Makale

ASR-I SAADET

ASR-I SAADET

Eşref EDİB

Bu muazzam ve muhteşem eserin hususiyeti:

Sebîlürreşad Neşriyat Bürosu tarafından neşredilmekte olan bu muh­teşem eserin bütün İslâm ilim dünyasında, İslâm üniversitelerinde, İslâm âlimleri nezdinde hârikulâde bir şöhret ve rağbete mazhar olmasının baş­lıca sebebi, sîyer-i celîle hususunda ilk defa olarak yepyeni bir telif tarzı vücûde getirmiş olmasıdır.

Filhakika bu muazzam eser, İslâm’ın doğuşunda zuhûra gelen cihan­şümul inkılâb-ı azîmin maddî, mânevî noktadan ihatalı bir şekilde nazar-ı mütalâaya almış, İslâm’ın teessüs devrinin bütün hâdise ve vak’aları ile beraber İslâm inkılâbının özünü, esas ruhunu bütün hükümleriyle bir ara­da toplamıştır.

*

***

Şunu gözönüne almalıdır ki, İslâm’ın Peygamberi Hazret-i Muhammed Salla’llâhu aleyhi ve sellem, büyük bir dâvâ ile ortaya çıkmış, şirk ve dalâlet içinde yüzen beşeriyeti hidâyet ve saadete kavuşturmak için dâvete başlamış, harekete geçmiştir. Bu hareketten asıl maksat, baştan­başa dünyânın rûhî ve ahlâkî vaziyetinde bir inkılâp vücûde getirmekti. Bu hareket, en mükemmel, en modem bir şeriatı, tevhidi bütün dünyanın en ücra köşelerine kadar ulaştırmak, muhabbet, sevgi şiirini terennüm et­mek, yeryüzünün zulmet içinde kalan diyarlarım îman nûru ile aydınlat­mak, yolunu şaşırmış olanları doğru yola getirmek, hataları düzeltmek, kırılmış ve kopmuş olan İlâhî bağlan bağlamak, yanlış i’tikatları, boş ve­himleri silip süpürmek, fazileti öğretmek, günah defterlerini kapatıp sil­mek, insanları şeytanın hîle ve tuzağından kurtarmak, melekler sınıfına yükseltmek, dürüstlük, kardeşlik, muhabbet ve şefkat, lütuf ve müsavatı, kardeşçe beraber yaşamayı öğretmek, hikmet, bilgi, ahlâkî nezahet, me- deniyet-i fâdıla esaslarım ta’lim etmek, elhâsıl rûhan, manen yıkılmış olan dünyâyı yeniden kurmak, sonra rûhların, gönüllerin harâbeye dönen binâların yeniden îmar eylemek hareketi idi.

Eğer bu hareket, müşriklerin şiddetli muhalefetlerine mâruz kalmasaydı, daha çabuk teessüs edecek, belki büsbütün başka bir halde tecellî edecek, yeryüzü baştanbaşa tevhid ehli ile dolmuş olacaktı. Peygamberi­miz ve Ashâbı bu dâvâyı yürütmek için her türlü ezâ ve cefâya göğüs ger­diler, her türlü sıkıntılara katlandılar. Terk-i dâr-ü diyar edecek derece­de ıstıraba mâruz kaldılar. Fakat yılmadılar, ye’se düşmediler, hak yo­lunda mücâhededen bir an geri durmadılar. Bu azim ve himmet sayesinde­dir ki, İslâm dâvâsı başarıldı, dağlar gibi muhâlefet kırıldı. İslâm inkılâbı tahakkuk etti. Kıyâmete kadar temelleri masun ve mahfuz olan muazzam îslâm Binası, İslâm Devleti kuruldu.

