Makale

MEDYA KRİTİK

Bahattin Akbaş
Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı

Cennet Bahçesi
Bir gazetede yer alan “mezarlık” haberi ve tasviri: “Öldükten sonra ’beş yıldızlı otel’ hizmeti... İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki ’Cennet Bahçesi Mezarlığı’, havuzu, altyapısı, yağmurlu ve güneşli havalarda kullanılan tentesi, bilgisayarlı kayıt sistemi, mezarlara dikilen farklı çiçekleri ve bakımıyla en iddialı mezarlık.

1999 yılında hizmete açılan ’Cennet Bahçesi’nin modernliğiyle Türkiye’de eşine az rastlanır bir mezarlık. Girişinde havuz ve cami bulunan mezarlıkta hoparlör sistemiyle sürekli Kur’an okunuyor, mezarlar sulanıyor, yeni ağaç ve çiçekler dikiliyor. Yaklaşık 800 mezarın olduğu ’Cennet Bahçesi’, aile, çocuk, normal ve şehit mezarlığı olarak dört bölüme ayrılmış. Mezarlığa İzmir ve Türkiye dışından da ’talep’ var. Özellikle gurbetçi vatandaşlar buradan yer ayırtıyor. Mezarlık yakında yerleştirilecek kameralarla, internet üzerinden dünyaya da açılacak.” (Radikal, 01.05.2007)

Gazetede, mezarlığın düzenlenmesinde teknolojiden de yararlanıldığını, çevreci unsurların öne çıkarılarak bu alanda özgün bir yapı ortaya konulduğuna işaret ediyor. Ve söz konusu mezarlık için ilginç bir başlık kullanıyor: Cennet Bahçesi. Gazetenin yorumundaki biraz da ironi taşıyan; “öldükten sonra beş yıldızlı otel hizmeti” ibaresi de oldukça ilginç!

Özellikle insanın mükerrem, saygın bir varlık olduğunu belirtelim. Din insanın hayattaki kişiliğine olduğu kadar öldükten sonraki kişiliğine de saygıyı öngörmektedir. Saygın varlık olan insanların bulundukları yeri-yöreyi temiz tutması, ağaç, çiçek, yeşil adına güzelliklerle donatması, kısaca bütün tabiatı yaşanabilir kılması temel gereklilik arz eder. Her şey kendisine emanet edilen insanın dünyayı tahrip etmekte değil imar etmekte yarışması önemlidir. İnsanlar dünyayı bir cennet haline dönüştürmeye çalışmanın yollarını aramalıdır. Bu noktalardan hareketle çevresini güzelleştiren insanların geçmişlerinin kabirlerini güzelleştirmeleri de takdire şayandır. Kabristanların türlü ağaçlarla ve çiçeklerle donatılması kültürümüzde de var olan bir güzelliktir. Mezarlıklar; adı üstünde ziyaret edilen yerler olarak bakımı, yeşillendirilmesi, çiçeklendirilmesi ihmal edilmemesi gereken mekânlardır. İnsanlar bir gün oralara döneceklerini hatırlayarak mezarları ziyaret ederler, geçmişleri için dualarda bulunurlar. Mezarları ziyaretin hayattakilere yönelik bir çok faydaları vardır. Her şeyden önce ahireti hatırlatır, ömür tükenmeden insan olmanın gereklerini yerine getirmeyi hatırlatır. Bir gün olup gittiğinde ardından nasıl ve ne şekilde anılacağını düşündürür.
Kur’an Kursu Kızlara Teslim
Yine aynı gazete Diyanet aylık dergi (Nisan-2007) de yayınlanan ’Kur’an Kursu ve Kadın’ adlı makaleden mülhem olarak birtakım eleştirilerle özet olarak şu habere yer vermiş:

“Kur’an kurslarına gidenlerin yüzde 95’ini kız çocukları ve kadınlar oluşturuyor. Diyanet’e göre, okula gönderilmeyen kızlar bu kurslarda ’aydınlanabilir’ Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şevki Aydın’ın, okula gönderilmeyen kız çocukları sorununa bu kursların çözüm olacağı yorumu eğitimcileri rahatsız etti.

Aydın, Diyanet dergisinin nisan sayısında yayımlanan ’Kur’an Kursu ve Kadın’ konulu makalesinde kurslardaki kız ve kadın öğrenci sayısındaki artışı değerlendirdi. Öğrencilerin yaklaşık yüzde 95’ini kız ve kadınların oluşturduğunu belirten Aydın, bu durumun şimdiye kadar hiç görülmediğini vurguladı.

Kızların okula gönderilmemesinin pek çok soruna neden olduğunu vurgulayan Aydın, Kur’an kurslarına olan yoğun talebin, bu sorunların çözümüne katkı sağlayacağını, kursların kadınların sosyalleşmesini sağlayabileceğini de yazdı. Aydın bu kurslara gelen kadınların aydınlanacağını, dolayısıyla ailesini aydınlatacağını belirtti.
Aydın’ın bu yorumlarına tepkiler yükseldi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel
Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan şöyle konuştu:

"Eğer Kur’an kursları, öğrencilerine gerçekten hizmet edecekse, kızları çağdaş, milli eğitime yönlendirmeli, yaşı geçenleri açık eğitime, becerilerini geliştirmek isteyenleri halk eğitime yönlendirmeli. Devletin bu sistemleri mevcut. Tamamen yanlış, düşünmeden söylenmiştir. Diyanet İşleri’nin bu beyanı öğrenim birliği yasasına meydan okumak anlamına gelir." (Radikal, 12.04.2007)

Bu arada Radikal son olarak konu ile ilgili otoritelerin görüşlerine yer veriyor. Kur’an Kursları ve kadın konusunda Prof. Dr. Halis Ayhan’a göre ise; “Kurslara artan talepte bir ’sakınca yoktur.’ Bir insan sokaktan, evinden alınıyor, televizyonda sürekli programlar seyretmek yerine yetişkin bir insanın yanında bir şeyler öğreniyor. Oraya giden çocuk da kazanıyor."

Doç. Dr. Recep Kaymakcan: “Kadınların din eğitimine daha çok ilgi duyması yeni olmayıp bu Türkiye’ye has bir durum değildir. İngiltere’de de din eğitimi alanların üçte ikisi kadındır.”

İşte Almanya İmamları
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Almanya’da görevlendirilecek 54 imam için düzenlenen dil ve ülke bilgisi kursuna ilişkin bir haber ve yanında iki bayan din görevlisinin fotoğrafı: İşte Almanya’ya gitmeye hak kazanan bayan imamlar başlığı ile birlikte! (Hürriyet, 04.05.2007)
Haberi okuyanlara Almanya için bayan imam seçilmiş; demek ki bayandan da imam oluyormuş izlenimi veren bu haberin yanlış anlaşılmalara mahal verilmemesi için tavzihe ihtiyacı vardır. Yurt dışına görevlendirilen bayan din görevlileri camilerde imam olarak değil, dinî konularda halkı bilgilendirme ve din eğitimi alanlarında hizmet vermektedirler.