Makale

Latin Amerika İle Ortak Tarihimize Işık Tutan Bir Eser: Brezilya Seyahatnamesi

Latin Amerika İle Ortak Tarihimize Işık Tutan Bir Eser: Brezilya Seyahatnamesi

Yıldıray Kaplan
Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Dairesi Başkanı V.

Bağdatlı Abdurrahman Efendi tarafından kaleme alınan Brezilya Seyahatnamesinin ilginç bir hikâyesi vardır. 1865 yılında Bursa ve İzmir adlarını taşıyan iki Osmanlı savaş gemisi, İstanbul’dan Basra Körfezine doğru hareket ederler. Sefer planına göre gemiler, Akdeniz’i aşacak, Cebel-i Tarık Boğazı’nı geçerek Atlas Okyanusu’na çıkacak, sahilleri izleyerek tüm Afrika kıtasını dolaşacak ve nihayetinde Basra’ya ulaşacaktır. Aylar sürecek bu sefer, hiç de beklendiği gibi gitmez. İspanya’dan sonra bu gemiler, okyanusta yakalandıkları fırtına nedeniyle yollarını yitirirler. Günlerce süren belirsiz sürükleniş, onları Amerika kıtasına, Brezilya sahillerine getirir, Brezilya’nın başkenti Rio de Janerio limanına demir atarlar. Gemiler burada zorunlu iki ay geçirdikten sonra yollarına devam ederler. Ancak esas hikâye Rio de Janerio limanında başlar. Hikâyenin kahramanı İstanbul’dan Bahriye imamı olarak yolculuğa dâhil olan Abdurrahman Efendi’dir.
Abdurrahman Efendi, limanda halkın büyük ilgisini çeker. Kitaplarında yamyam oldukları yazılan Osmanlıları görmek için akın akın limana gelen halk arasında Afrika kökenli insanlar da vardır. Bu beklenmedik tanışma, ilk anda bir şaşkınlık uyandırır. Brezilyalılar, Osmanlıların yamyam olmadıklarını görerek şaşırırlar. Osmanlılar ise bu uzak ülkede Müslümanların da yaşadıklarını öğrendiklerinde hayrete düşerler. Afrika kökenlilerin şaşkınlıkları ise iki kat fazla olmuştur. Çünkü siyahilere özel bir din saydıkları İslam’ın, Osmanlıların da inancı olduğunu görmüşlerdir. Afrika kökenliler, meraklarını gidermek için Osmanlılarla daha yakından ilgilenirler. İlmiye sınıfına özgü giysileriyle dikkat çeken Abdurrahman Efendi’ye daha da özel bir ilgi gösterirler. Müslüman olarak yaşamalarına izin verilmediğinden Hıristiyan gibi görünmek zorunda bırakılan bu insanlar, inançlarını yıllar boyunca gizli biçimde sürdürmüşlerdir. İçinde bulundukları şartlar nedeniyle de gerçek İslam’dan uzaklaşmışlardır. Öyle ki, kendisini Müslüman olarak tanıtan Mağripli bir Yahudi, İslam’ın kurallarını canı istediği gibi değiştirebilmekte ve yine bu insanları kendisine inandırabilmektedir. İlk görüşmelerinden sonra Abdurrahman Efendi’nin İslam konusundaki bilgisini gören Afrika kökenliler, ondan, yanlarında kalarak kendilerine İslam’ı öğretmesini isterler.
Abdurrahman Efendi, gemi komutanıyla bir durum değerlendirmesi yaparak bu isteği kabul eder. Gemisinden ayrılarak Afrika kökenlilerin arasında yaşamaya başlayan Abdurrahman Efendi, burada yıllarca süren kapsamlı bir irşat ve tecdit çalışması yürütür.
Siyahilerin yaşamakta olduğu önemli merkezleri dolaşarak yürüttüğü bu uzun ve yorucu çalışmalardan sonra bir gün, içinde kabaran sıla özlemine dayanamayarak İstanbul’un yolunu tutar. Bu arada Brezilya Seyahatnamesini oluşturan hikâyesini yazmayı da ihmal etmez.
Brezilya Seyahatnamesi küçüklüğüne karşın, varlığı hâlâ resmen kabul edilmeyen Brezilya Müslüman toplumunun tarihsel serüveninin bir dönemine ışık tutması nedeniyle ilginç bir eserdir; bu gerçeğin neredeyse tek yazılı belgesi niteliğini taşıması bakımından, o ölçüde de önemlidir. Eseri asıl önemli kılan da ortak tarihimizin kopuş noktalarını göstermesidir.
Brezilya Seyahatnamesi, varlığından o güne kadar hiç haberdar olunmayan bir dünyayı keşfin ve bu dünyayı yeniden biçimlendirme çabalarının hikâyesidir.
Orijinali Arapça olan eserine müellifi Bağdatlı Abdurrahman Efendi, “Müselliyetü’l-Garib Bi Külli Emrin Acib” başlığını koyar. “Şaşılacak Durumlar Sebebiyle Bir Yabancının Tesellisi” anlamına gelen bu eseri Antepli Mehmet Şerif, “Tercüme-i Seyahatname-i Brezilya” şeklinde Osmanlıcaya tercüme eder. Eseri, Osmanlıcasından günümüz Türkçesine N. Ahmet Özalp hazırlar. Eser, “Brezilya’da İlk Müslümanlar, Brezilya Seyahatnamesi” başlığıyla Kitabevi tarafından yayımlanır. Brezilya İslam İşleri Yüksek Meclis Başkanı Eş-Şeyh Halid Takiyyüddin tarafından Arapçası ve Portekizcesi hazırlanan eser, Dr. Kübra Sarı Seo Lecoq tarafından İspanyolca’ya çevrilir. Türkçe, Osmanlıca, Arapça, İspanyolca ve Portekizce dillerinde çok dilli kitap olarak Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yerini alan eser, Diyanet İşleri Başkanlığınca 12-16 Kasım 2014 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ve 40 ülkeden yetmişi aşkın temsilcinin katıldığı “I. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dinî Liderler Zirvesi”nde davetlilere ve katılımcılara takdim edilmiştir.
Bu seyahatname hem farklı topraklardaki islam kültüründen haberdar olmak hem de onların hikayelerini bütün bir islam alemine aktarmak adına güzel bir eser olarak seyahatname türüne giren eserler arasında yerini almıştır.


Dini Epistemolojiye Giriş: Tanrı
İnancının Rasyonelliği
Nebi Mehdiyev
İsam Yayınları
İstanbul 2014
s:191

İslam Sanatı
Selçuk Mülayim
İsam Yayınları
İstanbul 2010
s:284

Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları
Halil İnalcık
İsam Yayınları
İstanbul 2010
s:262

Doğu Dinleri
Ali İhsan Yitik
İsam Yayınları
İstanbul 2014
s:315

Anahatlarıyla Yahudilik
Salime Leyla Gürkan
İsam Yayınları
İstanbul, 2014
S:226