Makale

CAMİLER HAFTASI

BAŞYAZI

CAMİLER
HAFTASI

Mehmet Nuri YILMAZ
Diyanet İşleri Başkanı


Bilindiği gibi cami, toplayan, biraraya getiren manasına gelir.
Camiler, cemaat ruhunun meydana getirdiği kutsal mekanlardır. Oralarda zengin-fakir, siyah- beyaz, ast-üst farkı gözetilmez. Gönüller sadece Allah rızası için titrer, başlar O’nun yüceliği karşısında eğilir, eller yanlız O’ndan yardım istemek için duaya açılır.
Düşmanlık ve kin duyguları terkedilir. Bütün yürekleri kardeşlik, sevgi ve yardımlaşma hisleri kaplar. Çünkü oraların cemaati müminlerdir. Yüce Allah onları, Enfâl Sûresi, 2’nci ayet-i kerimesinde şöyle tanıtıyor:
"Müminler ancak, Allah anıldığı zaman kalpleri titreyen, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğunda imanları artan ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir".
Şu gerçeği hiç unutmamalıyız ki, kula güvenen darda kalır da, Allah’a güvenen darda kalmaz. "Kul insanın yüzüne ağaç kapıları kapatırsa, Allah altın kapılar açar" özdeyişi boşa söylenmemiştir.
Camiler, müslüman beldelerin mührüdür. Medreseleriyle, imarethaneleriyle, hamamlarıyla ilmin, irfanın, temizliğin, ibadetin, kısacası medeniyetin temel taşlarıdır. Birlik ve beraberliğin ilham kaynağı, feyz odaklarıdır. Varlığımızın teminatıdır. Gönüllerin birleştiği, kaynaştığı, temizlendiği şifa merkezleri,, huzur evleridir.
Yüce dinimiz Islâm, camiye ve cemaate çok önem vermenin yanında, her türlü mabede dokunulmazlığı da prensip olarak getirmiştir. Bu itibarla, müslüman ordular tarafından fethedilen ülkelerin mabedlerine doku- nulmadığı, zarar verilmediği gibi, mensupları da müslüman olmaya zorlanmamış, kendi dinlerinde serbest bırakılmıştır. Hatta dinî ibadetlerini huzur içinde yerine getirebilmeleri için kolaylık sağlanmıştır. Fakat bugün, kendilerini medeni dünyanın beşiği kabul eden bazı ülkelerde durum böyle midir? Bosna-Hersek’te, Azerbaycan’da yakılan- yıkılan camiler, bunun hiç de böyle olmadığını göstermektedir. Bu ülkeleri camisizlikten kurtarmak için bugüne kadar yaptığımız gibi, bundan sonra da maddi-manevi destek sağlamanın bizlere düşen bir görev olduğunu, "Camiler Haftası" münasebetiyle belirtmek istiyorum.
Başkanlığımız, ülke insanımızın büyük gayret ve himmetleriyle bu kardeşlerimize gerekli desteği vermiştir ve bundan sonra da verecektir. Ayrıca, Türkistan’ın Başkenti Aşkabad’da 30.000 metre kare arsa üzerine büyük bir caminin temeli atılmış, yapım çalışmaları sürmektedir. Japonya’nın Başkenti Tokyo’da yapılacak olan caminin projeleri hazırlanmış, ihale safhasına gelinmiştir. Afganistan’ın Belh Vilâyeti Mezar-ı Şerif şehrinde kurulacak olan caminin yapımı için de kampanya açılmıştır. Yurtiçinde de 1992 yılında 66.674 olan cami sayısı bu yıl, 68.203’e ulaşmıştır. Bu vesile ile fedakâr halkımıza teşekkürlerimi sunuyorum.
Camiler Haftası 1992 yılında, camilerimizin bakım, onarım, temizlik ve çevre düzenlemesi gibi konularda çok bereketli geçmiştir-. Ülke sathına yayılan bütün camilerimizin genel bakımı yapılmış, konferanslar tertip edilmiş, hastahaneler ve hapishaneler ziyaret edilerek Hatmi Şerifler indirilmiş, mevlidler okunmuştur. Bu faaliyetler bu yıl da daha geniş olarak devam edecektir.
Dergimizin bu sayısında gündem, ağırlıklı olarak camilere ayrılmıştır. Haftanın amacına ulaşmasını Cenab-ı Allah’tan diliyorum.