlayın" buyurarak, atıcılık sporunun önemini belirtmiştir. Zira ayetteki "kuvvet", hadis-i şerife göre, "atmak" olarak açıklanmıştır. Bu atış sadece "ok atmak" değildir. Top, tüfek, roket, füze gibi harp aletleriyle atmayı da içine alır.
Binicilik de, teşvik edilen önemli sporlardandır. Binme işi de sadece, ata, katıra binme değil, uçak, füze vs.’yi de içine alır.
Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) daha çok askeri hüviyetteki sporları tavsiye ederken, spor malzemelerinin hazırlanması ve yapılmasına da önem vermiştir. Riya-zü’s-Salihîn Tercümesi, 2.cilt, sayfa 564 de, "ok" için Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: "Allah tek bir okla üç kişiyi Cennetine kor. Bunlar oku yapan, onu atan ve taşıyan kimselerdir."
Cenab-ı Hak da, Nahl Süresi, ayet 8’de, "Binmeniz için bir süs ve zinet olarak atları yarattığım" belirtmektedir.
Müslümanlar çocuklarına biniciliği öğretmeli, binicilik çocuklar için günlük eğlenceler arasına alınmalıdır.
Allah’ın anılmadığı her iş ve davranış, önemsiz bir oyun ve eğlence sayıldığı halde, aynı özellikteki şu dört oyun, yararlı ve faydalı görülmüştür:
1. Kişinin ailesi ile belli ölçüler içerisinde latife yapması ve şakalaşarak oynaması,
2. Biniti olan, atını eğitmesi ve terbiye etmesi,
3. Atıcılık sporu ile uğraşması,
4. Yüzmeyi öğrenmesi ve öğretmesi.
Bütün bu sayılan spor ve meşgaleler hem meşru, hem de yararlı birer eğlencedir. Oyun olmasına, kişiyi boşu boşuna meşgul ediyor gibi görünmesine rağmen hiç de öyle değildir.
İslam’da atıcılık ve binicilikle birlikte koşunun da tavsiye edildiği bilinmektedir. Bir hadis-i şerifte Hz. Muhammed: "İki hedef arasında koşan kimsenin her adımı için bir hasene (sevap) vardır." buyurmaktadır.
Ahmed Ibn-i Hanbel’in Müsned"inde, Sevgili Peygamberimiz ile eşi Hz. Aişe’nin birlikte iki defa koşu yaptıkları, ikisinin de birer kere kazandıkları anlatılmaktadır.
İnsan bedenini geliştiren ve vücudun kuvvetlenmesine yardımcı olan bir diğer spor dalı da güreştir. Zira güreş, insanın zeka ve kuvvetlerini birleştirerek yaptığı bir spordur. Peygamberimizin güreş tuttuğu da bilinmektedir. Hatta o devirde şöhret bulan Rukâne ile güreşip onu yenmiş, bunun üzerine Rukâne de müslüman olmuştur.
Yüzme de çok önemli bir spordur. Vücudu güzelleştirir. İnsanı sağlıklı kılar. Nitekim Beyhakî, Sünen’inde, Hz. Muhammed’in, "Çocuklarınıza atıcılığı ve yüzmeyi öğretiniz." hadis-i şerifini zikretmektedir. Peygamberimizin yaşadığı ortam itibariyle, suyu olmayan veya çok az su bulunan bir yerde yüzmeyi tavsiye etmesi calib-i dikkattir.
Demek oluyor ki, anne ve babaların evladını yetiştirirken, ruhen olduğu kadar, bedenen de sağlıklı olmalarını sağlamaları önemli görevlerindendir.
Dinimiz, aklı ve zekayı geliştiren, bedeni kuvvetlendirip sağlıklı kılan, zihnî yönden kişiyi dinlendiren, kötülük yapmaya imkan vermeyen her türlü sporu tavsiye etmektedir. Ayrıca insanlığa faydalı olan gelenek ve âdetleri de meşru kabul etmiştir. Halk oyunlarından bazıları bu cümledendir.
Halk oyunları diğer adıyla folklor, bilhassa savaşlarda askerlerin cesaretlerini artırıcı özelliklere sahiptir. Bayram ve düğün günlerinde yapılan meşru eğlenceler de milli ruhu canlandırır. Bu yüzden bu tür spor ve eğlenceler de dinimizde hoş karşılanmıştır. Mızrak-kalkan ve cirit oyunları ile benzerleri bu cümleden sayılan oyunlardandır.
Sonuç olarak denilebilir ki, dinimiz dinamik, ruh ve beden yapısı itibariyle sağlıklı insanlar yetiştirmemizi istemektedir. Spor, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmasını temin bakımından da önemlidir.
Her işte olduğu gibi dinimiz, sporda da ölçülü olmamızı ister. Bütün zamanını spora ayırmak pek uygun sayılmaz. Müslüman zamanını iyi kullanmak zorundadır.
Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunacağına göre, sağlıklı vücut da sporla sağlanır. Bu bakımdan dinimiz sporu ve spor yapmayı teşvik etmiştir.