Makale

Eskişehir’de Bir Kıraat Âlimi: Mehmet Sarıcaoğlu

PORTRE

Eskişehir’de Bir Kıraat Âlimi:
Mehmet Sarıcaoğlu

Mustafa BODUR
Ankara Rıfat Börekçi Eğitim Merkezi Müdürü

Gönlü Kur’an’la dopdolu Sarıcaoğlu hocamız, hac yahut umre ibadetini eda için mübarek mekânlara her gittiğinde, Kâbe’yi tavaftan sonra hep şu duayı yaptığını talebelerine söylerdi: “Yarabbi benim canımı ya namaz kılarken ya Kur’an okurken ya da Kur’an okuturken al.”


DEVAM eden satırlarda anlatılacakları bilmeyenler, kıraat öğretimi ve “Eskişehir” ikilisini yan yana getirmekte zorlanabilirler. Zira kıraat talimi, İstanbul, Trabzon, Konya gibi meşhur beldeleri çağrıştırır. Eskişehir de bu meşhur şehirlerin arasına çoktan katılmıştır. Eskişehir’de kıraat ilmini okunur hâle getiren ve toplam beş dönem kurs açarak pek çok hafıza aşere-takrip-tayyibe icazeti verilmesine vesile olan bu müstesna kişi merhum Mehmet Sarıcaoğlu Hocaefendi’dir.
İnsan ömrü, varılması arzulanan hedefleri içine sığdıramayacak kadar kısacıktır. Kısa ömrü faydalı işlerle uğraşarak geçirmek gerekir. Zamanın kıymetini bilme konusunda bizi uyaran Rasulüllah Efendimizin tavsiyesine hepimiz uyamasak da Sarıcaoğlu Hoca gibi müstesna kişiler, yaptıklarıyla Peygamber Efendimiz’in tembihine uyduklarını herkese göstermişlerdir.
Pek çok Kur’an üstadı gibi onun da doğum yeri Trabzon’un Of ilçesidir. Köyünün ismi sonradan Saraçlı olan Halman’dır. Halman’da 1920 yılında doğan Sarıcaoğlu Hoca, Topal Hafız olarak bilinen Hasbi Efendi’den 9 yaşında hafızlığını tamamlamıştır. Ona 1939’da aşere okutacak kişi merhum Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hoca’dır.
Sarıcaoğlu Hoca’nın yolu Eski-şehir’e kalaycılık yaparak geçimini sağladığı yıllarda düşecektir. 1951 yılında Beylikova ilçesinde okuduğu bir ezanı beğenen dönemin ileri gelenleri ona Eskişehir’de kalmasını tavsiye edeceklerdir. Sarıcaoğlu Hoca görevi kabul eder ve tam 19 yıl merkez Çarşı Camii’nde imamlık yapar, Kur’an öğretir. Yıl 1968’e geldiğinde aşere hocası merhum Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu’nun Trabzon Of’ta açtığı ilk ihtisas kursuna katılır ve takrip ve tayyibede de icazetini alır. Yeniden Eskişehir’e döner. Eskişehir’de kıraati ile hep dikkat çeken ve saygı gören Sarıcaoğlu Hoca, Reşadiye Camii imamı merhum Şifavermez Hoca’nın da teşvik ve gayretleri ile Reşadiye Camii yeniden inşa edilmek üzere yıkılıncaya kadar orada, sonra da Çarşı Camii’nde merhum Bahri Hoca’nın emekliliğinden sonra görev yapar. Bahri Hoca gibi ona da Çarşı Camii İmam-Hatipliğinden emekli olmak nasip olur.
Sarıcaoğlu Hoca’dan önce Eski-şehir’de kıraat ilmini bilen birkaç kişiden bahsedilse de bu ilmi okutan olmamıştır. Merhum Sarıcaoğlu Hoca bu bakımdan bir ilki başlatmıştır. 1970 yılında Eskişehir Ak Cami’de on dokuz imama aşere ve takrip okutmaya başlamıştır. Ne var ki 12 Mart 1971 muhtırası, pek çok hayırlı hizmetin aksamasına yol açtığı gibi başlanan bu girişimin sonuçlanmasına imkân vermemiştir. Dersler kesilmek durumundadır. Bu kesinti ilk mezunlarını 1984 yılında verecek ikinci girişime kadar devam edecektir. Bu arada ülke 1980 darbesini yaşamıştır. Sarıcaoğlu Hoca, ilk grubu 1984 yılında tamamlayabildiği aşere-takrip-tayyibe kurslarına artık ara vermemiş ve 1987 yılında ikinci grubunu mezun etmiştir.
Sarıcaoğlu Hoca’nın büyük bir özveriyle sürdürdüğü üçüncü dönem 1993 yılında tamamlanmış ve bu defa kurs resmi bir hüviyet kazanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın izni ile 1993 yılında resmî statüye kavuşan aşere-takrip-tayyibe kurslarıyla yetinmeyen Sarıcaoğlu Hoca bir yandan talebelerine hafızlık yaptırmaya, tashih-i huruf ve talim dersleri vermeye de devam etmiştir. Kendisinden hafızlık yapanlar sadece mihrap gönüllüleri değildir. Onun rahle-i tedrisinden Kur’an kursu öğrencileri hatta resmî görevi olmayan ancak gönlü Kur’an’a hizmetle dolu Müslümanlar da geçmiştir.
