Makale

TÜRK AİLESİ NEREYE GİDİYOR?

Yayına hazırlayan:

Alişen BAŞGÖNÜL


TÜRK AİLESİ NEREYE GİDİYOR?


Toplumumuzun belirli kesimlerinde başlayan çözülme ve dejenerasyon, son yıllarda aile müessesesini de etkisi altına aldı.
Esasen, yaşanan hızlı sosyal değişmenin, toplumun en temel ve tabii sosyal birimi olan aileyi etkilememesi düşünülemez.
Problem, sadece bizim ülkemize has bir mesele değildir, özellikle Avrupa ülkeleri ve diğer dünya ülkelerinde yaşanan aile dramları ve nesiller arası çatışma, ciddi tedbirler almayı dünya kamuoyu gündemine getirdi. Birleşmiş Milletler Teşkilatı, 1994 yılını "Uluslararası Aile Yılı" olarak ilan etti ve çalışmaların 1990 yılından başlayarak yoğunlaştırılmasını teklif etti.
Aile yapısının güçlendirilmesi ve sağlamlaştırılması, aileyle ilgili faaliyetlerin tek merkezden idare edilmesi maksadıyla 1990 yılında "Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu" kuruldu.
Devlet Bakanlığına bağlı olarak çalışan bu kuruluş, mevcut yapılanması biçimiyle olumlu faaliyetlerine rağmen, aileye yapılan maddî yardımlar ve kültürel çalışmaların merkezî bir organizasyonla yürütülmesi konusunda yetersiz kaldı.
Bu noktada, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bir "Aile Bakanlığı" kurulması gündeme geldi.
Biz de bu sayımızda aileyle ilgili problemleri, kurulması acil ve elzem olan "Aile Bakanlığı" meselelerine değinmek istedik
Aile Araştırma Kurumu Başkanı Dr. Necmettin TÜRİNAY’ la görüştük Çeşitli uzman bilim adamlarının, ailenin değişik boyutlarıyla ilgili görüşlerini aldık Ayrıca, batı toplumlarındaki
Ailenin durumu ile yurtdışındaki bazı işçi ailelerinin problemlerini dile getirdik
Basın-yayın organlarının millî aile yapımızı menfî yönde etkileyici yayınlan; ekonomik sıkıntılar ve ahlâkî yozlaşmanın getirdiği problemler; sanayileşme, düzensiz göç ve çarpık şehirleşmeden kaynaklanan sıkıntılar... Üzerinde hassasiyetle durulması gereken zincirin halkaları...
Konunun, millî bir politika olarak, başta eğitim kurumları olmak üzere her düzeyde yetkili kişi ve kuruluşlarca ele alınması ve tedbirler üretilmesi gereği, uzmanların ortak görüşleriydi.