Makale

PAPA’NIN SESİ

PAPA’NIN SESİ

Alişen BAŞGÖNÜL

2 km2 alanda kurulu VATİKAN, pek çok ülkenin radyo yayın saatlerinden daha fazla ve daha geniş alana yayın yapan; modern cihazlarla donatılmış.. Bunun yanında Papa John Paul’u da adım adım takip ederek her sözünü kasetlere kaydediyorlar.

8 Aralık 1965’te toplanan II. Vatikan Konsilinde, medya (basılı-sesli ve görüntülü yayın) ya önem verilmesi, modern teknolojinin getirdiği her türlü iletişim araçlarından yararlanılarak; radyo, TV, satellite (uydu) yayıncılığı, kablo TV. yayını gibi araçların dinî tebliğde daha yaygın olarak kullanılması kararlaştırıldı. Bu maksatla bir komite oluşturularak her yıl, "Ascension Day (Hz. İsa’nın Allah katına yüceldiği gün)’i takip eden Pazar günü de "Dünya İletişim Günü" olarak ilan edildi.
Bu tarihten sonra Hristiyanlık Dünyasında "Medya" konusunda önemli hamleler başlatıldı. Araştırma merkezleri kurularak basılı, sesli ve görüntülü araçların kullanımı gündeme getirildi.
Portekiz’de Renescana Radyosu, İtalya’da Radyo A, 120 istasyonu ile İspanya’da COPE, Filipinlerde Veritas, Amerika’da CINA, AWR ve DX radyoları, İsveç’te İBRA, İsviçre’de TWR, Norveç’te NO-REA, Danimarka’da STENO radyoları, ülkelerinde devlet radyoların dan sonra ikinci sırada dinleyici grubuna sahip büyük dinî kuruluşlardır. Hemen hepsinin sahibi de, o ülkelerdeki kiliselerdir.
Bir süredir İngiltere’de Medya kurslarına devam etmekte ve "Avrupa ülkelerinde dinî yayıncılık" üzerine bir araştırma yapmaktayım. Tez danışmanım
Prof. G. WEDELL, "hangi Avrupa ülkelerinde bu konuda araştırmalar yapmak istersin" diye sorduğunda, ilk aklıma gelen ülke İtalya olmuştu. Çünkü 1 Milyar insanın kalbinin attığı yer Vatikan’da, Dünya İletişim Komitesi sekreteryası da Roma’da idi. Ayrıca Vatikan’ın dinî hayatı, öteden beri de merakımı celbediyordu.
2 km2 bir alanda kurulu, dünyanın en küçük bağımsız devleti Vatikan, pek çok ülkenin radyo yayın saatlerinden daha fazla bir süre ve daha geniş bir alana yayın yapan; modern cihazlarla donatılmış dev bir radyoya sahip.
Radyo dokümentasyon servis sorumlusu, Lübnan asıllı Salim Michel GHOSTENE, "Bu konu çok önemli" diyor ve gerekçesini şöyle açıklıyordu-, "Bugün dünyanın %52’si misyoner faaliyetlere kapalı; kapıdan giremiyor-san, bacadan gireceksin, ama mesajını insanlara ulaştıracaksın!...’’ Espri olarak, "Demir perdenin demirden duvarları tele dönüşeli, sanırım bu oran hayli düştü" dedim, gülüştük.
Çünkü ateizmin insanlığı hangi felaketlere sürüklediğini gören pekçok ülkede bugün, yeniden dine dönüş hareketleri bariz bir şekilde göze çarpmaktadır. Gelişen hürriyet ortamından, dinî yayın ve eğitim de nasibini almaktadır. Macaristan, Finlandiya, Polonya. Çekoslovakya, Romanya, Danimarka, İskandinavya artık televizyonlarında düzenli olarak haftalık dinî program yayınına başlamışlardır. Portekiz’de Sosyalist Başbakan SiLVA, uzun süre direnmesine rağmen, sonunda kilise otoritelerine boyun eğerek, ihdas edilen 2 özel TV. kanalından birisini kiliseye tahsis etmek zorunda kalmıştır.
Bir başka yetkili de şöyle diyordu: "Televizyon ve radyoyla bir gecede ulaşılan insan yığınına, Papa, ömrü boyunca ziyaretçi kabul etse yine de ulaşamaz!..." Modern telekomünikasyon araçlarının etkisini anlatması bakımından hayli çarpıcı bir yaklaşım...
60. kuruluş yıldönümünü kutlayan Vatikan Radyosu, günde 34 ayrı dilde ve 2 ayrı dalgadan 48 saat süreyle dünyanın değişik 20 bölgesine yayın yapmaktadır. Çeşitli milletlere mensup 420 kişinin çalıştığı radyo, sadece İncil’den pasajlar sunmuyor tabiiki!..
Radyo Genel Direktörü Fr. P. BORGOMEO, "kimse bizi SL Peter Kilisesi’nin çanları için dinlemiyor. Eğer bir yayın kuruluşu isek, oyunu kurallarına görev oynamak zorundayız. Dünyadaki her türlü gelişme bizim ilgi alanımızdadır; Dünya Kadınlar Günü’nden tutun da, Nelson MANDELA olayına kadar... Kendi perspektiflerimizden yaklaşarak-, dini-kültürel konularda; haber, müzik, lisan gibi konularda da programlar yayınlamaktayız" diyordu.
