Makale

Altın Kitaplar Günlerde Buluşuyor Projesi

Altın Kitaplar Günlerde Buluşuyor Projesi

Halime Karabulut

“Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil:
• İhtiyarlık gelmeden gençliğini,
• Hastalık gelmeden sıhhatini,
• Fakirlik gelmeden zenginliğini,
• Meşguliyet gelmeden boş vaktini,
• Ecel gelmeden hayatını…”
(Hakîm, Müstedrek, 7846.)
İnsanın sahip olduğu en değerli hazinesidir zaman… Ve o hazine su gibi akıp giderken, hayata yön veren kitaplarla ışık tutmalıdır insan zamana…
Pişmanlıklar, unutkanlıklar, hatalar… Kitaplardan uzaklaşıldığında daha da artan “of-puf,” sesleri…
Kısacık hayatımıza değer katan anlarımız olsun ister Çankırı Müftülüğü çalışanları. Anneler, günlük hayatın meşgalesi arasında sıkışıp kalmasın ister. Çocukların onların eğitim ve tecrübesine en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda mutfak ile oturma odası arasında gelip gitmekle tükenmesin vakitleri. Eğitimsel, sosyal faaliyetlerden ve en önemlisi de Kur’an’dan ve kitaplardan uzak kalmasın anneler. Irak olmasın yürekleri bilgiden. Gerisinde durmasın teknolojinin ve dünyada olup biten gelişmelerin. Ve çocuklarının hislerinden, beklentilerinden bihaber kalmasın.
“Zamane gençliği bunlar, biz böyle mi davranırdık büyüklerimize karşı” deyip vah tüh etmesin hayatından. Hayatı kitaplarla, arkadaş çevresi ve değerli hocalar eşliğinde sürdürsün anneler. Hayatlarına değer katmak için annelerin, onları altın değerindeki kitaplarla buluşturmaya karar verir Çankırı Müftülüğü.
Çankırı İl Müftüsü Aslan Türk bir gün ekibini toplar. Neler yapabileceklerini konuşurlar uzun uzun. Her bir din görevlisinden altın değerinde fikirler çıkar. Ve bu toplantıların birinde projenin adı konulur. “Altın Kitaplar Günlerde Buluşuyor.”
Bu proje kapsamında, Kur’an kursu öğreticileri evlere konuk olacak. Kadınların altın-döviz günlerine onlar da altın değerindeki kitaplarıyla katılacak. Hanımların ellerinden lezzetli pastalar, börekler, kurabiye ve çörekler pişerken, hocaların dillerinden Allah ve Resulüllah kelamıyla örülü inciler dökülecek.
Günlere katılan hocalar, Kur’an ile açılış yaparlar. İkramlar eşliğinde sohbetler edilir. Kitaplar tanıtılır ve hediye edilir güne katılan her bir kadına. Okumaları sağlanır satır satır. Kitabın mütalaası yapılır bir sonraki günde.
Çaylar demlenir, kahveler içilir yudum yudum ve koyu sohbetlere dalar altın kitaplar gününe katılan kadınlar. Dostluklar kurulur, muhabbetlerine doyum olmaz anaların. Evden eve, mahalleden mahalleye altın değerinde kitaplarla köprüler kurulur. İlim halkaları oluşur kadınlardan. Anneler de ilmin tadına varır, evlatlarının okuması için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışan merhamet yüklü yürekler.
Proje Koordinatörü Yasemin Akbaş’tan dinleyelim projenin uygulama sebebini:
“Fedakâr ve cefakâr annelerimiz, en zor anımızda başucumuzda gördüğümüz kardeşlerimiz, ablalarımız, kısacası insanı yetiştiren, medeniyeti kuranlardır. Hayatın hengâmesinden, her güne ucu ucuna sığdırdıkları programlarıyla neredeyse hiç kitap okumaya vakit bulamıyorlar. Vakit bulamamaktan ziyade, vakitlerinde kitaba yer vermeyi unutuyorlar. Mecburi kalmadıkça dokunmuyor ev hanımları, hayata değer katan kitaplara. Elleri mobilyaya dokunur, temizlik yapar, yemek yapar ve nakış işler, örgü örer umut dolu gözleri… Fakat bir türlü kitap okumaya vakit ayırmazlar. Bazıları haftada bir gün Yasin okur, bazıları da ayda bir. Altın-para günleri yapmaya vakit ayırabiliyor bazıları. Bu zaman dilimlerini fırsat bilip kadınları kitaplarla buluşturmayı düşündük biz Çankırı Müftülüğü çalışanları. Müftüsü, imam-hatibi, Kur’an kursu öğreticisi hepimiz dert edindik toplumun mimarları olan anaların, kadınların eğitimini.”
Yasemin Akbaş:
“Gönül ne çay ister ne kahve
Gönül muhabbet ister kahve bahane” diyordu.
Gönüllere girmek için, gönüller arasında bağ kurmak için, bazen vasıta çay olur bazen de kahve. Ve anlatıyor bizlere proje kapsamında neler yaptıklarını Yasemin Hoca;
“Biz bu proje ile günlük hayatın yoğun temposunda, mutfak, okul, alışveriş, temizlik çemberinde daralan hayatlarında, sosyal bir etkinlik olarak vakit ayırdıkları biricik buluşma günleri olan altın-döviz ve kabul günlerinde analarımızın evlerine altın kitaplarımızla konuk olmak istedik. Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından, birbirinden güzel eserleri seçtik onlar için… Ve gayemiz, hanımların manevi dünyalarında da pencereler açıp nefes aldırmaktı onlara.
