Makale

Anne Sütü ve Emzirmenin Önemi

Dr. Muhammet H. Kotan

Anne
Sütü ve
Emzirmenin Önemi

Anne sütü; bir yaratılış mucizesi,
Canlı, kıyas kabul etmez besin...
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünyada 1 milyondan fazla çocuk emzirilmediği, anne sütü almaması nedeniy-
ishal, solunum yolu enfeksiyonları ve diğer enfeksiyonlardan öldüğü bilinmektedir.
Çocuklara hayat veren anne ve babalar, onun hayata en iyi başlangıcı anne sütü ile yapacağını bilmelidirler.
Anne sütünü mükemmel kılan özellikler:
- Besin içeriği mükemmeldir.
- Yeni doğanın en rahat sindirebileceği gıdadır.
- Doyurucu özelliğe sahiptir.
- Hastalıklardan koruyucu Antikorları içeriğinde bulundurur.
- Antikor içerdiğinden dolayı, yeni doğmuş bebeklerde henüz gelişmemiş olan bağışıklığı temin ederek enfeksiyonları önler.
- Beslenmeye anne sütü ile başlayan bebeklerde gıda allerjileri daha az görülür.
- Anne sütünün özelliği anne sütüne en yakın bir mamada bile bir arada bulunmaz.
- Her zaman temiz ve mikropsuzdur.
- Anne sütü ısıtılmaya ihtiyaç olmadan bebeğin alabileceği ideal ısıyı ihtiva eder.
- Anne sütü alan bebeklerde kabızlık ve karın ağrısı daha az görülür.
- Anne sütü alan bebeklerde şişmanlık az görülür, ileri çocukluk dönemlerinde de şişmanlık riskini azaltır.
- Anne ve bebek arasında sevgi bağının kurulmasını sağlar.
- Annenin bedeninde hamilelikte oluşan yağlar, sütün hazırlığında kullanıldığından dolayı emziren annelerin formuna yardımcıdır.
- Emziren anne düzenli emzirdiği takdirde, yeni bir hamilelikten emzirme yolu ile korunmuş olur.
- Anneyi meme ve yumurtalık kanserlerinden korur.
- Anne sütü ekonomiktir
- Emzirme annenin sağlığını korur.
Bebek anneden ayrıldığı andan itibaren alışmış olduğu annesine bir an önce dönmek is-ter, bunun en güzel yolu bebeğin doğumun ardından yarım saat içinde emzirilmek üzere annesine verilmesidir.
Bu yapıldığında kazanım çok fazladır. Anneden gelen ilk süt kolostrum adını taşır. Normal anne sütünden daha koyu ve daha kıvamlıdır. Bunun yaratılış olarak bir anlamı olmalı diye düşünüldüğünde içeriğine bakmak yeterlidir. Kolostrum, sindirim ve solunum sisteminin iç yüzeyinde yapılaşmalar için gerekli maddeleri, koruma faktörlerini, İmmün globulin dediğimiz antikorları bolca içerir. Bu besini alabilen şanslı bebek tarafından kolostrumun zerresi zayi edilmeden kullanılır. Temel yapılanmanın aracılarını içeren bu besin, yeni doğmuş bebeklerin dünyaya gelişlerine bir teşekkür, bir ödül gibidir. Bebek ölümlerindeki sıralamaya bakıldığında bunu görmek kolaydır. 0-1 yaş arası bebeklerde en fazla ölüm meydana geldiğinden yola çıkılarak; bunların % 70 civarı ilk bir ay içinde, ilk bir aylık ölümlerin %70’inden fazlası ilk bir haftada gerçekleşmektedir, ilk 24 saat bebeğin hayatla bağdaşıp, bağdaşamıyacağı konusunda çok doğru bilgiler vermektedir. Koruyucu Antikorlar içeren kolostrumun, bebek için ne kadar önemli olduğu bu yönü ile bir kez daha düşünülmelidir.
Yurdumuzun bazı yörelerinde ilk süt atılarak bebeğe verilmemektedir, bu çok büyük bir yanlıştır. İlk anne sütünün bebekte oluşturduğu koruma bariyeri, henüz hiç bir sistemi tam gelişmemiş bebeklerde sonradan iyi bakılmadığı, emzirilmediği durumlarda oluşturulması kolay olmamaktadır. Çocuklar ilk bir yılda korunmadan uzak kalarak, enfeksiyonlara duyarlı hâlde olmaları nedeniyle kaybedilmektedirler.
Anne sütünde yaratılış mucizesi olarak kendini belli eden diğer bir özellik formu emzirme anından itibaren giderek değişmesi nedeniyledir. Bu yüzden anne sütü canlı bir gıdadır.
Bu nasıl olmaktadır?
Bebeklerde doyma hissi henüz oluşmamıştır, ancak en iyi gelişmiş duyulardan tat duyusu mükemmele yakındır. Anne olup bebeğini anne sütü dışında bir besinle besleyen annelerin yaşadığı problem de buradan kaynaklanmaktadır. Bebeğin aşırı gelişmiş tat duyusu, ilk tanıtılan tadı, belli bir ısıyı çok iyi algıladığından, en küçük ısı ya da tat farklılığını hemen anlar ve tepki gösterir. Annelerin yemiyor dediğinin altında, bebeğin tat duyusu hassasiyeti aranmalıdır.
Anne sütü ile tat duyusunun bağlantısı nasıl olmaktadır?
Anne sütü canlıdır demiştik. Bebek ilk emzirilmeğe başlandığı anda annenin sütü sulu kıvamlıdır. Bebek emdikçe sütün kıvamı giderek katılaşır ve süt yağlanır. Bebeğin aşırı gelişmiş tat duyusu burada devreye girer, bu değişikliği algılar ve emzirmeyi kendi isteği ile sonlandırır. Annelere buradan bebeklerini her iki göğüslerinden emzirmelerinin bebeğinin doymasını, diğer yönü ile yeterli süt, dolayısı ile besin almasını sağlamakta ne kadar önemli olduğunu vurgulamak isterim.
Emzirmenin gerekliliği kadar, onu doğru yapmakta önemlidir. Anneler doğum yaptıkları kliniklerden ya da kendilerine en yakın sağlık kuruluşundan bu tür bir destek almalıdırlar.