Radyo merkezi, yayıncılığın yansıra başka hizmetleri de ifa etmektedir. Papa John PauPu adım adım takip eden özel bir ekip, Papa’nın konuştuğu her sözü kasetlere kaydetmekte ve radyo merkezinde arşivlemekte. Dünyanın neresinde olursa olsun, özel hatta abone olanlar, 24 saatte bir değişen Papa’nın günlük mesajını, uzaklık mesafesine göre 1.60 veya 2.12 dolar ödeyerek telefonla alabilmekte ve Papa’nın ziyaret takvimini öğrenebilmektedir.
Vatikan, TV. İstasyonuna da sahip. Ancak şu anda düzenli bir yayın yapmıyor. Sadece programlar hazırlayıp, film merkezinde toplanan bu programları ilgili ve istekli ülkelerin TV. istasyonlarına gönderiyor. Hristıyanlıkca kutsal kabul edilen günlerde. St. Peter Kilisesinden, İtalyan TV. (RAİ) hattından yararlanarak uydu aracılığıyla pek çok ülkeye naklen yayın yapıyor. 1989’da, Christmas (dinî yılbaşı) günü gecesinde Sovyetler Birliği, Çekoslovakya ve Doğu Almanya’ya ilk defa olmak üzere, toplam 52 ülkeye naklen yayın yapılmıştı.
Kendine has idarî ve adlî mekanizması olan, tüm kuralların Papa tartından belirlendiği Vatican Devleti’nin bir haber ajansı (UCIP). günlük bir bülteni ve "L’OSSERUATORE ROMAN" isimli hayli etkili bir de günlük gazetesi var.
Dinî yayıncılık Vatikan’ın yanışına İtalya’da da göze çarpar mahiyette gelişmiş. Hürriyet ve korkunun içice yaşadığı-, dindarlık ve ahlâksızlığın paralel bir hızla geliştiği bir garip memleket İtalya! Ülke genelinde 500 mahalli radyo dini yayın yapıyor. 45 adet mahalli özel TV. İstasyonu doğrudan kiliseye bağlı olarak yayınını sürdürmektedir. İtalyan kiliseleri ayrıca, 22 adet günlük gazeteye sahip.
Haftalık "Famiglia Christiana" dergisi, 1.250 bin trajıyla Avrupa’nın en büyük dinî dergisi olarak tanıtılmaktadır. Dergi ayrıca 2 mahallî dinî radyo, bir de Milan bölgesine yayın yapan mahalli TV. Kuruluşuna sahip.
Gerçi Kanada’da bir başka Hristiyan grup tartından çıkarılan aylık "Plain Truth" dergisinin bundan daha geniş tarjı var. 7 ayrı dilde kuşe kâğıda basılan dergi, 22 ülkede 15 milyon abonesine ücretsiz ulaştırılmaktadır.
İtalyan Devlet Televizyonu (RAİ) 1 ve 2. kanallarında haftada yaklaşık 4 saat süreyle-, Pazar günleri kiliseden yaptığı naklen yayınların yanısıra, dünyanın değişik bölgelerinde cereyan eden hadiselerin dinî perspektiften tahlil edildiği haber programı yayınlıyor. Rai dinî programlar sorumlusu Bayan lADANZA’in hazırladığı bir dinî haber programını hayranlıkla izledim. Gençler arasında yaygınlaşan uyuşturucu alışkanlığından tutun da. Yugoslavya olayların kadar... Haber merkezi ana konulardaki önemli görüntüleri bu daireye intikal ettiriyor, bunlar da o ülkenin dinî otoritesinin konuyla ilgili yorum ve düşüncelerini ilâve ederek ekrana getiriyorlar.
İtalyan dinî otoriteleriyle diyaloglarını sorduğumda, 2. kanalda yayınlanan dinî programların Protestan ve Yahudi dinî makamlarca hazırlandığını, kendi programlarını kendileri hazırladığı için de problemlerinin olmadığını belirtti. 1. kanal dini programlar da Katoliklere tahsis edilmiş. "İtalyan din işlerini organize eden komiteyle sözleşmemiz var, programlar üzerinde sürekli görüş teatisinde bulunuyoruz" dedi.
Evet, bu konuları araştırırken hep şunu düşündüm: "Hava yayın sahamızın, şimdilik korsan uydular aracılığıyla ihlal edilip evlerimize bacadan girildiği ve Avrupa topluluğuna yanaşma sürecindeki ülkemizde, eğer bir gün dinî bir radyo veya TV. istasyonu kurma izni verilirse, biz buna ne derece hazırız!?..."
Dinî tebliğden sorumlu kurum ve şahıslar olarak, üzerinde ciddî şekilde düşünmemiz ve muhasebesini yapmamız gereken önemli bir konu olsa gerektir.