Büyük bir titizlikle projemizi tanıttık istifade etmek isteyen hanımlara. Müftülüğümüz bünyesindeki Aile İrşat Bürosuna veya Kur’an Kursu öğreticilerine müracaat ederek güne katılma isteklerini bildirmelerini söyledik. Böylece katıldığımız günlerle hanımların manevi dünyalarını Kur’an ve sünnet ışığında aydınlatmak için gayret gösteriyorduk. Kur’an tilaveti ile başlayan programımız kitap tanıtımı, sohbetler, ilahiler ve soru-cevaplarla devam ediyordu. Son olarak da hanımlara altın değerindeki kitapları hediye ederek ayrılıyorduk.
Günlerine katıldığımız her ev sahibinin gösterdiği ilgi, misafirperverlik mükemmeldi. Diyanet İşleri Başkanlığı ailesine mensup din gönüllüleri olduğumuz için şanslıydık. Mensubu bulunduğumuz kuruma duyulan itibar bizim de itibarımızı artırıyordu.
Projemize dair en güzel anımız ise gittiğimiz ilk altın gününün İl Müftümüz Arslan Türk’ün eşi, Ayşe Türk Hanımefendinin altın günü olması oldu. Hem müftümüz hem de kıymetli eşleri, bu projede bizlere ilk ve en büyük desteği vermiş oldular.
Misafir olduğumuz evlerden hep muhabbetle ve hayır dua ile ayrılıyorduk. Bu hizmetlerin devamını dileyen ağzı dualı hanımlar, gönüllerine sürur veren Kur’an tilaveti ve nebevi damlaların ferahlığı ile bizi uğurluyorlardı. Kardeşlik duygularının pekiştiği bu evlerden bizler de huzurla ayrılıyorduk. Bir de Çankırılı hanımların eşsiz ikramlıkları vardı ki, manevi lezzetlere bir de madden lezzet katıyordu. Hediyemiz olan kitaplar da diş kirası sayılsın diyerek gönüllere dokunmanın huzuru ile ayrılıyorduk bu bereketli hanelerden…”
Proje ekibinden Zakire Kara ise yaptıkları faaliyetlerin önemini şu sözleriyle vurguluyor:
“Çankırı, Anadolu’nun şirin şehirlerinden bir tanesidir. Metropollerde yaşanan sorunların başında gelen “kalabalıklar içinde yalnız kalma” bu küçük yerde de kendini hissettirmeye başlamış durumdaydı. İşte kadınlar düzenledikleri günler ve gün arkadaşlarıyla bu sorunu atlatmayı amaçlıyorlardı. Böylece bir çevre oluşturmuş ve bu çevrede kendilerini ifade etme imkânı bulmayı umuyorlardı. Bizler de Kur’an kursu öğreticileri olarak bu durumu fark ettik ve “Altın Kitaplar Günlerde Buluşuyor” projesiyle kadınlar arasında gelenekselleşen altın-döviz günlerini fırsat bilerek bunu, kitaplarla buluşma günlerine dönüştürmeyi hedefledik.”
Proje ekibinden Hatice Ay ise, projenin somut çıktılarını şu sözleriyle özetliyor:
“Projemiz gerçekten de çok başarılı olmuştu. Ayrıca bizleri evlerine kabul eden gün dostlarımız bir itirafta bulundular. İtirafları şuydu: “Bizler güler yüzlü, tatlı dilli, kibar, genç hoca hanımlar beklemiyorduk. Kafamızdaki hoca profili sizleri tanıdıktan sonra değişti.
Yapmış olduğumuz proje sadece altın-döviz günlerinin içeriğini değil, algıları da değiştirmişti. Dine, diyanete, hocaya yönelik hiçbir olumsuz imaj kalmamıştı. Bunu görmek bizim için en büyük kazanımdı. Bu proje ile hem halkımızın gönlünü kazanmış olduk, hem de müftülük ile evler arasında dostluk köprüleri kurmuş olduk. Ayrıca günlere katılan kadınlardan o güne kadar Kur’an-ı Kerim’i öğrenme imkânı bulamamış olanları, Kur’an’ı kolaylıkla öğrenebileceklerine dair yüreklendirdik. Böylece bir zamanlar kendileri için hayal iken, Kur’an kurslarımıza devam etmekle bu hayallerini kısa sürede gerçekleştirdiler.
Bu projenin bir diğer faydası da, o güne kadar evlerinin ve mutfaklarının genişliğinden, aydınlığından, günlük hayatın aleladeliğinden konuşan kadınların artık, su gibi akıp giden hayatlarını Allah’ın rızasına uygun olarak geçirmenin yollarını aramaları ve kendi amellerinin muhasebesini yapmaları oldu. Projemizin hayırlara vesile olduğunu görmek bizim için ödüldü.”
Proje ekibinin sadece evlere, gün ortamlarına gitmekle yetinmeyerek bir de müftülük ile Çankırı Belediyesinin maddi-manevi desteği ve Valilik onayıyla, Belediyenin açmış olduğu hanımlar lokalinde, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından müteşekkil mini bir kütüphane kurarlar. Böylece hizmetlerini 300 kadın ve 300 kitapla sınırlı tutmayarak belirli sayıda kitapla çok sayıda kadına ulaşmayı başarırlar.
Türkiye’nin her şehrine ışık tutan müftülüklerimiz, aydınlatmaya devam edecek halkımızı. Kur’an’ı ve onun bir tefsiri mahiyetindeki değerli kitapları ve kâinat kitabını anlatmaya yollar arayacak, projeler geliştirecektir gün be gün.