Kur’an hizmetkârlığını hayatının gayesine dönüştüren her âlim gibi Sarıcaoğlu Hoca da bu işlerin yanında Kur’an ve hafızlık eğitiminin kurumsallaşmasında da elini taşın altına sokmuş, Eskişehir ve civarının hafız ve mihrap görevlisi ihtiyacına önemli katkı sağlayacak olan Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Ziya Paşa Yatılı Erkek Kur’an Kursu’nun 1979’daki ilk kuruluşunda görev almıştır. İlerleyen dönemde kendisi de bizzat burada talebe okutmuş, kendi açtığı aşere-takrip kurslarını bitiren talebeleri de bu kursta görev almışlardır.
1995 ve 1997 yıllarında iki dönem daha aşere-takrip-tayyibe kurslarından mezun veren Sarıcaoğlu Hoca’nın bu kurslardan yetiştirdiği talebeler Diyanet İşleri Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatlarıyla ilahiyat fakülteleri ve imam-hatip liselerinde yeni nesillere Kur’an öğretmeye devam etmektedirler.
Merhum Kurra Hafız Mehmet Sarıcaoğlu Hoca, hemşehrisi ve hocası merhum Aşıkkutlu Hoca’dan Mısır tariki diye bilinen usul üzere okumuş, kendi kurslarında da Mısır ekolünün iki mesleğinden biri olan Şeyh Ataullah mesleğini talebelerine okutmuştur.
Kıraat ilminin ana metni elbette İbnü’l-Cezeri’nin mukaddimesidir. Hafızlığını güzel bir şekilde tamamlamış talebeye öncelikle bu metin ezberletilir. Ardından arz ve sema metoduyla öğretim devam eder. Sarıcaoğlu Hoca, kursa başladığı ilk zamanlar, Cezeri metnini ezberleyerek talebelerine dersi kendi okur, sonra talebelerini tek tek dinlerdi. Bir süre böyle devam ettikten sonra talebelerin okuyuş inceliklerine nüfuzları, usul ve tavırları gelişmeye başlayınca yavaş yavaş Hoca, kendisi daha az okuyup talebelerin okuyuşlarını dinlemeye geçerdi.
Son derece tertip ve düzenli olan Sarıcaoğlu Hoca, talebelerinden de aynı titizliği göstermelerini isterdi. Ciddi bir görünümü olan ve ciddiyetini hep muhafaza eden Sarıcaoğlu Hoca’nın talebeleriyle çok yakın diyaloglara girebildiğini ve onlarla hep bir arkadaş gibi vakit geçirdiğini talebeleri sitayişle naklederler.
Hafızlık cemiyetlerinin en mümtaz misafiri olarak ömrünün sonuna kadar saygınlığını koruyan Sarıcaoğlu Hoca, bu programlarda bir karinin yaptığı hataya hemen müdahale eder ve düzeltilen hâliyle o kısmın yeniden okunmasını sağlardı.
Çoğu Eskişehir’in merkezindeki camilerde hâlen görevde olan toplam elli dört aşere-takrip-tayyibe okumuş cami görevlisi vardır. Bunlardan on sekizi bizzat Sarıcaoğlu’nun talebeleridir. Rahmetli Sarıcaoğlu Hoca da yerine kıraat öğretimini sürdürecek mümtaz talebeler bırakmıştır. Bunlardan Kurra Hafız Yaşar Tekeli Hoca, görevde olduğu yıllarda Sarıcaoğlu’nun başlatıp sürdürdüğü kıraat kurslarını fasılasız devam ettirmiştir. Genç yaşta emekli olduktan sonra da kıraat öğretimine Eskişehir’den katkı yapmayı sürdüren Yaşar Tekeli’nin 1997’den bu yana açtığı kurslarda toplam otuz altı kurra hafız yetişmiştir. Böylece Eskişehir camilerinin mihraplarında da kurra hafız hocaların tilavetleri, kalpleri Kur’an sedasıyla itminan bulmuş müminlerin kulaklarında uzun yıllar çınlayıp durmuştur.
Gönlü Kur’an’la dopdolu Sarıcaoğlu hocamız hac yahut umre ibadetini eda için mübarek mekânlara her gittiğinde, Kâbe’yi tavaftan sonra hep şu duayı yaptığını talebelerine söylerdi: “Yarabbi benim canımı ya namaz kılarken ya Kur’an okurken ya da Kur’an okuturken al.” Gönülden yapılan her duanın Rabbimiz katında icabet bulduğuna biz Müslümanlar iman ederiz. Sarıcaoğlu Hoca’nın duası da bu anlamda müstecap bir dua olmuştur. 23 Ağustos 1997’de Trabzon’un Of İlçesi Hayrat Beldesi’nde bir hafızlık merasiminde Saff suresinin 8. ayetini okuduktan sonra başka da bir dünya kelamı konuşmadan ruhunu Rabbine teslim etmiştir. Merhum Sarıcaoğlu Hoca’nın son okuduğu ayetin meali şöyledir: “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu kesinlikle tamamlayacaktır.” Rabbimiz, onun ve Kur’an yolunda hizmeti olan bütün geçmişlerimizin ruhunu şad eylesin.