Makale

merhaba

merhaba

Değerli Okuyucular,

Koskoca bir yılın yarısını geçmek üzereyiz. Yüce Allah’tan dileğimiz odur ki, en kötü günlerimiz, aylarımız geçirdiğimiz günlerden, aylardan daha kötü olmasın. İnsanlıkla birlikte milletimiz huzur ve saadet içerisinde olsun. Savaş, felaket ve huzursuzluklar ülkemizden ve ülkelerden ırak bulunsun. Amin.

Kıymetli Okuyucular, sizlere Merhaba derken, dua ve iyi temenniler dilememin sebebi, küçücük dünyamızın gerek tabiî felaketlere gerekse sun’î kargaşalara tahammülünün olmayışındandır. Zira gerek içeride, gerekse dışarıda ülkeleri birbirine tutuşturmak, insanları karşı karşıya getirmek isteyen art niyetli ülkeler ve insanlar vardır ve bundan sonra da olacaktır. Ancak iyi niyetli kimselerin ve milletlerin adedi, kötülerden daha fazladır. O halde, dünyada ve ülkemizde iyi niyeti hakim kılmak hepimizin önemli görevlerindendir.

Milletlerin gelişmesinde, insanlarının sosyal ve ekonomik yönden belli seviyelere çıkabilmesinde iç huzurun önemi büyüktür. Bu sebeble ferden ferda herkes birlikte yaşamanın erdemini yakalamaya, insanlara karşı insaflı, merhametli ve sevgi dolu olmaya özen göstermek durumundadır. Bunun ölçüsü de, haddini bilmekten, sorumluluk sınırlarını gözetmekten geçer. Ülkeyi sevmekle noktalanır.

Sevgili Okuyucular,
Dergimizin bu Haziran sayısında böyle bir girişten sonra, her zaman yaptığımız gibi, usûlümüzü devam ettirerek, bu ayın önemli bir kaç olayına da kısaca temas etmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi 5 Haziran "Dünya Çevre Günü" olarak kutlanılmaktadır. Ayrıca 12-18 Haziran tarihleri arasında da "Çevreyi Koruma Haftası" çeşitli etkinliklerle anılmaktadır, üzerinde yaşadığımız ihtiyar dünya, artık bizleri taşımakta, yaşatmakta zorlanmakta- dır. Aslında buna sebeb, yine biz insanlarız. Doğayı keyfimizce kullanıyor, adeta bizden sonrakileri hiç düşünmüyoruz. Her şeyi yok edip, olanları kirletiyoruz. Halbuki hiç değilse olanı korumak, kollamak mecburiyetinde olmalıyız. Yani geleceğe iyi bir miras bırakmak zorunda olduğumuzu düşünebilmeliyiz. İşin farkında olanlar basbas bağırıyorlar. Onlara kulak verelim. Sonra iş işten geçmiş olur. Felaketin bağıra bağıra gelmesi, neticede haklı haksız ayırımına imkan vermeyecektir. Dünyayı yaşanamaz hale getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Çevreyi korumak, tabiatı doğal haliyle yaşatmak hem İnsanî hem de dinî görevlerimizdendir.

9 Haziran 1915 tirihi “Anafartalar Zaferi"nin yıl dönümüdür. Zaferler kolay kazanılan olaylar değildir. Şehitler pahasına elde edilmişlerdir. Şehitlerimiz ve zaferleri bize hediye edenlere karşı minnet ve şükran borçluyuz. Anafartalar zaferinin büyük komutanı Mustafa Kemal’i de bu vesile ile şükranla yâdediyoruz.

11 Haziran 1868, "Hilâl-i Ahmer" yani "Kızılay’ 1n kuruluş tarihidir. Kurulduğu günden, günümüze kadar çok önemli hizmetler veren Kızılay, felakete uğrayan insanların yanında ve dostu olmayı sürdürmüş, halkımızın kara gün dostu olmayı başarabilmiş, önemli bir hayır kurumumuzdur. İmkanı olan vatandaşlarımız bu kuruluşumuza yardımda yarış etmelidirler.
Kimsesizler için açılan ilk yatılı lise olan , Şefkat Yuvası "Daru’ş-Şafaka" da, 15 Haziran 1865 tarihinde kurulmuştur. Kimsesiz, yetim pek çok yavruya şefkat kucağını açmış olan Daru’ş-Şafaka, Devlet idaresine de sayısız idareci, bilim adamı yetiştirmiştir. Kuranları hayırla anıyoruz.

22 Haziran 1919 tarihi, "Amasya Tamiminin yayınlandığı tarihtir. Bu tamimle Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç kararı alınmıştır. Kararların peyderpey uygulanmasıyla yeni Türkiye Cumhuriyeti vücut bulmuştur.

25 Haziran 1950 tarihi ise, Türk Ordusu’nun binlerce kilometre uzaktaki bir ülkenin insanlarına yardım için savaşa girdiği "Kore Savaşının başlama tarihidir. Kore şehitlerimize ve gazilerimize gösterdikleri kahramanlıklardan dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.