*

***

Bu iş nasıl başladı? Bağlamadan evvel dünyanın dînî ve İçtimaî vazi­yeti ne halde idi? İslâmiyet nasıl zuhura geldi? Peygamberimiz’in nübüv­vet ve risâleti nasıl banladı? Ne suretle inkişaf etti? Nasıl müthiş bir muhâlefetle karşılaştı? Muhaliflerin müslümanlara karşı yaptıkları zulüm ve tazyikler... Peygamberimiz’in savaşları, İçtimaî ve siyasî tedbirleri... Sonra Peygamberimiz’in rûhânî hayâtı, mücâdeleleri... Daha sonra Pey­gamberimiz’in sâdık arkadaşları... Hak yolunda, İslâm dâvâsı yolunda can­larım fedâ eden Ashâb-ı Kirâm... Bu sahâbe-i güzîn’in hayatları, cereyân eden hâdiselerdeki rolleri... Bütün bu mücâdelelerin, maddî ve mânevî sa­vaşların hedefi ve gayesi ne idi? Biraz evvel dediğimiz gibi dünyânın ru­hî ve ahlâkî vaziyetinde muazzam bir inkılâb husûle geliyordu. Dünyâya yeni bir nizam verecek yeni bir din, yeni bir şeriat doğuyordu. Öyle bir din, öyle bir şeriat ki bütün dinleri ikmâl etmiş olacak, beşerin maddî, mâ­nevî bütün ihtiyaçlarını temin, rûhunu, vücûdunu tatmin edecek, bütün gö­nülleri birleştirecek, yeryüzünde umıîmî kardeşüği, hakikî vahdet ve müsâvâtı tesis edecek, bütün milletleri hidâyet dairesine alacak, dünyâ dur­dukça yaşayacak, zamanlar geçmekle esasları sarsılmayacak, bilâkis be­şeriyet ilerledikçe, medeniyet yükseldikçe ulviyet ve fazileti tezâhür ede­cek, insanları önce kendi elleri ile yapıp sonra kalbleriyle taptıkları put­ların önlerinden kaldıracak, mabetlere ma’bûd-ı hakîkîyi getirecek, ruh­lara saâdet bahşedecek, yeni bir dîne, yeni bir akideye aslâ ihtiyaç göster­meyecek, elhâsıl insanlığa insanlık şerefini verecek, fikirleri dalâlete düş­mekten koruyacak, kalbleri hidâyet ve saâdete mazhar kılacak esasları, tâlimleri ihtiva edecek bir din, bir şerîat doğuyordu.

Bu dîn-i mübînin, bu şerîat-ı celilenin şâhika-i kemâlde olan irşadları, tâlimleri, esasları nelerdir? Bunları bilmek îcâbeder. Çünkü asıl gaye budur. Bütün bu mücâdeleler, bu savaşlar, hep bu gayeyi temin içindi....

İşte bu muazzam ve muhteşem eser, bütün bunları îzah eder. Bu şekilde, bu tarzda bir siyret-i nebeviye, bir Asr-ı Saâdet târihi İslâm Dünyâ­sında ilk defa olarak ortaya konmuştur, ötedenberi, İslâm Târihi, Sîyret-i Nebeviye deyince İslâm’ın teessüs devrindeki hâdiseler, gazâlar anlaşılı­yordu. Nitekim bütün İslâm târihleri müelliflerinin eserleri bu kadro dâhilindedir. Fakat (Asr-ı Saâdet) unvanlı bu muhteşem eserin müellifleri Şeyh Şiblî ve Süleyman Nedvî Hazerâtı ve arkadaşları —ki, birkaç asırda bir yetişen allâmelerdir— büsbütün başka bir program tertip, başka bir usûl takip etmişler, Sîyret-i Nebeviye unvanı altında gerek hayât-ı Nebeviyeye ait vakayi’ ve hâdiseleri, gerek İslâm esaslarına müteallik bahisle­ri bir araya toplamışlar, bu sûretle maddî, manevî, siyasî, içtimâi, rûhânî ve dînî muazzam bir eser, bir (Asr-ı Saâdet Külliyâtı) vüeûde getirmişler­dir. Başından sonuna kadar bu eserin her bahsinde Kur’ân-ı Kerîm gözönünde bulundurulmuş, ahâdîs-i Nebeviye nazarı itibâre alınmış ve bu esasların bütün dünyâ meselelerini halletmeye, beşerin salâh ve saadetini te’mîne kâfi olduğu İzah olunmuştur.

*

***

Bu muazzam ve muhteşem eser 4 seriden ibarettir;

1 — Peygamberimiz’in Risâleti:

Evvelce eski harflerle 1000 küsur sayfa (2 cilt) olarak basılmıştı. Ye­niden gözden geçirilmiş, sâdeleştirilmiş, ilâveler yapılmıştı. Yeni harfler­le tekrar basılacaktır.

2 — Peygamberimiz’in Rûhânî Hayâtı:

Bu da evvelce eski harflerle 1000 küsur sayfa (2 cilt) olarak basıl­mıştı. Yeniden gözden geçirilmiş, sâdeleştirilmiş, ilâveler yapılmıştı. Ye­ni harflerle tekrar basılacaktır.

3 — Peygamberimiz’in Ashabı:

Beş cilt: 2000 sayfadır. Basılmış ve neşredilmiştir. Beş cildin bedeli: Dikişli, karton kapaklı 62,5 lira, bez cildlisi 80 lira. Posta ücreti üç liradır.

4 — Peygamberimizin Tebligat ve Talimatı:

Bu da 5 cild: 2000 sayfadır ve basılmaktadır. Birinci ve ikinci cildleri basılmıştır. 5 cildinin fiatı 3 üncü serînin aynıdır.

Adres: İstanbul, Cağaloğlu Nuruosmaniye Caddesi No. 23/11 Sebîlürreşad Neşriyat Bürosu, Eşref Edip.