Makale

Editörden

Editörden

Oruçla terbiye altına alınan bedenler ve nefisler, yüceliğin evrensel niteliklerini kuşanırlar. Sabrı, yardımlaşmayı, paylaşmayı, özveriyi öğrenirler. Dünya nimetlerinin bir sınav olduğunu; gelip geçici olanın değil, kalıcı ve ebedî olanın insanı yücelttiğini anlarlar. Akıllar ve gönüller, aşkın olanın huzur ikliminde bir ay boyunca yıkanır, daha güçlü ve donanımlı olarak hayatın anlamı üzerinde yoğunlaşır. O zaman hayatın zorlukları karşısında sabır ve tevekkül özgüven olur, alın teri ve emek özgürlük olur. Kendi emeğiyle özgürleşen mümin dünyaya güvenle bakar.
Bayramlar, müminler arasında sevinç, coşku ve barış rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı ulvî bir atmosferdir. Bayram namazından sonra evlerine dönen müminler eşleri, anne-babaları ve çocuklarıyla dünya meşgalesini geriye iterek kucaklaşır. Bir çift tatlı söz, sevgi ve merhamet dolu küçük bir bakış, yaşama sevincini sönmemek üzere ateşler. Bu ateş komşulara, akraba ve dostlara taşınır. Bayram boyunca âdeta bir toplum yeniden şekillenir, birbirine güven artar ve geleceğe umutla bakılır.
Çocuklar, bayram atmosferinin coşku ve istikbal cephesini temsil eder. Onların sevinçlerinde geleceği görürüz. Kabristanlar, oralarda yatan geçmişin çocukları, bugün bir Fatihaya muhtaç, bayramlarda âdeta yolumuzu gözler. Kabristanlar son meskenlerimizdir. Kim bilir ne zaman bizim de yolumuz oraya düşecektir, işte bayramlar geçmişin hüznü ve geleceğin coşkusunu birlikte, iç içe yaşatır bize.
İslâm, bayramlarla medeniyet inşa etmiş bir dindir. Bunun inceliklerini, kendine özgü o ince tarafları Anadolu’da görmemiz mümkündür. Ülkemizin çeşitli bölgelerinde bir bayram sabahını izleyin! Orada insanımızın ruhunu bulursunuz. Bu ruha sahip çıkalım ve bayramlarımızı bayram olarak yaşayalım.
Ülkemizde kısa aralıklarla meydana gelen ve onlarca masum vatandaşımızın canına mal olan lanetli terör hadiselerinin bizi biz yapan değerlerimize bağlılığımızda zafiyet oluşturmasına fırsat vermeyelim.
Bu sayımızda bilim, teknoloji ve dinin kesiştiği noktada duran ve bütün dünyada etik değerler açısından yoğun tartışmalara konu olan klonlama konusuna İslâmî açıdan bir pencere açıyoruz. Ayrıca dinin tebliğinde modern iletişim imkânlarına da değiniyoruz.
Huzur dolu günler niyaz ediyorum.
Gelecek sayımızda buluşmak umuduyla...
Yaşar Çolak