Değerli okurlarımıza bir sonraki sayımızda buluşmak üzere selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah’a emanet olunuz, efendim.


merhaba
Değerli Okuyucular,

Koskoca bir yılın yarısını geçmek üzereyiz. Yüce Allah’tan dileğimiz odur ki, en kötü günlerimiz, aylarımız geçirdiğimiz günlerden, aylardan daha kötü olmasın. İnsanlıkla birlikte milletimiz huzur ve saadet içerisinde olsun. Savaş, felaket ve huzursuzluklar ülkemizden ve ülkelerden ırak bulunsun. Amin.

Kıymetli Okuyucular, sizlere Merhaba derken, dua ve iyi temenniler dilememin sebebi, küçücük dünyamızın gerek tabiî felaketlere gerekse sun’î kargaşalara tahammülünün olmayışındandır. Zira gerek içeride, gerekse dışarıda ülkeleri birbirine tutuşturmak, insanları karşı karşıya getirmek isteyen art niyetli ülkeler ve insanlar vardır ve bundan sonra da olacaktır. Ancak iyi niyetli kimselerin ve milletlerin adedi, kötülerden daha fazladır. O halde, dünyada ve ülkemizde iyi niyeti hakim kılmak hepimizin önemli görevlerindendir.

Milletlerin gelişmesinde, insanlarının sosyal ve ekonomik yönden belli seviyelere çıkabilmesinde iç huzurun önemi büyüktür. Bu sebeble ferden ferda herkes birlikte yaşamanın erdemini yakalamaya, insanlara karşı insaflı, merhametli ve sevgi dolu olmaya özen göstermek durumundadır. Bunun ölçüsü de, haddini bilmekten, sorumluluk sınırlarını gözetmekten geçer. Ülkeyi sevmekle noktalanır.

Sevgili Okuyucular,
Dergimizin bu Haziran sayısında böyle bir girişten sonra, her zaman yaptığımız gibi, usûlümüzü devam ettirerek, bu ayın önemli bir kaç olayına da kısaca temas etmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi 5 Haziran "Dünya Çevre Günü" olarak kutlanılmaktadır. Ayrıca 12-18 Haziran tarihleri arasında da "Çevreyi Koruma Haftası" çeşitli etkinliklerle anılmaktadır, üzerinde yaşadığımız ihtiyar dünya, artık bizleri taşımakta, yaşatmakta zorlanmakta- dır. Aslında buna sebeb, yine biz insanlarız. Doğayı keyfimizce kullanıyor, adeta bizden sonrakileri hiç düşünmüyoruz. Her şeyi yok edip, olanları kirletiyoruz. Halbuki hiç değilse olanı korumak, kollamak mecburiyetinde olmalıyız. Yani geleceğe iyi bir miras bırakmak zorunda olduğumuzu düşünebilmeliyiz. İşin farkında olanlar basbas bağırıyorlar. Onlara kulak verelim. Sonra iş işten geçmiş olur. Felaketin bağıra bağıra gelmesi, neticede haklı haksız ayırımına imkan vermeyecektir. Dünyayı yaşanamaz hale getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Çevreyi korumak, tabiatı doğal haliyle yaşatmak hem İnsanî hem de dinî görevlerimizdendir.

9 Haziran 1915 tirihi “Anafartalar Zaferi"nin yıl dönümüdür. Zaferler kolay kazanılan olaylar değildir. Şehitler pahasına elde edilmişlerdir. Şehitlerimiz ve zaferleri bize hediye edenlere karşı minnet ve şükran borçluyuz. Anafartalar zaferinin büyük komutanı Mustafa Kemal’i de bu vesile ile şükranla yâdediyoruz.

11 Haziran 1868, "Hilâl-i Ahmer" yani "Kızılay’ 1n kuruluş tarihidir. Kurulduğu günden, günümüze kadar çok önemli hizmetler veren Kızılay, felakete uğrayan insanların yanında ve dostu olmayı sürdürmüş, halkımızın kara gün dostu olmayı başarabilmiş, önemli bir hayır kurumumuzdur. İmkanı olan vatandaşlarımız bu kuruluşumuza yardımda yarış etmelidirler.
Kimsesizler için açılan ilk yatılı lise olan , Şefkat Yuvası "Daru’ş-Şafaka" da, 15 Haziran 1865 tarihinde kurulmuştur. Kimsesiz, yetim pek çok yavruya şefkat kucağını açmış olan Daru’ş-Şafaka, Devlet idaresine de sayısız idareci, bilim adamı yetiştirmiştir. Kuranları hayırla anıyoruz.

22 Haziran 1919 tarihi, "Amasya Tamiminin yayınlandığı tarihtir. Bu tamimle Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç kararı alınmıştır. Kararların peyderpey uygulanmasıyla yeni Türkiye Cumhuriyeti vücut bulmuştur.

25 Haziran 1950 tarihi ise, Türk Ordusu’nun binlerce kilometre uzaktaki bir ülkenin insanlarına yardım için savaşa girdiği "Kore Savaşının başlama tarihidir. Kore şehitlerimize ve gazilerimize gösterdikleri kahramanlıklardan dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.

Değerli okurlarımıza bir sonraki sayımızda buluşmak üzere selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah’a emanet olunuz, efendim.
Abdullah Ceyhan