Makale

Kurbanımız Yakınlıklara Vesile Olsun

Kurbanımız
Yakınlıklara Vesile olsun

Kurban sözlükte; yaklaşmak, yakınlaşmak, kendisiyle Allah’a yaklaşılan şey demektir. Dinimizde ise; deve, sığır, manda, koyun ve keçiden birini Allah rızasına ulaşmak için ibadet niyetiyle Kurban bayramının ilk üç gününde kesmektir. Dilimizde kurban olarak kullanılan bu kelimenin yerine Arapça’da çoğunlukla “Udhiye” kullanılır. Kurban Bayramına da “yevmül-adha” denilir.

Kurban; zekât, fitre gibi, hicretin ikinci yılında bir ibadet olarak emredilip dinî bir görev kılınmıştır.

Her millet kurban adamak veya kesmek suretiyle Allah’a ibadet etmiştir. Nitekim Rabbimiz bununla ilgili şöyle buyurur: ”Biz, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar diye, her millet için bir mensek, kurban ibadeti kıldık. İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır, artık yalnızca O’na teslim olun. Rasûlüm sen alçak gönüllü olanlara müjde ver.” (Hacc, 34) Kurbanla ilgili bir başka âyette Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “(İnsanlar) kendileri için birtakım yararlara şahit olsunlar ve kendilerine verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde kurban keserken Allah’ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.” (Hacc, 28)

Kurban bayramının 1. günü fecrinden itibaren başlar. 3. günü akşam namazından öncesine kadar (Şafiî mezhebinde 4. günde) kurbanın vacip olma şartlarını taşıyanlar kurban keserek bu görevlerini yerlerine getirirler. Bu günlerin başında, ortasında, herhangi bir vaktinde veya son anında kurban almaya gücü yetenler kurban kesmekle yükümlüdürler. Samimi ve güzel bir niyetle kurban kesen insan, Allah’ın rızasına ve büyük sevaba ulaşır. Bu sebeple, Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “O (kurban)ların ne etleri ne de kanları asla Allah’a ulaşmaz, O’na, ancak, sizin takvanız ve gösterdiğiniz bağlılık ulaşır. Size hidayet vermesine karşılık Allah’ı yücelemeniz için, Allah böylece, o kurbanlıkları sizin istifadenize vermiştir. Samimi olan ve güzellikte bulunanları müjdele. (Hacc, 37)
*Kurban, insanların ihtiyaçlarının karşılanmasına, fakirliğin ortadan kaldırılmasına yardım eder.
*Kurban, insanı Allah’a yaklaştırır, günahlardan temizler. Kurbanın kelime anlamının yaklaşmak ve yakınlık olduğunu biliyoruz. İnsanı Allah’a yaklaştırdığını, Hz. Âdem (a.s.)’ın iki oğlu arasında geçenleri anlatan ayette, Rabbimiz şöyle bildiriyor: “Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar, Allah’a yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kabul edilmeyen) “seni mutlaka öldüreceğim”, öbürü de: “Allah, ancak korkup sakınanlardan kabul eder” demişti.” (Maide, 27) Bu ayette bildirildiği gibi tam bir bağlılık ve içten bir samimiyetle kurbanını kesen kişi günahlardan arınmış olarak Allah’a yaklaşır.
*Kurban kesen insan, kendi yetiştirdiği veya karşılığında para ve mal verdiği hayvanı, Allah için kesmekle, her şeyini Allah yolunda harcamaya alışır. Bu da Allah’a teslim olmanın en güzel bir ifadesidir.
*Kurban, toplumun fertleri arasında kaynaşmayı sağlar. Zira Peygamberimiz bir hadislerinde: “Kalpler, kendisine iyilik edenleri sevmek, kötülük edenleri de sevmemek üzere yaratılmıştır, buyurmaktadır.” (Müsnedi Şihab c.1. s.350. H.N. 599)
*Kurban da bir iyiliktir. İnsan iyilik gördüğü kimselere yakınlık hisseder. Yakınlaşma, dostluğu; dostlukta kaynaşmayı getirir.
Kurbanlık ihtimam ister. Dolayısıyla kurbanlık hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür. Kıbleye karşı sol tarafı üzerine üçayağı bağlanarak eziyet verilmeden yatırılır. Sahibi kesebiliyorsa kendisi keser. Kesemiyorsa kesebilen bir erkek veya kadına vekâlet vererek kestirir. Kendisi de hazır bulunur. Kesilirken: “Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.”(En’am, 79) “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben Müslümanların ilkiyim” (En’am , 161,162) âyeti okunur, “Ya Rabbi niyet ettim, senin rızan için kurbanımı kesmeye. Allah’ım kurbanımı benden kabul eyle” denilir ve tekbir getirilir. Veya sadece “Bismillahi Allahu ekber” yahut “Bismillah” denir.

Kurbanın etinden kesen, ailesi, yakınları, komşuları, zengin ve fakirler yiyebilir. Hz. Câbir (r.a.) anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.s.) kurban ettiği her deveden bir parça etin alınmasını emretti. (Toplanan) etler bir çömleğe konulup pişirildi. Sonra Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) ve beraberindekiler etten yediler ve et suyundan içtiler." (Kütübü Sitte, H.N. 6897) Kurban eti dağıtılır ve bir başka yere nakledilebilir. Kurban etini üçe ayırmak müstehaptır. Biri yoksullara, biri komşulara verilir, diğeri de ev halkına bırakılır. Tamamı dağıtılabildiği gibi evde de alıkonulabilir.

Kurbanın kanı, kullanılmayan parçaları çevreye atılmadan uygun bir yere gömülmesi gerekir. çevreyi rahatsız edecek görüntüler ibadetin ruhuna aykırı tutumlardır ki çevre ahlâkı ile örtüşmez. Kurbanımız yakınlıklara vesile olsun inşallah.